Vahşi Hayvanlarla Beraber Büyüyen Çocukların Olağanüstü Öykülerinin Anlatıldığı Çarpıcı Fotoğraflar
2005 yılında gerçekleştirdiği 'Teenage Stories' (Ergenlik Hikâyeleri) isimli çalışmasıyla ün kazanan Almanya doğumlu, Londra'da yaşayan fotoğrafçı Julia Fullerton-Batten'ın son projesi 'Feral Children' (Yaban Çocuklar) büyük ilgi topladı.Vahşi ve son derece sıra dışı koşullarda büyüyen çocukların hikâyelerinin sahnelendiği fotoğraflar çeken sanatçı, The Girl With No Name (İsimsiz Kız) olarak bilinen kızın hayat öyküsünden ilham aldığını belirtiyor. İşte karşınızda o fotoğraf serisi ve fotoğrafların olağanüstü hikâyeleri...
20’li Yaşlarımı Yaşıyorum Ama Ne Depresyon Var Ne Olgun Biri Oldum!
20’li yaşlara verilen bu önemi bir türlü anlayamadım zaten. 20’li yaşlarda şu olmalısınız, böyle düşünmelisiniz, şunları başarmalısınız, şunları bitirmiş olmalısınız… E bende hiçbiri yok? Ben ne ara bu kadar düz bir insan oldum yahu, yoksa 20’li yaşları en doğru yaşayan ben miyim… Yok canım daha neler.
Kalem Tozlarını Kullanarak Muazzam Eserler Ortaya Çıkaran Türk Sanatçının 18 Çalışması
Aytaç Eyilmez, boya kalemlerini bildiğimiz amacından farklı bir şekilde kullanarak sanata dönüştüren bir öğretmen. 'Kalem işleri' adını verdiği bu sergisinde, kalemlerin tozlarını kullanarak yaptığı çalışmalarıyla yeteneğine hayran bırakıyor. Bu çalışmalara başlarken de Meghan Maconochie'den etkilendiğini de söylemeden edemeyen sanatçının daha önce de Dünya Çocuk Masallarını konu aldığı 'Karatahta Masalları' adlı bir fotoğraf sergisi var.Eğer yetenekli öğretmenimizin daha çok çalışmasına göz atmak isterseniz. Devianart hesabına buradan, Facebook profiline şuradan, Instagram hesabına da buradan ulaşabilirsiniz.
Nefes Kesen 20 Fotoğrafıyla 'Yalnız Gezegen' Lello Kitapçısı
Eğer günün birinde yolunuz Porto'ya düşerse asla atlamamanız gereken bir mekan 'Livraria Lello' kitapçısı. Dünyanın en güzel kitapçıları listesinde her zaman ilk üç içerisinde yer alan ve 'Yalnız Gezegen' adı verilen bu eşsiz mekan, sadece kitaplarıyla, kokusuyla değil, neo-gotik tarzdaki mimarisiyle de aklınızı başınızdan alacak. Mimarı Xavier Esteves neo gotik ve art-nouveau'yu eşsiz bir şekilde birleştirmeyi başarmış.1906 yılında açılan bu kitapçı, 2010 yılında 'Dünyanın en iyi üçüncü kitap dükkanı' unvanını aldı. İçine adım attığınız andan itibaren sizi bambaşka bir dünyanın içine çeken bu kitapçı, aynı zamanda Harry Potter serisini yazmadan önce J.K Rowling'e de ilham kaynağı olmuş. Kitabı yazmaya başlamadan önce birkaç yıl Porto'da İngilizce öğretmenliği yapan Rowling'in bu kitapçıdan etkilenmediğini söylemek mantıksız olur. Lello'da birçok dilde yazılmış kitapları bulmanız mümkün, kahvenizi içerek bu kitaplara göz gezdirmeniz mümkün, eski kitap kokusunu içinize çekmeniz, eşsiz cam tavanına dalmanız, harika işlemelerinin içine girmeniz mümkün. Kısacası Lello bir kitapçıdan çok fazlası, dedikleri gibi yalnız bir gezegen adeta.
Sizi 60'lı Yılların Amerika'sında Kısa Bir Yolculuğa Çıkaracak 32 Gizemli Fotoğraf
John isimli bir arkadaş, günün birinde bir açık arttırmaya girip 'Maier'in çalışmaları' isimli bir koli tab edilmemiş negatif filmleri satın alıyor. Daha sonra bunları tab ettikçe görüyor ki bu fotoğraflar 50-60'lı yıllarda Amerika'nın sokaklarını çok güzel bir şekilde betimliyor. Her bir fotoğrafın ayrı bir4 hikayesi var. İşte sizi 50-60'lı yılların Amerika'sında küçük bir tura çıkaracak, her biri ayrı bir hikaye konusu, baktıkça derinleşen, her görenin aklına başka bir şey getiren, sokak fotoğrafları. Yani küçük insanların farklı hayatları.