Kuzu Kuzu'muz Dudu Dudu'muz Tarkan'a Dair 19 Hüp
Tarkan hayatımıza gireli tam 23 yıl oldu. 'Kıl oldum abi' derken 20 yaşında bir gençti, şimdi 40'lı yaşlarında olgun bir adam. Hakkında çıkan onca spekülasyona rağmen dimdik ayakta. Albümlerini beğenmeyenler bile meraktan alıyor. Peki 23 yıldır bitmeyen Tarkan sevgisinin nedeni ne?
Varlığını Sadece Sahip Olanların Anlayabileceği 9 Zeka Türünün Anatomisi ve Geliştirme Teknikleri
Toplumumuzda, özellikle sayısal zeka üzerine kurulmuş bir 'zeki' algısı vardır. Yani, matematiğe, fiziğe, kimyaya ilgisi olan bir insan zekidir, fakat virtüöz olmuş bir müzisyen, kafası matematiğe diğeri kadar basmadığı için, o kadar da zeki değildir. Peki bu adaletli mi sizce?Her insan zekidir! Önemli olan, kişinin kendi özelliklerini keşfetmesi ve ilgisinin olduğu alanlarda çalışmasıdır. Hayat bir yarış değildir ve birey, çoğunluğun yaptığı şeyi yapmak zorunda değildir. Dolayısıyla herkes mühendis olmak zorunda değildir, hatta herkes üniversite okumak zorunda dahi değildir.Uzun uzadıya burada çok örnek verilebilir fakat bu cümle tek başını hepsini karşılayacaktır.''Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.''
'Müslüman Olan CHP'ye Oy Vermez'
Bir zamanların ünlü mankeni ve film yıldızı Yaşar Alptekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilişkin 'Allah benim ömrümden alsın onun ömrüne katsın' açıklamasında bulundu. 'Müslüman olan CHP'ye oy vermez' diyen Alptekin sosyal medyanın gündeminde...Yeni Akit gazetesinden Hüseyin Kulaoğlu'nun sorularını yanıtlayan Alptekin'in açıklamalarından bazı bölümler şöyle:Sizin deyiminizle “cengaverlik” yaptıktan sonra Fetullah Gülen grubuna girdiniz... Onlarla aranız nasıldı?Bir arkadaş beni o dönemlerde çağırdı. Topkapı’da bir işyerinde buluşuyorduk. Önemli mevkilerde olan zengin işadamları ile beraber sohbet vardı.
İHA Pervanesi Enrique Iglasias'ı Kanlar İçinde Bıraktı
Kadife sesli şarkıcı olarak tanınan ünlü İspanyol şarkıcı Julio Iglasias’ın kendisini gibi şarkıcı olan oğlu Enrique Iglasias Meksika’da konser verirken, görüntü alan insansız hava aracının (İHA) pervanesinin eline çarpması sonucu binlerce seyircinin  gözleri önünde kanlar içinde kaldı.
Bir Çocukluk Dramı: Annesiyle Pazara Giden Çocuklar Hakkında Pek de Yabancı Olmadığımız 16 Şey
Pazartesi, salı, çarşamba, perşembe... Hatta pazar pazarı diye haftanın günlerine göre isim alan, miladı hiçbir zaman geçmeyecek olan alış-veriş meydanları. Ve bu yolda, anneye yardım etmek uğuruna harcanan çocukluğumuz. Ellerimizde poşetler, aklımızda yarım kalan mahalle maçı.Annesiyle pazara giden çocukların 16 maddelik dramını sizler için listeledik efendim.Buyurunuz.
Reklam
Reklam
Aşkı ve Acıyı Resmeden Sanatçı Frida Kahlo' nun Ender Fakat Bir O Kadar Samimi Fotoğrafları
New York Botanik Bahçeleri, yakın zamanda, Frida Kahlo'nun Meksika'daki ünlü evi 'Casa Azul' un geniş, tropik bahçelerinden bir kısmını, yeniden yarattı. Zengin, yemyeşil bir ortamda Frida' nın sanatını tekrar gösteren, 25 yıldır yapılan bu ilk çalışma, sanatçının hayranlarını oldukça heyecanlandırdı. Bu sunumda ayrıca Frida'nın fotoğraflarından nadir bir koleksiyonda sevenleriyle buluşacak.Fotoğrafların çoğu anlık yakalanan kareler olmasına rağmen; tahmin edeceğiniz gibi her birinin arkasında bir hikaye yatıyor. Örneğin; Frida'nın el boyaması ''alçı korse'', geçirdiği bazı ameliyatlar sonrasında kendisi tarafından giyilmiş, aynı zamanda üzerinde bulunan çekiç ve orak, sanatçının devrimci, komünist görüşünü vurguluyor. Diğer bir yandan da korsedeki fetüs imgesi, gençliğinde geçirdiği, ona hayatı boyunca dayanılmaz bir acı veren otobüs kazası sebebiyle, çocuk sahibi olamamasına gönderme yapıyor. Tatlı anıları da var tabi ki. Fırtınalı bir ilişki yaşadığı kocası Diego Rivera'yla kameraya yansıyan sıcak görüntüleri, oldukça sevecen ve nazik davrandığı evcil hayvanlarıyla olan kareler bunlardan bazıları.
Galatasaray Kupasına Kavuştu
Spor Toto Süper Lig'de 2014-2015 sezonunu şampiyon tamamlayan Galatasaray, kupasını düzenlenen özel gecede aldı.Şampiyonluk nedeniyle Türk Telekom Arena'da kutlama organizasyonu yapılırken, kupa seremonisi de burada gerçekleştirildi.Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören'in katılmadığı seremonide, TFF Başkan Vekili Servet Yardımcı ile yönetim kurulu üyesi Cengiz Zülfikaroğlu hazır bulundu.Servet Yardımcı, Galatasaray'ın şampiyonluk kupasını takım kaptanı Selçuk İnan'a verirken, daha sonra tüm oyuncular kupayla kutlamalara dahil oldu.
Reklam
'Yeni Türkiye Diyen ya Megalomandır ya Tamamen Cahildir ya da Tımarhaneliktir'
Prof. Dr. İlber Ortaylı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümetin dile getirdiği 'Yeni Türkiye' söylemine ilişkin olarak, ' Yeni Türkiye sözünü duyunca çileden çıkıyorum. Hiç öyle bir şey olamaz. Bunu söyleyen adam ciddi değildir. Bunu söyleyen ya megalomandır ya tamamen cahildir yahut tımarhaneliktir' dedi.Ortaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez 'e özel uçak tahsis edileceği yolundaki açıklamasına ise, 'Sizinle alay ediyor. Ben ona daha uçak da vereceğim diyor. Onu da tartışsak, demek yat verecek, filan' ifadesini kullandı.Cumhuriyet gazetesinden Selin Ongun'un sorularını yanıtlayan (31 Mayıs 2015) İlber Ortaylı'nın açıklamaları şöyle:Seçim meydanlarından yansıyan bir tartışma da Diyanet...'Diyanet İşleri Başkanı'nın arabası, Papa'nın uçağı var mıydı, yok muydu?' diye bir tartışma olmaz.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı'nı son olarak dini bir lider olarak niteledi.Hayır efendim, Diyanet İşleri Başkanı dini lider değildir. Yüksek rütbeli bir memurdur. Din bilginidir. O da eğer iyi bilgin ise. Bir kere bunu bilin. Diyanet İşleri Başkanı birinci sınıf bir devlet memuru. Maaş göstergesi yüksektir. Hepsi bu kadardır. Fazla da çıkmayın! Lüzumsuzdur bu. İslam cemaatini de temsil etmez. Bir fetva makamıdır. Bir bilginler grubunun başıdır bu makam. Bunu ileriye götürmenin manası yok. Bunların hepsi bilgisizliğe dayanır. Çok açık.Önce araba polemiği vardı, sonra uçak oldu, şimdi dini lider tartışması... Bu tartışmadan ne anlamalıyız?Sizinle alay ediyor. Ben ona daha uçak da vereceğim diyor. Onu da tartışsak, demek yat verecek, filan. (Gülüyor)Diyanet İşleri'nin Vatikan ile mukayese edilmesi nasıl açıklanır?Hiçbir şeyle açıklayamazsın. İslam'da ruhban yoktur.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Saha çalışmaları AKP oyunu yurt içinde 20 milyonun altına bir türlü indiremedi. Kabaca yüzde 85 sandığa gitme oranı ve Avrupa’dan gelecek oylarla birlikte, bunun anlamı asgari yüzde 44’dür. Yani her halükarda AKP Meclis çoğunluğuna sahip bir iktidar dönemi daha geçirecek. Bunun çözüm süreci açısından değeri açık. Türkiye’deki siyasi sistemi değiştirip daha çoğulcu bir toplumsal zemin üzerinde yeniden tanımlamak istiyorsanız çözüm sürecini ilerletmek zorundasınız ve AKP de zaten bunu istiyor. Yani iktidarı çözüm sürecinin çeşitli nüansları açısından yavaş veya hesapçı davranıyor bulmak mümkün olsa da, sürecin başarısı açısından vazgeçilmez olduğunu teslim etmek durumundayız. Üstelik çözümün ima ettiği çoğulculuk geçen haftalarda açıklanan Sabancı Üniversitesi çalışmasında da görüldüğü üzere, bizzat AKP tabanının da isteği. Yani sırf iktidarını sürdürmek için bile AKP’nin ‘çözümcü’ olmasını beklersiniz ve bu partinin tek başına iktidar olması herhalde Kürtler açısından bir avantaj olarak görülmeli.
