Yabancısı İçin Bir Zamanların Gri ve Soğuk Ankara'sı Artık Koca Bir Yas Evi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Ankara Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir süreçten geçiyor. Daha bir patlamanın yaraları sarılmamışken diğer bir patlamanın haberiyle sarsılıyor. Başkent bir zamanlar orada yaşamayanlar için gri sıkıcı ve düzenli imajının yanına acıyı kederi ve korkuyu ekliyor. Ankara'yı en çok o şehirdeki anıları üzerinden seven Ankaralılar da, anılarına hiç hatırlamak istemedikleri yenilerini ekliyor. Türkiye şehirlerinin diğer şehirlerde yaşayanları için kaygılandığı bir ülkeye dönüşüyor. Bir başkent gidildiğinde yapmadan dönülmeyecek listesine kalabalık yerlerden uzak durulması maddesini ekliyor.

10 Ekim 2015 Ankara (Garı): 102 kişi hayatını kaybetti...

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı bombalı saldırısıdır. Bugün birileri oturup ezbere o kadar ismi sayamıyor. Akıllarda sadece o acıklı rakam kaldı. Ocağına ateş düşmüş onca aile, yüzlerce eş dost akraba ve sevgilinin kalbindeki yaralar çok taze. İsimleri bir tek onlar anımsıyor.

17 Şubat 2016 Ankara: 28 kişi daha can verdi...

17 Şubat 2016'da Ankara'nın Çankaya ilçesinde askeri personeli taşıyan araç hedef alınarak gerçekleştirilen bombalı saldırıda, içinde sivillerin de bulunduğu tam 28 kişi hayatını kaybetti. Ülkenin diğer yanındaki ateş tam olarak ülkenin kalbine sıçrıyor.

13 Mart 2016 Ankara ve henüz netleşmeyen kayıp sayısı

Ankara'nın Kızılay semtinde ilk değerlendirmede Çevik Kuvvet hedeflenerek yapılan bombalı saldırıda içinde sivillerin de olduğu onlarca ölü ve yüzlerce yaralıdan bahsediliyor.

Abdülkadir Selvi "Terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor."

Her gün şiddetin bir başka türüyle tanışan, sevdiklerini kaybeden ve kaybetmekten korkan insanlara bunlar söyleniyor. Bir Ankaralı olsa "Sensin Gri Abdulkadir Selvi!" diyebilirdi. Hiç tanımadığımız insanların ölmesine, sevdiklerimizi kaybetmeye alışmamız bekleniyor.

Ölen bizim geleceğimizdir.

Hiç anımızın olmadığı o soğuk ve gri şehirde neredeyse her ay ölen, yine ölen, bir daha ölen bizim geleceğimizdir. Geleceğimizin ölmesine alışmak, bir başkentin düzenli ama güvenli olmayan bir yere dönüşmesine her gün tanık olmak, bu ülkenin en uzağındaki ateşin gelip tam merkezine de düştüğünü görmek "gerçekten alışmamız gereken bir şey mi?" sorusu ortada öylece sahipsiz kalıyor.

Ne Ankara, ne Suruç, ne Reyhanlı ne de başka bir yer yansın artık.

Büyük patlama haberleri günlük hayatımızın bir parçası haline geliyor. İnsanların sadece rahatsız oldukları şeyleri ortadan kaldırmak isteyebileceği gözden kaçıyor. Bunlardan rahatsız olmayan, bunu kanıksamış kitlelerin bunun önüne geçmek için hiçbir şey yapmayacağı gerçeği rakamlarla ifade edilen ölü sayıları ile hayatımızın içine günlük manşetlerle sızıyor.

Acı sahiplerinin koşulsuz kucaklanması gerektiği geleneği, giderek yok ediliyor.

Yakınlarını kaybeden insanların sahiplenildiği, kucaklandığı ve toplumsal olarak sahiplenildiği tüm geleneğimiz giderek yok ediliyor. Çözüm için tek yürek olmamızdan dem vurulurken, kiminle tek yürek olmamız gerektiği kafaları karıştırıyor. Bunca kutuplaşmanın ortasında kayıp sahipleri acısını haykıramıyor bile.

Ankara' da kimse artık duvarlara güzel şeyler yazmıyor.

Şehirler değişiyor, duvar yazıları karşılıksız aşkları yazmayı giderek azaltıyor. Ankara en çok şiir yazılan duvarların şehri olmaktan çıkıp en çok patlamanın olduğu şehir oluyor. İnsanlar ölüme alışmamak için mücadele ediyor.

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yeldas

az önce almanyada bir bombalı araç patladığı haberi düştü haber kanallarına..şimdi bakalım almanyada sorumlular ne yapacak, liderler ne diyecek, insanlara "alışın bunlara alışın" diyen çapsızlar çıkacak mı ortaya ? fransada bomba patladığında "senin istihbaratın uyuyor muydu, sen olan biten herşeyden sorumlusun" diye ahkam kesen "asrın lideri"nin 5 ayda 3 kere içindeki sarayda yaşadığı başkentinde yaşanan olaylara ne tepki verdiğini gördük..ele verir talkını, kendi yutar salkımı ! aleme posta koymaya, akıl vermeye kalkınca olmuyor işte !

Gizli Kullanıcı

Siyaset öğrencisi olarak MİDEM BULANIYOR! Alışın diyorlar yani; sırada ki Irak, Filistin , Suriye biz olalım diyorlar...

isminivermekistemeyenizleyici

Terörü bitirmeye çalışmak yerine, bizi buna alıştırmaya calışan insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz. Yazık!!!

nazozturk

O değil de neden terörle yaşayalım? neden yaşamaya alışalım?!

Gizli Kullanıcı

Patlamadan bir kaç gün önce Amerika bir bildirge yayınlıyor;" Ankara'da bir canlı bomba patlaması gerçekleşebilir -bazı mekan ve meydanlar belirtip- bizim halkımız uzak dursunlar. Bu bildirge oldukça garip. Olaydan 3 saat önce yabancı birinin benim 1 ay önce instagramda paylaştığım ANKARA yazımı beğenmesi kadar garip. yüz tane resim var neden ANKARA, ne alaka? Yani saygıdeğer arkadaşlarım görüyorum ki yine kelimelere dökemeyeceğim bir acıyı sahiden hissederek yaşarken sizler yine devlet odaklı yorumlara başlamışsınız. Acıyorum ve üzülüyorum. Devleti kesinlikle savunmuyorum. Amerikanın bile bundan haberi varken (!) devletin nasıl olmazdı? Terörün 3 amacı var bana göre; birincisi insan öldürmek, ikincisi bizim zayıf ve bencil halkımızı düşünce farklılıklarıyla birbirine düşünmek ve üçüncüsü devleti çökertmektir. Bu üçünüde başarıyor. Peki bize düşen görev nedir biliyor musunuz?

Gizli Kullanıcı

Sosyal medya şovunu bir kenara bırakıp o samimiyetsiz maskelerimizi düşürüp sahiden acılarımızla Allaha daha fazla yakarmaktır. Düşüncemiz ne olursa olsun Türkiye çatısı altında birlik olmaktır. Biliyorum artık hiçbirimizin dayanacak gücü kalmadı.En azından öyle umuyorum.. Bu mesajımıda sınırlı sayıda insan görecek onu da biliyorum. Ama artık kendi içimizde didişmeyi bırakıp sahiden birlik olmamız gerek. Dua etmemiz gerek Allahın kelamıyla Allahın kudretine sığınmamız gerek. En azından ben böyle düşünüyorum.Lütden artık siyaseti bir kenara bırakıp kalplerimizi vicdanlarımızı konuşturalım... Gördüğünüz gibi siyaset yapmak hiçbir halta yaramıyor..

nebusimdi

Amerika defalarca PYD terör örgütü değil, müttefikimizdir dedi, diyor. Amerika bilmeyecek müttefikinin eylemini de kim bilecek?

Gizli Kullanıcı

Çok derin oyunlar dönüyor bunda herkes hemfikir. Ama sorun Bizim milletimizin bir kısmı bunu bilmesine rağmen onlara yandaşlık yapmak adına çabalıyor gibi. Yada gözü boyanıyor bilmiyorum. İşleri yokuşa sürmek, zaten yeterince derin olan bir acının üstüne bir de devleti suçlayarak halkı iyice kışkırtarak savaş çıkarma derdinde! Herşeyin bir zamanı vardır. Sandık gibi.. Ama olaylar tazeyken bunları yapmaları milletimizin içinde ne kadar ikiyüzlü insanların olduğunu görmemizi sağlıyor. Yazık..

Gizli Kullanıcı

Çarşamba günü radyolar bas bas bağırdı ''istihbarattan alınan bilgilere göre ülkenin on yerinde saldırı düzenlenecek Nevruz yaklaşıyor atağa geçecekler'' diye. Amerika'nın haberi vardı evet ama bizim istihbaratımızın da vardı. Eğer yoktu ise neden yoktu? İstihbarat ne yapıyor içeride o kadar adamları varken? Ve bir ülke artık her gün şehit veriyor devlet büyükleri sadece tv da parmak sallıyorsa bu işte terslik vardır arkadaşım. Çok güzel demişsin birlik olmalıyız evet ama önce yönetim halkını kandırmamalı. Terörist partisini meclise sokmak için yasa çıkartmak ne demek? Bunu biz değil devlet yaptı. İçimize kadar soktu. Lütfen bunları unutmayın...

Gizli Kullanıcı

Sana sonuna kadar hak veriyorum. Maksadım asla devleti savunmak değil bunu anlamışsındır. Sadece olaylar yeterince tazeyken bide üstüne birbirimizi kışkırtmamızı doğru bulmuyorum. Sorduğun soruların aynısını sordum. Cevabını ise alamıyorum..Ne diyebilirim ki Allah sonumuzu hayır etsin..

Gizli Kullanıcı

evet bende sana katılıyorum. Birbirimizi kışkırtmamız doğru değil ama devlet büyükleri bile bunu yaparken halk ne yapabilir ki? Amin amin

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

2016AnkaraReyhanlıTürk Kızılayı
Görüş Bildir