onedio
Kadınların Annelik Deneyimlerini Paylaştığı 'Anne Olunca Anlarsın' Kitabından 17 Alıntı
“O tabak bitecek”, “Seni dokuz ay karnımda taşıdım ben”, “Nerede çıkardıysan oradadır”, “Biraz bana çekseydin ne olurdu”Hepimiz hayatımızda en az bir kez duymuşuzdur bu sözleri. Çünkü evrensel bir deneyimden bahsediyoruz: Annelik! Dünyanın her yerinde benzer bir hat izleyen bu kadınlar yeri gelir güler, coşar; yeri gelir size belli etmeden ağlar. Yeri gelir size dünyaları sunar; yeri gelir hiçbir şey için elini-kolunu kıpırdatamaz. Çünkü süperkahraman değiller, dört kolları yok, her şeye yetişemezler. Süperkahraman değiller, sizin olduğunuz yerde olamazlar bazen, uçamazlar. Uçamazlar! Çoğu zaman her şeye yetişen, nereye giderseniz gidin bir telefonla size huzur veren, sizi her geçen gün daha da güçlü kılan; uçamayan, zaman zaman ağlayan, “Artık yeter!” deyip pes edecek noktaya gelen, düşse de herkesten çabuk ayağa kalkan, en çok sizi düşünen, en çok sizi seven süperkahramanlarımızın, farklı meslek gruplarından, farklı yaşlardan annelerimizin deneyimlerini aktardığı bir kitap bu kitap. Ayrıca kitabın tüm telif gelirleri çocuklara yardım amacıyla kurulan MİKA-DER'e  bağışlanacak.Gelin hep birlikte, bu pelerinsiz süperkahramanların deneyimlerinden bazılarını okuyalım.
Geçen Üç Yılın Ardından 13 Başlık ile Bizim Büyük Çaresizliğimiz: Soma
Türkiye'de maden kazaları maalesef alışkın olmadığımız bir şey değil. Madenlerde iş güvenliği tartışmaları her maden kazasından sonra gündeme gelse de unutuluyordu. TBMM'ye verilen önergeler reddediliyor, maden işçilerinin kazaların ardından yaptıkları protestolar fazla ses getirmiyordu, duyulmuyordu...Nitekim, 13 Mayıs 2014 günü Soma'da bulunan maden ocağında, Cumhuriyet tarihinin en büyük maden faciası meydana geldi. Yerin 400 metre altında, 787 işçinin ocakta olduğu esnada elektrik panolarından çıktığı öne sürülen yangın, facianın fitilini ateşledi.
Reklam
Reklam
Reklam
Dünyayı Onlar Güzelleştirecek! Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Yeryüzü Derneği ile Tanışın!
Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunan “olağanüstü kişilerin sıra dışı öykülerini” anlattığı “Fark Yaratanlar” programının sekizinci sezonunun 15’inci  Fark Yaratan’ı daha sürdürülebilir bir dünya için çalışmalar yürüten Yeryüzü Derneği oldu.Küresel iklim krizini insanlığın önündeki en büyük tehdit olarak gören yedi arkadaş, 2009 yılında Yeryüzü Derneği’ni kurdu. Sürdürülebilir bir yaşam için çalışmalar yapan dernekte başkan ya da hiyerarşik bir yapı bulunmuyor. Tüm çalışmalar gönüllülük esasına göre yürütülüyor.Dernek, şehirde yaşayan insanların betonlaşma ve kentleşme sebebiyle topraktan kopmasına, sağlıklı gıdaya ulaşmanın zorlaşmasına çözüm olarak Kent Bahçeleri projesini geliştirdi. Bu proje sayesinde İstanbul’un farklı yerlerinde tarımsal üretim yapan irili ufaklı 1350 tane kent bahçesi oluştu.Derneğin çalışmalardan bir başkası, Yeryüzü Ekoköyü. Dernek gönüllüleri tarafından sürdürülebilir yaşamı deneyimlemek için Sakarya’da kuruldu.Dernek, “Atma, dönüştür. Onar, yeniden kullan” felsefesiyle, 2016 yılında bir de onarım atölyesi kurdu. Adı, Repair Cafe. Onarım yapan gönüllüler ve tamir edilecek eşyası olan katılımcılar, her ayın ilk pazar günü, derneğin Kadıköy’deki ofisinde buluşuyor. Böylelikle hem bozuk eşyalarımız yeniden hayat kazanıyor, hem de dayanışma ortamı yaratılıyor.Derneğin ayrıca kent kovanları, hasat zamanı, topluluk destekli tarım ve takas şenliği gibi çalışmaları da bulunuyor. Yeryüzü Derneği’nin tüm faaliyetleri ücretsiz ve bu etkinliklerden faydalanmak için derneğe üye olmak gerekmiyor.Yeryüzü Derneği sürdürülebilir bir dünya için yola çıktı. Bugüne kadar benzer kaygılar taşıyan binlerce insanın, ekolojik yaşama bir adım daha yaklaşmasına rehberlik etti. Gönüllülüğü ve dayanışmayı temel aldı. Toprağa özlem duyan binlerce insanın hayatında, nesiller boyu sürecek kocaman bir fark yarattı.Detaylar için tıklayınız.
Reklam
Reklam
Reklam