Tersine Beyin Göçü: Hindistan ve Çin Yetişmiş Yeteneklerini Nasıl Geri Çekiyor?
Bir zamanlar gitmek tek kurtuluştu; şimdiyse dönmek en büyük prestij haline geldi. Yıllarca Batı'ya en parlak zihinlerini kaptıran Hindistan ve Çin, bu durumu tersine çevirmek için adeta bir satranç ustası gibi hamleler yapıyor. Gelin, bu büyük eve dönüş hikayesinin duraklarına birlikte bakalım.
Önce hayallerin adresi sadece Batı'ydı.
Yıllar boyu en parlak beyinler, daha iyi imkanlar ve özgür bir çalışma ortamı için valizlerini toplayıp Silikon Vadisi’ne ya da Avrupa’nın laboratuvarlarına koştular. Kendi ülkelerinde bulamadıkları o 'değer görme' hissini okyanus ötesinde aradılar ve bu durum devasa bir boşluk yarattı.
Sonra ülkeler bu kaybın bedelini anladı.
Hindistan ve Çin, sadece insanlarını değil, aslında geleceklerini de kaybettiklerini fark edince stratejik bir makas değişimine gittiler. 'Giden gitsin' mantığından vazgeçip, gidenleri nasıl geri getireceklerine dair devasa bütçeli devlet politikaları üretmeye başladılar.
Ardından teşviklerle kırmızı halı serildi.
Çin, 'Bin Yetenek Programı' gibi projelerle yurt dışındaki bilim insanlarına sadece yüksek maaş değil, sınırsız araştırma bütçesi ve lüks konutlar sundu. Batı'da bir göçmen olarak karşılaşabilecekleri 'cam tavanı' tamamen ortadan kaldırarak onlara krallar gibi bir başlangıç vaat ettiler.
Derken yerli teknoloji devleri şahlandı.
Sadece devlet değil, özel sektör de bu yarışa dahil oldu; Alibaba, Tencent ve Tata gibi devler dünya standartlarında kampüsler kurdu. Bu sayede yurt dışındaki yetenekler, Google veya Apple’da sahip oldukları konforu kendi ana dillerini konuştukları ofislerde bulmaya başladılar.
Daha sonra girişimcilik bir tutkuya dönüştü.
Özellikle Hindistan, Bangalore gibi şehirleri birer teknoloji vahasına dönüştürerek 'Orada bir dişli olacağına, gel burada kendi makineni kur.' dedi. Silikon Vadisi'nin tozunu yutup dönenler, devletin sağladığı kolaylıklarla kendi 'unicorn'larını yaratarak ülkenin kaderini değiştirmeye başladılar.
Bununla birlikte, bürokrasi tamamen çöpe atıldı.
Eskiden dönmeyi zorlaştıran o hantal evrak işleri ve katı vize kuralları, stratejik sektördeki uzmanlar için yerini 'jet hızıyla' onaylanan belgelere bıraktı. Ülkeler, dışarıdaki yeteneklerinin önündeki her türlü idari engeli tek tek kaldırarak 'yolunuz açık olsun' mesajı verdiler.
Hatta sosyal yaşam bile yeniden inşa edildi.
Sadece profesyonel imkanlar değil, ailevi ihtiyaçlar da unutulmadı; çocukların eğitimi ve sosyal güvence gibi konular devlet garantisine alındı. Batı’nın yükselen yaşam maliyetleri karşısında, kendi ülkelerinde sunulan bu 'tam kapsamlı' paketler geri dönüşü iyice cazip kıldı.
Sonunda başarısızlık algısı yıkıldı.
Eskiden yurt dışından dönmek bir 'tutunamama' göstergesi sayılırken, şimdiyse büyük bir vizyonun parçası olmak olarak görülüyor. İnsanlar artık kaçmak için değil, küresel bir gücün inşasında pay sahibi olmak için ülkelerine dönmenin gururunu yaşıyorlar.
Şimdiyse dünya dengeleri yeniden kuruluyor.
Bu devasa geri dönüş dalgası sayesinde teknoloji ve inovasyonun merkezi yavaş yavaş Doğu’ya kaymaya başladı. Bakalım bu 'beyin kazanımı' süreci, önümüzdeki yıllarda küresel liderlik yarışını nasıl bir noktaya taşıyacak?
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın