Lady Gaga'nın Muhteşem Müzik Tarzı Ve Paris Konserinden Bir Kısım!
Çoğunuz Lady Gaga'nın pop türünde müzik yaptığını zannediyorsunuz. Evet yapıyor fakat Pop müziğin yanında çoğunlukla Rock/Disco türü müzikler yapıyor... 2014 Yılında Tony Bennett ile ortak çıkardığı Cheek To Cheek albümünde de Lady Gaga'nın her türden şarkılar söyleyebileceğine şahit olduk... Aşağıdaki video Lady Gaga'nın ArtRAVE kapsamında gerçekleşen son konseri ve o konserden 'Swine' şarkısını seslendiriyor...
Wilma Elles İmam Nikahı Kıydı
İşadamı sevgilisi Kerem Göğüş ile evlenen Wilma Elles, Müslüman olup imam nikahı kıydırdıGüzel oyuncu Wilma Elles, işadamı sevgilisi Kerem Göğüş'ten Kapadokya'da evlenme teklifi almıştı. Teklifin ardından evlenme hazırlığına giren çift, nikah masasına oturdu.Akşam'dan Samet Aday'ın haberine göre, işadamı Kerem Göğüş ve oyuncu Wilma Elles, Bebek'teki lüks dairelerinde mutluluğa 'Evet' dedi. Geçtiğimiz cuma akşamı kıyılan imam nikahı öncesinde Müslüman olan Elles, daha sonra Kerem Göğüş'le birlikte imamın karşısına geçti.Elles, işadamından ''mehir'' talebinde bulunmazken ünlü çiftin resmi nikah ve düğünleriniyse yaz aylarında yapacakları kesinlik kazandı.En son Haber
O Ses Türkiye'de Yılbaşında Ünlü İsimler Yarışacak
TV8’de ekrana gelen O Ses Türkiye’de yılbaşında birbirinden ünlü isimler yarışacak.Gecenin süpriz isimleri ise Murat Yıldırım, Arda Turan, Selin Şekerci, Tuba Ünsal, Sarp Apak, eser yenenler, ibrahim büyükak ve Oğuzhan Koç olacak.Jüri üyeleri bu sefer takımlarına ünlü isimler arasından seçim yapacak.O Ses Türkiye Çarşamba akşamı saat 20:00’da TV8’de.
Çağla Şikel, Sansürsüz Videosunun Kaldırılması İçin Dava Açtı
Çağla Şikel Alişan ile sunduğu bir TV programında dans ederken bir kaza yaşamış,göğsü açılmıştı.Ünlü manken, görüntülerin kaldırılması için mahkeme başvurmuş ve bu sayede 190 siteden görüntüleri kaldırmayı başarmış.Youtube ‘da ise video 1 milyon kez izlenmişti.Mahkeme konuyla ilgili yayın yasağına ise ret cevabı vermişti.Çağla Şikel 3 ayrı mahkemeden aldığı kaldırma kararı ile sitelere ihtarname gönderip,videonun yayından kaldırılmaması halinde ise yasal yollara başvuracağını belirtti.
Kartal Zirveye Yuva Yaptı
Beşiktaş, Süper Lig'de peşpeşe 7. galibiyetini Konya'da aldı. Kartal, Galatasaray derbisi öncesi kritik bir galibiyet alırken, ligde 2014 yılını zirve tamamladı. Beşiktaş için kötü haber Atiba'dan geldi, kırmızı kart gören Kanadalı derbide yok.Spor Toto Süper Lig'de 15. hafta mücadelesinde Beşiktaş deplasmanda Torku Konyaspor'u 2-1 mağlup etti.Sakat futbolcuların çokluğu nedeniyle sıkıntılı bir dönem geçiren Beşiktaş, Torku Konyaspor maçını da bazı oyuncularından yoksun çıktı. Siyah-beyazlılarda sakat futbolcular Mustafa Pektemek, Necip Uysal ve Tomas Sivok kadroda yer almadı. Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, geçen hafta 3-1 kazandıkları Akhisar Belediyespor maçına göre takımını 2 değişiklikle sahaya sürdü. Kerim Frei'nin yerine Gökhan Töre, Cenk Tosun'un yerine ise sakatlığı geçen Demba Ba ilk 11'de görev aldı.Son maçlarda aldığı kötü sonuçlardan sonra kadroda revizyona giden yeşil-beyazlılarda ise Alexander Hleb'in yanı sıra, Dimitar Rangelov, Tolga Ünlü, Jagos Vukovic ve Özgür Özkaya 18 kişilik maç kadrosuna dahil edilmedi. Torku Konyaspor evindeki Galatasaray maçından 2 değişiklikle sahaya çıktı. Hleb'in yerine Mehmet Güven, Rangelov'un yerine de Djalma ilk 11'de şans buldu.Ev sahibi Torku Konyaspor'un baskısıyla oynanan ilk yarıda Kartal girdiği tek pozisyonda golü buldu. 20. dakikada Kaleci Tolga'nın uzun pasıyla ceza sahasına hareketlenen ve topu önünde bulan Gökhan'ın şutunda, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.İlk yarının kalan dakikalarda başka gol olmadı ve ilk yarıyı Beşiktaş 1-0 önde kapattı.İkinci yarıda ilk 45 dakikanın kopyası gibiydi. Konya ekibi oyunda baskıyı kurdu, ancak Beşiktaş 58. dakikada bir geldi pir geldi. Olcay'ın ceza alanı önünde indirdiği topa Sosa, düzgün bir vuruşla farkı ikiye çıkardı.82. dakikada Torje'nin yerde kalmasıyla hakem Halis Özkahya penaltı noktasını gösterdi. Penaltı atışı sırasında bir sarı kartı daha gören Atiba takımını 10 kişi bıraktı. Beyaz noktanın başına geçen Hasan Kabze farkı bire indirdi.Süper Lig'de peşpeşe 7. galibiyetini alan Kartal 36 puanla zirvedeki yerini korudu. Peşpeşe 3. yenilgisini alan Torku Konyaspor ise 16 puanda kaldı.Lig Tv
Reklam
Haftasonu Okuması: 22 CEO ve Ellerinden Düşürmedikleri Kitapları
Düşünen, üreten ve çalışan her insan gibi, ünlü CEO’lar da boş zamanlarını doldurmak için kitap okuyorlar. Büyük patron olmanın “comfort zone” olduğunu düşünüyorsanız, haklı olabilirsiniz. Fakat vizyon, başarılı olabilmek için sürekli yenilenmesi gereken bir şey, ve bunu yapmak için bazen belki de hiç beklemediğiniz kaynaklardan esinlenmeniz gerekebilir. Edebiyat eserleri de yüzyıllardır böyle bir kaynak teşkil ediyor. CEO.com ve DOMO‘nun hazırladığı infografikte, büyük global şirket liderlerinin elinden bırakmadığı kitapları görebilir, bu iş gurularının nasıl düşündüğüne dair bir fikir edinebilirsiniz. Steve Jobs’tan Bill Gates’e, Mark Zuckerberg’den Richard Branson’a ve Larry Page’e tüm popüler ve büyük liderlerin elinden bırakmadığı kitapların olduğu bu listeyi iyi değerlendirmenizi ve güzel bir haftasonu okuması olmasını dileriz.
Reklam
Ailesi Churchill'i İslamiyet ile İlgilenmemesi İçin İkna Etmeye Çalışmış
Yeni keşfedilen bir mektuba göre, ailesi İngiltere'de uzun yıllar başbakanlık yapan Winston Churchill'i İslamiyet ile ilgilenmemesi için ikna etmeye çalıştı.Cambridge Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Warren Dockter, 1940-1945 ile 1951-1955 yıllarında İngiltere Başbakanlığı yapan Winston Churchill’e 1907’de gönderilen bir mektubu buldu. Churchill'in kardeşinin eşi Gwendoline Bertie'nin kaleme aldığı mektupta, 'Lütfen İslamiyet'i seçme. Paşalaşma ve Doğululaşma eğilimlerin olduğunu fark ediyorum. Eğer İslamla ilişki kurarsan, İslam’ı kabulün tahmin ettiğinden daha kolay olabilir. Buna karşı savaşmalısın' ifadeleri yer alıyor.İngiliz Independent gazetesinin haberinde, Churchill'in İslamiyet ve Doğu kültürüne ilgisi dolayısıyla din değiştirme ihtimalinin ailesinde endişeye neden olduğu belirtildi.Eski İngiltere Başbakanı’nın 1907 yılında dönemin ünlü aktivist ve yazarlarından Lady Lytton'a gönderdiği mektupta, 'Keşke Osmanlı İmparatorluğu'ndaki paşa gibi olsaydım' diye yazdığı da aktarıldı.Dockter, 'Churchill, hiçbir zaman ciddi anlamda din değiştirmeyi düşünmemiş. Mektubun yazıldığı dönemde ateist olduğunu bile söyleyebiliriz. Ancak Victoria dönemindeki birçok aydın gibi İslam kültürüne hayranlık duyduğu biliniyor' dedi.Churchill, İngiliz ordusuyla Sudan’dayken İslam kültürünü yakından gözlemleme fırsatı bulmuştu. 1899’da Sudan’da yaşadıklarını anlatan The River War kitabını yayımlayan Churchill, kitapta şu ifadelere yer vermişti:“Müslümanlar birey olarak müthiş özellikler gösteriyor. Ancak dinlerinin etkisi, inananların sosyal gelişimini engelliyor. Dünyada daha geriye dönük bir güç yok. Muhammedilik ölmekten çok uzakta, militan ve yayılmaya çalışan bir inanç.”Independent ve AA
"Gönül Dostlarım Beni Anlar Diye Bekledim, Tepkiler Beni Çok Üzdü"
Orhan Gencebay, Âkil İnsanlar Heyeti'nden neden ayrıldığını anlattıÂkil İnsanlar Heyeti’nden ayrıldığını açıklayan sanatçı Orhan Gencebay , gerekçe olarak “Ben 50 yıldır Orhan Baba olarak buradayım kendimi acaba ifade edemedim mi diye çok üzüldüm. Benim gönül dostlarım beni iyi bilirler diye bekledim” diye konuştu. Gencebay gelen tepkiler hakkında “İlk akil insan olduğumda verilen tepkilerde tansiyonum 24'e kadar çıkardı. Ve gösterilen büyük tepkiler beni çok üzmüştü” diye konuştu.Millet gazetesinden Başak Çokan’a konuşan Orhan Gencebay, Âkil İnsanlar Heyeti’nden ayrılmasını ve yeni müzik çalışmalarını anlattı. Çokan’ın “Akil insanlardan neden ayrıldı?” başlığıyla yayımlanan söyleşisi şöyle:Yıllar önce ‘Batsın Bu Dünya’ şarkısıyla milyonların sevgisini kazanan sanatçı, ‘akil insanlar” heyetinde yer aldığı için hayranlarından gördüğü tepkiye “Gönül dostlarım beni tanıyamamış” diyor.Usta sanatçı Orhan Gencebay’ın geçtiğimiz yıl 63 kişiden oluşan 'Akli İnsanlar' heyetinde yer almasını pek çok kişi yadırgadı. Çünkü daha önce onu bir siyasi çalışmanın içinde gören olmamıştı. Orhan Baba, sağlık sorunları nedeniyle göreve devam edemeyeceğini söyleyip ayrılık kararı alınca bir kez daha şaşırttı. Gencebay ile Etiler’deki ofisinde buluştum. ‘Akil İnsanlar’ heyetinden ayrılışından, 2015 yılında çıkaracağı yeni albüme kadar pek çok konuyu Millet Gazetesi okuyucularına anlattı.Akil insan ne demek sizce? Karar yetkisi olan bir merci midir?Sözlük anlamı kanaat önderi demek. Yani birçok konuyu bilen vakıf olan kişi anlamına geliyor. Akil insan tam olarak anlatılmadı. Yanlış da anlaşıldı. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri ilk defa böyle bir grup, 63 kişi toplumumuzun bir resmini çekti adeta. Bu akil insanlar halkımıza gitti, sordular. Ülkemiz için, barış için ne düşünüyorsunuz? Fikriniz nedir? Korkunuz nedir? Endişeniz nedir? Olmasını istediğiniz nedir? Eksiğimiz nedir? Ne tavsiye edersiniz? Heyet aldıkları cevapları da rapor haline getirerek yönetime sundu. Ben de bu görevi son derece gurur duyarak yaptım.Size Akil insan teklifi nasıl geldi?İçişleri Bakanlığı’ndan 'Orhan Bey sizi akil insan projesinde kanaat önderi seçtik. Ülkenizin barışı için elinizi taşın altına koyar mısınız?' dediler. Böyle bir çağrıya kim 'Hayır' diyebilir ki. Ben de bu şerefli onurlu görev için Atatürk'ün bir söylemiyle cevap verdim. 'Sözkonusu vatan ise gerisi teferruattır.' dedim ve bu teklifi kabul ettim.Bu projede sizi şaşırtan sonuçlar çıktı mı?Herkesin yaşamı bir tane olduğu için herkes iyi yaşama özlemi ile var olan eksikliklerini anlattılar. Hala iyi yaşam şartları sağlanmadığı için şikayetlerini dile getirdiler. Ünlü olmayanlara kimse dokunmadı ama bana büyük bir tepki gösterdiler. Orada iki şeye üzüldüm; 1. Akil insan kavramı gereği gibi anlatılamadı. 2. Ben 50 yıldır Orhan Baba olarak buradayım kendimi acaba ifade edemedim mi diye çok üzüldüm. Benim gönül dostlarım beni iyi bilirler diye bekledim.Bugüne kadar hiçbir siyasi organizasyonun içinde yer almamışken birden siyasi bir figür haline dönüşmeye başladınız, gibi bir algı oluştu. Sizce tepki bu duruma olabilir mi?Ben de aynı şeyi düşünüyorum. Yani 'Orhan Baba siyasi bir hareketin içinde mi' diye düşündüler. Ben kesinlikle ne siyasi bir hareketin içinde olurum ne de bundan sonra olurum. Ancak barış için halk için ne varsa yapmaya hazırım.Bu süreç sanırım sizi yordu.Tepkiler ve kendimi anlatma durumu elbette yordu. Ancak asıl önemli olan ben çok yoruldum. Ve bu yıl sağlığıma biraz daha önem vermek zorundayım. Bu yüzden beni mazur görün lütfen dedim. Çünkü ilk akil insan olduğumda verilen tepkilerde tansiyonum 24'e kadar çıkardı. Ve gösterilen büyük tepkiler beni çok üzmüştü. Ama önemli değil, dedim. Ben bu ülkenin barışı için birçok yerde program yaptım. Ama ben yine söylüyorum; Orhan Abi olarak bu ülke için ne gerekiyorsa yaparım.Türkiye gündemini nasıl değerlendiriyorsunuz?Açıkçası siyasi olarak ilgilenmiyorum. Ama elbette ki, eksiklikleri görüyorum. Kendi içimizde barışı tam olarak sağladığımızı düşünmüyorum.Peki 2015'te albüm çalışmanız var mı?Olmaz mı? Ülkemiz için ' Canım Ülkem' diye bir şarkı yaptım. 19 sene önce de 'Gelin birlik olalım' dedim. Üstelik 12 yıldır Ak Parti iktidarda ben 19 yıl önce söyledim bu sözleri. 'Batsın Bu Dünya' dedim 38 sene evvel. En kötü zamanlardı 1970'ler. Beni tanıyanlar bilirler bunların hiçbirisinin siyasetle bir ilgisi yoktur. Ben iyi yapılan siyasete saygı duyuyorum ama kötü yapılan bir siyasete saygı duymam mümkün değil. Siyaset Hakka ve kalka hizmet demektir. Bunu yapanlardan Allah razı olsun diyorum.Şu anda bazı tiyatrocular sergiledikleri oyunlarda özgür olmadıklarından yakınıyorlar.Tiyatrocu arkadaşlarım kadar bilemiyorum sıkıntılarını ancak tiyatromuzun daha iyi bir yerlerde olması gerektiğine inanıyorum. Sanat özgür olmazsa olmaz. Düşünceleriniz özgür olmazsa olmaz. Diyorum ki, 'Her sürünün bir çobanı var. Çobanın koyun seçmez ben insanım koyun değil. Ben bilirim koyun bilmez.' Yani beni koyun yerine koyma diyorum. Duygu ve düşünceye gem vurulmaz.Akil İnsanlar Heyeti’nde yer almayacağınıza göre bu yıl neler yapmak istiyorsunuz?Müzik sektörü çökme durumunda. Bunu engellemek için tüm müzik birikimimi ortaya koyup bir çalışma yapacağım. Ve ikinci büyük projem telif hakları olacak. Eserlerimizi izinsiz kullanan müesseseler ciddi bir emek hırsızlığı yapılıyor. Binlerce sanatçı sefil durumda. Sanatçı yaşayacak ki, sanat yaşasın. Şu anda sanatçı gereği gibi yaşayamadığı için sanata da katkısı olmuyor. Her şey anında tüketiliyor ve hemen çalınıyor. Ortada olağanüstü bir hırsızlık var. Üstelik bu hırsızlığın cepten para çalmaktan hiçbir farkı yok.Meslek birlikleri görevlerini yerine getiriyor mu?Sanatçılar, işyerleri, meslek birlikleri kimse bilmiyor ki... Bilmedikleri konuda nasıl atılım yapsınlar. En çok üzüldüğüm şey bazı emekçilerin huzur hakkı almaya mecbur bırakılması. Oysa ortada ne bu tarz bir mağduriyet olmalı ne de bilinçsizce yönetimler. Hatta bununla ilgili çok sevdiğim bir Hadis-i Şerif vardır: ‘Yönetenler bilenlerden ve doyumlulardan olsun’ der. Bu durum siyasette sanatta her yerde geçerli. Bizde arkadaşlar gereği kadar bilmiyorlar. Kayıpların 1 lira değil 50 liraya kadar çıkıyor.Gencebay ‘akil insanlar’ heyetiyle ilgili şunları söylüyor:“Aslında ben isterdim ki 'Meclis’te bizi temsil eden milletvekilleri bu işi yapsın, bize ne gerek var ki' dedim. Onların yaptırım gücü var en azından. Geçtiğimiz yıl en çok yorulan ben oldum. Çünkü kendimi anlatmak zorunda kaldım.”Millet
Reklam
Halit Ergenç Sakalını Bağışladı
Muhteşem Yüzyıl dizisinde Kanuni Sultan Süleyman’ı canlandıran Halit Ergenç, sakalını ‘Teşhir-i İhtişam’ sergisine bağışladı.Ünlü oyuncu Halit Ergenç'in, 4 sezon yayınlanan ve 45 ülkede gösterilen dizinin özellikle son sezonunda iyice uzayan sakalını ne zaman keseceği büyük merak konusuydu. Sakal, sanatçının kendi balmumu heykeline takıldı.SAKLLARI HEYKELE MONTE EDİLDİYaz aylarında gizlice tıraş olan sanatçının kesilen sakalı, Muhteşem Yüzyıl sergisi Teşhir-i İhtişam’daki kendi balmumu heykeline monte edildi. Oyuncunun herkesten gizlenen heykeldeki gerçek sakalını, müzeyi ziyaret ettiği zamanlarda kontrol ettiği öğrenildi.Ensonhaber
Reklam
Hollywood'u Aratmayacak Güzellikte 12 Yeşilçam Romantik Komedisi
Birbirlerine komşu üç evli çiftin öyküsü. Leyla ile Mecnun adlı evli çiftlerin yaşantıları sürekli olarak darılma ve barışmalarla geçer. Bu evli üç çiftin ayrılmaları ve barışmaları giderek ülkede büyük bir olay haline dönüşür. Erkekler Mecnun'dan, kadınlar Leyla'dan yana çıkarlar. Oyuncular : Halit Akçatepe ,  Kadir İnanır ,  Hülya Koçyiğit ,  Neriman Köksal ,  Şemsi İnkayaYönetmen  : Şerif GörenYapım Yılı : 1978Imdb Puanı : 6.6
'Bütün Dünyanın Gavuru, Müslümanı Seyrediyor, Moda Programları Caiz Değil!'
Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü , televizyonlardaki moda programlarını “büyük bela” olarak nitelendirerek, “Bu tarz programlar kadınlar başörtülü, çarşaflı bile olsa caiz değil. Bu programları yapanlar da, yaptıranlar da, kanal sahipleri de, razı olanlar da, seyredenler de günahkâr” dedi.İslam’a göre kadınların başörtüsüz olarak ancak babaları, eşleri ve erkek kardeşleri tarafından görülebileceğini yazan Ünlü yazısında “Bu televizyonu seyredenler kim? Beynelmilel bütün dünyanın gâvuru Müslümanı küllün seyrediyor. İyisi kötüsü herkes seyrediyor. Sen burada nasıl böyle program yaparsın?! Başörtülü ve çarşaflı bile caiz değil. Çünkü çarşaflı da olsa erkekler seyrediyor. Sen sokağa zaruret miktarı çıkabilirsin. Kur’an “Evlerinizde yerleşin” (Ahzâb Sûresi:33) diyor. Kadınlara söylüyor bunu bana söylemiyor. Ben şimdiki kadınlardan daha fazla evde duruyorum gerçi. Fitneden sakınıyorum, oturuyorum aşağı” ifadelerine yer verdi.Ahmet Mahmut Ünlü’nün Vahdet gazetesinin bugünkü (27 Aralık 2014) nüshasında yayımlanan, “Moda cehennemden bir oda” başlıklı yazısı şöyle:Moda programları büyük bela. Bu tarz programlar kadınlar başörtülü, çarşaflı bile olsa caiz değil. Bu programları yapanlar da, yaptıranlar da, kanal sahipleri de, razı olanlar da, seyredenler de günahkâr.Öyle bir büyük bela ki anlatmak kabil değil. Allah-u Teâlâ Müslüman kadınlara ne emrediyor, bunlar bu programlarda neler yapıyor ve yaptırıyor?!“Ey peygamberi zişan. Eşlerine söyle, kızlarına söyle ve bütün inananların kadınlarına söyle başlarından aşağı üzerlerine cilbablarını yanaştırsınlar.” (Azhab Sûresi:59)Siz Müslüman değil misiniz? Size de söyleniyor. Allah elçi gönderdi ve ona emrediyor. Senin ebedi ahiretini kurtarmak için o da vazifesini tebliğ ediyor.“Başörtülerini yakalarının üstünden aşağı vursunlar.” Yani göğüs kısmını mutlaka kapatsınlar.“Ziynet mahallerini açık vermesinler.” Ancak zaruret için görünen yüz ve el müstesna diyor. Bunun dışında ziynet mahalleri kapalı olması lazım. Ayağına halhal takıyorsun ziynet mahali, göğsüne bakıyorsun gerdanlık ziynet mahali, kulağına bakıyorsun küpe ziynet mahalli, onun için kadının bütün bedeni avrettir. Erkek gibi değil, erkeğin bir tarafı beş para etmiyor.Ancak kime gösterebilir? Nur Sûresi babaları, kocaları, erkek kardeşleri... diye tek tek açıklıyor.Bu televizyonu seyredenler kim? Beynelmilel bütün dünyanın gâvuru Müslümanı küllün seyrediyor. İyisi kötüsü herkes seyrediyor. Sen burada nasıl böyle program yaparsın?! Başörtülü ve çarşaflı bile caiz değil. Çünkü çarşaflı da olsa erkekler seyrediyor. Sen sokağa zaruret miktarı çıkabilirsin. Kur’an “Evlerinizde yerleşin” (Ahzâb Sûresi:33) diyor. Kadınlara söylüyor bunu bana söylemiyor. Ben şimdiki kadınlardan daha fazla evde duruyorum gerçi. Fitneden sakınıyorum, oturuyorum aşağı.“Sakın evvelki cahiliyet dönemlerinin süslenip açılıp saçılması gibi meydana çıkmayın.” (Ahzâb Sûresi:33)Tam da bu moda programları teberrüctür işte. Yani süslenip püslenip meydana çıkmak.“Ey benim peygamberimin hanesinin halkı ben sizden pislikleri gidermek istiyorum. Sizi arındırmak, tertemiz etmek istiyorum. Kötü bakışlardan, kötü düşüncelerden sizleri münezzeh tutmak istiyorum.” (Ahzâb Sûresi:33)Kâinatın Efendisi’nin kadınlarına buyurduğu, bütün ümmetin kadınlarına buyrulanla aynı değil mi?!Allah-u Teâlâ seni Rasûlüllâh (Sal­lâllâhu Aleyhi ve Sellem)in eşi gibi korumak istiyor. Seni tertemiz yapmak istiyor.Bu demektir ki bu düstura uymayanlar temiz kalmaz. Temiz kalmak demek illede namussuzluk anlamında değildir.Amma velakin Mevla seni kıskanıyor, seni sakınıyor. Bakanlar da kötü gözler olabilir. Bu kadar televizyona çıkan bir programa kim baktı, kim bakmadı kontrolü mümkün değildir. O yüzden bu caiz değildir. Çarşaflı bile olsa caiz değil. Ama şimdikilerin kolu, bacağı açık. Bu da haram üstüne haram.Kötü gözle bakan bir adamın nazarına maruz kalan bir kadının yüzünün güzelliğinin, canlılığının pörsüdüğü söyleniyor. Fiziki olarak da ispatlandı bu. Nazar çok önemli. Sen bu kadar milletin bakışına kendini nasıl maruz bırakırsın. Allah bizi de temiz tutmak istediği için bu emirleri veriyor.Bu şartlara riayet edilmezse pislenir derken namussuzluk anlamında söylemiyorum. Mânen pislenirsin.Bir de insanları günaha sokma meselesi var. “Ee bakan ne diye bakıyor?” diyor kadın. Öyle ama sen de baktırıyorsun. Hayra delalet eden hayrı yapan gibidir, şerre delalet eden şerri yapan gibidir.Adamın günah işlemesine olanak sağlıyorsun. Nerden bakarsak bakalım hiç çıkar yolun yok.“Moda cehennemden bir oda” derdi Efendi Hazretleri...Müslümanların bu programları yapacak, kurgulayacak kadar akılları çalışmaz. Hep gâvurların kanallarında ne varsa bunlara bulaşıyor. Daha bir program ihdas edip de gâvurlara bulaştırdığımız yok.Hep gâvurlardan kötü tesirlenmeler var. Gâvurlar uzaya çıkmış, fen bulmuş, fizik bulmuş, ilaç bulmuş...Bunlardan da etkilendiğimiz yok. Çünkü bunlarda hiç reyting yok. Bütün hepsi şehveti tahrik, günahlara teşvik, cehenneme doğru insanları sel gibi götüren programlar. Yapanlar da, yaptıranlar da, kanal sahipleri de, razı olanlar da, seyredenler de günahkârdır. 104 kitaba baksanız bu işe fetva verecek adam bulamazsınız.Ebû Nüceyh (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Evlenmeye imkânı olup da evlenmeyen benden değildir.” (Abdurrezzak, el-Musannef, no:10376, 6/168)Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh) şöyle buyurmuştur: “Üç kişi Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in evine gelerek Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ne kadar ibadet ettiğini sordular.Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ibadeti kendilerine haber verilince, bu ibadetleri sanki azımsayarak: ‘Biz nerede, Peygamber (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) nerede?! Allâh-u Te‛âlâ O’nun geçmiş ve gelecek(de işlenmesi muhtemel olan) bütün günahlarını muhakkak affetmiştir, (dolayısıyla ona bu kadar ibadet yeterse de bizim hakkımızda böyle bir mağfiret sözü olmadığı için bizim daha fazla ibadet etmemiz gerekir)’ dediler.Onlardan biri: ‘Bana gelince, ben geceleri daima namaz kılacağım (hiç uyumayacağım)’ dedi. Diğeri ise: ‘Ben her zaman oruç tutacağım ve iftar etmeyeceğim (oruçsuz olmayacağım)’ dedi. Bir diğeri de: ‘Ben de kadınlardan uzlet edeceğim (ayrı yaşayacağım, hiç evlenmeyeceğim)’ dedi.O sırada Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) (onların yanına) çıkageldi ve: ‘Şöyle şöyle söyleyen kimseler siz misiniz? Dikkat edin! Allâh’a yemin ederim ki, sizin Allâh’tan en çok korkanınız ve O’na karşı en çok takvâ sâ­hibi olanınız benim. Bununla beraber ben (bazen) oruç tutarım, oruçsuz da bulunurum (geceleyin nafile) namaz kılarım, (gecenin bir kısmında) uyurum, kadınlarla da evlenirim. Her kim benim sünnetimden (bu yaşantı şeklimden) yüz çevirirse o benden değildir’ buyurdu.” (Buhârî, Nikâh:1, no:4776, 5/1949; Müslim, Nikâh:1, no:1401, 2/1020)Ebu Zerr (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: “Akkâf ibni Bişr et-Temîmî adında bir adam Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in huzûruna girdiğinde Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ona: ‘Ey Akkâf! Senin eşin var mı?’ diye sordu.O: ‘Yok’ diye cevap verince, ‘Câriyen var mı?’ diye sordu, o yine: ‘Yok’ diye cevap verince, ‘Sen mal bakımından zengin misin?’ diye sordu. O: ‘Evet, maddî durumum iyi’ deyince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):‘O zaman sen şeytanların kardeşlerindensin. Hristiyanlar arasında bulunsaydın onların ruhbanlarından olurdun. Bizim sünnetimiz nikâhtır. Sizin en şerlileriniz bekârlarınızdır, ölülerinizin en kötüleri de bekârlarınızdır. Yoksa siz şeytanın faaliyetini mi yürütüyorsunuz?! (Şeytanın vesvesesine kapılıp evlenmeyerek yabancı kadınlarla mı ilişkiye girmek istiyorsunuz.) Sâlih kimseleri bozmak için şeytanın kadınlardan daha üstün bir silahı yoktur. Ancak evli olanlar müstesna, çünkü onlar zinâ gibi müstehcen işlerden uzak tutulan temiz kalmış kimselerdir. Yazık sana ey Akkâf! Gerçekten kadınlar Eyyûb’un, Dâvûd’un, Yûsuf’un ve Kürsüf’ün (başına bela olmuş) arkadaşlarıdırlar’ buyurdu.Bunun üzerine Bişr ibni Atiyye: ‘Yâ Rasûlellâh! Kürsüf de kim?’ diye sorunca, Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):‘O, deniz sahillerinden birinde gündüzleri oruç tutup, geceleri teheccüd kılarak üç yüz sene Allâh’a ibadet etmiş bir adamdı, sonra âşık olduğu bir kadın sebebiyle Yüce Allâh’ı inkâr ederek evvelce sahip bulunduğu Allâh-u Azze ve Celle’ye ibadet halini terk etti.Ama daha sonra evvelce yaptığı bazı iyilikler nedeniyle Allâh-u Te‛âlâ ona yetişip tevbe (ve îmân) nasîb etti.Yazık sana ey Akkâf! Hemen evlen, yoksa sen (iyilerle-kötüler arasında) bocalayan kimselerden sayılırsın’ buyurdu.Bunun üzerine Akkâf: ‘Yâ Rasûlellâh! Sen beni evlendir’ deyince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘Muhakkak seni Gülsüm el-Himyerî’nin kızı Kerîme ile evlendirdim’ buyurdu.” (Ahmed ibni Hanbel, el-Müsned, no:21488, 5/163; Abdurrezzak, el-Musannef, no:10387, 6/171)T24
