onedio
İşsiz İnsanlara Söylenmemesi Gereken 10 Şey
Her insan hayatının belli bir döneminde işsizlik sıkıntısı çekmiştir. Kimisinin kısa sürer kimisinin bunalım yaratacak kadar uzun. İşsizlik bunalımına girmiş birine verilecek tepki onu daha büyük bunalımlara sürüklemekten başka bir işe yaramayacaktır.
Çocuklar Ne Yiyor? Dünyanın Farklı Yerlerindeki 17 Okulun Öğle Yemekleri
First Lady Michelle Obama'nın okul yemeklerini sağlıklı hale getirmek konusundaki hassasiyeti sonrasında ''Associated Press'' tarafından yapılan bir araştırma ile dünyanın farklı bölgelerindeki okullarda dağıtılan/evden getirilen öğle yemekleri araştırılmış.İşte bu araştırmanın sonuçları...
Reklam
Reklam
10 Maddede Türkiye'de İnsanların Ölüm Sebepleri
İnsan hayatının değerinin bir torba kömüre düştüğü bu günlerde, Türkiye'de insanların aslında ne kadar pisi pisine öldüğünü düşünmeden edemiyor insan. Bir hiç uğruna o kadar çok can kaybediliyor ki, yanan ocaklar, öksüz kalan çocuklar, evlat acısı yaşayan yürekler... Belki kader belki değil, belki de bazılarına göre bu ülkenin insanlarının 'fıtratında' pisi pisine ölmek var. Diyebileceğimiz tek şey geride kalanlara Allah sabır versin;
Reklam
Demet Akalın'dan 'Soma'ya 2 TIR yardım
Demet Akalın ve eşi Okan Kurt Soma'da yaralanan ve hayatını kaybeden maden işçilerinin ailelerine de yardım eli uzattılar.  Demet Akalın yardım haberini Twitter hesabından duyurdu.  Demet Akalın ve  Okan Kurt kuru gıda ile dolu 2 tırı Soma'ya gönderiyor.kaynak:http://www.acunn.com/
Reklam
Vücut Dışı Deneyimlerin Beyin Dalgalarında Yarattığı Değişimler ve Astral Seyahat
Geçtiğimiz günlerde, bilimsel olarak açıklanamadığı için gizemini koruyan vücut dışı deneyimler ile ilgili ilk kez patolojik olmayan, kendi kendine ortaya çıkmış, vücut dışı bir deneyimin bilimsel analizi yapıldı.Beyin aktivitelerini kan akışıyla gösteren fMRI teknolojisini kullanan Ottawa Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, istediği zaman beden dışı deneyimler yaşayabildiğini iddia eden bir kadının beynini ayrıntılı olarak incelediler. Çalışma üzerine kaydedilenler şöyle:“Kadın, kendisini havada asılı kalıp çevirdiğini ve yuvarladığını görebiliyordu. Arada bir kendisini yukarıdan izlediğini bildirdi. Fakat bununla birlikte kendi bedeninin aslında hareketsiz bir vaziyette olduğunun da bilincindeydi.”Kulağa çılgınca ve imkansız geliyor öyle değil mi? Fakat araştırmacılara göre deneyimi sırasında kadının beyninde, söylediklerini destekleyebilecek bazı değişimler gerçekten de yaşanmış:“fMRI taramalarına göre,  görsel alandan sorumlu beyin zarında çok büyük oranda deaktivasyon gözlenirken; sol taraftaki kinestetik görüntü kısmında aktivasyon görüldü. Bu durumda, kişi bedeni hareketsizken, zihninde beden hareketlerini tasvir edebiliyor. Beynin bu parçası dünyayla iletişimimizi mümkün kılıyor ve vücudumuza sürekli olarak dünyayla olan ilişkimizin nasıl olduğunu hissettiriyor.”Başka bir deyişle, beyin taramaları deneğin deneyiminin olağan dışı olamadığını, bunu gerçekten yaşamış olabileceğini gösteriyor. Fakat başta da söylediğimiz gibi, bu bir astral seyahat değil. Bu nörolojik mekanizmalar tarafından ortaya çıkabilen bir tip halüsinasyon şeklinde tanımlanıyor...
Evleneceğiniz kişide mutlaka bulunması gereken 10 özellik
Bir çok kişi gelecekte evlenip aile kurma hayallerinden bahsederken aradığı kişiyi henüz bulamadığını söyler. Evleneceğimiz kişinin kim olduğunu bilmiyor olsak da bu kişide bulunması gereken özelliklerin ne olduğu konusunda hepimizin kafasında belirli bazı kalıplar ve fikirler var. Birazdan aşağıda okuyacağınız özellikleri barındıran kişi sizin beyaz atlı prensiniz olacak gibi bir iddiamız olmasa da, yaşanan ilişkileri gözlemlediğimizde taraflarda genel olarak bulunan ya da partnerlerin birbirinde olmasını istediği özelliklerden oluşuyor. İşte evleneceğiniz kişide mutlaka bulunması gereken 10 özellik;1. İnançlarınıza saygı duymalı Seçeceğiniz partner yaşamınızda inandığınız, peşinden gittiğiniz ya da size kendinizi iyi hissettiren şeylere inanan ve sizinle ortak paydada buluşabilen biri olmalı.2. Size yeni şeyler öğretmeli Birbirinizden öğrenecek bir şeyiniz kalmadığında yaşamın ne kadar sıkıcı olabileceğini az çok tahmin edebiliyorsunuzdur. Yeni bir yemek tarifinden problemlerinizle başa çıkma yollarınıza kadar bir çok farklı konuda birbirinize yeni şeyler katabilmeniz ve yaşam boyu birbirinizden bir şeyler öğrenebiliyor olmanız evliliğinizin mutlu devam edebilmesi açısından çok önemli...
Reklam
İş yerinizde bir psikopatla birlikte çalışıyor olabilirsiniz
Araştırmalara göre şirket bünyelerinde %1 ile %3,5 arasındaki oranlarda değişen birpsikopat nüfusu var ve bu bireyler genellikle orta ve üst düzey yöneticiler arasındalar. Hatta pozisyon yükseldikçe bu oran artabiliyor, çünkü psikopatlar için bu hırs gerektiren pozisyonlar oldukça çekici olabiliyor. Kendi doğaları gereği başka insanlara hizmet eden pozisyonlar yerine, güce, paraya ve prestije sahip pozisyonlara yöneliyorlar; ve bu da üst kademelerdeki bireylerin sergilediği tutarsız davranışları açıklayabilmemize yardımcı oluyor. Elimizde 10 maddeden oluşan bir psikolojik ölçüm tablosu var. Bunu kendi kendimizi değil, etrafımızdaki insanları değerlendirirken kullanıyoruz. Herhangi birinin davranışları bu tablodaki 8 ila 10 maddeye uyuyorsa, o zaman ona potansiyel olarak psikopat olma olasılığı var diyoruz. İlk önemli teşhis kendi akran veya altlarına olan davranışlar gözlemlenerek yapılıyor. Bu davranışlar genel olarak vicdan yoksunluğunun belirtilerini taşıyor: Seri işten atmalar, toplum içinde küçük düşürmeler, zorbalık ve sözlü taciz gibi. İkinci olarak, içinde bulundukları iş atmosferini negatif yönde etkilemek önemli bir gösterge sayılıyor. Korku ortamı yaratmak ve iş yerindeki insanları sebepsiz yere yıpratmak gibi. Psikopat bireyler genellikle üst düzey yöneticilere yakınlık gösterip alt kademelerde çalışan elemanları suistimal ediyor veya sömürüyorlar. İş yerinde karşılaşılan bu tarz durumlar, 360 derece geri bildirim yöntemi ve performans değerlendirmeleri ile ortaya çıkabilir. Ayrıca çalışan memnuniyeti anketleri, hastalık ve işe gelmeme oranları, beklenmeyen çalışan kayıplarıyla gibi pek çok veri de yol gösterici olabilir. İş dünyasındaki psikopatların altında çalışan insanlar, genelde bu kişiler için çalışmaktan memnun olmuyorlar. Hatta bu durumda olmaktan nefret ediyorlar ve başka bir iş alternatifleri olmasa bile işten ayrılabiliyorlar. Ya da hastalıklarını bahane ederek iş ortamından uzak durmaya çalışıyorlar veya en kötü ihtimalle başka bir birime geçmek için transfer istiyorlar. Eğer bu durumlar yükseliş halindeyse, o zaman söz konusu birimde bir soruşturmaya ihtiyaç duyulabilir. Şunu da belirtmek gerekir ki iş dünyasındaki psikopatlar genellikle liderler, anahtar müşteriler veya başka kuvvet sahipleri tarafından yüksek bir değere ve öneme layık görülür. Çünkü iş dünyasındaki psikopatlar bu kilit oyuncularla her zaman arasını iyi tutmayı amaç haline getirmiştir, ve şirkete kazandıran hırslı profillerdir. Dolayısıyla iş yerlerinin genel huzuru için her ne kadar kötü etkileri olsa da, bir kere yerleştikleri zaman onları oradan ayırmak çok zordur. Bazı işyerleri bu tip insanları özellikle zor ve hoşa gitmeyen işleri yapmak için işe alır. Ama bu aslında pek de iyi olmayan bir fikirdir. Çünkü kimsenin yapmak istemediği ya da yapamadığı işler bittikten sonra psikopati eğilimleri olan çalışanı iyi, anlayışlı ve normal bir yöneticiye çevirmek imkânsıza yakındır. Bu durumlar çok rahatlıkla teşhis edilebilir gibi görünse de psikopatlar kendilerini genellikle iyi niyet ve samimiyet gösterişiyle kolaylıkla gizler. Geçmişteki başarılarını çok iyi pazarlarlar, mülakatlarda son derecede başarılıdırlar ve karizmalarını çok yüksek tutarlar. Çoğu zaman bir psikopatı teşhis ettikten sonra artık ‘çok geç’tir...
Reklam