Tatilin Şifrelerini Hep Birlikte Çözeceğiz
“Zenginlik; yastık altındaki altınlar, bankadaki varlıklar, kasadaki tapular değil; pasaporttaki mühürlerdir.”
Değerli Onedio ailem ve sevgili okurlarım,
Öncelikle bu köşeyi bana layık gören Onedio yönetimine içten teşekkürlerimi sunar, onlarla birlikte olmaktan gurur duyarım. Turizm sektöründe geçen 40 yılı aşkın tecrübemi, 60’tan fazla ülkede biriktirdiğim gözlemleri, yüzlerce destinasyondan süzdüğüm önerileri ve bavulumda taşıdığım binlerce hikâyeyi artık her hafta sizlerle paylaşacağım.
Bu köşede sadece rotaları konuşmayacağız… Bir yolculuğun insana ne kattığını, bir tatilin neden ihtiyaç olduğunu, bazen bir şehrin neden bir insandan daha iyi geldiğini birlikte keşfedeceğiz. Kısacası, hepimizin peşinde olduğu “Tatilin şifrelerini” beraber çözeceğiz.
Tatil, hayatımız için en kuvvetli vitamindir!
Yıllarca insanlara “gezmek lükstür” denildi. Oysa aynı insanlar yorulmayı normal, tükenmeyi sıradan, kendine zaman ayırmayı ise gereksiz gördü.
Oysa gerçek şudur: Tatil, harcanan para değil; biriktirilen, yaşatılan anılardır.
Çünkü yıllar sonra banka hesabınızda kalan rakamları değil; bir gün batımında hissettiğiniz huzuru, hiç bilmediğiniz bir sokakta kaybolmanın heyecanını, deniz kokusunu,sevdiklerinizle paylaştığınız kahkahaları, çektiğiniz resimleri, kaydettiğiniz videoları hatırlarsınız. Para harcanır, zaman geçer… Ama anılar insanın içinde yaşamaya devam eder.
Ve şunu da unutmayın: En güzel yatırım, valize koyduğunuz hayallerdir.
Bazı yatırımlar kazanç getirir, bazıları ise hayat değiştirir. Çıkılan her yolculuk insana yeni bakış açıları, yeni cesaretler, yeni dostluklar kazandırır. Valize sadece kıyafet değil; umut, merak ve keşfetme arzusu da konur. İnsan çoğu zaman gittiği yerden sadece dönmez… Yıllarca değiştiremediği huylarını değiştirir, hiç tatmadığı lezzetleri tadar, hiç görmediği güzellikleri görür değişerek ve yenilenerek döner.
Varlıklarımızın içinde tatil yoksa…
Hayatım boyunca devasa şirketleri yöneten CEO’ları, dev fabrikaların sahiplerini, gökdelenlerin tepesindeki genel müdürleri, serveti dilden dile dolaşan nice isimleri tanıdım. Dışarıdan bakıldığında başarı hikâyesi gibi görünen bu hayatların çoğunda aynı eksiklik vardı: yaşanmamışlık!! Dikkat edin; onların başarı hikâyeleri anlatılırken hep fabrikalarından, malikânelerinden, makinelerinden ve varlıklarından söz edilir. Hiçbir zaman kendileri için yaşamlarına kattıkları değerler yazılmaz, yazdırılmaz. Kendilerine ayrılan zamanı nasıl kullandıklarının toplumla paylaşılmasını, hatta genel olarak yazılıp çizilmesini çok istemezler, saklarlar; bunu bir fazlalık veya başarısızlık olarak görürler. Bu kişiler tatile dahi gitseler iş için gitmiş görüntüsü verirler, çünkü tatili bir kültür olarak kendilerine fazla görürler.
Ama hayatın acımasız bir matematiği vardır: Banka hesabınız ne kadar dolu olursa olsun, eğer anı defteriniz boşsa hayat yolculuğunuz boştur, anlamsızdır.
Gerçek zenginlik; sahip olduğunuz mülklerin sayısı, bankadaki varlığınız veya kilolarca altınınız değil; gün batımında duyduğunuz huzur, sevdiklerinizle paylaştığınız bir kahkaha ve “iyi ki yaşamışım, iyi buradayım” diyebildiğiniz anlardır.
Şimdi kendinize sorun: Hayatı siz mi yönetiyorsunuz, yoksa hayat mı sizi yönetiyor?
İrade, Servetten Daha Güçlüdür
Dünyayı gerçekten keşfedenler çoğu zaman büyük servet sahipleri değil, yola çıkma cesareti gösteren sırt çantalı gezginlerdir. Çünkü gezmek çoğu zaman bütçe meselesi değil bir karar meselesidir.
Tapu biriktirmek sizi varlıklı yapabilir, ama anı biriktirmek sizi özgür kılar.
İş İnsanları İçin Tatil Bile İştir
Rahmetli Vehbi Koç ile ilgili yıllardır anlatılan güzel bir anekdot vardır. Bir televizyon programında sunucu sorar: “Vehbi Bey, tatil yapar mısınız? En çok nereye gidersiniz?”
Vehbi Koç gülümser ve cevap verir: “Tabii ki yaparım… Geçen ay Donald çağırdı, Amerika’ya gittim. Ford Motor Company ile Türkiye’de üretimi konuştuk. Önceki hafta İtalya’daydım, Fiat Chrysler Automobiles toplantısına katıldım. Önümüzdeki hafta da Erdek’e gideceğim… Erdeklileri özledim. Bir de sahildeki seyyar satıcılar benim pazarlığımı özlemiştir.”
Konuyu anladınız… Bazı insanlar için tatil; deniz, kum, güneş değil… Başka bir şehirde çalışmaya devam etmektir. İşte bu yüzden, “tatil” kelimesiyle mesafeli olsalar da ülkeye değer katan, üreten, istihdam sağlayan tüm iş insanlarını saygıyla anmak gerekir. Çünkü bazıları dinlenerek, bazıları üreterek nefes alır.
Hayat, sadece başkaları için çalışarak tüketilmeyecek kadar kısa… Kendi hikâyenizi yazmak için ise eşsiz bir fırsattır.
Tapu biriktirmek yerine anı biriktirin. Çünkü gerçek hazine odur.
Bundan böyle bu köşede; gözümle gördüğüm, kalbimle sevdiğim yerleri abartısız ve reklamsız bir şekilde, tüm içtenliğimle sizlerle paylaşacağım.
Gelecek hafta yeni rotalarda buluşmak üzere…
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

