Seçtiğin Müzik Aletlerine Göre Karakterindeki En Zayıf Noktayı Buluyoruz!
Müzik zevkin aslında sandığından daha fazlasını anlatıyor olabilir. Seçtiğin enstrümanlar karakterinin güçlü yanlarını olduğu kadar zayıf noktalarını da ele veriyor. Belki biraz şaşıracaksın, belki de “tam benlik” diyeceksin. Hadi seçimini yap, kendinle yüzleş!
1. Hadi bir enstrüman seç!
2. Müziğe yeteneğin olduğunu düşünüyor musun?
3. Yine seç!
4. Daha önce hiç müzik eğitimi aldın mı?
5. Hadi bir enstrüman seç!
6. Peki, söyle bakalım sen müziğin hangi halini seviyorsun?
7. Seç bakalım!
8. Son olarak, bu müzik türlerinden birini seç bakalım!
Aşırı duygusalık ve sınır çizememek.
Sezen Aksu şarkılarındaki o derin ve içli keman soloları gibi, senin de ruhunda her şeyi çok yoğun hisseden bir taraf var. Seçimlerine göre, karakterindeki en zayıf nokta aşırı duygusallığın ve insanlara gereğinden fazla taviz vermen diyebiliriz. İnsanların dertlerini kendi derdinmiş gibi sahipleniyor, bazen başkalarını düşünmekten kendini tamamen unutuyorsun. Tıpkı o ince tellere dokunulduğunda çıkan hüzünlü ses gibi, kalbin de en ufak bir sert sözde veya vefasızlıkta hemen kırılabiliyor. Mantığından ziyade kalbinin sesini dinlemek sana harika bir empati yeteneği katsa da, bu durum seni suistimale çok açık bir hale getiriyor. Biraz daha sınır çizmeyi öğrenirsen, o güzel kalbini yorucu insanlardan çok daha iyi koruyabilirsin.
Sabırsızlık ve fevrilik!
Bir Şebnem Ferah konserinde gümbür gümbür çalan o bateri gibi, senin de içinde asla durmak bilmeyen inanılmaz bir enerji var! Seçimlerine göre, karakterindeki en belirgin zayıf noktan sabırsızlığın ve zaman zaman ortaya çıkan fevriliğin. Aklına bir şey koyduğunda onun hemen, o saniye gerçekleşmesini istiyor, beklemek zorunda kalınca inanılmaz geriliyorsun. Hayatın ritmini hep en yüksek tempoda yaşamak harika bir şey, ama detayları kaçırmana ve öfkeyle kalkıp zararla oturmana yol açabiliyor. Kararlarını alırken o ilk anın getirdiği ateşle değil, biraz daha durup düşünerek hareket etmelisin. İçindeki o coşkulu ritmi biraz yavaşlatıp anın tadını çıkardığında, her şeyin çok daha güzel yerine oturduğunu göreceksin.
Hayır diyememek ve değişim korkusu!
Neşet Ertaş'ın o yüreğe dokunan, buram buram Anadolu kokan türkülerindeki bağlama gibi, sen de köklerine ve değerlerine çok bağlısın. Bu samimi seçimlerin, karakterindeki en zayıf noktanın 'hayır' diyememek ve kendini hep geri plana atmak olduğunu gösteriyor. Etrafındaki herkesin derdine derman olmaya çalışırken, kendi içindeki sessiz çığlıkları sürekli görmezden geliyorsun. Değişimden pek hoşlanmıyor, alıştığın düzenin dışına çıkmak zorunda kaldığında kendini çok güvensiz ve huzursuz hissediyorsun. Vefa ve sadakat senin için her şey demek, ama bu yüzden sana zarar veren insanları bile hayatından çıkarmakta çok zorlanıyorsun. Artık o güzel yüreğinin tellerini biraz da kendi mutluluğun için titretmenin, 'önce ben' demenin vakti geldi de geçiyor.
Yıpratıcı mükemmeliyetçilik ve kontrol tutkusu!
Fazıl Say'ın tuşlara her dokunuşunda yarattığı o kusursuz ve asil harmoni gibi, sen de hayatında her şeyin yerli yerinde olmasını istiyorsun. Seçimlerin, karakterindeki en büyük zayıf noktanın yorucu mükemmeliyetçiliğin ve kontrolü kaybetme korkun olduğunu fısıldıyor. İşler senin planladığın gibi gitmediğinde büyük bir stres yaşıyor, en ufak bir hatada bile kendini acımasızca eleştiriyorsun. Dışarıdan bakıldığında o piyano gibi asil, sakin ve biraz ulaşılamaz duruyorsun; bu da insanların senin aslında ne kadar kırılgan olduğunu görmesini engelliyor. Her şeyi kendi başına halletmeye çalışmak ve sürekli güçlü görünme çabası, seni içten içe çok fazla tüketiyor. Hayatın bazen doğaçlama yaşandığında, o ufak tefek hatalarla bile çok güzel bir melodiye dönüştüğünü kendine hatırlatmalısın.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın