Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Tüm Bildiklerinizi Unutun: İnsanlığın Ortaya Çıkış Hikayesi Aslında Oldukça Farklı!

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Türümüzün kökeniyle ilgili yeni güncellemeler var!

Bugüne kadar Homo sapiens'in yaklaşık 200.000 yıl önce Doğu Afrika'da ortaya çıktığı ve buradan yayıldığı düşünülüyordu.

Türümüzün en eski örnekleri 1960'lı yıllarda Etiyopya'da bulunmuş ve modern insanın burda ortaya çıktığı görüşü uzun yıllar boyunca kabul görmüştü.

Hatta burada bulunan kalıntılardan yola çıkan araştırmacılar uzun bir süre Sapienslerin Neanderthallerden evrimleştiğini düşünmüştü.

Ancak ilerleyen zamanlarda birbirlerinden çok farklı iki insan türü oldukları ortaya çıktı.

Yapılan son araştırmalarda ise Homo sapiens'in kökeninin daha eskiye dayandığı ortaya çıktı. Üstelik fosiller Doğu Afrika'da değil Kuzey Afrika'da bulundu!

Kuzey Afrika'da bulunan beş yeni Homo sapiens fosili, modern insanın kökenini tam 100.000 yıl geriye çekti.

Beş yeni Homo sapiens fosili üç genç erişkin, biri ergen ve yaklaşık sekiz yaşındaki bir çocuktan oluşuyor.

Fosillerin kökenini belirleyen çalışmalarda temel olarak kafatası ve dişler ön planda tutuldu. Buna göre bulunan fosiller 315.000 yaşındaydı.

Bölgede taş aletlere ve hayvan kemiklerine rastlandı. Hayvanları avlayarak tüketip aynı zamanda derilerini işliyorlardı.

Ayrıca ateş kullandıkları da ortaya çıktı. Davranışları modern insan türüyle eşleşiyordu.

Homo sapiens fosillerin arasındaki fark, yeni fosillerinin kafataslarının biraz daha küçük hacmi ve kaş çıkıntılarının biraz daha çıkık olması.

Bu farklılıklar inanılan bir düşünceyi de ortadan kaldırdı. Önceki araştırmalarda Homo sapiens'in bir anda ortaya çıktığına inanılıyordu.

Ancak fosillerdeki farklılıklar göz önüne alındığında Homo sapiens bir evrim sürecine girip vücutları buna göre şekillenmişti.

Araştırmacılar bütün Afrika'yı, Homo sapiens fosilleri açısından bir cennet olarak görmeye başladı. İlerleyen araştırmalarda daha şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Merakla bekliyoruz...

Kaynak: 1 2 3

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hata

tövbe de editör :)

outland

Dunya suan 4,54 milyar yasinda ve evrenin yasi tam bilinmese de 13,5 ile 14 milyar arasinda oldugu dusunulmektedir ve bir kitaba gore de dunya 6 gunde yaratildi. Dunya uzerinde ki suyun altinda ki yasamin bile %10'unu yada daha azini biliniyor. Evrende bir kum tanesi buyuklugunde olan gezegenimiz belki bin yil sonra bile birakin evreni belki de dunyanin butun sirlarini cozemeyecegiz. Bilim ve teknoloji ilerledikce ve dunyadaki yasama dair cok sey ogrendikce neden bizim milletimiz geri gitmeye devam ediyor? Hala gelmis biz hz ademden geldik kurana hersey yaziyor diyorlar. Neden bu kadar teknoloji dusmanisiniz anlamiyorum.

olaylar-olaylar-ismail-abi

6 günde değil 6 vakittedir doğrusu. kuranda izafiyet teorisini destekler nitelikte ayetler bulunduğunu da varsayarsak belki 6000 milyon yıldan da bahsediyor olabilir :))

outland

Bir çok ayette göklerin ve yerin 6 günde yaratıldığından söz edilir. Fussilet suresinde ise göğün ve yerin yaratılış ve düzenlenme safhalarından söz edilirken toplam 8 günün ortaya çıktığı öne sürülmekte ve bunun çelişki olduğu düşünülmektedir. Oysa belirtilen yaratma aşamalarının yanlış hesaplanması sonucundan ötürü çelişki var gibi görünmektedir. Eğer ayetteki ifadeler dikkatli okunursa yaratılış kısmının sadece 6 günde olduğu anlaşılacaktır.

outland

De ki: “Gerçekten siz mi yeri iki günde yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler kılıyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir.” Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek (İtaat ederek) geldik” dediler. Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)’ın takdiridir. (41 Fussilet Suresi, 9-12)

muromuo

Adamların her konuya cevabı kün fe yekün. Ol dedi olduk diyip çıkıyorlar işin içinden bilim, teknoloji düşmanları resmen.

olaylar-olaylar-ismail-abi

Demek istediğimi anlamadın. Şunu okumanı istiyorum; Altı Günde Yaratılışın Bilimsel İzahı Ayette geçen 6 gün ifadesi, bizlerin anladığı manada 1 haftanın bir eksiği, 24 saatlik dilimden oluşan 6 gün değildir. Evre manasındadır. Allah zaman ve mekanın dışındadır. Allah Katında her şey tek bir anda olmuş ve bitmiştir. Zaman ve mekana tabi olan bizleriz… Zamanın göreceliği dikkate alındığında, “gün” sadece bugünkü koşullarıyla, Dünya üzerinde algılanan 24 saatlik bir zaman dilimini ifade etmez. Ancak evrenin bir başka yerinde, bir başka zamanda ve koşulda, “gün” çok daha uzun sürelik bir zaman dilimidir. Nitekim bu ayetlerde (Secde Suresi, 4; Yunus Suresi, 3; Hud Suresi, 7; Furkan Suresi, 59; Hadid Suresi, 4; Kaf Suresi, 38; Araf Suresi, 54) geçen 6 gün (sitteti eyyamin) ifadesindeki “eyyamin” kelimesi, “günler” anlamının yanı sıra “çağ, devir, an, müddet” anlamlarına da gelir.

olaylar-olaylar-ismail-abi

2-Big Bang anındaki enerji, evrensel saatin zaman akış hızını milyon kere milyon (1012) defa yavaşlatmış. Evren yaratıldığında, evrensel zamanın akış katsayısı -bugün algılandığı şekliyle- milyon kere milyon kat kadar daha büyüktü, yani zaman daha hızlı akıyordu. Dolayısıyla Dünya’da milyon kere milyon dakikayı yaşadığımız esnada, evrensel saat için yalnızca bir dakika geçmiş olur. 6 Günlük zaman dilimi, zamanın göreceliği dikkate alınarak hesaplandığında, 6 milyon kere milyon (trilyon) güne denk gelir. Çünkü evrensel saat, Dünya’daki saatin akış hızından milyon kere milyon daha hızlı akar. 6 trilyon günün karşılık geldiği yıl sayısı, yaklaşık olarak 16,427 milyardır. Bu rakam günümüzde evrenin tahmin edilen yaş aralığındadır. 6.000.000.000.000 gün / 365,25 = 16.427.104.723 yıl Yaratılışın 6 gününün her biri -bizim zaman algımızla- birbirlerinden farklı zamanlara karşılık gelir. Bunun sebebi zamanın akış katsayısının evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azalmasıdır.

olaylar-olaylar-ismail-abi

3-Big Bang’den itibaren evrenin büyüklüğü her ikiye katlandığında, zamanın akış katsayısı yarıya düşmüş. Evren büyüdükçe, evrenin ikiye katlanma hızı da gittikçe artan bir şekilde yavaşladı. Bu genişleme oranı, Fiziksel Kozmolojinin Temelleri adlı ders kitaplarında anlatılan, dünyanın her yerinde yaygın olarak bilinen bilimsel bir gerçektir. Yaratılışın her gününü, Dünya zamanıyla hesapladığımızda karşımıza aşağıdaki durum çıkar:

olaylar-olaylar-ismail-abi

4-* Zamanın başladığı andan itibaren bakıldığında, yaratılışın 1. günü (1. devre) 24 saat sürmüştür. Ancak bu süre, bizim zamanı Dünya’da algıladığımız şekliyle 8 milyar yıla eşittir. * Yaratılışın 2. günü (2. devre) 24 saat sürmüştür. Ancak bu, bizim algılarımızla bir önceki günün yarısı kadar sürmüştür. Yani 4 milyar yıl. * 3. gün (3. devre) ise yine bir önceki gün olan 2. günün yarısı kadar sürmüştür. Yani 2 milyar yıl. * 4. gün (4. devre) 1 milyar yıl, * 5. gün (5. devre) 500 milyon yıl, * ve 6. gün (6. devre) 250 milyon yıl sürmüştür. * Sonuç: Yaratılışın 6 günü, yani 6 devresi, Dünya zamanı türünden toplandığı zaman, 15 milyar 750 milyon yıl bulunur. Bu rakam günümüzdeki tahminlerle büyük bir paralellik içindedir.

yucekedi

Her bilimsel paylaşımda triggered müslümanlar olmak zorunda mı?

sogukdus

bazı üstün zekalılar! derki; madem biz evrildik neden hala maymunlar var, ulan kedi giller ailesi var biri aslan olmuş biri leopar biri kaplan bir diğeri kedi olarak kalmış bu yetiştiği çevre ve şartlara göre değişim göstermiş uzunca bir süreç hem illa maymundan geldik demiyor ki adamlar maymuna benzeyen insansı canlı diyor sonuçta maymun da daha ilkel canlıdan evrilmiş, en basitinden ağır el işlerinde çalışan insanların elleri bir müddet sonra nasır tutup kendini korumak istiyor bunu yüz binlerce yılda düşünürsek değişim ve adaptasyon kaçınılmaz bir gerçektir

dusunen_odun

la şurda yazanı doğru okuyun bari buluntuların evrimi çürüttüğü yok, yıl olmuş 2017 hala "hep teoride kalmıştır, insan hep aynıdır" bilmem ne bilmem ne. şu kısacık makaleyi bi düzgün okuyunda rezillik olmasın bari

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Kaş
Görüş Bildir