Reklam
'İsmet İnönü Bu Ülkenin Başına Gelmiş En Büyük Felaketlerden Biridir'
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın dün yaptığı,'Din değiştirip, ne meslekle uğraştığı belli olmayan birisinin sözlerini ciddiye almıyorum' sözünün ardından Tuğçe Kazaz'dan cevap gecikmedi. Kazaz ayrıca İsmet İnönü ile ilgili de tepki çekecek sözler sarfetti.KAZAZ: EDERİNİN 3 KURUŞ BİLE ETMEYECEĞİNİ ANLADIĞIM İÇİN DAVA AÇMIYORUM'Kazaz, 'Benim ne iş yaptığım ortada yıllardır kendilerine oy verirken alkışlıyorlardı. Ama bu ülkenin dışındaki göçlerle iş birliği yaptıklarını Anladığım andan itibaren, onlara oy veren biri ve ayrıca vatandaş olarak hesap sorduğumda ise bana ağza alınmayacak hakaretlerle... Cevap verdiler. Bugüne kadar hiç kimse ile çıkar ilişkisi içerisine girmedim. Hiç kimseden de beklentim yok. Hiç kimsenin desteği İle de yürümeye ihtiyacım yok. Yaradan dan başka hiç kimseden bir beklentim de yok. Bu ucuz ve seviyesiz söylemlerle kendilerini aklayamadıkları Gibi bu topluma ve kendilerine oy verenlerin, onları eleştirdiği andan itibaren seçmene bakış açılarını da anlamış bulunmaktayım. İşte tam da herkesin anlaması gereken CHP. zihniyeti budur. Genel Başkan yardımcısının benim hakkımdaki ağır ithamlarına gelince; Benim çıkar ilişkileri için bunu yaptığımı vurgulamış, normal şartlarda 100 bin TL 'lik dava açmam gerekiyordu. Ancak Bu kadar seviyesiz bir açıklama yapan birinin ederinin, 3 kuruş bile etmeyeceğini anladığım için dava açmaktan vazgeçtim.'' dediBu sabah gazetede yer alan 2. Cumhurbaskanı İnönü'nün ölümünün 41.yıl dönümü nedeni ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da yayınladığı mesaja da dikkat çeken Kazaz, ''Cumhurbaşkanımız, İnönü, Milli mücadelenin zaferle neticelenmesine sağladığı katkıların yanı sıra değerli bir siyaset ve devlet adamı olarak da Cumhuriyet tarihimizin önemli şahsiyetleri arasında yer almaktadır' demiş. Evet bence de katkıları azımsanmayacak derecede olmuştur Rahmetle anıyoruz. Lakin aynı zaman da Sn. İnönü bu ülkenin başına gelmiş en büyük felaketlerden biridir... Yani olumlu yönleri olduğu kadar olumsuz yönleri de ziyadesiyle fazladır. Bu güne kadar CHP'ye oy vermiş biri olarak, Sayın Cumhurbaşkanımıza Bu konuda katılmıyorum. Ve bir Vatandaş olarak Sn. Cumhurbaşkanımıza sormak istiyorum; Daha bu zihniyete ne kadar katlanmak zorundayız?' ifadelerini kullandı.http://www.akademipolitik.com/magazin/8585-tugce-kazaz-ismet-inonu-aciklamasi
Acun Ilıcalı ve Arda Turan Başbakan'ı Ziyaret Etti
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Atletico Madrid oyuncusu Arda Turan ve Acun Ilıcalı'yı Başbakanlık Resmi Konutu'nda kabul etti. Arda Turan, Başbakan Davutoğlu'na ziyareti sırasında formasını hediye etti. Arda'nın başarılarından duyduğu memnuniyeti ifade eden Başbakan Davutoğlu, 'Kendisiyle barışık olan birisi her yerde gurbeti aşar. Hepimiz bu dünyada garibiz' dedi.Gençliğinde uzun bir süre futbol oynadığını da söyleyen Davutoğlu, geçen Kurban Bayramı'nda korumalarla birlikte futbol oynadığını da söyledi.Arda Turan, Başbakan Davutoğlu'na formasını hediye etti. Ziyaret sonrasında Acun Ilıcalı, toplu bir selfie de çekti.DHA
Reklam