Tam Bitti Derken Tek Bir Replikle Başa Sardığımız Kuzey Güney'i Asla Unutamıyoruz

218PAYLAŞIM

"Tabe lan, unutulur mu Kuzey kardeşim?" dediniz mi fotoğrafı görünce? Nasıl unutalım, her şeyiyle dört başı mamur bir diziydi. Kıvanç Tatlıtuğ, Buğra Gülsoy, Öykü Karayel, Zerrin Tekindor, Rıza Kocaoğlu, Bade İşçil ve daha birçok iyi oyuncu ile karakterleri hayatımızda bir iz bıraktı. Nasıl başardılar peki?

Kuzey Güney final yapalı tam 7 sene oldu. Ama hala sosyal medyada videolarını, repliklerini görmeye devam ediyoruz.

Kuzey Tekinoğlu'nun şahsına münhasır karakterini izlemek de hikayeyi takip etmek de güzel bir maceraydı. Peki niye bu kadar sevdik, hiç düşündünüz mü?

Tezat karakterleri izlemek izleyiciye her daim zevk vermiştir. Bu sefer bu tezatlığı iki kardeş üzerinden görmek daha da enteresan oldu.

Birbirlerine gece ve gündüz, kuzey ve güney kadar zıtlar.

İmkansız aşklar ne zaman sevilmedi ki? Her zaman kavuşamamış aşıklar ilgimizi çekmiştir. Ama abisinin eski nişanlısına çaresizce aşık olan bir adamı nereden alalım, nereye koyalım...

Hele ki karşısında aşkından kafayı yemiş, ne yapacağını bilemeden kafası kesik tavuklar gibi dolanan bir kadın varken.

Kuzey o kadar sağlam direndi ki bu aşka, ona bu izni resmen biz verdik. Beraber yaşadık aşkını da, acısını da. İnandık her şeyiyle!

Zaten mecbur kalsa bile yalan söylemeyen, hiçkimseyi kandırmayan bir adam olarak dürüstlüğüne bayıldık.

Beşiktaş motor iskelesinde akbili bittiği için bütün gün bulaşık yıkayan bir adam izledik. Klasik zengin jönlerden, o abartıdan uzak bir gerçeklikti.

Bir oyunculuk şöleni ve karakter yaratma gurusuydu bu yapım. Her bir karakterini hatırlıyor, özellikle 2-3 karakteri ne yapsak unutamıyoruz. İtiraf edin Zerrin Tekindor'un oyunculuğu ve Gülten karakteri, Matmazel'den çok daha iyiydi.

Gelmiş geçmiş en altı dolu, en inandırıcı anne-kız ilişkisini izledik. Hiç kimseye yaslanmadan birbirlerine ne güzel destek oldular öyle!

66.media.tumblr.com

Her şey gerçekçiydi. İki kardeşin yıllar içinde birbirlerine yavaş yavaş dolmaları ve içlerinde kardeş sevgisine sardıkları nefret, bizim hissedeceğimiz kadar güçlüydü.

Öyle siyah veya beyaz yoktu bu dizide. Hem birbirlerini zaman zaman başkalarına karşı koruyup kolladılar, hem de birbirlerine yumruk sallamaktan vazgeçmediler.

Aslında hiçkimse için siyah ve beyaz yoktu. Sami kadar grisi var mı yahu? Çocuklarının karısının hayatını dayakla, öfkeyle, sevgisiyle karartmış bir adam olarak tanıdık onu.

Hiçbir zaman iyilik meleği olmadı ama biraz olsun sebeplerini anladık, aslında onları sevdiğini de hissedebildik.

Mutlu olsun istedik...

Peki peki Handan Hanım? Hem elinizde çamaşır gibi çitilemek ister, hem de yaşadığı hayat için üzülürsünüz. Ama ne oyunculuk, tek başına onu izlemek bile süperdi!

Dizinin entrika bacağı da hiç boş değildi. Dolandırıcılık, cinayet, ihanet, iflas derkeni Sinaner ailesi sağ olsun karnımızı doyurdu.

Şerefsiz oğlu şerefsiz karakterimiz de eksik değildi. Ferhat'ın yapabileceklerinden hep birlikte korktuk, hiç karikatürize bir hale gelmeden de tadında bırakılmasıyla sevindik.

İkonik jestlere, akıllara kazınan repliklere tutulduk. Bu da yayıldıkça daha çok görmemizi, daha yakın hissetmemizi sağladı.

Şu tutuş, Kuzey'in kendine has konuşması, Handan'ın bakışları, Gülten'in gülüşü...

Hatırlamadığınız bir tanesi var mı mesela?

Yeri geldi haykırarak güldük, tekrar tekrar dönüp izledik. Zaten en çok o sahneler yayılıyor hala sosyal medyada.

Yeri geldi sinirden bir oturuşta bütün tırnaklarımızı yedik. Simaaaaaaay yılan Simaaaaay!

Ama galiba en çok da ağladık... Çünkü biz gelmiş geçmiş en iyi arkadaşlık ilişkilerinden birini izledik Kuzey ve Ali'de. Gerçekten kardeş de öte. Kopmalarına dayanamadık.

Ali'nin öldüğü gün, Kuzey de bir daha asla eskisi gibi olmadı. O yüzden çok değerli, Kuzey gerçekten ona da, ondan kalanlara da son bölüme kadar sahip çıktı.

Öyle ki, ne olursa olsun bizim de seyirci olarak hiç tadımız tudumuz kalmadı. Her şey o kadar eksikti ki, meyhanede tek başına oturan Kuzey gibi düğümlendi boğazımız.

Bu iki adamın dünyaya kafa tutuşu ve kardeşlikleri için bile izlenir. Cemre ile aşklarından bile daha derin bir sevgi olabilir.

Yok yok onların da haklarını yemeyelim, on numara bir aşktı. Yani kısacası, dört başı mamur bir diziydi Kuzey Güney!

Fedakarlıkları, dürüstlükleri, kıskançlıkları, birbirlerine sahip çıkışlarıyla dolu dolu bir aşktı. O yüzden kavuşana kadar da sabırla bekledik, hiç sıkılmadık.

Biz döndürüp döndürüp izleyenlerden, rastgele bir Kuzey sahnesi açanlardanız. Öneririz vallahi:)

Kuzey Güney Dizisini Ne Kadar İyi Hatırlıyorsun? - onedio.com
Kuzey Güney Dizisini Ne Kadar İyi Hatırlıyorsun? - onedio.com
Unutma Unutturma: Efsane Dizi Kuzey Güney'den Akıllara Kazınmış 17 Replik - onedio.com
Unutma Unutturma: Efsane Dizi Kuzey Güney'den Akıllara Kazınmış 17 Replik - onedio.com
Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fb_zs

Çarşamba gününü sevme sebebimdi liseye yeni başlamıştım 😔

melisa-babacan

bak o farata söyle benim manyak olduğumu unutmasın

amansende

Kıvanç Tatlıtuğ mankenden oyuncu olur mu olmaz mı kısımına nokta koymuş tek jöndür bence

thehoneybadger

Aferin editor kardes, hic zaiyat vermedin butun detaylari hatirlattin; boyle devam edersen yovmiyen100 yetele.

thehoneybadger

Dizilerin şahıdır, 60. bolumu yeni bitiriyorum. Tabe lan!

enk-capital

Niye unutulmayıp sevildiğini söyliyim, karakterler halk tebaasındandı. Kasıntı karakterler yoktu. Kendini zengin kaslı gözde bekar koca adayına sevdirmeye çalışan bi adet beceriksiz saftirik 1.85 boylarında manken fizikli dünyalar iyisi esas kız karakteri barındırmıyodu. Tek derdi kaslarını daha fazla şişirmek ve ultra pahalı arabasına binip gece kulüplerinden topladığı kızları eve atmak olan kasıntı mı kasıntı, duygusuz mu duygusuz, aşırı karizmadan ölmek üzere olan bi esas oğlan karakteri barındırmıyodu. Aksine, duygularını dibine kadar yaşayıp bunu göstermekten çekinmeyen, bazen "rezil olan", en dipte, en çaresiz, en "kaybeden" bi esas oğlan vardı dizide. Kısaca kaybedenlerin hikayesini anlatıyodu. Kaybedenlerin hikayesi de her zaman daha bizden ve gerçektir. Çünkü hepimiz birer kaybedeniz.

Görüş Bildir