onedio
Grey: 'Eski Sevgilim Yüzünden Porno Sektöründeyim'
Dünyanın en ünlü porno yıldızlarından Sasha Grey, sektöre eski erkek arkadaşı nedeniyle girdiğini açıkladı.Ian Cinnamon adlı eski erkek arkadaşının kendisini sektöre girmesi için zorladığını ifade eden 26 yaşındaki Grey, Cinnamon’a dava açtı. 16 yaşındayken 29 yaşındaki Cinnamon’ın cinsel taciz ve saldırısına uğradığını belirten Grey, bu durumun yıllarca sürdüğünü söyledi.Cinnamon’ın gizli ajan olduğunu ifade eden Grey, gerçek kimliğini saklamak için Grey’i porno sektörüne itmiş.2012’de ayrıldığı eski sevgilisinden tehdit mesajları aldığını ifade eden Grey, Cinnamon’ın geri dönmesinden korktuğunu vurguladı. Dava sonucunda Cinnamon’a, Grey’e yaklaşma yasağı kararı verildi.Milliyet
Abdullah Gül: 'Partime Döneceğim'
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir' dedi. Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle resepsiyonda bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığının fiili olarak sona erdiğini ancak görevinin 28 Ağustos'a kadar resmi olarak devam edeceğini söyleyen Gül, şöyle konuştu: 'Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanıyım. Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir.' Tebrik ediyorum 12- cumhurbaşkanının seçildiğini ve kesin sonucun YSK tarafından açıklanacağını anımsatan Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı dün akşam İstanbul'dayken aradığını, eşi Hayrünnisa Gül'ün de Emine Erdoğan ile telefonda görüşerek kutladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, 'Bir kez daha tebrik ediyorum. Kendisine, ailesine, tüm milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Cenab-ı Allah'ın hep yardımcısı olmasını ve başarılı olmasını temenni ediyorum' dedi. Gül, 7 yıllık cumhurbaşkanlığı süre içerisinde gazetecilerle bazen yurt içinde bazen yurt dışında hep birlikte olduğunu ve faaliyetlerinin basın mensupları tarafından duyurulduğunu dile getirerek, gazetecilere teşekkür etti. Cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle cuma günü bir araya gelmesinin öngörüldüğünü ancak kendisinin bu görüşmeyi veda resepsiyonlarından önceye almak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, 'Önümüzde iki resepsiyon olacak. Bu resepsiyonlarda sizler haklı olarak sormak isteyeceksiniz, diğer gazeteciler de olacak, bu biraz zor olacak. Misafirlerimle meşgul olmak istiyorum. Onun için sizlerle daha önce rahat konuşayım diye. Bundan başka bir anlam da çıkmasını istemem' diye konuştu. Bu onurlu görev, şereflerin en üstüdür Cumhurbaşkanı Gül, 7 yıl boyunca cumhurbaşkanlığında belki de hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun ve hareketli faaliyetler yürütüldüğünün altını çizerek, çok sayıda devlet başkanının Türkiye'yi ziyaret ettiğini, kendisinin de çok yoğun bir şekilde ziyaretler yaptığını vurguladı. Gül, sözlerine şöyle devam etti: 'Neticede 7 yıl bitmiş oldu. Demokrasinin güzel tarafları, nasıl seçilince onur duyarsınız, devrederken de onur duymanız gerekir. Dolayısıyla o onuru duyuyorum gerçekten. Türkiye için duyuyorum. Böyle onurlu, şerefli, büyük bir görevi Türk milleti bana verdiği için ve bütün milleti hep temsil ettiğim için. Bu onurlu görev benim için, muhakkak ki herkes için, şereflerin en üstüdür. Şüphesiz ki ben bu göreve seçilirken de bağımsız bir kişi olarak gelmedim, siyasi kimliğimi hepiniz biliyorsunuz. 1991 yılından beri beni tanıyan arkadaşlar var aranızda. Daha sonra AK Parti'nin kuruluşunun ilk tohumunu atan benim, yenilikçi hareketle. Sonra hep beraber partimizi kurduktan sonra ilk başbakanı ve ilk cumhurbaşkanı oldum. Şimdi de büyük bir mutluluk duyuyorum, partimiz ikinci cumhurbaşkanını çıkartmış oldu.' Türkiye çok değişti Bütün bu süre içerisinde Türkiye'nin çok büyük değişimler geçirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, siyasi kimliği belli olduğu için cumhurbaşkanı seçiliş sürecinde çok büyük sıkıntılar yaşandığını hatırlattı. O dönemde, demokrasi ve hukuka yakışmayan sıkıntılar olduğunu ve mecburen referanduma gittiklerini anımsatan Gül, referandumdaki yüksek oyun ilk cumhurbaşkanının nasıl seçileceğini gösterdiğini ifade etti. Gül, şöyle konuştu: 'O yüksek oran, bütün yapılanlara tepkiydi. O zaman biz de 'Direkt halk bundan sonra seçsin' dedik ve halk da seçti büyük bir mutluluk içinde. Herkes sandığa gitti. Dediğim gibi, Türkiye çok değişti. Tabii ki hepimizin eksikleri, fazlalıkları vardır. Nihayetinde bütün bunları Türk halkı değerlendirecektir. Cumhurbaşkanı olduğum süre içerisinde anayasanın bana verdiği sorumluluk çerçevesi içerisinde siyasi kimliğimi doğrusu kenarda tuttum ve bütün partilere eşit olmaya çalıştım. Bütün milleti de kucaklamaya çalıştım. Buranın kapısını da herkese açtım.' Herkesin Türkiye'ye ait olduğunu gösterdim Görev süresi boyunca Türkiye'nin tüm illerini ziyaret ettiğine, sadece valiliklere değil, hiçbir ayrım yapmadan bütün belediye başkanlarına gittiğine dikkati çeken Gül, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Batman, Diyarbakır, Edirne, Çanakkale, Isparta, Konya ve Trabzon'da da, her yerde. Hem de Türkiye'nin en zor dönemlerinde ziyaret ettim. Ve herkesin Türkiye'ye ait olduğunu da gösterdim. Tabii ki fiili olarak cumhurbaşkanlığı bitmiştir. Bu ayın sonunda, 28'inde devir teslim töreni yapana kadar, resmi olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanıyım. Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir. Bu vesileyle tekrar hepinize teşekkür ediyorum. Çok büyük işbirliği içinde olduk.' Cumhurbaşkanları hizmetlerini her safhada sunarlar Cumhurbaşkanı Gül, açıklamalarını ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 'Kongrede aday olacak mısınız' sorusunu Cumhurbaşkanı Gül, 'Şimdi benim cumhurbaşkanlığı sıfatım devam ediyor. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı sıfatım devam ederken... Burada kesmek isterim ben. Şu anda en doğal olan, tabii olan şeyi söyledim. Gerçekten elimden geldiği kadar devletimize, milletimize hizmet ettim. Bundan sonra da şüphesiz ki cumhurbaşkanlığı görevi yapmış insanlar bu hizmetlerini devletlerine, milletlerine her safhada sunarlar' diye yanıtladı. Israrlı sorular üzerine Gül, 'Benim söyleyeceğim şey bu. Bu kadar. Bundan sonra bir şey söylemek istemem. Bundan sonra söyleyeceğim şeyler, bu sıfatı taşıyan bir kişi olarak şimdiye kadar dikkat ettiğim şeye yakışmaz' dedi. Türkiye çok şeyleri aştı Cumhurbaşkanlığı süresinin nasıl geçtiğine dair bir soruya ise Gül, şu yanıtı verdi: 'Artıları, eksileriyle bu 7 yıl geçti. 7 yıl içerisinde çok şey oldu. İlk seçildiğimde nasıl seçildiğimi biliyorsunuz. Ben geçmişle o kadar çok uğraşmam, hep geleceğe bakarım. Ben doğrusu, sabırla hep problemlerin aşılması yönünde davrandım. Buralarda nelerin ne olduğunu ilk günden hep bilirsiniz, hatırlarsınız. Hayrünnisa Hanım, cumhurbaşkanı eşi olduğunu Çankaya'dan önce Türkiye dışında anladı, yani gördü. Bu kadar söylemek isterim. Türkiye çok şeyleri aştı. Geçmişe çok bakmamak lazım, geleceğe bakmak lazım. Hep geleceği daha parlak yapmak için uğraşmak gerekir. Sıkıntılarla, problemlerle muhakkak ki çok karşılaştım ama bunları dediğim gibi, sabırla aşmanın yolunu da gördüm. Onun için de işte öyle oldu ki 'Aman Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmasın' diye kampanya yürütenlerin bile bugün söylediklerini, yazdıklarını görüyorsunuz. Bundan tabii ki mutluluk duyuyorum. Onun için geçmiş geçmişte kalmıştır. İnşallah gelecek çok daha parlak olur.' Konuşacak arkadaşlarımla da konuşurum Bir gazetecinin 'Bugün de Abdullah Gül başbakan olmasın diye kampanyalar yürütülüyor' sözü üzerine Gül, 'Onlar ayrı konular. Onların hiçbirisine girmek istemem. Herkes konuşur, tartışır. Benim muhakkak ki kendi fikirlerim vardır. Onları konuşacak arkadaşlarımla da konuşurum' ifadelerini kullandı. İmzaladığı kanunlara ilişkin eleştirilere karşılık söyleyeceği bir şey olup olmadığı sorulan Gül, 'Söyleyeceklerimi söyledim' dedi. AK Parti'ye döneceğini söyleyerek en büyük haberi verdiğinin belirtilmesi üzerine Gül, 'Ben ama size bütün siyasi kimliğimi koydum. Benim bütün siyasi kimliğim, mücadelem ortada. Bundan daha tabii bir şey herhalde düşünmemek gerekir' değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, resepsiyonun bitiminde, cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle Çankaya Köşkü'nün bahçesinde fotoğraf çektirdi ve hediye verdi. Muhabir: Eda Ünlü Özen, Yusuf Çelebi AA
Robert De Niro Bodrum'da Restoran Açtı!
ABD’li dünyaca ünlü Holywood Yıldızı 70 yaşındaki Robert De Niro, 30 yıllık arkadaşı Japon ortağı Nobu Matsuhisa ile birlikte 28 ülkede faaliyette olan Nobu Restoranlar zincirinin 33’üncü halkasını Bodrum’a taşıdı. Yalıkavak Palmarina’da açılışa Robert De Niro katılmazken, Matsuhisa hazır bulundu. Toplam 60 Japon, İngiliz ve Türk personeliyle hizmet vereceği restoranda Japon mutfağından 200’e yakın yemek çeşidinin sunulacağı belirtildi. Posta
Reklam
Tekfur Sarayı'nda ‘Restorasyon Felaketi’
Restorasyona alınan 1000 yıllık Tekfur Sarayı’na ahşap pencere, alüminyum korkuluklar eklendi. Klima, merdiven ve çatı yapılarak kapalı bir mekâna dönüştürüldü. Uzmanlar Ortaçağ’dan kalan bir yapıya yapılan müdahaleleri “felaket” olarak nitelendirdi Bizans İmparatoru Porfirogenetos’un emri ile bin yıl önce yaptırıldığı tahmin edilen Tekfur Sarayı, 12.yüzyıldan İstanbul’un fethine kadar Bizans’ın yönetildiği Blakernai Saray Kompleksi’nin içindeydi. Dünyaca ünlü Kaşıkçı Elması’nın çöplüğünden çıktığı rivayet edilen Tekfur Sarayı, İstanbul’un fethinden sonra çeşitli amaçlarla kullanıldı. 18. yüzyılda çini, 19. yüzyılda cam imalathanesi olarak kullanılan ve 1864 yangınında büyük zarar gören saray, uzun yıllar harabe halinde kaldıktan sonra 2002’de restorasyona alındı. İhaleyi Alpek Müteahhitlik firması kazandı, mimarlığını ise Şirin Akıncı üstlendi. 10 yıllık restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, bin yıllık maziye sahip saraya monte edilen ahşap camlar ile teras kısmına konulan alüminyum korkuluklar görenleri şaşırttı.  Mert İnan'ın Milliyet'te yer alan haberine göre, orjinal yapıya monte edilen bu eklentileri eleştiren sanat tarihi uzmanları, yapıya ayrıca merdiven eklenmesini ve çatı yapılarak kapalı bir mekâna dönüştürülmesini büyük bir hata olarak değerlendirdi. Restorasyona yönelik eleştiriler ve yanıtları şöyle; ‘Temalı tatil köyünü andırıyor’ Mimarlık Tarihçisi Prof. Dr. Uğur Tanyeli; “Restore edilen eser adeta yeni bir bina haline getirilmiş. Tarihsel nitelik kaybedilmiş, yeni bir Bizans eseri ortaya çıkmış. Sarayın restore edilmiş haline baktığımda Antalya’daki temalı tatil köylerinden farksız görüyorum. Ahşap camlar da neyin nesi! Bizans yapısında ahşap pencere mi olur? Merdivenlerin nereden çıktığı tam olarak bilinmiyordu. Restorasyonda merdivenler eklenmiş. Soğuk demirciye yaptırılan parlak korkuluklar gülünç olmuş. Bu kadar kolay hoyratlık olmaz. Ortaçağ’dan kalan bir yapıyı adeta yeniden inşa etmişler.” ‘Restorasyon felaketi’ İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Akyürek; “Bizans saray mimarisi konusunda önemli bir bilgi kaynağı olan yapının başına ne yazık ki ‘restorasyon felaketi’ geldi. İnşaat alanına konulan tabeladaki başlık, ‘Tekfur Sarayı Tamamlama İnşaatı’. Sadece dört beden duvarı kalmış olan yapı, mevcut haliyle konsolide edilip korunmak yerine tamamlanıyorsa, özgün niteliği yok olacak demektir. Bütün pencereler orijinal biçimleri bilinmemesine karşın, çift camlı pencere kanatları takıldı. Üçüncü Şapel dışarıdan algılanmayacak biçimde tamamlandı. Şapelin harika mimarisi dışarıdan bakıldığında kolayca algılanıyorken, artık bu görüntü fotoğraflarda kaldı. Şimdi şapel bina duvarına asılmış bir kutu gibi duruyor. Yapıya son darbeyi de vurmak üzere getirilen çok sayıda büyük boy klima cihazı, yapının tasarlanan işlevi konusunda fikir veriyor. Bu yapı, artık 12. yüzyıl Bizans sarayı kalıntısı olmaktan çıkmış, mimari bütünlüğü ve özgünlüğü bozulmuştur. Ne yazık ki çok değerli tarih yok olmuştur. Bütün bunlar da bir ‘bilim heyeti’nin öneri ve onayı ile yapılmıştır.” ‘İnfial uyandırdı’ Sanat Tarihi Uzmanı Prof. Dr.Zeynep Ahunbay: “Mimar Sinan Üniversitesi 1990’ların sonuna doğru sarayı bir kalıntı olarak korumayı öngörürken, şu anda uygulanan proje sıradan bir yapı gibi yeniden yapıma yöneldi. Önceki proje Sadettin Tantan’ın Fatih Belediye başkanlığı döneminde ortaya çıkmış; sarayın görkemli cephesini bir fon olarak kullanarak, avluda konser ve kültürel etkinlikler yapmak üzere geliştirilmişti. Son projede ise üst seviyelerine ulaşılan bir kapalı mekan yaratılma yoluna gidildi. Bu kadar önemli bir eserin ikinci derece tarihi eser muamelesi görmesi üzücüdür. Bu eserin cahil cesaretiyle, özgürce bütünlenmesi Bizans uzmanları, arkeologlar ve mimarlar arasında infial uyandırmıştır.” ‘Çalışmanın her aşaması belgelendi’ Tekfur Sarayı’nın restorasyonunu yürüten mimar Şirin Akıncı sözleşme gereği açıklama yapamayacağını belirtti. İBB ise eleştirilere şöyle yanıt verdi; “Sarayın 3 boyutlu tarama ve belgeleme çalışmaları yapıldı. Zemin kotlarının tespit edilebilmesi için Koruma Kurulu’ndan gerekli izinler alınarak İstanbul Arkeoloji Müzesi tarafından kazı çalışması hayata geçirildi. Kazıda çıkan buluntular belgelendikten sonra Koruma Kurulu’na verildi. Bizans ve koruma konusunda uzman kişilerden bir bilim heyeti oluşturuldu. Çalışmalar bu bilim heyetinin görüşleri doğrultusunda ilerlemektedir ve her aşaması belgelenerek, imalat detayları bu doğrultuda hazırlandı.” Mert İnan | Milliyet
Reklam
NBC: 'Tarantino Bana 'Kulübe Hoş Geldin!' Dedi'
'Kış Uykusu', Altın Palmiye kazandığı Cannes Film Festivali'ne ev sahipliği yapan Fransa'da dün vizyona girdi. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Fransa gazetelerine verdiği röportajlarda, Altın Palmiye'nin henüz hayatını değiştirmediğini söyledi.Nuri Bilge Ceylan’a Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazandıran ‘Kış Uykusu’, festivale ev sahipliği yapan Fransa’da dün gösterime girdi. Daha evvel ‘Koza’ adlı kısa metraj filmiyle adım attığı Cannes Film Festivali’nde, festivalin en uzun filmlerinden biriyle büyük ödülü alan yönetmen, 3 saat 20 dakikalık filmin gösterimi dolayısıyla Fransa’nın büyük gazetelerine söyleşiler verdi.Liberation gazetesine tam sayfa röportaj veren Türk sinemasının ünlü yönetmeni, ödülün kariyeri ve hayatında yarattığı etkiye dair soru üzerine; “Belki bir sonraki filmim daha hızlı ilerleyecek. Ama şimdilik hayatımda fazla bir değişiklik olmadı. Elbette film her yerde gösterime girecek ve bu benim daha da tanınmama yardımcı olacak. Ödül gecesindeki seramoniden sonra toplu fotoğraf çekiminde de ilk duyduğum cümle bu olmuştu. Quentin Tarantino bana ‘Kulübe hoş geldin! Ben Altın Palmiye aldığımda festival başkanı da bana aynı şeyi söylemişti’ demişti” sözleriyle yanıt verdi.‘HER KARAKTERDE BİRAZ BEN VARIM’“Buna benzer büyük ödüller almakta bir tehlike olduğunu söyleyebiliriz. Sanatçının bir yanını öldürebilir, çünkü bir sondur neticede. Ama diğer taraftan heyecanım sönmedi. Ben hayatı zor kaldıran biriyim ve sürekli olarak sanata ihtiyacım var. Benim sinema yapma ihtiyacım buradan geliyor. Yaşamakta zorlandığım zor şeylerden söz etmeye devam edeceğim. Sanki film yaparak kendi varlığımla pazarlık ediyorum. Kış Uykusu’nun her karakterinde biraz benden izler var. Ama elbette kendimi en çok Aydın’a yakın hissediyorum. Filmlerimde benden izler olduğu gibi, karakterlere insanların hiç sevmediğim yanlarını da koyuyorum.” HürriyetArzu Morin ÇAKIR
'Şubat' Dizisinden Akılda Kalan 17 Replik
Bana göre gelmiş geçmiş en iyi türk dizisiydi.Keşke halkımız saçmalıklar yerine Onur Ünlü dehasından çıkmış bu diziyi seyretseydi, o zaman rating canavarına yenik düşmezdi :(
Rihanna Kulüp Satın Alma Yolunda
Didier Drogba'ya akıl danışan ünlü şarkıcı Rihanna futbol işine girmeye karar verdi.Onur Dinçer / Skorer Dış Haberler Dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna futbol kulübü satın alıyor... Yıldız şarkıcı, Dünya Kupası sırasında Galatasaray'ın Uruguaylı kalecisi Fernando Muslera'yı Twitter'dan tebrik ederek futbola olan ilgisini gözler önüne sermişti. Rihanna'nın, arkadaşı olan Chelseali Didier Drogba'dan aldığı tavsiyelerle futbol işine girmeye hazırlandığı ortaya çıktı. Buna göre Rihanna doğduğu ülke olan Barbados Adaları'nda bir futbol akademisi kuracak. İngiltere'den de bir futbol kulübü satın alacak şarkıcının Drogba ile görüşmesinin ardından bu kulübe aynı zamanda başkanlık da etmeye karar verdiği belirtildi.Gelişimeler Ada'da büyük heyecanla karşılanırken, ünlü şarkıcı için 'Yeni Abramovich oluyor' yorumları yapıldı. Ünlü rapçi Snoop Dogg da daha önce İskoçya'dan Glasgow ve Celtic takımlarına yatırım yapmayı düşündüğünü söylemişti. skorer
Reklam
Lady Gaga 21 TIR ve 144 Kişilik Ekibiyle Geliyor
Ünlü şarkıcı Lady Gaga, Türkiye'ye 21 tır ve 144 kişilik ekibiyle geliyor.Konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, 'Lady Gaga's artRAVE: the ARTPOP Ball' turnesi kapsamında 68 şehirde, 78 performans sergileyecek şarkıcı, 16 Eylül'de İTÜ Stadyumu'nda Türkiye'deki ilk konserini verecek. İstanbul konseri, turnenin Avrupa ayağının da ilk konseri olma özelliği taşıyor. Toplam 21 tır ile İstanbul'a gelecek şarkıcıya sahnede, 14 dansçı ile 5 grup üyesi eşlik edecek. Gaga'nın sahnesi için dev bir bahçe ile 15 dev ağaç, 146 metrelik bir hortumla şişirilecek.Sahnede giydiği renkli kıyafetler içinde 14 gardrop kıyafeti ile gezen Lady Gaga, konserinde yaklaşık 30 saniyede kıyafetlerini değiştiriyor. Lady Gaga, İstanbul konserinde Alejandro, Bad Romance, Poker Face, Born This Way ve son albümünde bulunan G.U.Y gibi ünlü şarkılarını yorumlayacak.CNN Türk
İsrail'i Kınayan Penelope Cruz Haftanın Salağı Seçildi...
Aralarında sinema sanatçısı Penelope Cruz, Javier Bardem, yönetmen Pedro Almodovar gibi isimlerin olduğu bir grup İspanyol sanatçının, Gazze'ye yönelik saldırılarından dolayı İsrail'i 'soykırım' yapmakla suçlayan manifestosunun yankıları devam ediyor. Manifestonun yayımlanmasının ardından bazı Hollywood yıldızları tarafından gerek sosyal medyada gerekse aktör Jon Voight'in yaptığı gibi mektup yollanarak eleştirilen İspanyol sanatçıları, ciddi şekilde Hollywood baskısı altında kaldı. Hollywood endüstrisinin önemli isimlerinden Relativity Media'nın Yönetim Kurulu Başkanı Ryan Kavanaugh, İspanya'da Yahudi düşmanlığının arttığını savunan açıklama yaptı. Yahudi soykırımı olayında hayatta kalan bir ailenin torunu olan Kavanaugh, Bardem, Cruz ve Almodovar'ın da imzalarının olduğu manifestonun kendisinde 'büyük bir şaşkınlık yarattığını' dile getirerek, 'İspanya'da yahudi düşmanlığı kırımızı alarm veriyor. Başka bir Yahudi soykırımı olamayacağını düşünen tüm Yahudiler İspanya'yı ve Avrupa'nın bir çok yerini dolaşmalı' dedi. PENELOPE CRUZ'A 'HAFTANIN SALAĞI' AŞAĞILAMASI Ünlü Amerikan televizyonu Fox'ta yayınlanan 'The Five' adlı porogram ise 'Amerika'nın büyük bir müttefikini çöpe attığı' gerekçesiyle Penelope Cruz'u 'haftanın salağı' olarak niteledi.Vatan
Reklam
En Çok İzlenen 10 Epic Rap Battles of History Kapışması
Epic Rap Battles of History (Türkçe, Tarihin Efsanevi Rap Savaşları) (sık sık ERB ya da ERBoH olarak da kısaltılır) YouTube video serisidir. Yapımcıları Peter Shukoff (Nice Peter) ve Lloyd Ahlquist (EpicLLOYD)'dir. Bu seri, ünlü tarihsel figürlerden ve pop kültürü figürlerinden, ya da hayali şeylerden oluşur. (ALINTI)
Penelope Cruz Yine Provokatör
Ünlü oyuncu Penelope Cruz, Agent Provocateur için ikinci kez yönetmen koltuğuna oturdu. Yayınladığı yaratıcı ve kışkırtıcı reklam kampanyalarıyla her seferinde dünya çapında olay yaratmayı başaran Agent Provocateur, Penelope Cruz ile olan partnerliğini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl Agent Provocateur’ün Sonbahar Kış 2013 kreasyonu L’Agent için yine bir reklam filmi çeken seksi yıldız Penelope Cruz, dikkatleri çekmesini çok iyi bilmişti. Penelope Cruz’un hem yazdığı hem yönettiği hem de oynadığı bu yeni reklamda bir araç dolusu dansçıyı çölde izliyoruz. Çölde serap görmekte olan bir adamın gözünden izlediğimiz reklamda otomobilden inen dansçı kadınlar iç çamaşırlarıyla dans ediyorlar.
Reklam
The Cut’ın Fragmanı Yayınlandı
Fatih Akın'ın The Cut - Kesik filminin fragmanı yayınlandı.  Çekimleri Ürdün, Küba, Kanada, Malta ve Almanya’da gerçekleştirilen The Cut (Kesik), 1915′de Mardin’de yaşayan 2 çocuk babası bir Ermeni’nin ailesinden koparılmasını ve iki kızına tekrar kavuşma çabasını konu ediniyor. The Cut filminin senaryosu Fatih Akın ve Mardik Martin'e ait. Fatih Akın'ın son filmi The Cut'un başrolünde Cezayir asıllı ünlü oyuncu Tahar Rahim yer alıyor. Rahim'e The Cut filminde Simon Abkarian, Arsinee Khanjian ve George Georgiou'nun yanı sıra Türk oyuncular Akın Gazi, Numan Acar, Korkmaz Arslan gibi isimler de eşlik ediyor.
Big Bang Theory'nin Yıldızları Bölüm Başı 1 Milyon Dolar Alacak!
Dünyaca ünlü Amerikan dizisi 'Big Bang Theory'nin üç yıldızı, yeni bölümler için yapımcı şirketle anlaştı. Sheldon karakterini canlandıran Jim Parsons, Johnny Galecki (Leonard) ve Kaley Cuoco (Penny) Warner Bros yapım şirketi ile üç yıllık sözleşme imzaladı. Simon Helberg ve Kunal Nayyar'ın da yapımcılarla görüşmeleri sürdürdükleri ve yakın zamanda anlaşma sağlanmasının beklendiği belirtiliyor. Oyuncuların bölüm başına birer milyon dolar alacakları öne sürülüyor. Böyle bir anlaşma Big Bang Theory'nin yıldızlarını Amerikan televizyonlarında en fazla ücret alan oyuncular yapacak. Diziyi yayımlayan CBS Televizyonu anlaşmayla iligli olarak henüz açıklama yapmadı. Bir grup üstün zekalı, antisosyal gencin yaşamlarına odaklanan Big Bang Theory 2013-14'te 23,1 milyon izleyiciyle Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok izlenen dizi oldu.BBC Türkçe
Tek Tatilde 1200 Selfie!
ABD'nin en ünlü ailesi Kardashian'ların dünya çapında tanınan ismi Kim Kardashian, sosyal medyada kendi fotoğraflarını en çok yayınlayan isimlerden biri. Günde onlarca selfie çeken yıldız bu özelliği ile birçok insan tarafından takıntılı ve megaloman olarak değerlendiriliyor. Bu değerlendirmeye katılan son isim ise ünlü yıldızın menajerliğini de yapan annesi Kris Jenner oldu. 'Keeping up Kardashian's' adlı realite şov programında hayatlarını canlı yayında tüm dünyaya sunan aile tatil için Tayland'a gitti ve programının son bölümü de burada çekildi. Kim Kardashian ise kısa süren tatil boyunca 1200 selfie çekti. Ailenin annesi Jenner ise son bölümde bikinisi ile selfie'sini çeken kızına müdahale etti. İngiliz basınından Daily Mail'in haberine göre anne Jenner, Kim Kardashian'a 'Günde kaç kere kıyafet değiştirip kendi fotoğrafını çekiyorsun' diye sordu. Kardashian ise bu soruyu duymazdan geldi. Bunun üzerine annesi 'Kızım sen resmen bu konuda takıntılısın' dedi. Annesinin tepkisini yine umursamayan Kardashian ise işine devam etti. Kim Kardashian'ın, megaloman olmakla sık sık eleştirilen ünlü şarkıcı Kanye West ile evliliğinden bir çocuğu var.GAZETEPORT / MAGAZİN 
Reklam