Tatilde Gördü, Dönünce İş Kurdu: Günlük 4,5 Ton Üretim Yapıyor
Adana’da eczacılık yapan Süleyman Kapukaya’nın yıllardır aklında tek bir şey vardı: üretim yapmak. Ancak bu hayali gerçeğe dönüştüren şey ne bir yatırım planı ne de uzun bir proje oldu. Her şey 2018 yılında çıktığı tatilde yediği bir tabak mantıyla başladı.
Antalya’nın Alanya ilçesinde “pelmeni” adı verilen mantıyı deneyen Kapukaya, bu lezzeti Türkiye’de üretme fikrine kapıldı.

Tatilin ardından konuyu araştırmaya başladı, üretim süreçlerini inceledi ve kendi işini kurmak için kolları sıvadı.
Kendi sermayesiyle şirketini kuran Kapukaya, gerekli makineleri temin ederek kendi markasını oluşturdu. İlk üretim sürecine ise yalnızca 4 kadın çalışanla başladı. Küçük bir girişim olarak başlayan bu adım, kısa sürede büyüme sinyalleri verdi.
Adana’nın merkez Sarıçam ilçesinde kurduğu imalathanede günlük yaklaşık 200 kilogram üretim yapan Kapukaya, 2019 yılında ürünlerini deneme amacıyla zincir marketlere gönderdi.

Ürünlerin ilgi görmesi ve talebin artmasıyla birlikte ekip genişledi, çalışan sayısı 20’ye ulaştı.
Girişimin asıl sıçraması ise 2024 yılında gerçekleşti. Kapukaya, Dünya Bankası koordinasyonunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çukurova Kalkınma Ajansı iş birliğiyle yürütülen Sosyal Girişimcilik, Güçlendirme ve Uyum Projesi’ne (SEECO) başvurdu. Proje kapsamında sağlanan destekle yeni makine ve ekipman yatırımı yapıldı.
Bu yatırımların ardından üretim kapasitesi katlandı.

Günlük mantı üretimi 4,5 tona çıkarken, çalışan sayısı da 100’e ulaştı. Üretim üç vardiya halinde sürdürülürken, hazırlanan ürünler Türkiye’nin farklı şehirlerindeki zincir marketlere gönderilmeye başlandı.
Kapukaya’nın işletmesi yalnızca üretim yapan bir tesis değil, aynı zamanda kadın istihdamına odaklanan bir model olarak dikkat çekiyor. İşletmenin bulunduğu bölgede yaşayan kadınlar, evlerine yakın konumda çalışarak iş hayatına katılabiliyor. Daha önce 20 civarında olan çalışan sayısının bugün 100’e yaklaşması, bu dönüşümün en net göstergesi.
Üretimde el emeğini ön planda tuttuklarını belirten Kapukaya, tam otomasyondan özellikle uzak durduklarını ifade ediyor.

Ona göre ürünün lezzeti ve tercih edilmesindeki en önemli etken, kadınların emeğiyle hazırlanması. Eczacılıktan gelen hijyen ve disiplin alışkanlıklarını üretim sürecine taşıyan Kapukaya, iki işi bir arada yürütmeye devam ediyor. Hedefi ise hem üretim kapasitesini hem de kadın istihdamını daha da artırmak.
İmalathanede çalışan 37 yaşındaki üç çocuk annesi Şengül Kolay ise yaklaşık 5 yıldır bu üretim sürecinin bir parçası. Severek yaptığı iş sayesinde aile bütçesine katkı sağladığını belirten Kolay, bu işin hayatında önemli bir yer tuttuğunu söylüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın