Yapay Zekanın Karanlık Yüzü: Çocuk Masallarından Kadın Karakterler Neden Siliniyor?
Washington Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, popüler yapay zeka modellerinin çocuk masallarından kadın karakterleri adeta tamamen sildiğini ortaya çıkardı. İncelenen on binlerce hikayede erkek figürlerin kadınlara oranla 19 kat daha fazla yer bulması, teknolojinin masum görünmeye çalışırken toplumsal cinsiyet eşitsizliğini nasıl daha da derinleştirdiğini gözler önüne seriyor.
Binlerce yıldır dilden dile aktarılan, çocuklara dünyayı ve ahlaki değerleri öğretmek için kullanılan masallar, günümüzde artık yapay zekanın kaleminden de çıkmaya başladı.
Ancak teknolojinin bu alana el atması, insanlığın köklü önyargılarını düzeltmek bir yana, çok daha vahim bir boyuta taşıyor. Washington Üniversitesi'nden (UW) araştırmacıların yürüttüğü son çalışma, özellikle hayvanların başrolde olduğu çocuk hikayelerinde yapay zekanın kadın karakterleri fiilen yok ettiğini kanıtladı. Ünlü yapay zeka araçlarından cinsiyet belirtmeden hayvan temalı hikayeler yazması istendiğinde, ortaya çıkan tablo teknolojinin cinsiyet eşitliği konusunda sınıfta kaldığını gösterdi.
Araştırma ekibinden Imani Finkley ve Melanie Walsh liderliğinde yürütülen çalışmada altı farklı model test edildi. Bu sistemlerden, kedi, köpek veya ayı gibi hayvanların geçtiği belirli hikayeleri tamamlamaları istendi. Üretilen 23.800'den fazla metnin incelenmesiyle elde edilen sonuçlar ise oldukça karamsar. Sistemlerin yazdığı hikayelerin sadece yüzde 2'sinde dişi bir hayvan karakteri kendine yer bulabildi. Hikayelerin yüzde 41'inde karakterler doğrudan erkek olarak kurgulanırken, yüzde 57'sinde ise yapay zeka herhangi bir cinsiyet atamaktan bilinçli olarak kaçındı. İnsan yazarların elinden çıkan popüler çocuk kitaplarında erkek hayvan karakterler dişilere kıyasla iki kat daha fazla görülürken, yapay zekanın ürettiği masallarda bu fark akılalmaz bir şekilde 19 kata ulaştı.
Uzmanlara göre bu devasa uçurumun temelinde, yapay zeka şirketlerinin sistemlerini "tarafsız" kılma çabası yatıyor.
Şirketler, algoritmaların önyargılı davranmasını engellemek amacıyla karakterleri cinsiyetsiz ifadelerle tanımlamaya yönlendiriyor. Ancak sistemler tarafsız kalmaya çalışırken, paradoksal bir biçimde kadın kimliğini ve geleneksel erkek kalıbına uymayan diğer tüm yapıları metinlerden tamamen kazıyor. Özellikle Google'ın Gemini ve OpenAI'nin GPT-5.1 modelleri, sırasıyla yüzde 63 ve yüzde 65 gibi ezici bir oranla en fazla erkek karakter üreten sistemler olarak dikkat çekiyor. İnsanların hikaye kurgularken genellikle 'onlar' gibi kapsayıcı zamirleri kullandığı durumlarda bile yapay zekanın bu tarz eşitlikçi yaklaşımları neredeyse hiç tercih etmediği görülüyor.
Tüm bu cinsiyet eşitsizliğinin ötesinde, yapay zekanın masal anlatıcılığındaki yaratıcılık sınırları da tartışma konusu oldu. Araştırmacılar, sistemlerin sürekli olarak 'bilge yaşlı baykuş' gibi klişelere ve birbirini tekrar eden sıradan olay örgülerine sığındığını belirtiyor. Bilimsel makale yazımından kodlamaya kadar hayatın her alanına entegre olan bu teknolojilerin, çocukların zihin dünyasını şekillendiren masallarda bu denli tek tip ve taraflı içerikler üretmesi, teknoloji dünyası için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Yapay zeka, insanların sosyal önyargılarını bir ayna gibi yansıtmakla kalmıyor, çocukların cinsiyet rollerini ilk kez öğrendiği bu hikayelerde o önyargıları çok daha keskin ve tehlikeli bir formda yeniden inşa ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın