Ferhat Göçer'in kızı Y.G: Astım krizine girmeme neden olan kedilere ve köpeklere benden daha çok kıymet veriyor. Ömür Gedik'in kızıyla benden daha fazla ilgileniyor.Şarkıcı Ferhat Göçer 'in 17 yaşındaki kızı Y.G. babasına karşı çeşitli suçlamalarda bulundu, Göçer'in Ömür Gedik 'in kızıyla daha çok ilgilendiğini iddia etti. Hem AKUT astım hem de kalp kapakçığı hastalığı olduğunu söyleyen Y.G., babasının hastalıklarına karşı ilgisiz olduğunu savundu. Habertürk'te yer alan habere göre, Ferhat Göçer’in eski eşi Doçent Berna Hocaoğlu ’nun başvurusu ile Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen dava kapsamında, şu anda 17 yaşında olan kızı Y.G., ünlü şarkıcıya bir dizi suçlamada bulundu. 2 yaşında iken gerçekleşen boşanma davasında annesine verilen velayetini 2011 yılında babasının aldığı Y.G., 14 yaşından bu yana babasının Beykoz’daki evinde ikamet ettiğini ifade etti. Hem AKUT astım hem de kalp kapakçığı hastalığı olduğunu söyleyen Y.G., babasının hastalıklarına karşı ilgisiz olduğunu savundu. Y.G., ifadesinde şunları ileri sürdü: “Astım krizine girmeme neden olan kedilere ve köpeklere benden daha çok kıymet veriyor. Ömür Gedik’in kızıyla benden daha fazla ilgileniyor. 2012’de bir dizi ameliyat oldum. Hemşire ile bırakıp Ömür Gedik ve kızıyla tatile çıktı. Babalık görevlerini yapmamaya başladı. Evi terk edeceğimi söylediğimde ‘Umurumda değilsin, nereye gidersen git’ dedi. Evden çıktım. Kalp kapakçığımın değişmesi için İsviçre’den gelen doktorla anlaştık. 30 Mayıs’ta ameliyat olacaktım ama babam imza vermedi ve ameliyat olamadım. Şikâyetçiyim.” Anne Berna Hocaoğlu da Ferhat Göçer’den şikâyetçi olduğunu söyledi.T24
İngiltere Kraliçesi, Kuzey İrlanda ziyareti sırasında ünlü dizi Game of Thrones'un bazı sahnelerinin çekildiği stüdyoları da gezdi. Kraliçe, dizinin meşhur öğesi Demir Taht'a oturmadı. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth Kuzey İrlanda'da Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı popüler dizinin bazı sahnelerinin çekildiği Belfast stüdyolarını ziyaret etti. Ancak Kraliçe, dizinin hayranlarını hayal kırıklığına uğratarak Demir Taht’a oturmadı. Game of Thrones dizisi oyuncularından bazılarıyla da tanışan Kraliçe, Demir Taht’a sadece bakmakla yetindi. Senaryoya göre, yenilen kralların kılıçlarından yapılan tahta Kraliçe’nin oturmayışına üzülen dizi hayranları, sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. Eski cezaevini de gezdi 2- Elizabeth, müzeye dönüştürülen eski Crumlin Road hapishanesine ise cezaevinin eski tutukluları olan Kuzey İrlanda yönetiminin Başbakanı Peter Robinson ile İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu’nun (IRA) eski liderlerinden Başbakan Yardımcısı Martin McGuinness ile birlikte gitti. Crumlin Road hapishanesi, Birleşik Krallık ve İrlanda arasında 1998 yılında imzalanan ‘Hayırlı Cuma’ anlaşmasıyla başlayan barış sürecinden önce ayrılıkçıların tutulduğu hapishane olarak da biliniyor. “Dünyanın bu tarz pozitif dönüşüm örneklerine çok ihtiyacı var” diyen Kraliçe, “Umuyorum ve inanıyorum ki Belfast bu sembollerden biri olmaya devam edecektir” dedi. Kraliçe ile IRA'nın eski liderlerinden McGuinness, İngiltere Kraliçesinin tahttaki 60. yılı kutlamaları çerçevesinde 2012 yılında Kuzey İrlanda'ya yaptığı ziyaret sırasında ilk kez el sıkışmıştı. Nisan ayındaysa McGuinness, İrlanda Cumhurbaşkanı Michael Higgins'in Londra ziyaretine eşlik etmiş ve Kraliçe'nin resmi konutu Windsor Kalesi'nde verdiği akşam yemeğine katılmıştı. Kaynak: Reuters ve AA
El sıkışmak yani tokalaşmak bir dostluk belirtisi, ama bazen bir şeye tepki için bazen de gerçekten başarısızlıktan dolayı gerçekleşemiyor.Futbol tarihi böyle anlarla dolu:
Adriana Lima, Alessandra Ambrosio ve Candice Swanepoel gibi süper modellerin yer aldığı ünlü defileleriyle tüm dünyada tanınan muhteşem iç çamaşırı markası Victoria's Secret, İstanbul'da Shaya ortaklığıyla Akasya Acıbademde açtığı ilk ikonik mağazasının ardından, 2 yeni ikonik mağaza daha açıyor. Victoria's Secret'ın İstanbuldaki ikinci ikonik mağazası, 21 Haziran 2014 tarihinde Mall of Istanbul'da kapılarını açtı. İlk defa ''Designer'' koleksiyonunda yer aldığı Mall of İstanbul mağazasının ardından marka, ikinci mağazasını Temmuz ayı sonunda Cevahir AVM'de açacak! Victoria's Secret, açtığı ilk mağazasıyla müşteri deneyimi ile fark yaratmış olup, Mall of Istanbul ve önümüzdeki günlerde açılacak Cevahir mağazalarıyla, çok yakın zamanda giriş yaptığı Türkiye pazarındaki büyümesine hızla devam ediyor. Dünyanın en seksi iç çamaşır markası Victoria's Secret, Mall of İstanbul mağazasında çok satan iç çamaşırlarının yanı sıra Victoria's Secret imzalı kokular ve vücut bakım ürünleri ile birlikte, kolej temalı PINK serisinden sütyen, külot, rahat giyim ve güzellik ürünlerini de satışa sunuyor. ÜRÜN YELPAZESİ Markanın imzası olan iç çamaşırı ve uyku giyim serileri geniş bir yelpazede Victorias Secret ikonik mağazalarında satışa sunuluyor. Sütyenler, mağazada stillerine göre sergileniyor ve iç çamaşırı alışverişinin daha rahat yapılmasına imkan veriyor. Victoria's Secret mağazasında, markanın en güzel ve feminen iç çamaşırı koleksiyonları yer alıyor. Aralarında Victoria's Secret Bombshell, Dream Angels Heavenly ve Victorias Secret Angel gibi popüler kokuların yer aldığı parfümlerle birlikte VS Fantasies vücut bakım ve PINK güzellik ürünleri de Victoria's Secret ikonik mağazalarında satışa sunuluyor. Ayrıca, markanın kolej temasından ilham alarak yarattığı Victoria's Secret PINK koleksiyonundan renkli ve seksi iç çamaşırı ve rahat giyim ürünleri de mağazada yer alıyor. MAĞAZA TASARIMI Mağaza, göz alıcı ve sofistike tasarımıyla da ön plana çıkıyor. Etkileyici pembe bir cepheden giriş yapılan Victoria's Secret mağazası, kullanılan özel üretim avizeler ve iç çamaşırından esinlenilen detayların dikkat çektiği iç tasarımıyla, ev rahatlığını hissettiriyor. Mağazanın ön bölümünde süper modellerin siyah-beyaz fotoğraflarının sergilendiği galeri, gizemli ve dramatik bir etki yaratıyor; arka bölümde ise canlı pembe vurguların kullanımıyla mağaza aydınlık ve neşeli bir ortama dönüşüyor. Mağazaya hakim olan dev video ekranlarda Victoria's Secret'ın efsanevi defilelerinden görüntüler yayınlanıyor. Özel üretim mobilyaların kullanıldığı oturma alanları, tiftiklenmiş pembe ve kadife finişler, bazıları prova kabinlerinde bile bulunan parfüm tester'ları ile mağazada samimi ve muhteşem bir fitting deneyimi sunuluyor. ÖZEL HİZMETLER Eğitimli ve deneyimli Sütyen Uzmanları, müşterilere en uygun bedenleri ve modelleri bulmaları için hizmet verirken, her biri farklı tasarlanmış prova kabinlerinde yardım istemek için çağrı butonları da bulunuyor.
Bentley, Grand Tourer'lerden oluşan saygın Continental ailesinin en nadir ve en dinamik üyesi yeni Continental GT3-R'nin tanıtımını yaptı.Bentley'in 84 yıl sonra kazandığı İngiltere'deki ilk yarış olan Silverstone'da Blancpain Endurance Series'in ikinci turunda zafere koşan yeni Continental GT3 yarış otomobilinden ilham alındı. Çekiş ve yol tutuş alanında kendini ispatlamış özellikleri bünyesinde barındıran Continental GT3-R, hem çok özel bir model hem de performans odaklı lükse benzersiz bir yorum getiriyor. Üretimi de yalnızca 300 adetle sınırlandırıldı.Continental GT3-R'nin 300 adedinin tamamı Crewe'de elle üretiliyor ve son dokunuşları da Bentley'in Motor sporları birimi tarafından yapılıyor. Bentley mühendisleri, bu iki koltuklu GT için Bentley'in yarışlarda kendisini kanıtlamış olan yüksek performanslı 4.0 litrelik çift turbo V8 motorunu yeniden düzenledi. Ağırlıkta yapılan 100 kilogramlık azaltma ve daha kısa vites aralıklarıyla birlikte ve 6.000 d/d'de 580 HP ve 1.700 d/d'de 700 NM tork gücüne sahip olan Continental GT3-R, bugüne kadar üretilmiş en çabuk hızlanan Bentley olma özelliğine de sahip. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3,8 saniyede tamamlayan GT3-R, yarış otomobili performansına sahip bir Grand Tourer.Bentley'in ünlü dört çekişli sürüş sisteminde yapılan bir diğer iyileştirme olarak revize edilen güç aktarım mekanizmasında artık ilk kez tork yönlendirme de yer alıyor. Modifiye edilen Elektronik Stabilite Kontrolü (ESC) ve kesintisiz viraj dönüşleri için en uygun hale getirilen şasi ayarıyla birlikte Continental GT3-R, bugüne kadar üretilen en dinamik, en hassas ve en gelişmeye açık Bentley yol otomobili.
Melankolik şarkıları ile ünlü Lana Del Ray Guardian gazetesine verdiği bir röportajında genç yaşta hayatını kaybeden müzisyenler Amy Winehouse ve Kurt Cobain’i anarken genç ölümlerin cazibeli olduğunu söyledi ve “keşke ben de ölmüş olsam” dedi. Del Rey’in bu açıklaması ünlü müzisyenlerin 20′li yaşlarında trajik bir sonla hayatını kaybetmesini özendiren bir açıklama şeklinde yorumlandı. Röportajın ardından 1994 yılında henüz 27 yaşında intihar ederek hayata veda even rock yıldızı Kurt Cobain’in kızı Frances Bean Cobain twitter hesabından Lana Del Rey’i eleştirdi. Lana Del Rey’e arka arkaya 3 tweet atan Frances Cobain şunları söyledi: “Genç bir müzisyenin ölümü romantize edilecek birşey değildir. Babam genç öldüğü için onu hiç tanıyamayacağım. Senin gibi insanlar bunun “cool” olduğunu düşündüğü için bu istenilen bir özellik haline geliyor. Hayata dört elle sarıl çünkü sadece bir hayatın var. Bahsettiğin insanlar o hayatı ziyan ettiler. O insanlardan biri olma.” Dipnot Tv
Rusell Crowe'un başrolünü oynadığı 'Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan 'Nuh'un Gemisi'nin ABD'den getirip Cudi Dağı eteklerine koymak için İstanbul’da bir toplantı gerçekleştirildi. Gemi Cudi Dağı'na getirilecek ve bölge milli park ilan edilecek. Cizre'de özel bir hastanenin sponsorluğunu üstlendiği, Şırnak Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği'nin girişimleri ile yürütülen proje tamamlandığında bölgede turizm patlamasının yaşanması bekleniyor. İstanbul Allevents Fuarcılık’ta yapılan “Nuhun Gemisi” toplantısına; Nuh'un Gemisi Proje Koordinatörü Emrah Doğru, Allevents Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kalkavan, Yönetim Kurulu üyesi Murat Akan ve Projeler İletişim Koordinatörü Ebru Gençoğlu katıldı. NOAH Filminin yapım şirketi ve aynı zamanda yönetmeninin firmasıyla iletişim halinde olduklarını, filmde kullanılan geminin ne durumda olduğu ile ilgili görüştüklerini ifade eden Kalkavan, 'Firmadan edindiğimiz bilgiye göre; filmin tamamlanmasının üzerinden bir buçuk seneden fazla bir zaman geçmesi nedeniyle, film setinde kullanılan malzemelerin bazılarının ellerinde bulunduğunu, bazı parçaların ise ne yazık ki sökülerek geri dönüşüme verildiği cevabını aldık. Bunun üzerine yapım şirketiyle yapılan 2. görüşmede, kendilerinin geminin projelerini tarafımıza sağlayabileceklerini ve Türkiye’de üretim ve montaj aşamasında teknik destek verebileceklerini söylediler. Dolayısıyla; bu kapsamda ele alınarak geliştirilecek ve uzun süreçli olan bu projenin içerisinde yapılabilecekler konusunu karşılıklı görüştük. Bu projenin sadece geminin getirilip, kurulmasıyla kapsamlı kalmaması adına proje için ellerinden gelen her türlü desteği sağlayacaklarını söylediler' diye konuştu. Nuh'un gemisi Proje Koordinatörü Emrah Doğru ise Cudi Dağı eteklerine geminin getirilmesi ve alanın Milli Park ilan edilmesiyle beraber bölge şartlarına uygun bir hayvanat bahçesinin yapılacağını söyledi. Üniversite öğrencileri ve vatandaşlar projeye dahil edilecek Doğru, Bölge üniversitelerinden öğrencilerinin ve halkın projeye dahil edileceğini, Şırnak’ta tekrar inşa edilecek geminin yapım aşamasında o dönemin şartlarına uyularak bir çalışma yürütüleceğini ifade etti. Öğrencilerin Cudi Dağı eteklerinde çadırlar kurarak ünlü sanatçılarla geminin kalan kısmının inşasına katılacaklarını belirten Doğru, global PR çalışmalarının da sürdürülmesiyle projenin uzun soluklu ve bölge turizmini geliştirecek bir boyut kazanacağını belirtti. Doğru, Milli Park'ın açılışı sırasında düzenlenecek organizasyona Yönetmen Daren Aronofsky ve Ünlü Aktör Russell Crowe‘u da getirmek istediklerini söyledi. Doğru, ayrıca proje konusunda kendilerine yardımcı olan ve her türlü desteğin sağlanacağı sözlerini veren Şırnak Valisi Hasan İpek'e teşekkür etti. (TRT HABER)
Başkalarının arkasından konuşmak kariyerini mahvedebilir, ilişkilerini bozabilir ve ismine leke sürebilir. Ancak dedikodunun o kadar da kötü olmayan (hatta faydalı bile olabilen) tarafları var. Neler mi? “Magazin sayfaları, Twitter ve Facebook sağolsun, dedikodunun ne kadar iğrenç olabileceğini hep birlikte görüyoruz. Gossip: The Inside Scoop kitabının yazarlarından, Northeastern Üniversitesi Sosyoloji ve Kriminoloji Bölümü’nden Profesör Jack Levin ise, “Dedikodu, iş ve sosyal çevremizle bağlantı kurabilmemizin önemli yollarından biridir” diyor. Kötü niyetle yapılanları saymazsak, istihbarat almanın ve aktarmanın hiçbir kötü tarafı olmadığı gibi, duygusal ve fiziksel anlamda kendini iyi hissetmene faydası bile var. Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma da, dedikodunun insanlarla olan iletişimini güçlendirdiğini, ruh hâlini iyileştirdiğini ve stresi azalttığını ortaya koyuyor. Tabii düşüncesiz davranmadığın sürece… İşte güvenilir kaynaklardan öğrendiğimiz altın kurallar. Facebook profilinde yazanlardan daha fazlasını açık etmeyi kim ister? The Blame Game kitabının yazarı New Yorklu Psikolog Ben Dattner, küçük bir dedikodunun hızla yayılıp büyüyebileceğini söylüyor. Örneğin patronunun hakkında konuşuyorsan, sadece küçük bir detayla sınırlı kalmanda ve güvenilir bir arkadaşınla konuşmanda fayda var. Böylece daha büyük dedikoduların çıkıp patronun kulağına kadar gitmesini önlersin. Onun tuhaf yemek alışkanlıklarından bahsetmek çok zevkli olabilir ama asla çok kişisel bilgileri açıklama. Liposuction yaptırdığı ya da boşanmanın eşiğinde olduğu gibi. Özel ama olumlu olan haberleri yaymak (en iyi arkadaşının hamile olduğu ya da ofisten birinin terfi ettiği haberi gibi), sosyal çevrenle olan bağının sıkı olduğunu gösterir. Bir artısı daha var: Arkadaşının haberi kendi veremeyeceği durumlarda, ona destek olmuş olacaksın. Dattner, sadece iyi haberi bilen tek kişi olup olmadığına dikkat etmeni öneriyor. Ona şöyle diyebilirsin: “Senin adına çok heyecanlanıyorum! Bu gizli bir bilgi mi, yoksa duyurmaya başlayalım mı?” Gerçekten iş hakkında olduğu (örneğin ofis arkadaşının kötü kokan nefesi ya da berbat saç kesimiyle ilgili olmadığı) sürece, bazı ofis dedikoduları sana fayda sağlayabilir. Gossip kitabının yazarı Joseph Epstein, “Küçük dedikoduların sosyal değeri büyüktür. Ortaya iyi ve sosyal anlamda değeri olan bir laf atarsan, sana geri dönüşü mutlaka iyi olacaktır” diyor. İş arkadaşlarından birinin Amerika’daki ofise transfer olduğunu öğrenirsen hiç durma; detayları paylaşmaya başla. Belki de bir fırsat yakalaman için sana da bir kapı açılır. Patronunu sektörle ilgili aydınlatmak ya da personelle ilgili bilgi vermek de, onun gözündeki yerini sağlamlaştıracaktır. Araştırmalar, dedikodunun düzgün yapıldığında ve bir grup sınırları içinde kaldığında son derece etkili olduğunu gösteriyor. Eğer bir arkadaşına bir konuda uyarıda bulunmanın zamanı geldiyse, bunu ortak arkadaşlarınızın yanında onu şikâyet eder gibi konuşarak yapma. Örneğin elbiseni lekeli olarak geri verdiğini ya da senden aldığı borcu hâlâ ödemediğini doğrudan söylemek yerine, bunu ekstra bir bilgi gibi paylaş: “Esra’nın düğününde Gülten’in giydiği elbise muhteşemdi. Bu arada Esra’ya ortak hediye almıştık ama Gülten bana para vermeyi unuttu herhalde…” Aynı zamanda arkadaşlarını da böylesi dedikodulardan koruyabilirsin. Levin, “İnsanlar sosyal çevresinde konuşulacağını bildiği zaman olumsuz davranışlardan daha uzak durur. İster inan ister inanma; davranışları denetlemek söz konusu olduğunda, dışlanma korkusu adaletin kılıcından daha caydırıcıdır” diyor. Eğer çeneni tutamıyorsan (insanlık hâli), ağzından çıkan sözleri iyi seç. Bir kadın hakkında dedikodu yapacaksan, hiç değilse anlattığın kişi bir erkek olsun. Knox College’ın araştırmalarında, insanların kendi cinsinden biri hakkında anlatılanlara daha fazla kulak kabarttığı ortaya çıkmış. (Muhtemelen kendi deneyimlerimiz hakkında bize faydalı ipuçları verebildiği içindir.) Dolayısıyla erkek arkadaşına bir kadının dedikodusunu yaptığında, muhtemelen sağda solda bunu anlatmayacaktır. Bir erkek hakkında sağlam bir dedikodun mu var? Bu durumda onu kız arkadaşlarınla paylaş. Anlatırken insanların beden diline de dikkat et. Gözlerini kaçırıyor, dudaklarını sıkıp geriliyorlarsa, bunları pek duymak istemediklerini anlayabilirsin. O zaman gevezeliğe bir son verip sohbeti daha hoş bir konuya çevir. Elbette en iyisi, bu tarz tepkilere yol açabilecek bir dedikoduyu kendine saklaman olur. Seninle ya da bir tanıdığınla ilgili çirkin bir iftirayı susturman gerektiğinde, bunu en hızlı şekilde yapmanın yolları:
Dünyanın en zengin ve güçlü çiftleri arasında gösterilen Jay Z ile Beyonce'nin boşanmak üzere olduğu iddia edildi.Beyonce ile Jay Z'nin 13 yıllık büyük aşkının üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Halen birlikte 'On the Run' isimli turnelerine devam eden ünlü çiftin, Jay Z'nin ihaneti nedeniyle boşanma aşamasında olduğu iddia edildi. Beyonce'nin ismi birçok farklı kadınla anılan eşi hakkındaki iddialardan çok sıkıldığı söyleniyor. GİZLİ TUTUYORLAR Ancak ikilinin, 6 Ağustos'ta turneleri sona erene kadar boşanma kararlarını gizli tutması bekleniyor. Çünkü ikili, yaklaşık 4 milyon dolar aldıkları sponsorları nedeniyle turneyi erken bitiremiyor. BİLET SATIŞLARI DÜŞTÜ Öte yandan, turnenin bilet satışlarının bir hayli düşük olduğu öğrenilirken, buna ikilinin son dönemde yaşadığı sansasyonel olayların sebep olduğu iddia ediliyor. Jay Z, geçtiğimiz ay Beyonce'nin kız kardeşi Solange tarafından asansörde saldırıya uğramıştı. Solange'nin, kız kardeşini aldattığı için eniştesine saldırdığı öne sürülmüştü.Cumhuriyet
DARPA'nın geliştirdiği beyin çipi ile hafızadaki belli anıların silinmesi ya da olmayan anıların yerleştirilmesi gerçek olacak. Christopher Nolan'ın dünyaca ünlü filmi Inception'ı izleyenler hemen hatırlayacaktır. Ancak biz yine de izlemeyenler için söyleyelim, filmde rüyalar aracılığı ile insanların beyinlerine anılar yerleştiriliyor, olan anılar siliniyordu. İşte bu tarz olayların sadece bilim-kurgu filmlerinde olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı yani DARPA tarafından bu dediğimiz olayları yapabilecek bir beyin çipi geliştirildi. Bu tüyler ürpertici gelişmenin hangi amaçlarla kullanılacağı ise hala bilinmiyor. İnsanlara sahte anılar yerleştirerek neler yapılabileceğini bir düşünün. Bir sinirbilimci olan Joseph LeDoux konuyla alakalı olarak, DARPA'nın bu tarz çalışmalarına tam gaz devam ettiğini ve ajansın bu çipleri beyne yerleştirmekle neyi amaçladıklarını bilmediğini söyledi. Bu çiplerin bir protez olarak nitelendirilebileceğini söyleyen LeDoux , kol ya da bacak yerine bunda hafızanız düzeltilecek. teknokulis
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
İster televizyon başında olun, ister dayanamayıp halı sahaya çıkın, ama bu ay Dünya Kupası’ndan kaçış yok.Geçenlerde Adidas’ın Dünya Kupası için uzun yıllardır özel olarak tasarladığı resmi kupa futbol topunu sizlere tanıtmıştık. Adidas bu konuda teknolojiyi geliştirdikçe, sadece dünya futboluna değil, futbol oynamayı sevenlere de faydalı ürünler ortaya çıkıyor. İşte Adidas ’ın son ürünlerinden olan akıllı futbol topu “” ile siz de bir Dünya Kupası şampiyonu gibi hissedebilirsiniz. Eğer futbolla ciddi olarak ilgileniyorsanız, miCoach gelişmiş özellikleri ile sahadaki performansınızı artırmanıza yardımcı olacak. Akıllı top miCoach Smart Ball, içine gömülü sensörlerle darbeleri, hızı, dönüşü, katedilen yolu ve mesafeyi, vuruş noktasını ölçüyor ve veriyi özel “Smart Ball” uygulama sına yolluyor. Böylece her vuruşunuzu analiz edebilir, topu istediğiniz gibi kontrol edebilmek için kendinizi geliştirebilirsiniz. miCoach size topa nasıl vurmanız gerektiğini ayrıntılı şekilde öğretecek. miCoach topa Bluetooth ile bağlanan Smart Ball uygulaması ile kendinize hedefler de koyabilirsiniz. Mesela topa belli bir hızda vurma antrenmanı yapabilir, sanal bir duvarın üzerinden aşırmaya çalışabilir veya profesyonel futbolcuların ünlü gol vuruşlarını tekrarlamaya çalışabilirsiniz. Ayrıca başarılı vuruşlarınızı arkadaşlarınız ile paylaşmanızı bie sağlıyor Smart Ball uygulaması. “miCoach Smart Ball” akıllı futbol topu 299 Dolar’a satılıyor, ilgilendiyseniz ABD üzerinden satış sayfasından sipariş verebilrisiniz, bu linke tıklamanız yeterli. Ayrıca Smart Ball uygulamasını da iPhone için AppStore’dan indirebiliyorsunuz ama tabii top olmadan bir işe yaramıyor.silikonvadisi
