Türkiye'nin 10 Gündem Maddesinin Yabancı Uyarlaması

 > -
8 dakikada okuyabilirsiniz

Türkiye'de her gün onlarca ağır gündem maddesiyle karşı karşıya kalıyoruz. Artık o kadar sıradanlaştı ki, 18 kişinin öldüğü iş cinayetleri, 24 kişinin öldüğü trafik kazaları sıradanlaştı. Bakın bizim gündemimiz, başka ülkelerde aynen bizde olduğu gibi olsaydı nasıl görünecekti.

1. Japonya'da iş kazalarında son 12 yılda 15 bin ölü...

Japonya'da hükümetin iktidar olduğu 12 yıl boyunca meydana gelen iş kazalarında 15 bine yakın Japon vatandaşının ölmesine yönelik bir soruyu cevaplayan Japon çalışma bakanı Suzuki Toyota; "Bu kazalar gelişmemizin bir işareti. Kalkınıyoruz, çalışıyoruz ki böyle kazalar oluyor. Hem bakın daha geçen benzer bir kaza Pakistan'da oldu, 1900'lü yılların başında Almanya'da buna benzer çok örnek var" şeklinde konuştu. 5 gün önce meydana gelen maden kazasında toprak altına kalan ve halen çıkarılamayan 20 işçi içinse; "Çalışmalarımız gelişmiş ülkelere layık bir şekilde sürüyor. Çok güzel çalışıyoruz, tabutlar, mezar yerleri, ambulanslar, arama kurtarma ekipleri hepsi var Allah'a şükür" dedi. İstifa edip etmeyeceği sorulan bakan; "ne saçma bir soru, neden istifa edeyim ki?" şeklinde cevap verdi. 

Hükümete yakın "Japon Takvimi" gazetesi; "GELİŞİYORUZ TABİİ Kİ YANSIMALARI OLACAK" manşetiyle çıktı. Burada "yansıma" dedikleri 15 bin ölü işçi.

2. Hollanda'da zorunlu dini eğitim gerginliği...

Hollanda hükümetinin "Her mahalleye bir Katolik okulu" kampanyasına tepkiler devam ediyor. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Hollanda Milli eğitim bakanı Gullit Van Rijkaard: "Biz kimseyi zorla Katolik okullarına göndermiyoruz. Sınava girip başarılı olan isteyen okula gidiyor. Biz sadece dinini bilen, vicdanlı, dindar nesiller yetiştirmek istiyoruz. Ne yani çocuklar Katolik okullarına gitmesin de sağda solda barlarda esrar mı çeksin?" şeklinde konuştu. Diğer dinlere mensup azınlık çocuklarının da Katolik okullarına kaydedildiğinin sorulması üzerine bakan: "Kimseyi istemediği bir okula kaydetmiyoruz. Bazı hatalar olmuş olabilir ama ne var yani bu okullar sadece dini eğitim vermiyor ki? İncil'e giriş, İsa'nın güzel ahlakı, Çarmıhta 3 gün, vb. derslerin yanı sıra matematik, fizik, kimya gibi dersler de veriliyor" dedi. 

Zorunlu dini eğitimin sakıncalarından bahseden bir gazeteciyi art niyetli olmakla suçlayan bakan: "Fen dersinin, Hollandaca dersinin zorunlu olmasında bir sorun yok, din dersinin zorunlu olması mı sıkıntı" diyerek azarlayan bakan daha sonra: "Ben nasıl ki Budizmi, İslamı, Museviliği biliyorsam onlar da Hristiyanlığı bilecek, bunda bir sakınca yok" sözüyle toplantıyı tamamladı.

3. Kanada cumhurbaşkanı sinirlendi...

Esnaf ziyareti yapan Kanada cumhurbaşkanı Saff İyiniyett geçtiği sokakta sigara içen gençleri görünce korumalarına derhal bu ayıba bir son vermelerini istedi. Korumalar gençlerin sigaralarına el koyarken cumhurbaşkanı ensesinden yakaladığı bir gence sevgi dolu sözler sarf etti. Bu sırada "Her şeye bu kadar müdahale etmeye hakkınız yok" diyen, muhalif olduğu her halinden belli olan Kanada vatandaşı 15 koruma tarafından etkisiz hale getirildi. Daha sonra esnafın, ev kadınlarının derdini dinleyen cumhurbaşkanı, Kanada'da tarımın öldüğünden şikayetçi olan ve topraklarının AVM yapımı için kamulaştırıldığını söyleyen vatandaşa: "Sen kimin adına konuşuyorsun önce onu söyle? Ülkenin gelişmesine, kalkınmasına bu öfkeniz nedir? Sizin gibi geri kafalılar yüzünden ülke tarım toplumu olmaktan kurtulamıyor. AVM yapılsa, esnaf dükkan açsa, millet gidip topluca istediği şeyi bulsa bu seni niye rahatsız ediyor" dedi. Diğer vatandaşların çılgınca alkışladığı cumhurbaşkanı 200 korumasıyla birlikte bir süre daha dolaştıktan sonra 1 milyar dolar harcanarak yeni yapılan Kanada Cumhurbaşkanlığı Sarayına döndü.

4. İsviçre'den Avusturya'ya mezhep tepkisi...

İsviçre, komşusu Avusturya'nın Protestan mezhebine mensup hükümetinin Katoliklere, Evangelistlere ve diğer mezheplere zulüm uyguladığını belirterek, tüm dünyanın Avusturya'nın bu zalim tutumu karşısında birlik olması gerektiğini savundu. Konu ile ilgili açıklamalar yapan İsviçre başbakanı Papa Djunberg: "Dünya 5'ten her zaman büyüktür. Avusturya'da yaşanan bu mezalime son vermek bizim boynumuzun borcudur. Avrupa Baharı'nın Avusturya ayağını tüm insanlık için destekleyeceğiz, Özgür Avusturya Ordusu'na (ÖAO) gereken yardımlar yapılacaktır" dedi. Avusturya'nın afedersiniz Protestan başkanının özellikle Katolikleri yok etmek istediğini, ülkeyi kendi mezhebine uygun yönetme arzusuyla yanıp tutuştuğunu belirten İsviçre başbakanı: "Bu gaddar, 2-3 ay içinde devrilecek. O süre içinde Avusturya'dan kaçan tüm mülteciler bizim misafirimizdir. Kimyasal silah kullanmakta bir beis görmeyen bu zalimin gitmesi için İsviçre olarak elimizden geleni yapacağız, ama dünyanın da bize destek olması gerekiyor. NATO, BM bu noktada devreye girmeli" şeklinde konuştu.

5. İspanya Portekizli mültecilere kucak açtı...

İspanya, Portekiz'de yaşanan Avrupa Baharı nedeniyle ülkeden kaçan mültecilere kapılarını elbette açacaklarını. Portekizlileri en iyi şekilde misafir edeceklerini açıkladı. Başka ülkelerin Portekiz'de yaşanan drama seyirci olduğunu belirten İspanya Başbakanı Raul Casillas; "Zulümden kaçıp kapımıza gelene geri git mi diyelim? İspanyol misafirperverliği bu mudur? Tabii ki bu insanları en iyi şekilde ağırlayacağız. Kültürel ve tarihsel bağlarımızın olduğu bu insanların başımızın üstünde yeri var" şeklinde konuştu. Başta Madrid ve Barcelona olmak üzere büyük şehirlerde dilenen Portekizli mültecilerin durumunun sorulması üzerine sinirlenen başbakan: "Biz burada belki on binlerce insanın hayatını kurtardık, siz kalkmış bana 3-5 kişiyi soruyorsunuz? Ama sizin derdiniz belli, siz başka bir amaca hizmet eden maşasınız, bana abileriniz soru sorsun, ağa babalarınız gelsin sizin" dedi.

6. Amerika'da mezheplere göre fişleme skandalı...

Amerika Mormon ve Amiş mezhebine ait kişilere yapılan fişleme skandalı ile çalkalanıyor. Bu mezhebe ait kişilerin devlet kademesinde terfi almamaları ve kritik noktalara atanmamaları için yapılan fişleme belgelerini ele geçiren America Time gazetesinin yayın müdürü: "Bu kişiler 1 ve 2 rakamları ile fişlenmiş. Bu fişlemeyi yapan grup diğer mezhepleri ve azınlıkları da farklı rakamlarla fişlemiş. Bu kişilerin işlerinde yükselmelerine asla izin verilmemiş" şeklinde konuştu. Mormon ve Amiş evlerine yapılan işaretlemeler ile ilgili konuşan İç işleri bakanı Donald Dack: "Bu Call of Duty oynayan çocukların işi. Oyundan etkilenip akıllarınca böyle şeyler yapmışlar"dedi. Bir gazetecinin "Neden yan yana iki evden sadece Mormon olanların kapısı işaretlenmiş de diğerine işaret konmamış" sorusu üzerine sinirlenen Dack: "Sizin amacınız soru sormak değil, hükümeti zor durumda bırakmak ve yıpratmak." diyerek toplantıyı terk etti.

7. Almanya'da paralel yapı öfkesi...

Almanya paralel yapıyı deşifre etti. 12 yıldır hükümette bulunan ve Hans Güllen cemaati ile sıkı ilişki içinde olan Hristiyan demokrat parti arasının bozulduğu Hans Güllen'in hükümete paralel bir yapı kurduğunu ve devleti tehdit ettiğini açıkladı. Konu ile ilgili olarak görüşlerini almak istediğimiz Amerika, California'da bir çiftlik evinde yaşayan Hans Güllen göz yaşları içinde hükümete beddualarda bulundu. Alman şansölyesi Karl Heinz Rummenige "İnlerine kadar ineceğiz, bunca yıldır bizi saf bulup kandırdılar. Yargıya, devlete falan hep sızım sızım sızmışlar. Benden 'dönemin şansölyesi' diye söz ediyorlar. Polisin, istihbarat teşkilatının içindeler. Amaçları apaçık darbedir" dedi. Bir gazetecinin "Peki 10 yıldır bunlarla omuz omuza hareket ediyorsunuz, aklınız şimdi mi başınıza geldi" sorusu üzerine gazeteci paralel yapının basın ayağı olduğu gerekçesiyle tutuklandı.

8. İngiliz hükümetine yargıya müdahale tepkisi...

İngiltere'de yaklaşan JAHC (Judges & Attorneys High Commission) seçimleri öncesinde hükümet kanadı ile barolar arasındaki çekişme sürüyor. Avam kamarasında bir açıklama yapan hükümet milletvekillerinden Short Winston Red: "Eğer JAHC seçimlerinde hükümetimizin istemediği bir sonuç çıkarsa, seçimi gayrı meşru saymaktan daha doğal bir hakkımız olamaz" dedi. Bu açıklamasına tepki gösteren muhalefetteki işçi partisini paralel yapının esiri olmakla suçlayan hükümet milletvekili: "Bizim 12 yıldır yaptıklarımız ortada, biz milli iradenin vücut bulmuş haliyiz. Yargı yargılığını bilecek milli iradenin üzerinde görmeyecek kendisini" dedi. Bazı hükümet vekillerinin yargı mensuplarını arayarak davalara müdahale ettiklerinin sorulması üzerine Winston Red "Milli irade der susarım" diyerek toplantıyı bitirdi.

9. Fransa başbakanını dinlediler...

Milyar dolarlarla ifade edilen yolsuzluk dosyaları Fransa'da hiç umursanmadı. Hükümetin birçok bakanının, başbakanın ve başbakanın ailesinin de dahil olduğu yolsuzluk skandalı için konuşan hükümet sözcüsü "montaj, hepsi montaj" açıklamasında bulundu. Fransız Bilim Kurumundan alınan "hislerimize göre montaj var, harf harf montelemiş allahsızlar" belgesini gösteren hükümet sözcüsü "günah işlememize bile müdahale ediyorlar. Yahu günahı vebali benim boynuma. Bu davayı açan savcılar politikaya çok meraklı iseler çıkarsınlar cübbelerini parti kurup karşımıza çıksınlar" dedi. Konu ile ilgili bir açıklama da başbakandan geldi: "Benim mahremime girdiler, yok villalar, yok harca harca sıfırlanmayan paralar, hepsi montaj ürünüdür. Bunu en yetkili kurumumuz da tescil etmiştir" dedi. Bilim kurumunun başına yakın zamanda yapılan atletizm hocası atamasının da sorulduğu başbakan: "Yahu adam müdür, araştırma yapmıyor ki bilim insanı olsun?" diyerek son noktayı koydu.

10. New York'ta çevre katliamı...

Central Park'ın imara açılacağı söylentileri Amerika'yı ayağa kaldırdı. Konu ile ilghili olarak görüşlerine başvurduğumuz New York belediye başkanı Lars Von Pitt: "Halktan burada küçük bir kilise olması yönünde büyük bir talep var. Central park'ın hepsini imara açmıyoruz, Manhattan belediyesinin sınırları içerisinde kalan küçük bir parsele kilise yapılacak sadece" dedi. Gazetecilerin "bölgede en az 20 tane kilise var, şehrin en büyük yeşil alanına kilise yapılması ne derece doğru?" sorusu üzerine başkan "halktan talep var, talep!" dedi. Ayrıca Manhattan liman bölgesinin de imara açılıp buraya büyük bir otel, rezidans ve AVM kompleksinin yapılacağı yönündeki söylentilere de açıklık getiren belediye başkanı: "Son karar elbetteki Amerika başkanınındır. Biliyorsunuz kendisi bir New York aşığı ve New York ile ilgili bütün işleri bizzat takip ediyor. Şu an böyle bir çalışma yok ama hiç olmayacak diyemem" şeklinde konuştu. Halkın yaptığı gösterilere de değinen başkan: "Bunlar bütünlüğümüze kast eden dış mihrakların Wall Street eylemlerinde deneyip de başarılı olamadıkları planlarını yeniden canlandırma girişimleridir" dedi. Yeni bir nükleer santral yapımı için, yüzyıllık mısır tarlalarının kamulaştırılması ise halen gösteriler ile protesto ediliyor.

Bonus: Vatikan yeşil alana 3 yeni kilise inşa ediyor...

Vatikan Bahçeleri'ne, Bazilikanın tam karşısına 3 adet yeni kilise yapılacağı haberinin yayılması Vatikan'ı hareketlendirdi. Vatandaşlar zaten yüzlerce kilisenin olduğu bir alandaki tek yeşil alana 3 kilise daha yapılacak olması tam bir takiyye örneğidir diye isyan ediyor. Vatikan ise kilise inşaatlarının tamamen ihtiyaçtan kaynaklandığı. Vatandaşlardan gelen yoğun talepler üzerine böyle bir karar alındığını vurguluyor. Vatikan geçtiğimiz günlerde Vatikan'ın en yüksek tepesine, bugüne kadarki en büyük kilisenin inşa edileceğini duyurmuştu. İtalya'dan bakıldığında bile görünebilecek kilisenin projesini bizzat papa inceleyip onaylıyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

AlmanyaArda TuranAvusturyaBaşbakanBilimBirleşmiş MilletlerFransaIker CasillasİngiltereİspanyaİsviçreİtalyaJaponyaMısırNATONükleer SantralPortekizVangündem
Görüş Bildir