article/comments
article/share
Haberler
Gümüş Piyasasında Tarihe Geçen Hunt Kardeşler Olayı ve Etkileri

etiket Gümüş Piyasasında Tarihe Geçen Hunt Kardeşler Olayı ve Etkileri

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Gümüş piyasasında yaşanan bazı olaylar finans tarihine küçük notlar olarak geçerken, bazıları ise ekonomik anlamda deprem etkisi yaratmıştır. Hunt Kardeşler vakası da bunlardan biri. 1970'lerin sonunda birkaç kişinin büyük servetiyle dünya gümüş piyasasını kontrol etmeye çalışması, hem yatırımcıları hem de devletleri alarma geçirdi. Bir süreliğine başarılı gibi görünen hamle, sonunda tarihin en büyük finansal çöküşlerinden birine dönüştü. Gelin, gümüş fiyatlarını gökyüzüne çıkarıp ardından yere çakan Hunt Kardeşler olayına birlikte bakalım!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Nedir bu Hunt kardeşler olayı?

Nedir bu Hunt kardeşler olayı?

Bunker ve Herbert Hunt kardeşler, efsanevi petrol kralı H. L. Hunt'ın mirasçıları olarak zaten büyük bir servetin üzerinde oturuyorlardı. Ceplerindeki milyarlarca dolara rağmen finans dünyasında adlarından daha büyük bir şekilde söz ettirmek istiyorlardı. Yetmişli yılların başında enflasyonun paralarını eriteceğinden korkunca sığınacak güvenli bir liman aramaya başladılar. Gözlerine kestirdikleri ilk şey ise o dönem hak ettiği değeri görmediğini düşündükleri parlak metal yani gümüş oldu. Kendi kendilerine bir plan yapıp piyasadaki tüm gümüşü toplayarak devasa bir imparatorluk kurmaya karar verdiler.

Enflasyondan kaçış planı olarak gümüşü seçtiler zira altın almak yasaklanmıştı.

Enflasyondan kaçış planı olarak gümüşü seçtiler zira altın almak yasaklanmıştı.

O dönemlerde Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarının kişisel olarak külçe altın alması ve biriktirmesi yasal olarak engellenmişti. Hunt kardeşler de paralarının değerini korumak için altına yönelemeyince hemen alternatif yollar aramaya giriştiler. Gümüş piyasasının altına kıyasla çok daha küçük ve dolayısıyla kontrol edilmesinin daha kolay olduğunu fark ettiler. Beklenmedik bu durum zengin kardeşler için adeta biçilmiş kaftan bir fırsat anlamına geliyordu. Kimsenin uyanamayacağı bir hızla fiziksel gümüş kontratları toplamaya başlayarak tarihin en büyük köşeye sıkıştırma operasyonunun ilk temellerini attılar.

Yalnızca kağıt üzerinde kalmayarak fiziki gümüşleri gizlice tırlara yüklediler.

Yalnızca kağıt üzerinde kalmayarak fiziki gümüşleri gizlice tırlara yüklediler.

Birçok yatırımcı piyasada sadece vadeli işlem sözleşmeleriyle oynarken Hunt kardeşler olayı tamamen başka bir boyuta taşıdı. Satın aldıkları sözleşmelerin vadesi geldikçe nakit para yerine ısrarla fiziki gümüş teslimatı talep etmeye başladılar. Tonlarca ağırlıktaki gümüş külçelerini piyasadan çekip gizlice İsviçre bankalarındaki özel kasalara taşımak için özel uçaklar ve zırhlı tırlar kiraladılar. Yaptıkları hamle ise piyasada dolaşan serbest gümüş miktarının bir anda bıçak gibi kesilmesine yol açtı. Piyasada gümüş kıtlığı baş gösterince doğal olarak fiyatlar da yukarı yönlü sert tırmanışına başladı.

Arap emirlikleriyle ortaklık kurarak arkalarına büyük bir sermaye gücü aldılar.

Arap emirlikleriyle ortaklık kurarak arkalarına büyük bir sermaye gücü aldılar.

Hunt kardeşler bu büyük oyunda tek başlarına risk almak istemediler ve kendilerine güçlü finansal ortaklar buldular. Suudi Arabistanlı bazı zengin prensler ve Orta Doğulu yatırımcılarla bir araya gelerek International Metals Investment Company adında gizli bir ortaklık kurdular. Bu ortaklık sayesinde zaten güçlü olan sermayelerini neredeyse sınırsız bir finansal güce ulaştırmayı başardılar. Piyasaya giren amansız Arap sermayesiyle birlikte gümüş kontratlarını kendilerine çekmeye devam ettiler. Artık gümüş piyasasının kaderi tamamen bu birkaç adamın iki dudağının arasından çıkacak kararlara kalmıştı.

Gümüş fiyatları ışık hızında yükselirken tüm dünyada tam bir çılgınlık yaşanmaya başladı.

Gümüş fiyatları ışık hızında yükselirken tüm dünyada tam bir çılgınlık yaşanmaya başladı.

Kardeşlerin gümüşü köşeye sıkıştırmasıyla 1979 yılında gümüşün ons fiyatı inanılmaz bir hızla yükselerek bir yılda birkaç katına çıktı. Yaşanan bu yapay artış dünya genelinde tam anlamıyla çılgın bir gümüş çılgınlığı dalgası başlattı. İnsanlar evlerindeki gümüş çatal bıçak takımlarını, antikaları ve aile yadigarı takıları eritilmek üzere kuyumculara koşturarak götürdü. Hatta tıp dünyasında röntgen filmlerinin içindeki gümüşü geri dönüştürmek için filmler çalınmaya başlandı ve büyük bir kriz yaşandı.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Zirve noktasında dünyadaki serbest gümüşün neredeyse yarısına sahip oldular.

Zirve noktasında dünyadaki serbest gümüşün neredeyse yarısına sahip oldular.

Takvimler Ocak 1980 tarihini gösterdiğinde gümüşün ons fiyatı tüm zamanların rekorunu kırarak tam elli dolar seviyesine ulaştı. Hunt kardeşler ve ortakları o sırada piyasadaki mevcut gümüş stoklarının neredeyse yarısını ellerinde bulunduruyorlardı. Kağıt üzerinde milyarlarca dolar karda görünen kardeşler kendilerini dünyanın en zeki ve en zengin insanları olarak görüyorlardı. Finans tarihindeki en büyük piyasa manipülasyonunu başarıyla tamamladıklarını düşünüp zafer sarhoşluğu yaşamaya başlamışlardı. Ancak bu kontrolsüz büyüme finansal sistemin tepesindeki aktörleri ve düzenleyici kurumları fena halde rahatsız etti.

Amerikan hükümeti ve borsalar bu tuhaf gidişata dur demek için oyunun kurallarını kökten değiştirdi.

Amerikan hükümeti ve borsalar bu tuhaf gidişata dur demek için oyunun kurallarını kökten değiştirdi.

Gümüş fiyatlarının çıldırması ekonomiyi tehdit edecek boyuta ulaşınca emtia borsası yöneticileri acil durum ilan etmek zorunda kaldı. Comex borsası Hunt kardeşlerin daha fazla alım yapmasını engellemek için sadece satış yönlü işlemlere izin veren yeni kurallar getirdi. Aynı zamanda gümüş kontratları için gerekli olan teminat miktarlarını astronomik seviyelere yükselterek kardeşleri köşeye sıkıştırmayı hedeflediler. Merkez Bankası da bankaların bu tarz spekülatif işlemler için kredi vermesini kesin bir dille yasakladı.

Sonunda piyasalar çöktü ve Hunt kardeşlerin imparatorluğu yerle bir oldu.

Sonunda piyasalar çöktü ve Hunt kardeşlerin imparatorluğu yerle bir oldu.

Tarihe 'Gümüş Perşembe' olarak geçen 27 Mart 1980 günü Hunt kardeşler için tam bir kabusa dönüştü. Kuralların değişmesiyle nakit sıkışıklığına düşen kardeşler milyarlarca dolarlık teminat tamamlama çağrılarına cevap veremez hale geldi. Ellerindeki pozisyonlar borsalar tarafından zorla kapatılmaya başlanınca gümüş fiyatları bir günde yarı yarıya çakıldı. Piyasada yaşanan bu panik satışı dalgası Wall Street üzerinde adeta deprem etkisi yaratarak büyük aracı kurumları iflasın eşiğine getirdi. Kardeşlerin yıllarca uğraşarak kurduğu o büyük gümüş kulesi sadece birkaç saat içinde yerle bir oldu. Bu büyük finansal felaketin ardından Hunt kardeşler kendilerini bitmek bilmeyen dava süreçlerinin ve soruşturmaların tam ortasında buldular. Amerikan mahkemeleri kardeşleri piyasayı kasten manipüle etmekten suçlu bularak milyarlarca dolarlık tazminat ödemeye mahkum etti. Borçlarını ödeyebilmek için ellerinde kalan petrol kuyularını, lüks malikanelerini, yarış atlarını ve hatta antikalarını bile satmak zorunda kaldılar. Sonunda 1988 yılında resmi olarak iflas bayrağını çekerek Amerikan tarihinin en büyük servet kaybeden isimleri arasına adlarını yazdırdılar. Zirveden dibe vuruşları finans dünyası için ibretlik bir ders niteliği taşımaya devam etti.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Kendime popüler kültür ve televizyon dedektifi diyebilirim. Televizyon ve sinemanın mutfağında yer almayı da bir o kadar seviyorum. 2019 yılından bu yana da Onedio’da ilişkiler, teknoloji, müzik ve popüler kültür odaklı içerikler üretiyorum. Yazarken sadece bilgi aktarmaktan ziyade okuyucunun kalbine dokunacak bir his bırakmayı önemsiyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın