Yerli Koronavirüs Aşısında İnsan Deneyleri Nisan'da Başlıyor
TÜBİTAK desteğiyle Türkiye’nin Kovid-19’a karşı ilk mRNA aşı çalışması sürüyor. Doç. Dr. Nadir Koçak, yerli mRNA aşısında, Nisan ayından itibaren ‘Faz’ çalışmalarına geçileceğini belirtirken, “Yaz bitmeden yerli mRNA aşısının piyasaya çıkması için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz” dedi.
Kahraman Güler Yazio: 2020 Bir İnsan Olsaydı 2021 de Tokat Olur muydu?
Demode konular yazmaya bayılırım, yılı geç değerlendirmeye böyle almış oldum. Öbür taraftan şu zaman parçasına suç atmamak için emin olmak istedim. Önce 2020 nasıl gördüm sonra 2021 nasıl anladım öyle yazacam. Eğer 2020 bir insan olsaydı yaprak dökümündeki Ali Rıza karakteri olurdu, bizde ağzımın tadı bozulmasın diye susmayı isteyen karısı gibiyiz. Hatırlayın filmde adamın başına gelmeyen kalmadı, dayandı dayandı en son tükendi. Umarım tabloyu hayal ettiniz. ZİRA HAYAL GÜCÜ İYİDİR. HEPİMİZ SÜREKLİ 2020 BİZİ MAHVETTİ DEDİK, ÖYLE YORDU BÖYLE ÜZDÜ DEDİK AMA BİR DE EMPATİ YAPIN. 2020’nin başına neler gelmedi ki ama o ne yapsın netice bir zaman parçası kendiliğinden akıyor. Belki düz belki de eğri ama diğer tüm zamanların devamı-öncesi-sonrası... Biz bu zaman parçasına 2020 dedik. Oysa o akmakla yükümlü, biz yaşamakla. O akıyor biz yaşıyor sanıyoruz. Aslında bize öğrettiği çok şey var bu zaman parçasının.
Özge Selçuk Bozkurt Yazio: Senin Ruh Aşın Hangi Şarkı?
Pandemi dönemi başladığından beri akıllarda tek soru “aşı ne zamana bulunacak” tı. Bedenen bu virüsü yenmenin çaresiydi çünkü. Çünkü aşıdan sonra hayat normale dönecekti, “kesssin”di. Hayatın normale dönmesi demek, sağlıklıvücuttan ziyade, eskisi gibi sosyal ilişkilerin olabilmesiydi kimine göre, çünkü en çok mustarip olunan konuydu bu. İnsan neyi kaybederse onun özlemini duyuyordu…İşte o özlem duyduğumuz anılar neyse (çünkü şu an onlar “anı” oldu) onları hatırlamak da mutluluk vermekteydi.
Kilosu 3 Bin Lira… 'Ölümsüzlük Mantarı' Türkiye’de Üretildi
Uzak Doğu'da yaklaşık 2 bin yıldır başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların alternatif tıp tedavisinde kullanılan, 'ölümsüzlük mantarı' olarak da bilinen kırmızı Reishi mantarı, Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi tarafından üretildi. Merkez Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Kaya geleneksel tıp alanında kullanılan mantarın kilosunun 3 bin lira olduğunu belirterek, amaçlarının Türkiye'de tüketilen mantarın tamamının ülkede üretilmesi olduğunu söyledi.
Uğur Batı Yazio: Küreselcilerin Yeni Ortak Dili, ‘Esperantosu’ Markalar Olabilir mi?
Bir efsane anlatılır. Efsaneye göre çok eski zamanlarda dünyada ırk farklılıkları bulunmuyormuş. Öyle ki, bütün kavimler aynı dili konuşur, bunların aralarında kavga, dövüş de olmazmış. Kader ortaklıklarının bir simgesi olarak tüm bildikleri ve sırlarını saklayacak kutsal bir bilgi kaynağı yapmak istemişler ve bir sözlük yaratmışlar. Böylece her bir kavim diğerlerinin bildiği sırları da bilir olmuş. Devamında kavimlerin bilgisi o kadar artmış ki neredeyse tanrıların bildiği her şeyi bilir olmuşlar. Tanrılar bu duruma çok kızmışlar. Tüm tanrılar gazaplarını kavimlerin üzerine yağdırmışlar. Sonuçta her bir kavim farklı bir dili konuşur olmuş, hiçbir kavim diğerinin söylediği şeyi anlayamaz hale gelmiş. Ayrıca, her bir kavmi diğerinden ayıran bir görüntü farklılıkları oluşmuş; kimisi sarı tenli, kimisi kara tenli, kimisi çekik gözlü, kimisi renkli gözlü olmuş. Birbirlerine dertlerini anlatamayan kavimler aralarında yüzlerce yıl süren savaşlar yapmışlar.
Uğur Şahin ve Özlem Türeci'den İkinci Tarihi Başarı: MS Hastalığına Karşı Aşı Geliştirdiler
Türk bilim insanları Profesör Uğur Şahin ve Doktor Özlem Türeci, geliştirdikleri yüzde 95 etkili corona virüs (Covid-19) aşısıyla tüm dünyada konuşuluyor. Ancak Şahin ve Türeci, sadece bununla yetinmedi ve 'multiple skleroz'a (MS) karşı tarihte ilk kez mRNA teknolojisinin kullanıldığı ve fareler üzerinde başarılı sonuçlar veren deneysel bir aşı geliştirdi. Söz konusu aşı, MS hastalarının bağışıklık sistemini bozmadan sadece zararlı hücreleri hedefliyor. Eğer aşı, insan deneylerinde başarılı olursa, çift Covid-19’un ardından dünyada milyonlarca insanı etkileyen kronik merkezi sinir sistemi hastalığını da tarihe gömmüş olacak.
Serdar Vatansever Yazio: Bir Çocuğu Şiddete Yatkın Yetiştirmek
Çocuk yetiştirirken göz yumduğunuz davranışların ilerideki psikolojik etkilerini görsek şok olurduk herhalde. Bir çocuğu şiddete yatkın büyütmek için evde şiddetli güreş müsabakalarına şahit olmasına gerek yok. Farkında olmadan yaptığımız davranışlarda çocuğu bu konuma yavaş yavaş itebilir. Şiddet bir ifade bozukluğudur. Yani kendini ifade edemeyen insanlarda daha sık görülür. Gücün yıpratıcı özelliğini kuvvetli hissetmek için uygulamaktadırlar. Burada haklı olmaya değil, kuvvetli olmaya odaklanırlar. Şimdinin şiddete yatkın insanları geçmişte nasıl yetişmiş olabilirler? Bir örnekle başlayalım: