Vokalistini Değiştirip Yeni Bir Sayfa Açan Metal Grupları
Bir metal grubunda vokalist değişikliği yaşanması, çoğu zaman hayranlar için küçük çaplı bir deprem etkisi yaratır. Çünkü bir grubun öne çıkan ilk ismi genelde vokalist olur. Kimi zaman bu değişim büyük tartışmalara neden olurken, kimi zaman da grubun kariyerindeki en doğru karar olarak görülür. Gel, vokalist değişikliğinin ardından yeni bir döneme giren ve bunu başarıyla yöneten metal gruplarına birlikte bakalım. 👇
1. Bruce Dickinson'ın dönüşüyle yeniden güç kazanan Iron Maiden!
Iron Maiden deyince çoğu kişinin aklına Bruce Dickinson geliyor ama grubun hikayesi aslında biraz daha karmaşık. Grup ilk kurulduğunda vokalde Paul Day vardı. Daha sonra Dickinson vokali devraldı ve grup yükselişe geçti. 1993 yılında Bruce Dickinson'ın ayrılmasının ardından Blaze Bayley dönemine geçen grup, o yıllarda hayranlarını ikiye bölmüştü. Ancak 1999 yılında Dickinson'ın geri dönmesiyle birlikte Iron Maiden adeta ikinci baharını yaşadı. Sonrasında gelen albümler ve dev turneler, grubun hala metal dünyasının zirvesinde yer alabileceğini gösterdi.
2. Ronnie James Dio ile bambaşka bir kimliğe bürünen Black Sabbath!
Ozzy Osbourne'un ayrılığı birçok kişi için Black Sabbath'ın sonu gibi görünüyordu. Ancak gruba katılan Ronnie James Dio tüm dengeleri değiştirdi. Daha epik ve melodik bir yaklaşım getiren Dio, grubun sesini farklı bir noktaya taşıdı. 'Heaven and Hell' gibi albümler sayesinde Black Sabbath, sadece ayakta kalmakla kalmadı, kariyerinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadı.
3. Mike Howe ile yeni bir soluk yakalayan Metal Church!
David Wayne'in ayrılmasının ardından Metal Church için işler kolay görünmüyordu. Ancak Mike Howe'un gelişiyle grup daha melodik ve erişilebilir bir tarafa yöneldi. Bu değişim bazı eski hayranları şaşırtsa da grubun daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı. Özellikle 90'ların başındaki albümler bugün hala grubun en sevilen işleri arasında gösteriliyor.
4. Floor Jansen ile gücüne güç katan Nightwish!
Nightwish'in vokalist değişiklikleri yıllarca metal dünyasının en çok konuşulan konularından biri oldu. Tarja Turunen ve Anette Olzon dönemlerinin ardından gruba katılan Floor Jansen ise birçok hayran tarafından grubun en başarılı vokalistlerinden biri olarak görülüyor. Güçlü sesi ve sahne hakimiyetiyle kısa sürede Nightwish'in ayrılmaz bir parçası haline geldi. Hatta bazı dinleyicilere göre grubun en iyi canlı performans dönemi Floor ile başladı.
5. Angela Gossow sonrası Alissa White-Gluz ile yoluna devam eden Arch Enemy!
Angela Gossow, ekstrem metal dünyasının en ikonik vokalistlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle yerine gelecek kişinin işi oldukça zordu. Ancak Alissa White-Gluz'un gruba katılmasıyla Arch Enemy beklenenden çok daha güçlü bir geçiş yaptı. Yeni albümler ve başarılı turneler sayesinde grup, vokalist değişiminin ardından da yükselişini sürdürdü.
6. Howard Jones ile yeni bir döneme giren Killswitch Engage!
Killswitch Engage'in ilk dönemlerinde mikrofonun arkasında Jesse Leach vardı. Ancak Howard Jones'un gelişiyle grubun sound'u daha büyük kitlelere ulaşmayı başardı. Güçlü brutal vokalleri ve temiz sesleri bir arada kullanabilmesi, grubun popülerliğini ciddi şekilde artırdı. İlginç olan ise yıllar sonra Jesse Leach'in geri dönmesi ve grubun kariyerine başarıyla devam etmesi oldu.
7. Johan Hegg ile kimliğini bulan Amon Amarth!
Bugün Amon Amarth deyince akla doğrudan Johan Hegg geliyor. Ancak grubun ilk yıllarında farklı vokalistlerle çalıştığını bilenlerin sayısı çok fazla değil! Hegg'in gruba katılmasıyla birlikte grubun karakteristik vokal tarzı şekillenmeye başladı. Sonrasında gelen albümler de Amon Amarth'ı dünyanın en büyük melodik death metal gruplarından biri haline getirdi.
8. Chuck Billy ile zirveye çıkan Testament!
Testament'ın ilk dönemlerinde kısa süreli farklı vokalistler yer alsa da grubun asıl kimliği Chuck Billy ile oluştu. Billy, güçlü sesi ve sahnedeki enerjisi sayesinde kısa sürede grubun yüzü haline geldi. Hatta bugün birçok kişi Testament'ı Chuck Billy'siz düşünemiyor bile! Bu da başarılı bir vokalist değişiminin grubun kaderini nasıl etkileyebileceğinin güzel örneklerinden biri.
9. Derrick Green ile yoluna devam eden Sepultura!
Max Cavalera'nın ayrılığı Sepultura hayranları için oldukça sarsıcı bir gelişmeydi. Birçok kişi grubun bu kaybın ardından ayakta kalamayacağını düşünüyordu. Ancak Derrick Green'in katılımıyla Sepultura farklı bir yön çizdi ve üretmeye devam etti. Aradan geçen yıllar gösterdi ki grup, bu değişimin ardından kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış.
10. Tommy Karevik ile yeni bir sayfa açan Kamelot!
Roy Khan'ın ayrılığı Kamelot için büyük bir kırılma noktasıydı. Çünkü Khan, grubun en sevilen dönemlerine damga vuran isimlerden biriydi. Yerine gelen Tommy Karevik ise zorlu bir görevi üstlenmesine rağmen beklentilerin altında kalmadı. Yeni dönemde çıkan albümler sayesinde Kamelot hem eski kimliğini korudu hem de yeni bir enerji yaratmayı başardı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın