Görüş Bildir
Haberler
Şizofreni Hastası Bir Kadının Şizofreni ile İlgili Sözleri Tüm Bildiklerinizi Unutturacak!

etiket Şizofreni Hastası Bir Kadının Şizofreni ile İlgili Sözleri Tüm Bildiklerinizi Unutturacak!

Erkam Evlice
03.06.2017 - 03:04

Kafamızdaki mitleri yıkma vakti. Toplumdaki en yanlış bilinen rahatsızlıklardan biri olan şizofreniden bahsedeceğiz bugün.

İçeriğin Devamı Aşağıda

Bu sefer biz konuşmayacağız. Bunun yerine, bizzat şizofreniden mustarip Allie Burke’e kulak vereceğiz.

Bu sefer biz konuşmayacağız. Bunun yerine, bizzat şizofreniden mustarip Allie Burke’e kulak vereceğiz.

Yazarlık yapan, herkes gibi hayatına devam eden bir şizofren olan Allie Burke, yalın bir dille hastalık ve onun sosyolojik boyutuyla ilgili bilgiler verecek. 

Politik doğrucular şaha kalkmadan şerhimizi koyalım: Burke, kendisine şizofren demeyi tercih ediyor. Ona göre bu, hayatını doğrudan tanımlayan bir kondisyon ve bu yüzden “şizofrenisi var, şizofreniden mustarip” gibi kalıplar yerine bunun daha doğru ve isabetli olduğunu düşünüyor. 

Allie Burke sitemli, çünkü toplumdaki yanlış ve abartılmış şizofreni algısına karşı mücadele veriyor. Elbette şizofreniyi küçümsemiyor, onu önemsiz bir rahatsızlık gibi tanımlamıyor. Sadece gerçekleri anlatıyor, biz de dinliyoruz:

Dünyadaki 51 milyon şizofrenden biriyim. 5 yıl önce, 25’imdeyken teşhisim kondu.

O zamandan bu yana yalnızca rahatsızlığın korkutucu semptomlarıyla değil, aynı zamanda insanların bana ve kültür içinde farklı anlamlar kazanan bu hastalığa olan yaklaşımıyla da mücadele ediyorum.

Aşağı yukarı şöyle bir şey: Biri bir yere silahlı saldırı yapıyor ve onlarca insanı öldürüyor...

Psikoloji alanında hiçbir yeterliliği olmayan bir muhabir de, saldırganı anında şizofren ilan edebiliyor.

Mantık bu: Eğer bir okulu basıp çocukları öldürüyorsanız muhtemelen normal değilsiniz, haliyle şizofrensiniz.

Şizofren biri 10 yıllık düzenli iş yaşamına sahip olup ödüller de kazanabilir.

Bir başka problem de, popüler kültürün hastalıkları çeşitli kimliklere dönüştürmesi.

Bir başka problem de, popüler kültürün hastalıkları çeşitli kimliklere dönüştürmesi.

Bipolar bozukluk diyince aklımıza Carrie Fisher ve Demi Lovato geliyor. Depresif biri Kristen Bell ile özdeşleşebiliyor ve şizofren biri mutlaka Akıl Oyunları’ndaki John Nash oluyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda

Olay düşündüğünüz gibi değil. Şizofreni gürültülü, sandığınızdan çok daha gürültülü...

Olay düşündüğünüz gibi değil. Şizofreni gürültülü, sandığınızdan çok daha gürültülü...

Kafanızdaki sesler, klavyenizden çıkan sesler, dışarıda duyulan konuşmalar, arkanızdan gelen ayak izleri, telefonunuzun titreşimi…

Ve bu gürültü yalnızca kullandığım ilaçlarla bastırılabiliyor ve bu ilaçlara ulaşabilmek tam bir keşmekeş.

Bu ilaçlar çoğunlukla aknelere, depresyona ve ishale sebep oluyor ve vücudumu neredeyse işlevsiz hale getiriyor.

Teşhisim konduğundan bu yana kendimi şizofreniyle ilgili gerçeklerin savunucusu olmaya adadım.

Tüm şizofrenler benim gibi yazar değil ve seslerini duyuramıyorlar. Çoğunlukla zorbalığa ve ayrımcılığa maruz kalıyorlar. İnsanları ne kadar telkin etsem de “Hiç şizofrene benzemiyorsun” diyorlar. Pardon, bir şizofren neye benziyor ki?

Şunu söylemek istiyorum: Bütün şizofrenler saldırgan insanlar değiller.

Şunu söylemek istiyorum: Bütün şizofrenler saldırgan insanlar değiller.

Pek çoğumuz herkes gibi Fortune’un 500 listesinde yer alan firmalarda çalışabiliyor. Hatta, bir araştırmaya göre şiddet vakalarının %10’undan azı şizofren insanlar tarafından gerçekleştiriliyor. 

Ben bir şizofrenim. Bu benimle bağlantılı bir şey ve asla gitmeyecek. Yaratıcı olmamı ve küçük başarıların ardından koşmamı sağlıyor. Beni ben yapan şey şizofreni. Ve ona sahip olduğum için minnettarım. 

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
658
221
106
55
45
29
17
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın