Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Yapılan Bilimsel Araştırmalara Göre Dünyanın En Mutlu Adamıyla Tanışın: Mathieu Ricard

958PAYLAŞIM

Bildiğiniz gibi mutluluk insanın en doğal ve en temel arzusu sevgili dostlar. Hepimiz her gün bir şeyler yapıyor, bir şeyler için koşturuyor, çaba sarf ediyoruz. Bunların altında yatan ve aslında ulaşmayı hedeflediğimiz tek şey ise mutlu olma arzusu gibi görünüyor. Peki bu arzuyu gerçekleştirmiş nâdir insanlar yok mu? İşte karşınızda yapılan bilimsel çalışmalarla dünyanın en mutlu insanı olduğu kanıtlanan Matthieu Ricard!

Matthieu Ricard aslında Fransız bir genetik bilimci. Ancak yaklaşık 40 yıl önce ülkesini terk ederek Hindistan'a yerleşti.

Bilimsel çalışmalarını ve Paris'in entelektüel yaşamını bırakarak mutluluğunun peşine düşen Ricard, Budizm üzerine çalışmak için âni bir kararla Hindistan'a yerleşti. Bugün ise Himalayalar'da yaşıyor ve Dalai Lama'nın çok yakın bir arkadaşı.

Wisconsin Üniversitesi'nden nörolog Richard Davidson, 2012 yılında uzun süre meditasyon yapmış insanlar üzerinde bir çalışma yürütüyor.

Bu çalışmaya katılan isimlerden bir tanesi de Ricard. Beyin görüntülemesi için kafasına 256 adet sensör bağlanıyor ve meditasyon yaptığı sırada beyninin yapısı inceleniyor.

Ricard'ın beyninin meditasyon sırasında gama dalgalarına geçtiği gözlemlendi.

Beynin gama dalgaları, bilinç, dikkat, öğrenme ve hafıza ile ilişkilendirilen frekansları kapsıyor. Beyin görüntülemesi, aynı zamanda meditasyon sırasında Ricard'ın beyninin prefrontal korteksinde yüksek aktivite tespit ediyor. Davidson, budist rahibin beyin görüntülemesinde karşılaştıkları manzaranın, nöroloji tarihinde bir ilk olduğunu ifade ediyor.

Elde edilen bu bilimsel sonuçlar da, Ricard'ın nöroloji tarihinde ilk kez rastlanan bir oranda mutluluk kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor.

Bilimsel dille söylersek karşılaşılan sonuç, Ricard'ın beyninin sol prefrontal korteksindeki aktivitenin, sağ kısma göre çok daha aktif olduğunu gösteriyor. Bilim insanları da, bu durumu mutluluğa dair çok yüksek bir kapasiteye sahip olmakla ve negativiteye karşı çok yüksek bir dirençle ilişkilendiriyor.

Davidson, olayı şu cümlelerle özetliyor:

"Nöroplastisite henüz bebeklik çağında olan bir alan. Biz son 12 yıldır meditasyonun, dikkatin, duygusal dengenin haritasını çıkarmak üzere çalışmalar yürütüyoruz. Toplamda 50,000 kez meditasyon yapmış, yani zihin eğitiminin uzmanı olan bu insanlarla yürüttüğümüz çalışmalarda elde ettiğimiz sonuçlar inanılmaz. Modern zamanlarda belki bizler buna çok fazla vakit ayıramıyoruz ancak günlük 20 dakikalık meditasyonun bile beyin üzerindeki gücü çok büyük."

"Böylece meditasyonun kimileri tarafından reddedilen gücünü ve etkisini bilimsel düzlemde de kanıtlamış olduk."

"Çünkü meditasyon bazı insanlara anlamsız geliyor, 'Neden o kadar saat oturup hareketsiz durayım ki' diye düşünüyorlar. Ancak sonuçlar gösteriyor ki meditasyon, beyninizde kökten bir takım değişiklikler yapıyor, hatta daha ileri gidersek, olduğunuz kişiyi değiştiriyor."

Ricard'ın da bu konuyla alakalı bize vereceği çok önemli tavsiyeler var:

  • "Sağlıklı bir beyin, tıpkı bir ayna gibi olmalıdır. Nasıl bir ayna, farklı yüzleri gösteriyor ancak hiçbiri onun üzerinde yapışıp kalmıyorsa, düşüncelerimiz de zihnimizden aynı şekilde akıp geçmeli. Onların akışını izlemeliyiz; tutunup kalmamalıyız. 

  • "Düşüncelerin zihnimize gelmesini durdurmak imkânsızdır ancak etrafınızdaki belirli bir sese ya da nefes alış-verişlerinize odaklanarak onları biraz olsun susturabilir, zihninizi rahatlatıp temizleyebilirsiniz. Zihninizin kölesi olmak zorunda değilsiniz. 

  • Dikkatinizi özellikle nefes alış-verişleriniz üzerinde yoğunlaştırın. Bir süre sonra düşünceler gelecektir fakat bunu fark ettiğiniz anda tekrar nefesinize odaklanmaya başlayın. Geçmiş ya da gelecek yerine içinde bulunduğunuz âna odaklanmaya çalışın. 
  • "Meditasyon, farkındalık ve duyarlılık yaratmakla ilgilidir. Örneğin anksiyete yaşıyorsanız, bunu durdurmaya çalışmak ve size kaygı veren düşünceleri unutmak mümkün değildir. Ancak duyarlılık ve gözlemcilik geliştirme yeteneği kazandığınızda, kaygınızı da tıpkı dışardaki seslerin akışını izlediğiniz gibi izleyip hissedebilirsiniz."
  • "Bunu düzenli olarak yapmaya başladığınızda, bir süre sonra göreceksiniz ki nezâket ve şafkât duyguları içinizde gelişmeye başlayacak ve kendinizde bulduğunuz rahatsızlık verici duygular ve nitelikler kaybolacak." 

  • "Meditasyonu tıpkı piyano çalmayı öğrenmek gibi düşünün. Her gün belirli bir süre piyano çaldığınızda nasıl bir süre sonra ustalaşmaya başlıyorsanız, aynı şekilde meditasyon da üzerinde zamanla ustalaşılan bir aktivitedir." 

Ve son olarak Ricard'ın TED için yaptığı muhteşem konuşma.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mert-yilmaz34

2 duble rakı içer mutluluklar dilerim.

corpse-bride

Pesimistlerde ise yariyorsa alayim bi dal

Gizli Kullanıcı

eskiden olduğu gibi hâlen budizmi güzel göstermeye çalışıyorlar.

Gizli Kullanıcı

yalan.

herkesten-birisi

Bizim lugatımızda böyle şeyler yok mutluluk falan yalan onlar hep ecnebi oyunları

Görüş Bildir