66 Günde Kötü Alışkanlıklardan Kurtulmak İsteyenlere Bilimsel Öneriler
Kabul edelim ki, tüm insanlar gibi bizim de bazı alışkanlıklarımız var. Zihnimiz ve bedenimiz, bizi biz yapan bazı uyarıcılara ve hareketlere bağımlı.  Bu bakımdan, alışkanlıklarımız bizi içlerine hapseden koruma duvarları gibi.Tırnak yemek gibi artık istemsizce gerçekleşen alışkanlıklar gibi, sigara içmek de giderek duyarsızlaşarak yaptığımız alışkanlıklarından biri.The Powert of Habit (Alışkanlığın Gücü) kitabının yazarı Charles Duhigg'e göre,doğuştan alışkanlık diye bir şey yoktur, onları biz oluştururuz. İyi, kötü yada önemsiz olarak nitelendirdiğimiz alışkanlıklar, 'alışkanlık döngüsü' diye adlandırılan psikolojik bir yapıyla başlar.Bu döngü, üç ana bölümü kapsayan bir süreçtir. İlk adım, bu davranışı beyninize ileterek, müsaade eden tetikleyici süreçtir. İkinci adım davranışın kendisi, üçüncü adım ise ödüllendirme yani beynin bir davranışı yaptığında ters bir durumla karşılaşmamasıdır.Alışkanlıklarımıza bir kez bağlandığımızda, bu bağı koparmak oldukça güçtür. Çünkü çoğu sefer onları yaptığımızı unuturuz. Tekrarlama döngüsü yüzünden, artık alışkanlık dediğimiz davranışlar, istemsizce yapılan aksiyonlara dönüşür. Mesela ben, bu galeriyi hazırlarken, istemsiz bir şekilde elimi ağzımı götürüp, ara ara tırnaklarımı yedim. Görünen o ki, bu alışkanlığın kölesi olmaya başlamışım. Ama tüm alışkanlıklar bu kadarla kalmıyor, bazı alışkanlıklar, hayatımızı kontrol edip şekillendirmeye yetecek kadar güce sahip olabiliyor.Kullandığımız, tükettiğimiz bazı maddeler -sigara,alkol vb.- bağımlılık yapan özelliklere sahip olup, alışkanlığı kırmayı imkansız hale getirseler de, bu kötü alışkanlıkları, iyi olanlarla değiştirebilmemiz bazı yöntemler mevcut. Bu bahsedilen süreç ise, sadece 66 gün alıyor.Hayatınızdan bir alışkanlığı çıkardığınızda, aynı şekilde yerine yeni bir tane eklersiniz ve bunu istemsiz olarak yaparsınız. Önemli olan, kötü alışkanlıkları çıkartıp, yerlerine iyi olanları koyabilmemiz. Örneğin, yatmadan önce birkaç bölüm dizi izliyorsanız, onun yerine okuyabildiğiniz kadar kitap okuyabilirsiniz. Yemeğin yanında kola gibi gazlı içecekler tüketiyorsanız, onun yerine su tüketmeye başlayabilirsiniz.Aşağıda size bu yolda yardımcı olabilecek 4 aşamalı bilimsel önerileri göreceksiniz. Uygulayıp, uygulamaması size kalmış.
Dünyanın Dört Bir Köşesinden Birbirinden Güzel En İyi 20 Düğün Fotoğrafı
Uluslararası Profesyonel Düğün Fotoğrafçıları kuruluşu, her yıl dört kez bir araya geliyor ve yılın en iyi düğün fotoğraflarını seçiyor. Bu kuruluş işinde gerçekten çok iyi olan profesyonel fotoğrafçılar tarafından kurulmuş ve bu nedenle, dünyanın dört bir tarafından yarışmaya katılan düğün fotoğrafları sanatsal kompozisyon dikkate alınarak değerlendiriliyor.Yarışma 20 farklı kategoride yapılıyor ve her kategori için yılda dört kez birinci seçiliyor. Bu içeriğimizde, geçtiğimiz yıl birincilik kazanan 80 fotoğraftan en iyi 20 tanesini sizlerle buluşturuyoruz. İşte birbirinden hoş o 20 düğün fotoğrafı, ülkeleri ve fotoğraf sanatçıları;
Dünyadan ve Türkiye'den 24 Mülteci İsyanı
İktidarlar kendilerine tehdit olduğunu düşündüğü insan ve grupları yıldırmaya çalışır. Bu gruplardan birisi de mültecilerdir ve mültecileri toplama kamplarına tıkar, bu kamplarda belirsiz sürelerle tutar, fiziksel ve psikolojik işkenceler yapar, aşırı kalabalık ve pislik içinde yaşatır, göçmenlerin hastalık kapmasına kayıtsız kalır. Mülteci, uyruğu ve sınıfına göre muamele görür. Aşağı ırk, kültür ve sınıflardan insanlar yasadışıdır ve ceza verilmelidir. Şehrin merkezinden-steril vatandaşlardan uzak tutulmalı, kamplar için fazla masraf da yapılmamalıdır. Mülteciler yılarak ülkelerine kendi istekleriyle geri dönmelidir. Potansiyel mültecilerin gözü korkutulmalıdır. Geri dönmüyorlarsa en azından yasaları benimsemeli, ülkedeki hakim kültürle-sistemle çatışan alışkanlıklarını törpülemelidirler. Toplama kampı süreci ' hızlandırılmış eğitim' olarak görülebilir. İktidarlar çocukları öğretmenler ve kitaplarla, mültecileri de işkence ve hapisle eğitmeye çalışır. Ama ne bütün çocuklar ne de bütün mülteciler onlara dayatılan şartları kabul eder.
Japon Genç Kızlarının Yeni Fetişi: Kapı Tokmaklarını Yalamak
Robot görünümlü haber spikerlerinden sıradışı Tron dans gruplarına, robotların servis yaptığı restoranlardan ilginç Japon popüler kültürüne, dünyanın öbür ucunda bir gariplikler oluyor. Geçtiğimiz günlerde, Japonya'da çok ilginç bir aktivite popüler hale geldi ve bu tüm dünyanın ilgisini çekti: Kapı tokmaklarını yalayan genç kızlar.
Reklam
Aslan ile Onu Kurtaran Adamın İçinizi Isıtacak 11 Yıllık Dostluğu
Aslanlar ve diğer vahşi hayvanlara karşı dikkatli olmanız gerekir. Ama bu demek değil ki onlar hiç bir şey hissetmeyen soğukkanlı birer seri katil. Güney Afrika'da 69 yaşındaki aslan bakıcısı Frikkie Von Solms bu durumu çok iyi biliyordu ve 11 yılını nazik, hassas ve sevgi dolu Zion'a harcadı. Zion, Simba adlı dişi aslandan kafeste doğdu ama babası onu öldürecek korkusuyla annesi ile ayrıldı. Von Solms'la büyüyen aslan yumuşacık bir karaktere sahip oldu.
6 Maddede 'Homeopati' Şarlatanlık mı? Alternatif Bir Tedavi Yöntemi mi?
Sivilcelerden mi şikayetçisiniz? O halde Şarbon hastalığına yakalanmış koyun dalağı tam size göre...Yazılı ve görsel basın organlarında adını sıkça duyduğumuz ve giderek daha çok insanın peşinden koştuğunu hayretle izlediğimiz 'sözde mucizevi' alternatif bir tedavi yöntemi; 'Homeopati.'    Doğadaki ‘benzerlik ilkesinden!?’ yola çıktığı iddia edilen Homeopati'nin tedavi etmediği hastalık ise neredeyse yok. Yani o derece etkili!  Alışa geldiğimiz bir durum bu. Çünkü geleneksel, alternatif tıp yöntemlerinin birçoğunda bu gerçeküstü tedavi edicilik iddiası esastır.Ne var ki, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalar Yönetmeliği” ile bu tür uygulamalar artık yasallık kazanmış durumda. Aşağıdaki galeri Işıl Arıcan'ın Homeopati nedir? : Tavşanın suyunun suyu adlı yazısından faydalanarak derlenmiştir.
Reklam
Aşk ve Ayrılık Acısı Nasıl Geçer?
Herkes güzel hayallerle yola çıkar yeni bir aşka yelken açtığında. Ancak birçok ilişki mutlu bir sona varamadan ayrılıkla sonuçlanmaktadır. Aşk ve ayrılık acısı, biten ilişkilerinden ardından sıklıkla karşılaşılan bir durum. Aşk ve ayrılık acısı bazı durumlarda insanlar üzerinde travmatik etkiler yaratmakta, kişilerin gündelik yaşantılarına ve hayatlarına ciddi anlamda olumsuz etkileri olmaktadır.Aşağıdaki videoda, Uzman Psikolog Beyhan BUDAK, örneklerle birlikte biten ilişkilerin ardından, aşk ve ayrılık acısı nasıl geçer sorusunu cevaplıyor.
İkinci Dünya Savaşı Hakkında İzlenmesi Gereken En İyi 10 Film
2.Dünya savaşı dediğimizde aklımıza ilk gelen şeyler ; Naziler , Almanlar , İngilizler , Ruslar ,Japonya , atom bombası , Berlin duvarı ve Tabi ki birbirinden güzel gerçeklerden esinlenilmiş filmler , Sizin için uğraştım ve en güzel  savaşın 10 filmini belirlemeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Not : Kesinlikle Hiçbir yerden alıntı değildir kendi arşivimden izlediğim ve kendi değerlendirmemi yaptığım bir galeridir. Bilgiler alınırken Viki den yararlanılmıştır.
Türkiye'de Yeraltı Edebiyatını Sevdiren 10 Yazar
Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran edebiyat. Sert, aykırı, eleştirel, çoğunlukla gerçekle hayalin ince çizgisinde varolmaya çalışan yeraltı edebiyatı; alkolizmin, cinselliğin, sıradışılığın, küfrün dışa vurumudur. Kökleri yeteri kadar eşelendiğinde Marquis de Sade'e (1740-1814) kadar varılabilir. Sade, yazdıkları ile 'başkalarına acı çektirmekten hoşlanma' olarak adlandırılan 'Sadizm'in fikir babası olmuştur. Erotizm ve şiddetle ilgili kitapları yaşadığı dönemde epey yadırganmış hapse atılmıştır. Ancak yazdıkları başka yazarlara ilham kaynağı olmuştur. Birçok edebiyat kalıbını hiçe sayan yeraltı edebiyatı, Charles Bukowski'yi (1920-1994) tanımamıza neden olmuştur. 'Factotum', 'Kasabanın En Güzel Kadını' (The Most Beautiful Woman in Town), 'Pulp', 'Postane'(Post Office) eserlerinden sadece birkaçı. Özellikle de 'Factotum' yazarı daha iyi tanımamıza yardımcı olmakta. Bukowski, hayatının bir dönemini Henry Chinaski olarak ortaya sermekte çünkü. Yazar kitabında; çeşitli serseriliklerini, sürekli iş değiştirmesini ve kadınlarla olan ilişkilerini anlatırken kendisinin de bir yeraltı kahramanı olabileceğinin sinyallerini vermektedir. Son yıllarda daha hızlı gelişme kaydeden edebiyat, Chuck Palahniuk'un 'Dövüş Kulübü' (Fight Club) adlı eserinden 1999 yılında sinemaya taşmıştır ve hayran kitlesini arttırmıştır. Türkiye'de de yeraltı edebiyatına okurlar tarafında büyük ilgi gösterilmekte. Genel olarak 20 - 40 yaşları arasında bulunan kitlelerce saygı gören yeraltı edebiyatına katkıda bulunan çok önemli eserler yazılmıştır. Türk insanına yer altı edebiyatını sevdiren en önemli isimlere bu yazıda yer vereceğiz.
Reklam
Karanlık Odaları Masalsı Bir Dünyaya Dönüştüren Sanatçının 19 Çalışması
etiket
Galerimizde sergilediğimiz bu masalsı çizimlerin sahibi Bogi Fabian. Sanatçı, 1984 yılında Macaristan'da doğmuş ve küçük yaşlardan beri sanata olan ilgisini değişik yollarla göstermiş. Karanlık odaların duvarlarına yaptığı parlak çalışmalar da buna bir örnek. Bunun yanında tabloları ve seramik çalışmaları mevcut. Diğer eserlerini görmek ve daha detaylı bilgi almak için, sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Reklam
Oldukça Güçlü ve Çıplak Pozlar Vererek Bedenlerini Korkusuzca Sergileyen Feminist Kadınlar
Avustralyalı oyuncu Caitlin Stasey'in yeni projesi olan herself.com, kadınların bedenlerini korkusuzca kabul edebildikleri bir platform oluşturuyor. Feminist bir internet sitesi olan herself.com, her kadın bedeninin güzel olduğu fikrini temele alarak hiçbir ölçü gözetmeden kadınlara bedenlerini sevmeleri yönünde cesaret veriyor. Boyut, biçim, etnik köken, cinsel tercih veya toplumsal cinsiyet dayatmaları gözetmeden, her kadının bedenini sevmesi gerektiğinin altı çiziliyor.Not: Bu içerik çıplak fotoğraflar içermektedir.
Reklam
Dünya Nüfusu Bir Gecede 2 Katına Çıkarsa Ne Olur? Neler Yaşanır?
Aşağıdaki galeriyi hazırlarken ziyaret ettiğim; dünya genelindeki doğum ve ölüm sayılarını, saniye saniye bildiren http://www.breathingearth.net/ sitesindeki rakamlara göre gezegenimizin nüfusu: 16.01.2015 Saat 13:41 itibariyle, 7,267,134, 414 kişiydi. Sitede ziyaretçi olarak kaldığım 3 dakika içerisinde 696 doğum ve 265 ölüm gerçekleşti.Bir yıl içinde, New York nüfusunun on katı kadar bebek dünyaya geliyor. Bu hızla çoğalmaya devam edersek, zaten elli dokuz yıl sonra dünya nüfusu ikiye katlanacak. Yedi milyar insanın yükünü zor taşıyan dünyamız, bir gecede böyle bir şeyle karşılaşırsa ne olur?
Panama Kanalındaki Mühendislik…
Panama kanalı Büyük okyanus ile atlas okyanusunu birbirine bağlayan orta Amerika da bulunan mükemmel bir mühendislik harikasıdır.Panama kanalı dünyanın en eski ve değerli kanallarından biridir. İlk olarak Fransızlar sömürgelerine giden yolu kolaylaştırıp sömürgelerini arttırmak için böyle bir proje düşünmüş ancak başarılı olamamışlardır. Daha sonraları ise Amerika 1904 yılında yapımına başlamış ve tam on yıl zorlu bir süreçten sonra 1914 te kullanıma açmıştır. Zorlu bir süreç derken gerçekten çok zorlu bir süreç sürmüştür çünkü o zamanın koşullarında ortaya çıkan sıtma ve sarı humma dahil bir çok engel ile karşılaşılmıştır ve yapımında çalışan tam 27,500 kişi bu gibi sebepler ile hayatını  kaybetmiştir.Kanalın en büyük özelliklerinden biri güzergahtaki gemileri büyük bir zaman ve maliyetten kurtarmış olmasıdır. Şöyle ki kanaldan önce New york tan çıkıp San Fransisko’ya gidecek olan bir taşıt Horn Burnunu dolaşarak 22.500 km yol yapması gerekirken kanaldan sonra sadece 9.500 km ile bu yolculuğu tamamlayabiliyor. Bu aradaki 13.000 kmlik fark kanalın ne kadar değerli olduğunun bir göstergesidir. Ayrıca her yıl üzerinden geçen 140.000 den fazla gemi ve 203 milyon ton yük kanalın diğer bir değer göstergesidir.Panama Kanalındaki MühendislikPanama Kanalı su seviyesinden 25 metre yüksekte bulunmaktadır. Buna rağmen bu geçişin yapılabilmesi için mükemmel bir mühendislik ortaya konmuştur. Gemiler önce 25 metre yükseltilerek kanal seviyesine daha sonra ise 25 metre tekrar alçaltılarak su seviyesine indirgenmektedir. bunu sağlayabilmek için sıvıların dengesi kanunun da yararlanılmıştır. Şöyle ki 3 adet kanalın girişinde ve çıkışında basamaklar halinde havuzlar oluşturulmuştur. Gemi ilk havuza gelince 2. havuzun kapağı açılır ve sıvıların dengesi sayesinde 1. ile 2. havuz orta bir seviyede eşitlenir. Böylece gemi 2. havuza çıkartılır. Daha sonra 3. havuzun kapağı açılır ve 2. ve 3. havuz eşitlenir ve gemi bu şekilde 25 metre yukarı çıkartılır.  Su seviyesine indirme kısmına gelindiğinde ise bahsettiğimiz işlemin tam tersi yapılarak gemi su seviyesine inmiş olur. Bu mühendisliğin 1914 yılında hayata geçirildiği düşünüldüğünde hayret verici bir durum olsa gerek. Çalışma mantığını daha iyi anlama için aşağıdaki videoları izlemenizi tavsiye ederim.
Arkadaş Çevrene Göre Nasıl Birisin?
etiket
İnsanın ailesinin bile yapmayacağı bir kıyak yapalım mı sana? Sen o arkadaşlarını seviyorsun ama acaba onlar seni seviyor mu, seni ne olarak görüyorlar öğrenmenin bir yolu var. Bize arkadaşlarını söyle, seni ne olarak gördüklerini söyleyelim.
Reklam