Karikatürist Bedri Koraman Hayatını Kaybetti
Ünlü karikatürist Bedri Koraman Bodrum Torba'daki evinde bugün saat 19.00 sıralarında hayatını kaybetti. 87 yaşında gözlerini yuman Koraman'ın birsüredir sağlık sorunları vardı. 30 yıldır Bodrum'a bağlı Torba Mahallesi'nde ailesiyle birlikte yaşamını sürdüren karikatürist Koraman, ritim bozukluğu ve nefes darlığı şikayetiyle bir süre önce ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılmıştı.Hastanenin acil servisinde ilk müdahalesi yapılan Koraman, hastane doktorlarından Prof. Dr. Alper Toker tarafından yoğun bakıma kaldırılmıştı. Yoğun bakımda gerekli tedavisi tamamlanan Koraman, iki gün normal odada yattıktan sonra sağlığının normale dönmesiyle taburcu edilmişti.
Reklam
İlber Ortaylı: ‘Ecdadımıza Yakışır Kutlama’ Diye Gelişigüzel Laf Olmaz
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 'Ecdadımıza yakışır kutlama diye gelişigüzel laf olmaz. Oradaki tarihe, bu büyük şehre, bu coğrafyaya, bu insanlara uygun, güzel, estetik bir kutlama olmalı” dedi.Ortaylı, Cumhuriyet gazetesinden Selin Ongun'un sorularını yanıtladı.Her yıl 29 Mayıs’ta düzenlenen İstanbul’un fethi kutlamaları bu yıl 30 Mayıs’ta yapılıyor. Bu tarih değişikliği önemli mi?Daha çok katılım olması için, tatil günü cumartesi denerek, bir gün ertelendiği söyleniyor. Olabilir, çok mühim bir şey değil.“Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın birlikte İstanbul’un fethi törenine katılması bir seçim propagandası olacak” diyenlere katılır mısınız?Hiç öyle bir şey yok. Yani gidilir mi gidilmez mi; o onların seçimidir. Böyle çok önemli bir tarihi olayda Cumhurbaşkanı ve Başbakan törenlere katılabilirler. Bunu siyasi bir meydan okuma olarak değerlendirmek, değerlendirenin kıtlığına bakar. Eğer aklı ve görüşü kıt siyasi çevreler var ise hemen böyle yaftalarlar. Ciddi bir devlet bunun lafını etmez. Bunu ben böyle değerlendiriyorum. Nihayet seçim meselesidir kısmına gelince, Cumhurbaşkanı olarak oraya gidersin gitmezsin, o da onun değerlendirmesidir.1953’teki kutlamalarFetihin 562. yılındayız. Geçmiş kutlamalar için nasıl bir parantez açarsınız?Bakın 500. yılda, yani 1953’te o zamanki Türkiye’de hazırlıklar yapıldı. O tarihte Yunan Kralı geliyor diye “bu kutlamalar ayıp olacak” dediler. Sanki İstanbul’un fethinin hesabı Yunanistan’ın “Danimarka-Alman asıllı kralına verilecek” gibi böyle tuhaf bir tutuma girdiler. Bilgisizlik tabii. Hatta ünlü milliyetçi tarihçimiz Fuat Köprülü de o dönem işi sabote edenlerin başında. O zaman dışişleri bakanı idi. Bir hengame, bir kıyamet kopuyor. Zaten milliyetçi cephe, bunlar Demokrat Parti ve Menderes’i sevmezdi. O nefretleri perçinlendi. Ancak 1960’tan sonra, iş idama gidince bir yumuşama oldu. Efendim şimdi bu İstanbul’un fethi denen olay kutlanır. Bu çok tarihi bir olgudur. Hatta bunun kültürel başka buluşmalara çevrilmesi gerekir. Bu bir estetik ve ölçü meselesidir. Yani gümbür gümbür kıyamet koparmak, “kitsch” dediğimiz zevksiz mizansenler uygulamak yerine çizimi belli profesyonel planlamalar gerekir. Mesela Sovyetler Birliği’nde gösteri mühendisliği diye bir meslek vardır. Desen, dizayn, bir estetik meselesidir iş.Siz nasıl bir kutlama hayal ederdiniz?Önemli bir geçit töreni yaparsınız, musikisi ile ciddi bir hazırlık gerekir. Tabii ibadullah İstanbul üzerine Mayıs ayı boyunca kongreler tertip edersiniz. Bu da âdet olur. Pera Enstitüsü başka bir ruhta çalışır, İlim Yayma Cemiyeti ayrı bir havada çalışır. Daha başkası da çıkar. Fener Rum Patrikhanesi’nin düzenlediği toplantıya bir İslam tarihçisinin katılması neden olmasın? Çok şey yaparsınız. Burada o ruh, gösteri mühendisliği denen hadise bizde yok. Bu önemli bir şey. Çünkü onun arkasında müzik olur, moda olur, bilinç ve bilgi olur.Çuvallanıyor çünkü...Estetik açıdan nerede ve nasıl çuvallanıyor?Estetik açıdan her yerde çuvallanıyor. 1953’ü hatırlattım işte. Bir kere müzik bilinmiyor. 2) Filolojiden haberiniz yok. Metinlere hiç bakmamışsınız. Mesela İkinci Mahmut’un lağvettiği mehter takımının kıyafetlerinin çizimi mevcuttur. Bunu bile doğru düzgün kullanmamışsın! - Kulaklarımız aşinadır; “Ecdadımıza yakışır bir kutlama olsun” denir. Sizde nasıl karşılık buluyor bu cümle? “Ecdadımıza yakışır kutlama” diye gelişigüzel laf olmaz. Oradaki tarihe, bu büyük şehre, bu coğrafyaya, bu insanlara uygun, güzel, estetik bir kutlama olmalı. Bu kadar basit. Ne demek yani?Bileni getireceksin“Bu estetiği yapamıyoruz, örneğin gösteri mühendisimiz yok” diyorsunuz.Yapamıyorsan, yapacaksın, öğreneceksin. Sen yapamıyorsan, bileni getireceksin. Bastıracaksın parayı. Bak film kutlamasını Yeşilçam yapsaydı öyle olmazdı o. Bulmuş adamı getirmiş, iyi oldu. Bu konuların hepsinin artık uzmanı var.Hünkâr selamlamasıO halde size hemen günceli soralım. “TSK’den aktif katılım. Mehterenle birlikte toplam 562 kişilik özel fetih birliği kurulduğu” haberleşti. Bu haber sizi heyecanlandırıyor mu?Bunun hiçbir zararı olmaz. Ama 562 askerle kuru bir kalabalık mı olur ya da harika bir tören mi olur? Bak şimdi, biliyorsunuz ben Muhteşem Yüzyıl filmini hiç tutmuyordum. Başta neydi, saçma sapan bir senaryo. Ama uygulamada iş değişti. Çünkü o oyuncular eğitim görmüş. Müzik biliyor, dans eğitimi almış. Bir gün bana saraya (Topkapı Sarayı) kıyafetleriyle geldi bunlar. Salı günü, saray boşken, geliyorlar tabii. Kapıdan girerken hünkârı, Halit Ergenç’i ben selamladım neredeyse! Tabii iyi bir aktör o. Ve baktım, kostümler iyi, mücevherler iyi, sunum iyi, müzik iyi... Uyduruk değil uygulama. Çıktılar bunlar bizim odadan. O Burak (Özçivit) da yine iyi bir aktör. Bunların o yürüyüşleri başka türlü. Çünkü estetik biliyor. Orada o uzun boylu yeniçeriler “destur hünkâr!” diye bağırıyor. Etkileniyorsun. E çünkü estetik uygulama var. Sonuçta ne oluyor? Bu film gösterildiği gece tüm Balkanları tüm Ortadoğu’yu eve bağlıyor. Hak ediyor. Kürekle de para kazandılar. Yani işin nihayeti hep estetik uygulama, uzman kadro.Şimdi yeni fetih birliğinde yer alacak askeri personel Osmanlı ordusu içinde yer alan değişik birlikleri temsil eden 14 ayrı kıyafet giyecekmiş. Böylece Fetih dönemindeki Osmanlı ordusunun tüm sınıfları geçit töreninde temsil edilecekmiş. Kulağınıza nasıl geliyor bu açılım?Efendim, o birlikleri tespit etmişse, minyatürlere bakıp çizimler yapıldıysa, o zaman çok güzel! İş uygulamaya bakar. Doğru düzgün bir inceleme ister.Tamamı için buraya tıklayınız.
Tarihe Damga Vurmuş 17 Dahinin Sahip Oldukları Hastalıklar
etiket
Ünlü ressam ve mucit Da Vinci'de Frijit vardı.Frijit cinsel manada karşı cinse karşı oluşan soğukluktur.Leonardo'nun hayatı boyunca sevgilisi olmadı, bir erkek olan Mon Salai dışında.Cinselliği duyguların olmadığı zaman, iğrenç bir şey olarak tanımladı.Farklı alanlara olan ilgisinden ve sosyal olmamasından dolayı Asperger Sendromu da olduğu söylenebilir.
Reklam