Geçtiğimiz yıllarda ATV ekranlarında yayınlanan Avrupa Yakası dizisinde Kubilay rolüyle tanınan ünlü oyuncu Vural Çelik kalp krizi geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. Vural Çelik son olarak Seksenler dizisinde rol aldı.Dün gece kalp krizi geçiren sinema , tiyatro ve dizi oyuncusu Vural Çelik, yoğun bakıma alındı. Edinilen bilgiye göre, tek damarı tıkalı olan Çelik Acıbadem Hastanesi'nde anjiyo oldu. Vural Çelik'in sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Vural Çelik kimdir? Vural Çelik (d. 18 Mart 1973, Ankara), Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusudur. 1973 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Aslen Ordu'ludur. Ortaokul-lise çağında herkesin taklitlerine güldüğü, desteklediği bir öğrenciydi. Bir arkadaşı, Levent Kırca Tiyatrosu'na gazete ilanıyla oyuncu arandığını söyledikten sonra 1989 yılında başvuru yaptı ve kabul edildi. Levent Kırca Tiyatrosu'ndan sonra Yasemin Yalçın'ın tiyatrosuna girdi. Orada sanat yönetmeni olan Selahattin Taşdöğen'in yardımcılığını üstlendi. Selahattin Taşdöğen vasıtasıyla Necati Akpınar'la tanıştı. Necati Akpınar'ın yanında organizatörlüğü öğrenmeye başladı. Daha sonra Yılmaz Erdoğan ile tanışarak BKM oyuncusu olarak çalıştı. Avrupa Yakası dizisinde Kubilay Peynircioğlu ve Gülenay Peynircioğlu karakterini canlandırdı. En son oynadığı oyun şu anda yayınlanan 'Seksenler' dizisidir. Rol aldığı tiyatro oyunları Bana Bir Şeyhler Oluyor Sen Hiç Ateş Böceği Gördünmü Filmografi Her Şey Çok Güzel Olacak (1998) - Bardaki Genç G.O.R.A (2003) - Muhasebeci Organize İşler (2005) - Kumarhane Müdürü Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım (2007) - Erdem Beni de Götür (2010) - Ahmet CNNTürk
Dünya Kupası'nda günün ikinci maçı olan Uruguay-İngiltere maçında Uruguay kalecisi Fernando Muslera'ya dünyaca ünlü şarkıcıdan destek geldi. İlk yarıda gösterdiği başarılı performans ile kalesini gole kapayan Muslera için Rihanna kendi Twitter sayfasından tebrik mesajı yolladı. Rihanna attığı tweette 'Muslera işini iyi yapıyor' yazarak Uruguaylı kaleciye olan hayranlığını göstermiş oldu.CNN Türk
Antalya'da 65 yaşındaki Münevver Ercan, konser için Antalya’ya gelen ünlü piyanist Fazıl Say’a köy yumurtası hediye etti. Say, Münevver teyze ile piyano çaldı.Antalya’nın Elmalı İlçesi’ne bağlı Bayralar Mahallesi’nde oturan Münevver Ercan, kendisiyle aynı adı taşıyan 13 yaşındaki torunu sayesinde müzikle tanıştı. Torunuyla birlikte okuldaki müzik eğitimlerine katılan Münevver Ercan’ın müziğe ilgisi arttı. Mahalledeki Durmuş Yener Ortaokulu’nun müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu’nun derslerine katılan Münevver Ercan, piyano dersleri almaya başladı.‘TEYZENİN İLGİSİ HEPİMİZİ SEVİNDİRDİ’Piyanist Fazıl Say, Münevver Ercan’ı tanıdığını belirtirken, 'Facebook’tan izliyorum. Teyzenin bu ilgisi hepimizi sevindiriyor. Örnek bir davranış' dedi. Fazıl Say, Münevver Ercan’a Mozart ve Beethoven’i tanıyıp tanımadığını sordu. Münevver Ercan, 'Tanımaz mıyım. Beethoven’in kitabını okuyorum' diye yanıt verdi.