Saddam'ın Elinden Kaçan Bir Türkmen Oğlu! Edip Hoca'yı Canlandıran Selim Bayraktar'ın Etkileyici Hayat Hikâyesi

-

Televizyonda severek izlediğimiz ünlü oyuncuların elbette birbirinden farklı hayat hikayeleri var. Şu sıralar Ufak tefek Cinayetler dizisinde Edip Hoca rolünü canlandıran Selim Bayraktar'ın hikayesi ise diğerlerinden oldukça farklı...

Ufak Tefek Cinayetler sayesinde artık hayatımızda bir de Edip Hoca var biliyorsunuz. Dizide henüz ne ayak olduğunu tam olarak çözemedik gerçi...

Dizi başladığından beri 22 bölümdür yanlamadığı kadın kalmadı diyebiliriz. Önce bir "Oya'ya mı platonik acaba?" diye düşündürttü.

Şimdi bi de Merve yakınlaşması çıktı... Hayırdır inşallah!

Burcu'yu teselli etme yardım timi olarak da görev yaptığını gördük. Nerede yaslanıp ağlamalık bir omuz açığı var, orada bir adet Edip Hoca var!

Tespit: Ege Başaran

Bu gizemli adamı aslında daha önce kurnaz, işini bilen Sümbül Ağa olarak Muhteşem Yüzyıl'da görmüştük. Orada bir başka iyiydi yalnız!

Herkesin hayatında bir adet olması gereken Sümbül Ağa'ya da hayat veren kişi Selim Bayraktar. Dışını bilip, içini çok fazla bilmediğimiz oyunculardan yani.

Fakat inanın, onun hayat hikayesi alıştığımız oyuncu hayatlarından çok daha farklı. Kerkük'te yaşayan Türkmen bir ailenin beş çocuğundan bir tanesi Selim Bayraktar.

İran-Irak savaşının olduğu dönem. Selim, o zamanlar Kerkük'te okula gidiyor. Her perşembe bir subay okula gelip Saddam için silahla havaya ateş etmelerini istiyor ve çocukların ellerine kalaşnikofu dayıyor. Çocuklar okulun bir parçası olarak gelen subayı dinleyerek silah tutmaya başlıyorlar.

Tam da bu sırada, yani Selim henüz çocukken askerler onu Saddam'ın muhafız alayına asker olarak seçiyorlar.

Türkmenlere ve azınlıklara yapılan baskılar gittikçe artıyor. Muhafız alayına seçilmek demek, Saddam için ölmek ve öldürmek demek.

Savaşın en korkunç halini görüyorlar ailecek: Teyzesinin kızını, kuzeninin eşini ve çocukları şarapnelle ölürken görüyorlar.

Bir röportajında şöyle diyor o günler için Selim Bayraktar: "Kerkük çok sıkıntılı, günde bin kişi ölüyor. Çünkü petrol var. İran - Irak savaşında teyzemin kızı, kuzenimin eşi, çocuklarının gözü önünde şarapnel parçasından öldüler. Savaş beni etkilemedi diyen insan dahi kanserli, dört bacaklı çocuk doğuruyor. Kimyasal silah kullanıldı. Kalan halkın yüzde 80’sini hasta ve kanser."

Üstlerinden füzeler geçerken kaçıyorlar Kerkük'ten. Annesi, babası, dört kardeşi ve halasıyla birlikte iki gün iki gece katırların üstünde geliyorlar Türkiye'ye.

Önce Eskişehir'e yerleşiyorlar, daha sonra Antalya'da devam ediyorlar hayatlarına. Ve işte orası, Selim Bayraktar için hayatının dönüm noktası.

Lisede okuduğu dönemde yolda yürürken bir gün 'Tiyatro atölyesi kursları başlamıştır' diye bir tabela görüyor ve anında gidip kaydını yaptırıyor. İçindeki tiyatro aşkının fitili de böyle ateşleniyor.

Ankara'ya gelip Hacettepe'de konservatuvar okuduktan sonra devlet tiyatrolarına geçiş yapıyor ve Antalya Devlet Tiyatrosu'nda çok sevdiği oyunculuğa devam ediyor.

Tabii bu arada diziler geliyor art arda. Bir günde beş tane şehir değiştirdiği oluyor bazen. O yorgunluğa can dayanmaz yalnız!

Yer aldığı bazı yapılmarı da şuraya bırakalım:

2007 – Köprü
2009 – Büyük Oyun
2009 – Bir Bulut Olsam
2011-2014 – Muhteşem Yüzyıl
2013 – Romantik Komedi2: Bekarlığa Veda

Biraz daha özele inelim o zaman. Şu fotoğrafa bakınca sanki o tanıdığımız Sümbül ve Edip değil! Hocamız biraz taş yani anlayacağınız...

Kendisi şu an 43 yaşında bir beyefendi ve maalesef İkizler burcu erkeği :)

Formunu neye borçlu olduğunu merak edenler olabilir, adam uzun yıllardır yoga yapıyor.

Hatta şöyle gösterelim, burada yapılmışı var...

Etkilenenler için uyarımızı derhal yapalım: Selim Bayraktar, 2005 yılından beri Devlet Senfoni Orkestrası’nda müzisyen Bihter Hanım ile evli.

Hem de bir kedi babası gördüğünüz gibi. Oldukça mutlu bir aile tabloları var; nazar değmesin maşallah!

Vallahi biz Selim Bayraktar'ı tanıdıkça daha bir sevdik. Oyunculuğuna zaten bayılıyorduk, o ayrı... İyi ki seni tanımışız Selim Bayraktar!

Bu arada o Edip ne ayak çıkacak acaba?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
crazy-cat-lady

Adam!

wednesday-addams

devlet tiyatrolarında sanırım hamlet oyununda oynuyordu. ankara'ya geldiydi de gidememiştim. bu adamı tiyatroda izlemeyi çok istiyorum. my'de de tek kelimeyle şahaneydi! rolünü yaşayan cinsten biri.

svep

Editör ilin evli adamına bu kadar sulanmak ayıp değil mi utanmıyor musun? Sulu sulu kelimeler. Biraz ciddiyet.

aysunnn

Kaliteli adam oyunculuğunun hakkını veriyor.Yoga şart demek ki:)

asli.unsal2

Çoban Yıldız'ında oyunculuğunu çok beğeniyordum. O zaman biraz fiziksel olarak daha kiloluydu bu aralar geliştirmiş kendini. Adam gençleşmiş resmen

Başlıklar

AnkaraAntalyaEskişehirİkizler BurcuIrakİranKanserMuhteşem YüzyılSavaşTiyatrodizioyun
Görüş Bildir