Dünden Bugüne 13 Farklı Keira Knightley
1985 Yılında İngiltere'de doğan Keira Knightley, henüz 20 yaşında Oscar ve Altın Küre ödüllerine aday gösterilerek en yetenekli ve en genç sanatçı ünvanına sahip olmuştur. Gelin 13 karede Keira Knightley'i yad edelim;
Zengin Fakir Ayrımı Yapan Karaktersiz 9 Hastalık
Tamam, biliyoruz. Hayat hiç de adil değil. Güzel olmak için hiçbir şey yapmamış bir insanın güzelliğini kullanarak para içinde yüzdüğü, şans eseri Amerika`da doğan çocuğun Somali`de doğan çocuktan hayata 10-0 önde başladığı, top oynayan adama milyonlar verilirken insan yetiştiren eğitmenlere üç kuruş verildiği bir dünyadan adalet zaten beklemiyoruz ama dostlar, en azından, yani en en azından hastalıklardan adil olmalarını beklemek hepimizin en doğal hakkı.Bu hastalıklar, zengin fakir ayıran, yetim hakkı yiyen adi ve şerefsiz hastalıklardır. Bütün hastalıkları suçlamıyorum, aralarında işini gayet temiz yapan, ayrım yapmayan delikanlıları da mevcuttur. Ama bu listedekilerin alayı namussuz.Onedio bir tıp sitesi değildir, insanların buraya tıbbi konularda akıl danışmak, fikir almak için geldiklerini düşünmüyoruz. Hastalık gibi ciddi konularla dalga geçmek gibi bir niyetimiz asla olamaz ama olaya bir parça eğlence katmak ve bu siteyi okuyan olgun insanlardan da bu esprileri süzebilecek aklıselimi beklemek hakkımız diye düşünüyoruz. Lütfen galerilerimizi okurken bunu göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin. Her galerinin başına 'bunları evde uygulamayın' da yazabilirdik ama sırıtır diye yapmıyoruz.
"Fenerbahçeli Futbolcular Muz Yesin"
Prof.Dr. Canan Karatay, taraftarı olduğu Fenerbahçe'ye kondüsyon reçetesi verdi: 'Bizim futbolcular 11 kişi 45 dakika oynuyor ve 15 dakika dinleniyor. Tenisçiler ise 8 saat koşturuyor. Ben de eski tenisçiyim, biz muz yerdik.' dedi.Söylemleriyle çığır açan Prof. Dr. Canan Karatay, genç futbolculara beslenme taktiği verirken Amerika'da tenis şampiyonu olduğunu söyledi. Başarısını ise muz yemeye bağladıTGRT Haber'e konuşan Beslenme konusunda çığır açan ünlü Kardiyolog Prof. Dr. Canan Karatay katıldığı bir canlı yayında, izleyicilerden gelen sorulara cevap verdi. Soruları cevaplarken canlı yayına bağlanan genç bir futbolcunun 'Nasıl beslenmeliyim?' sorusu üzerine Karatay, bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu vurgulayarak genç futbolcunun sorusunu cevapladı. Geçmişte Amerika'da tenis şampiyonu olduğunu ve yarım boy muz yiyerek beslendiğini anlatan Canan hoca Fenerbahçe'nin son dönemdeki başarısızlığına da değindi. İşte Canan hocanın çarpıcı açıklamaları:Bizim zamanımızda Lefter en iyi futbolculardandı. Lefter 'Karbonhidrat sporcular için zehirdir' demiştir. Hayatında ekmek yememiş, yalnız yağ, yumurta ve balık yemiş. Hep zayıftı ve performansı yerindeydi.' Sözlerine Fenerbahçeli oyuncu Emre Belözoğlu üzerinden devam eden Prof. Dr. Karatay 'Emre, İspanya'ya gittiğinde fitti, buraya geldi, karbonhidart ağırlıklı beslendi şişmanladı' dedi. Bu açıklamasının ardından ise gerek Fenerbahçe'nin son zamanlarındaki başarısızlığına gerekse Türk futbolcularına değinen Prof. Dr. Karatay 'Bizim futbolcular ilk yarıda, 45 dakika oradan oraya çok güzel koşarlar. 2-3 gol atarlar. Ben eyvah derim. Çünkü ikinci yarıda gol yiyecekler. İkinci yarıda bizim çocuklar artık halsiz kalırlar. Bizim adetimizdir' ifadelerine yer verdi.Ünlü Kardiyolog sözlerine şu şekilde davam etti: 'Bizim futbolcular 11 kişi 45'er dakika oynuyor ve 15 dakika dinleniyorlar. Tenisçiler ise 8 saat teke tek koşturuyorlar ve çok yorulmuyorlar. Ben de tenis oynadım. Amerika'da şampiyonuluğum var. Yarım boy muz yerdim. Biraz da mineral için tuzlu su içerdim.' 'Son dakikada yüklenen karbonhidratın faydası yok. Adaledeki glikojen son dakikada birikmez.'Avustralya'da Ekmek tüketimiyle ilgili bin kadın üzerinde anket yapıldı. İnsanlar kilo vermek için ekmek yemezken uzmanlar, ekmeği beslenme düzeninden tamamen çıkarmanın hata olduğu belirtti. Özellikle kepekli ekmeği yememenin yarardan çok zarar getireceğini belirtildi.Kaynak: Hürriyet
'Yeniden Aşka Hazırım'
Bir dönem 'tükenmişlik sendromu' yaşadığını dile getiren Meryem Uzerli 'eski hayatıma döndüm' dediMuhteşem Yüzyıl dizisinde 'Hürrem Sultan' karakteriyle ünlenen ve bir dönem sonra 'tükenmişlik sendromu' gerekçesiyle diziden ayrılan Meryem Uzerli , 'Eski hayatıma döndüm. Ünlü olmak gerçek hayat değil. Yeniden aşık olmaya hazırım' dedi.ELLE dergisinin Ekim sayısı için röportaj veren Uzerli, ani bir karar ile Türkiye'den Berlin'e döndüğünde, nasıl bir hayata başladığını anlattı.Uzerli'nin ELLE dergisine verdiği röportaj şöyle:Türkiye'den Berlin’e döndüğünde nasıl bir hayata başladın?Bir süre, uzun bir süre kendimi dinledim. Zaten hamileydim. Evdeydim, bisiklete bindim, arkadaşlarımla buluştum. Normal şeyler.Dinledim derken, kendini mi dinledin? Hayatınla ilgili sorular mı sordun?Kendime çok sorular sormadım aslında. Evde oturdum ve düşündüm. Hay Allah, bir sürü olay üst üste geldi... Hepsini kabul ettim. Ve bunları kabul ettiğim için de çok düşünemedim. Sadece her gün uyandım ve kendime “Bugün sana ne iyi gelecek?” diye sordum. Yürüyüş yaptım. Arada arkadaşlarımla buluştum. Aylarca süren hamilelik döneminde çok kendimle kaldım.Zaten Türkiye’ye gelmeden önce kendi kendine bir hayatın vardı değil mi?Tabii ki vardı.Yani o yüzden alışkınsın, kendi başına olan bir insansın aslında.Evet aynen. Ben çok kalabalık bir ortam içinde olmadım. Tabii ki çok arkadaşım var ama...Berlin’de eski hayatına döndün aslında.Aynen, eski hayatıma döndüm. Yeni bir ev buldum, taşındım. Daha aydınlık bir ev. Hemen hemen aynı semt, aynı yerde.Berlin’de kimse benimle ilgilenmiyor.