Yaşam Ateşi Yükseliyor! Her Yönüyle Kültürümüzün En Güzel Geleneği Hıdırellez! 🔥

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

5-6 Mayıs arasındaki bu güzel bahar gecesinde Hızır ve İlyas kardeşler bir gül ağacının altında her sene olduğu gibi yeniden buluşacaklar ve bu mutlu hadisenin hatırına tüm dilekleri yaradana iletecekler. İşte size Hıdırellez! 

Kültürümüzün en güzel, en renkli, en sıcak geleneklerinden biri olan Hıdırellez'i her yönüyle bilelim, ruhuna sahip çıkalım, yaşatalım ve gelecek nesillere de aktaralım diye bu içeriği hazırladık. 

Kutlu olsun! 

Hıdırellez'in kökenini kesin olarak iddia etmek zor; ama şu bir gerçek ki pagan ve şaman geçmişi olan dünya halklarının hepsi için ateşin yeri ayrı!

Şamanik geçmişimizden dolayı doğanın, baharın, ateşin genlerimize kodlanmış ayrı bir değeri var biz Türkler için!

Ateş, hayatın kaynağı. Hayat veren ve yok eden, aydınlatan yegane şey!

Örneğin Mayıs ayının ilk günü, ateşlerle kutlanan Beltane, Avrupa halklarının pagan kökenli Hıdırellez'i gibi! :)

Beltane'ye "ateş festivali" dahi deniyor ve baharın gelişi adına kutlanıyor. Ritüeller doğada gerçekleşiyor.

Ortadoğu halklarının Nevruz'u ise Hıdırellez'in hemen hemen aynısı!

İlla bir fark arayacaksak, açıkçası, Hıdırellez'in İslam kültüründen daha uzak ve Orta Asya Türk kültürüne daha yakın olduğunu söyleyebiliriz.

Gerçi ne fark eder; hepimiz bu toprağın çocuklarıyız ve ateşi, baharı, yaşamı seviyoruz! İlk tapındığımız ve hayat bulduğumuz şey olan doğayı, binlerce yıldır dünyanın her yerinde böyle kutsuyoruz işte...

Hıdırellez'in hikayesine ise isminden başlayalım. Yani Hızır - İlyas'ın hikayesiyle!

Hazreti Hızır Peygamberimiz, bir rivayete göre, kardeşi İlyas hazretleri ile abı-ı hayat'ı yani "hayat kaynağını" bulup suyunu içtiklerinden beri yaşıyorlar. Onlar asla ölmediler!

Hızır Peygamber, hayatın kaynağından içmiş kutsal bir varlık olarak, kardeşi İlyas ile bir gül ağacının altında görüşmeye gideceği gece adım attığı her yerden çiçekler, bitkiler çıkararak, bereket saçarak geçiyor! :) Bu gece öyle bereketli, öyle güzel işte! Hazret-i Hızır ve Hazret-i İlyas, tüm dilekleri duyuyor, kutlayan herkese bereket ve sıhhat veriyor.

Hıdırellez ritüellerini de iki ana başlık altında inceleyebiliriz. Öncelikle dilek dileme meselesi!

Dileklerimiz çok! Peki Allah tarafından zorda kalanları kurtarmakla görevlendirilmiş Hızır Peygambere ve kardeşi İlyas'a nasıl sesimizi duyuracağız?

Şöyle; Hıdırellez ritüellerinin asıl sembolikleri bereket ve güzellikle alakalı olanlar: Yani; doğa, güller, güzel kokulu diğer bitkiler, şifalı otlar, temiz sular! Hazreti Hızır'ın kardeşine doğru giderken bereketini bırakarak geçtiği bu alanlara dileklerimizi bırakıyoruz ve Hazreti Hızır bunları görüp bize yardım ediyor! :)

Kutlamalar sırasında birlik ve beraberlik önemli! Ritüeller bireysel değil; tüm mahallecek olmalı!

Çünkü enerjiler beraberce yükselir! İnsanlığın ortak noktası umut değil midir zaten?! :)

Dilek yöntemleri de bölgeden bölgeye farklılık gösterebiliyor. Ama önemli olan niyet!

İster gül ağacına asın, ister gül ağacının altına gömün, isterseniz de akan suya ya da denize atın... Tüm bunlar genelde bölgenin coğrafi şartlarına göre değişen meseleler sonuçta. Dileğinizi dilerken sadece "bereket ve güzellik" sembollerini hatırlayın ve ona göre içinizden geldiği gibi davranın. Anahtar kelimeler: Güzel kokulu bitkiler, gül gibi çiçekler, temiz su...

Dileğinizi yazabilirsiniz, dileğinizi simgeleyen bir kumaş parçası kullanabilirsiniz; ama imajinasyon için en uygunu dileğinizi çizmek!

İster havaya, ister toprağa, ister suya verin sonra onu... Hıdır her yerden onu görecektir zaten!

Evrende kuraldır: Aldığın kadar verir, verdiğin kadar alırsın!

Hıdırellez günü kalp kırmak, bitkilere ya da hayvanlara zarar vermek, aç gözlülük ve ölçüsüzlük yok! Mümkünse Hıdırellez günü sokak hayvanları besleyin, bir komşunuza yardım edin, bitki ekin... Size hayat veren doğaya, siz de bir güzellik yapın. Yapın ki dönüşüm gerçekleşsin!

İkinci önemli mesele ise ateş! Ateş üzerinden atlayacaksınız elbette!

Ateş, hem yaratan, hem de yok eden. Ateşin üzerinden atlamanız geçmişin kötü ruhlarını kovmanız, ateşin gücünü alıp yıl boyunca hastalanmayacak kadar temizlenmeniz demek! 

Bu Hıdırellez'de ateşin üzerinden atlarken, geçmişin üzüntülerini ateşin üzerinde yanmaya bıraktığınızı hayal edin.

Kırmızı giymek ise şart!

Çünkü kırmızı da ateş gibi, kan gibi, taptaze meyveler gibi hayatın sembolü güçlü bir renk! Gerekli enerjiyi üzerinize çekecektir!

Ve son olarak da eğlenin! Bolca kahkaha, müzik ve dans da bunun bir parçası!

Unutmayın ki siz de bu evrenin birer çocuğu olarak yaşam kaynağısınız. O yaşam enerjinizi saçın dünyaya!

Hıdırellez bizim kültürümüz, kanımıza ve kemiklerimize işlemiş doğa sevgisinin, inancın ve umudun sembolü!

Unutmayın, unutturmayın! Bu güzel geleneğimizi yaşatın!

Herkesin Hıdırellez'i kutlu olsun. Hızır ve İlyas tüm güzel dileklerinizi duysun! 🔥

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
masterplan

ne istediginizi bir kagida yazip, cizip gul agacinin altina gomuyorsunuz bu gece, sabah cikartip sakliyorsunuz. ates kirmizi giyinmek falan filan hikaye

bademlicikolatta

guzel bi gelenek ben seviyorum. boyle kalabalik icinde buyuk bir atesle eglenceyle kutlamak icin nereye gitmek lazim? burda Ankara’da cok sönük geçiyor. biz kendimiz ve bir gül ağacımız bitti gitti.

esen-miray-yilmaz

Saçma sapan hurafelerle dolu çöp aktivitelerden oluşan etkinlikler. Baharın gelişini kutlayacaksanız illa ki hem piknik hem panayır havasında büyük etkinlikler düzenlersin, herkes yardımlaşarak ve dayanışma içinde hiç tanımadığıyla yiyeceğini de paylaşır hem kaynaşılır; işte şarkılar türküler festival havasında eğlenip gülerek mutluluk içinde geçer. Dilekmiş milekmiş çağdışı aptalca şeyler.

countess-rain

Tamam.

ayna-efendi

siz dilemezsiniz olur biter

atakang

İçindeki tüm pisliği çıkardı galiba.

esen-miray-yilmaz

Noldu yobax? Birlik beraberlik yardımlaşma ve dayanışma çağrısı yaptım, Mantıksız hareketleri bırakın, rasyonel düşünün dedim diye sivri zekanla hayalinde ne canlandırdın ahmak! Sen ve senin zihniyetindeki söylenenleri mabadından anlayan ahmaklar pislik! Sen gül dalına ev resmi çizip dilemeye devam edersin, ben bütçemi ayarlarım; Sen hayvan gibi ateşten atlarsın, ben sevdiğim insanları, akrabalarımı toplar, yemek yer, sohbet ederiz. Neyse beynin basmıcak, motoru yakma sonra!

masterplan

buna cevap vermeyin.

atakang

Benim bunları yaptığın falan yok ama yine de bu başka insanlara sataşma hevesi aşağılama ve kendini yüceltme hissi nerden geliyor onu merak ettim. Yapan yapsın niye karışıyorsun ki. Ona bakarsan millet cadılar bayramında balkabağı feneri yapıp bahçesine asıyor hikayede kötü ruhları uzak tutmak için, yılbaşında şömine başına çorap asıyorlar. Millet salak değil bunları gerçekleri yansıtmadığını herkes biliyor. İnsan planla projeyle yaşayabilen değil umut ve hayalleriyle yaşayabilen bir varlıktır. Bu sayede hayata sıkıca tutunur. Yapan yapsın, yapan da biliyor ki gökten ev araba düşmeyecek çokta kafana takma sen istediğin gibi yaşa başkasıda istediği gibi yaşasın. He karşındakinin iyiliğini istiyorsan böyle cümleler kurarak aşağılayarak yapma.

ayna-efendi

türklerin esas bahar bayramı hıdırellezdir, nevruz selçuklu devrinde fars etkisiyle kutlanymaya başlanmış, nevruzu müslüman türkler kutlar, az daha kuzeye gidin altay civarına tuvalar altaylılar gibi bölgede yaşayan müslüman olmayan türk halkları nevruzu bilmez komşuları moğollar da bilmez çünkü o coğrafyaya bahar daha geç gelir daha yüksek enlemde olduğu için

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

müzik
Görüş Bildir