Şu Çılgın Türkler! Sınır Tanımadığımızı ve Görgü Kurallarına Asla Uymadığımızı Gösteren 13 Rahatsız Edici Davranış

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Türk insanı olarak çoğu zaman samimiyetin dozunu abartıyor ve çevremizdeki insanları bazen bilerek, bazen de fark etmeden rahatsız ediyoruz. Hepimizin iyiliği için bir an önce vazgeçmemiz gereken davranışları sizler için derledik.

1. Bankada, yemekhanede, kasa önlerinde, otobüs durağında sıra beklerken önümüzdekini sürekli rahatsız ediyoruz.

Elbette bilerek yapmıyoruz ama samimiyetin dozunu da çoğu zaman abartıyoruz. Sıra beklerken önümüzdekinin dibine kadar giriyoruz, farkında olmasak da aşırı rahatsızlık veriyoruz. Öne geçmeye çalışanları burada es geçiyoruz tabii, onlar bambaşka bir içeriğin kanıtı...

2. Metroda, otobüste, bankta, parkta, bahçede, iş yerinde, her yerde başkalarının ne yaptığını gözlüyoruz; kitap ya da dergi okuyorsa hemen göz atıyoruz, telefonuna bakıyorsa ne yaptığını görmeye çalışıyoruz.

Bizi hiç ama hiç ilgilendirmeyen bir şey için yanımızdakini rahatsız ediyoruz. Ne okuyor, neye bakıyor diye meraktan çatladığımız için çaktırmadan yandan yandan bakıyoruz. Bir de bunun ayakta olup oturanı sürekli darlayanı var tabii...

3. Bankamatikten para çekerken tedirgin olacağını bile bile önümüzdekinin ne yaptığını kontrol ediyoruz; para mı çekiyor, borç mu ödüyor, para mı yatırıyor meraktan çatlıyoruz.

Bankamatikte beklerken önümüzdekinin işlemine sürekli bakıyoruz. Çok büyük bir kısmımızın kötü bir amacı yok, işlemi ne zaman bitecek diye sabırsızlanıyoruz ama bu ne acele, di mi?

4. Başkalarına ağzımızın içini göstere göstere sakız çiğniyoruz, sakızı balon yapıp patlatıyoruz, hatta bazen sonradan yeniden çiğnemek üzere görünen bir yere koyuyoruz.

Sakızın üzerindeki diş ya da tükürük izlerinin herhangi birini rahatsız edeceğini düşünmüyoruz. İçimizden geldiği gibi davrandığımız için bir türlü sınırları çizemiyoruz.

5. Üstümüze hiç vazife olmadığı halde sokak ortasında başkalarının çocuklarını sıkıştırıyoruz, sevmek için dokunuyoruz, annesi ya da babası bize uymayan bir şey yapıyorsa azarlıyoruz.

Aaaaay çok soğuk, üşüyecek yavrucuk, bu kadar minik bebek dışarı çıkarılır mı? Emiyor mu? Biz de büyüttük canıııııım...

Karşımızdakinin hiç ilgilenmediğini bile bile sürekli konuşuyoruz. Bebeğe dokunarak, onu öperek mikroplarımızı geçiriyoruz, anne ya da baba karşı çıkarsa da azarlıyoruz.

6. Zaman ve mekan tanımadan her yerde bacaklarımızı yaya yaya, ayaklarımızı insanların gözüne soka soka oturuyoruz; nasıl göründüğümüze bakmadan sürekli tekrar ediyoruz.

İnsanların kendi içine çekilerek oturmak zorunda kaldığını fark etmeden, bacaklarımızı açarak rahat rahat oturuyoruz. Başkalarının sınırlarına saygı göstermediğimiz gibi, her şeyin bize hizmet ettiğini düşünüyoruz.

7. Herkesin sözünü kesiyoruz, lafın ortasındayken aşırı önemli kişisel meselelerimizi anlatıyoruz, dinlemeyi bilmiyoruz.

Bunu sadece saygısızlıktan değil, kendimizi çok önemli gördüğümüz için de yapıyoruz. Herkesin bizim aşırı önemli meselelerimizle ilgilenmesini, sadece bizi dinlemesini, kendilerini unutmasını istiyoruz.

8. Kulaklıklarımızdan etrafımızdaki herkese yayın yapıyoruz; başkalarının bizim müzik zevkimizden hoşlanıp hoşlanmayacağını ya da rahatsızlık verip vermeyeceğimizi düşünmeden hunharca müzik dinliyoruz.

Metroda insanlara dıptıs-dıptıs-dıptıs işkence ediyoruz, rahatsızlıklarını belirttiklerinde de surat asıyoruz. Asla sınır nedir bilmiyoruz.

9. Kokuyoruz! Her gün duş almak kadar basit bir işlemden bile aciz olduğumuz için herkesi kokumuzla rahatsız ediyoruz.

Üstelik koktuğumuzu bile bile o kolu kaldırıyoruz, ayakkabılarımızı çıkarıyoruz, aynı kıyafeti üst üste giyiyoruz. Kimseye olmadığı gibi kendimize de saygı duymuyoruz.

10. Sevgilimizin, eşimizin, annemizin, babamızın, kız kardeşimizin, herkesin ama herkesin telefonunu karıştırıyoruz. WhatsApp mesajlarını kontrol ediyoruz, fotoğraflarına bakıyoruz.

Bize böyle bir şey yapıldığı anda da carlıyoruz elbette...

11. Yemek içmek istememelerine rağmen insanlara sürekli ikramda bulunuyoruz; doymak, diyette olmak, sevmemek ya da alerji gibi durumları asla umursamıyoruz.

Özellikle bayramlarda seyranlarda hiç sormadan bir dolu tabağı ellerine tutuşturuyoruz; bitirmezse küsüyoruz, bitirirse tekrar koyup komaya sokuyoruz.

12. Yürüyen merdivenleri kullanmayı bilmediğimiz gibi, bizi uyaranlara da sert tepki veriyoruz ve haklı olduğumuzu saçma sapan sebeplerle kanıtlamaya çalışıyoruz.

Solda yürümek, sağda ise durmak gerektiğini bilmiyoruz, öğrenemiyoruz, öğrenmeyi de istemiyoruz.

13. Sinemada, tiyatroda, sanat aktivitelerinde nasıl davranacağımızı bilmiyoruz; cep telefonlarımızın ışıklarıyla, patlamış mısırla, çıkardığımız seslerle herkesi rahatsız ediyoruz.

Tiyatroda cep telefonumuzla sevdiğimiz oyuncunun fotoğrafını çekmeye çalışıyoruz, flaş patlatıyoruz, sinemada hatır hutur mısır yiyoruz, enstelasyonları anlamayıp abuk subuk konuşuyoruz.

Bu içerik de hoşunuza gidebilir!

Kendisine ve Çevresine Saygısı Olan İnsanların Uyması Gereken 12 Basit Görgü Kuralı - onedio.com
Kendisine ve Çevresine Saygısı Olan İnsanların Uyması Gereken 12 Basit Görgü Kuralı - onedio.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ozge-yalcinkaya

Özetle: Kişisel alana saygısı yok ülkenin %90'ının. Bu saygıyı talep edenlerin de bir tek ağızlarına tuvalet terliğiyle vurmadıkları kalıyor.

grapejuice

#1 https://me.me/i/in-norway-we-have-this-thing-called-personal-space-i-12417070

deen-doughouz

#11 Ne yazık ki başıma çok geliyor bir kere reddediyorsan on kere ısrar ediliyorsun özellikle bayramlarda çikolata tatlı Allah ne verdiyse

mihail-ivanovic-kutuzov

#12 de merdivende sol tarafta durup yürümeyenler sanki elektrikler kesilse, yürüyen merdiven dursa, saatlerce yürüyen merdivende mahsur kalacaklar gibi geliyor bana!

osslemosslem

Bunlar tüm dünyada mevcut hareketler. Bizde sayısı azdır, fazladır tartışılır. Ancak daha da sıkıntılı bir huyumuz oluştu ki, içler acısı. Umursamamazlık, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasıncılık. Hoş, yukarıda sayılmış olan tüm itici hareketlerin temelinde de o var zaten ya...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

KitapMısırannemüzikwhatsapp
Görüş Bildir