İstanbul’a gelmeden önce nasıl bir hayatın vardı?Televizyonda işlerim vardı, tiyatro yaptım. Filmler çektim. Arkadaşlarımla ilgilendim.Yani oyuncu olarak Almanya’da bir deneyimin vardı?Tabii, tiyatroda çalıştım ve de filmler çektim.Türkiye’ye gelip de birdenbire üne kavuştuğunda zorlandın mı?Yok zorlanmadım.Nasıl hissettin?Diziyi çekmeye başladık. Ben alışkın olduğum gibi sokağa çıktım. Her yerde yürüyüşe çıkıyordum. Önce hiç kimse bana bakmadı. Dizi yayınlandıktan sonra her gün daha fazla kişi beni tanır oldu. Sadece bunu fark ettim. Tabii ki özgürlüğüm biraz daha kısıtlandı, bunu hissettim. Ama zaten bu, ünlü müyüm ünlü değil miyim, meselesi beni çok ilgilendirmiyor. O yüzden fazla zorlanmadım. Ben ünlü müyüm?Bazı insanlar ünlü olmak için çabalar.Bu insanlar için ünlü olmak neden önemli, onu bilmek lazım. Mesela bir gün Bebek’te bir kafede otururken, bir çocuk geldi yanıma ve oyuncu olmak istediğini söyledi. Ve benim kadar ünlü olabilmek için ne yapabileceğini öğrenmek istedi. Ben de “Oyuncu mu, ünlü mü olmak istiyorsun?” diye sordum. Cevabı “Ben ünlü olmak istiyorum” oldu. “Bunun için sana bir yol gösteremem” dedim. Çünkü ben sadece oyuncu olmak istemiştim. Ünlü olmak değil. Benim için ünlü olmak önemli değil. Neredeyse bir senedir Berlin’de yaşıyorum. Kimse benimle ilgilenmiyor. Bazen Türk bir taksiciye denk gelirsem beni tanıyor. Fotoğraf çektirmek istiyor. O kadar.Ve bu seni üzüyor mu?Yok. Böyle bir şey beni hayatta üzmez. Çok mutluyum. Ünlü olmak gerçek hayat değil. Tabii ki işimi yaptığım için mutluyum. İnsanlar işimi beğeniyor. Beni kişilik olarak seviyorlar. Galiba bendeki enerjiyi hissediyorlar. Benim kalbimi hissediyorlar. Dizide güçlü bir karakteri oynadım. Tabii ki güzel bir duygu. Çaba sarf ettim, çalıştım. Birisi işini beğendiğinde tabii ki sen de iyi hissedersin. Beni mutlu eden bu, ünlü olmak değil.Dün için yaşayan bir insan olmadığını söyleyebiliriz?Aynen.T24
'Asena Erkin Yüzüne Kese Kağıdı Taksın'
Söylemezsem Olmaz programının sunucularından Duygu Çetinkaya, Asena Erkin hakkında çok sert açıklamalar yaptı...Yaşadığı skandallarla gündeme gelen Asena Erkin için 'Yüzüne kese kağıdı taksın' diyen Çetinkaya, Asena Erkin'in gençlere kötü örnek olduğunu söyledi...Duygu Çetinkaya'nın açıklamaları şöyle;'ASENA ERKİN YÜZÜNE KESE KAĞIDI TAKSIN'Asena Erkin yüzüne kese kağıdı taksın. Onun yaptıklarını yapsam sokakta beni gezdirmez taşlarlar...Bu yaşananların doğru bir şeymiş gibi 17-18 yaşındaki çocuklara örnek olmasından rahatsızım...medyafaresi
"Şampiyonlar Ligi'ni Bu Sene Kazanabiliriz"
Belçikalı yıldız, çok iyi bir kadro oluşturduklarını ve bu sene sonunda Şampiyonlar Ligi'nde mutlu sona ulaşacaklarına inanıyor.Chelsea 'nin Belçikalı yıldızı Eden Hazard , tüm kulvarlar için yeterli kadroları olduğunu ve Şampiyonlar Ligi'nde zafere uzanacaklarını iddia etti.Haziran 2012'de Stamford Bridge'ye transfer olan Belçikalı, yeni kulübüne gelişinden sadece 1 ay sonra Bayern Münih'i devirerek Devler Ligi kupasının sahibi olmuştu.Bu yaz Diego Costa, Filipe Luis, Cesc Fabregas ve Loic Remy gibi ünlü isimlerin Londra ekibine transferiyle güçlerine güç kattıklarını ifade eden genç yıldız, Berlin'de Mayıs ayında oynanacak finalde tekrar mutlu sona ulaşacaklarına inanıyor.Devler Ligi şanslarını değerlendiren Hazard, kulübün resmi sitesine verdiği demeçte, 'Chelsea'ye geldiğimden günden beri Şampiyonlar Ligi'ni kazanma arzumu herkes biliyor. Elimizden gelenin en iyisini yaparak bunu başarabileceğimizi biliyorum.' dedi.Arkadaşlarına güvenen Belçikalı yıldız, 'Bu takımla neden olmasın? Real Madrid ve Bayern Münih bu sene kadrolarını oldukça güçlendirdiler. Evet bunların dışında birçok sağlam takım var. Öncelikle gruplardan çıkmaya bakacağız. Şimdilik ilk hedefimiz bu. Elbette insan o anı hep hayal ediyor. Her sene aynı umutla başlıyoruz. Umarım bu sene hasret sona erecek.' şeklinde konuştu.Salı günü G Grubu'ndaki ikinci maçına çıkacak olan Chelsea, Sporting Lizbon ile karşı karşıya gelecek. İlk hafta mücadelelerinde Schalke ile 1-1 berabere kalmışlardı.Goal.com
BitTorent: 'Bu Albüm Bir Deney'
Radiohead'in solisti Thom Yorke'un yeni solo albümünü internet üzerinden yayınlayan BitTorent'ten açıklama geldi. Yorke'la uzun süredir çalışmak istediklerini belirten BitTorent ekibi, “bu albüm bir tür deneydi” dedi. Bir süredir Twitter'dan yaptığı gizemli paylaşımlarla sevenlerinde merak uyandıran, yayınlayacağı albümün sadece kendisine mi ait olacağı yoksa solistliğini yaptığı Radiohead'in çalışması mı olacağı konusunda hayranlarını belirsizliklere sürükleyen Thom Yorke, Cuma günü bu gerilime son vererek Tomorrow's Modern Boxes adlı solo albümünü yayınlamıştı. BitTorent'in dijital mağazası üzerinden 6 dolara satışa çıkarılan albüm, kısa sürede büyük bir ilgi görmüştü.Thom Yorke'un son albümünün büyük ilgi görmesi üzerine, geleneksel olmayan bir yöntemle albüm lansmanının yapıldığı BitTorent cephesinden de bir açıklama geldi. Radiohead'le uzun süredir çalışmak istediklerini belirten Bittorent'in İçerik Müdürü Matt Mason, yaklaşık bir sene önce Yorke ve Radiohead'in prodüktörü Nigel Godrich'le iletişime geçtiklerini söyleyerek, albümün BitTorent üzerinden satışa sunulmasını bir deney olarak gördüklerini açıkladı.'Yeni mecraya giren ilk isim'Daha önce de Radiohead'in In Rainbows albümünün dinleyicinin belirlediği fiyattan satışa sunulmasının ve Yorke'un Spotify'a yönelik eleştirilerinin kendilerini etkilediğini belirten Mason, Tomorrow's Modern Boxes'ın yayınlanması sürecindeki çalışmanın çok rahat olduğunu söyledi. Albüm çalışması için buluştuklarında müzisyenler için internetin nerede durduğu ve BitTorent üzerinden ödeme kanalları oluşturmanın ihtimallerini tartıştıklarını söyleyen Mason, bu konuşmanın sonunda ise Yorke'un bu yeni açılacak mecraya giren ilk isim olmak istediğini açıkladı.Müzik sektörünün dijitaldeki ilerleyişi üzerine en çok kafa yoran müzisyenlerden biri olan Yorke ve üzerine yapıştırılan “korsan CD'ci” etiketinden kurtularak dijitalde yeni bir yer edinmeye çalışan BitTorent'in birlikte yürüttükleri deney, başarıya ulaşmış gibi gözüküyor. İkilinin dijital müzik sektörüne yeni bir yön verip vermedikleri konusunda konuşmak için henüz erken olsa da, Tomorrow's Modern Boxes'ın yayınlandığı ilk gün 100 binden fazla kişi tarafından indirilmiş olması bile değişimin sinyallerini veriyor.HaberSol
Audrey Hepburn’ün Torunu Büyüledi
1994 Doğumlu olan Audrey Hepburn’ün torunu Emma Ferrer, büyükannesini hiç tanıma fırsatı bulamamış olmasına rağmen stil çizgisini miras biçiminde yaşatmaya devam ediyor. Audrey Hepburn dünyanın en kalıcı tarz yaratan kadınlarından biriydi. 1993 yılında hayata gözlerini kapayan Hepburn’ün büyük oğlu Sean Ferrer Hepburn’den olan torunu Emma Ferrer, Paris moda haftasında gözleri üzerinde buluşturdu.Floransa’da bir sanat okulunda eğitim alan Ferrer terzilik ve tasarım işleriyle bu günedek gözlerden uzak kalmayı tercih etmişti. En son geçtiğimiz yıl Eylül ayında Amerikan Bazaar dergisi'ne konuk röportajı yayınlanan Ferrer bugün Paris moda haftasında görüntülendi.Magazin çevrelerince büyük annesine pek benzetilmese de bu 20 yaşındaki tatlı kız İngiliz aksanı, elmacık kemikleri ve içten gülüşüyle bize göre ilerleyen yıllarda büyük annesinin tıpatıp kopyası olacak.
Clooney ve Alamuddin Çiftinin Düğününe İtalyan Basınından Tepki
'Hollywood'un gözde bekârı' unvanına Venedik'te veda eden George Clooney, İtalya'da hem heyecan hem de hayal kırıklığı yarattı.3 gün 3 gece süren bir merasimle Lübnan asıllı İngiliz avukat Amal Alamuddin'le evlenen Clooney, bir yandan bu kadar gösterişli bir düğün yaparken bir yandan da büyük bir gizlilik kalkanı oluşturduğu için tepki çekti.Clooney-Alamuddin çifti ve yakınları geçen Cuma günü Venedik'e gittiğinden beri, hem konukları hem de onların peşindeki gazetecileri taşıyan tekneler kentin ünlü kanallarını bloke etti.Çiftin ve yakınlarının kaldığı otellerin kara yolundan girişleri de kapatıldı. Düğün resepsiyonunun yapıldığı Aman Canal Grande otelinin kanala açılan girişine de özel bir çadır gerilerek ekstra gizlilik sağlandı.Fotoğraf sızdırana 5 milyon dolar tazminatDüğün resepsiyonu sırasında 400 kadar güvenlik görevlisi çalışırken, otel çalışanları ve konukların cep telefonu kullanması yasaklandı. Düğüne katılanlara bir sözleşme imzalatılarak, fotoğraf sızdırmaları halinde 5 milyon dolar tazminat ödeyecekleri uyarısında bulunulduğu öne sürüldü.Kimi Venedikliler ve turistler Hollywood yıldızlarını yakından görme ihtimalinden memnun olsa da kimileri ise düğün için uygulanan kısıtlamalardan şikayetçiydi.Venedik yakınlarındaki Padova kentinden sırf düğüne tanık olmak için geldiğini söyleyen Nanni Tamborino 'Tüm yolu bunun için geldim ama her yeri kapatmışlar. Clooney madem bu güzel şehirde böyle gösterişli bir düğün yapmak istiyor, o zaman bizim de görmemize izin vermeli' diyerek tepki gösterdi.İtalyan medyası da, 'yılın düğünü' olarak lanse edilen törenin ilk heyecanını atlattıktan sonra olağanüstü gizlilik tedbirlerini eleştirmeye başladı.La Stampa** gazetesi 'Eğer evlilik yemininin kısıtlı bir grup tarafından görülmesini istiyor idiyseler Venedik'i seçmek çok da iyi bir fikir olmayabilir' diye yazdı.RaiNews24** televizyonu da düğünün görüntülerinin Vogue dergisine satıldığını hatırlatarak tüm bu gösteriş içindeki gizliliğin aslında bir pazarlama taktiği olup olmadığını sorguladı.Clooney politikaya mı atılacak?Bazı yorumlarda ise Clooney'nin politikaya atılmayı planladığı öne sürüldü.Il Foglio** gazetesinden Fabiana Giacomotti, Amal Alamuddin'in ilk başlarda 'fazla göz önünde olmamak için' Clooney ile ilişki yaşamak istemediğini söyledi ve 'Peki şimdi ne oldu da böylesine gösterişli bir törenle evlenmeyi kabul etti? Bu bir pazarlama operasyonu mu? Esas amaç ne? Yoksa Clooney politikaya mı atılmak istiyor? Eğer öyleyse Amal Alamuddin harika bir eş seçimi' dedi.La Stampa gazetesi de Oxford mezunu insan hakları avukatı Amal Alamuddin'in 'harika bir first-lady' olacağını yazdı.Clooney-Alamuddin çiftinin Venedik'te evleneceği açıklandığında nikahın Pazartesi günü yapılacağı belirtilmişti. Ancak Cumartesi gecesi yapılan resepsiyon sırasında Clooney'nin sözcüsü bir resmi açıklamayla çiftin evlendiğini duyurdu.Düğünün detayları sır gibi saklansa da Venedik'e akın eden İtalyan basını çöpleri karıştırmak ve 'otele yakın kaynakları sıkıştırmak' gibi taktiklerle bilgi edinmeyi başardı.Çeşitli kaynaklarda yayınlanan bu bilgilere göre Cumartesi gecesi saat 20.18'de çift evlilik yeminini etti.Töreni, eski Roma Belediye Başkanı ve Clooney'nin yakın arkadaşı Walter Veltroni yönetti. Ancak İtalyan yasalarına göre çiftin nikahı ancak Pazartesi günü resmi olarak imzaların atılmasıyla geçerli olacak.George Clooney'nin yemin töreni sırasında çok heyecanlandığı ve elleri titrediği için düğün pastasını kesmekte zorlandığı da öne sürüldü.Clooney törende Armani smokin, Alamuddin ise İngiltere Prensi William'ın karısı Kate Middleton'ın da gelinliğini yapan Sarah Burton tasarımı bir gelinlik giydi.Düğüne, Bill Murray, Ellen Barkin, Cindy Crawford, Emily Blunt, Matt Damon, Bono gibi ünlülerin de aralarında bulunduğu 200'e yakın konuk katıldı. Cindy Crawford'un kocası Rande Gerber'in, Clooney'nin nikah şahidi olduğu tahmin ediliyor.Düğünün masraflarını da gelinin babası Ramzi Alamuddin'in karşıladığı söyleniyor.Clooney ve Alamuddin'in Venedik'te kullandığı teknenin adının 'Amore' (Aşk) olduğu dikkatlerden kaçmadı.Ancak, aslında bu teknenin adının 'Confusione' (Karışıklık) olduğu ve çiftin düğününe özel olarak 'Aşk' olarak değiştirildiği ortaya çıktı.İtalyan basını ise 'George ve Amal, İtalya'da tekne adı değiştirmenin uğursuzluk getirdiğine inanıldığını bilmiyor olmalı' diye yazdı.Övgü Pınar | BBC Türkçe
Yılmaz Güney'in İmralı Günlerinden Daha Önce Görmediğiniz 18 Fotoğraf
Türk sinemasının unutulmaz ustası Yılmaz Güney'in yaşamının büyük kısmı cezaevlerinde geçti. Güney'in bir süre yattığı İmralı Cezaevi günleri ise ilk kez gün ışığına çıktı. Yılmaz Güney'in İmralı'da çekilen fotoğrafları kitaplaştırıldı ve Everest Yayınları tarafından yayınlandı.