Psikolojiye Göre Kedileri Çok Seven İnsanların Ortak Özellikleri
Kedileri çok seven insanların neden bu hayvanlarla bu kadar güçlü bir bağ kurduğu yalnızca bir zevk meselesi olmayabilir. Psikoloji araştırmaları, evcil hayvan tercihleri ile bazı kişilik özellikleri arasında dikkat çekici ilişkiler olabileceğini gösteriyor. Özellikle bağımsızlık, deneyime açıklık, empati ve yalnız kalabilme gibi özellikler, “kedi insanı” olarak tanımlanan kişilerde daha sık karşımıza çıkabiliyor. Peki psikolojiye göre kedileri çok seven insanların ortak özellikleri neler?
Kedilerle kurulan ilişki, çoğu zaman diğer evcil hayvanlarla kurulan bağdan biraz farklı ilerliyor.
Her an ilgi beklemeyen, kendi alanına sahip çıkan ve sevgisini daha seçici biçimde gösteren kediler, özellikle bağımsızlık ve kişisel alan kavramlarına önem veren insanların ilgisini çekebiliyor. Peki kedileri çok seven insanların gerçekten ortak bazı kişilik özellikleri var mı?
Bilim insanları bu sorunun peşine düştü ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı. 4.500'den fazla kişinin katıldığı bir araştırmada, kendisini “kedi insanı” olarak tanımlayan kişilerin Büyük Beşli kişilik özelliklerinde bazı farklılıklar gösterdiği belirlendi. Araştırmada kedi insanlarının, köpek insanlarına kıyasla dışa dönüklük ve sorumluluk düzeylerinde daha düşük; deneyime açıklık düzeylerinde ise daha yüksek olma eğiliminde olduğu görüldü.
İşte Kedi Seven İnsanların Ortak Özellikleri
1. Bağımsızlığa Daha Fazla Önem Verebilirler
Kedilerin en belirgin özelliklerinden biri kendi alanlarına ihtiyaç duymaları. Kedi sahipleri de çoğu zaman bu daha özerk ilişki biçimini tercih ediyor. Bu nedenle kedileri seven kişilerde bağımsızlık, kişisel alan ve kendi başına vakit geçirebilme gibi özelliklerin daha belirgin olması şaşırtıcı değil.
Ancak bu, “kedi seven herkes içine kapanıktır” anlamına gelmiyor. Araştırmalar yalnızca ortalama farklılıklara işaret ediyor; bireysel kişilikler bundan çok daha karmaşık.
2. Yeni Fikirlere Ve Deneyimlere Daha Açık Olabilirler
Kedi insanlarıyla ilgili en dikkat çekici bulgulardan biri deneyime açıklık. Büyük Beşli modelinde bu özellik; merak, hayal gücü, yaratıcılık ve alışılmışın dışındaki fikirlere ilgiyle ilişkilendiriliyor.
2010 yılında yayımlanan ve 4.565 katılımcının incelendiği araştırmada, kendisini kedi insanı olarak tanımlayanların köpek insanlarına kıyasla daha yüksek açıklık skorlarına sahip olduğu bulundu.
Bu açıdan bakıldığında kedilerin biraz “kendi kurallarına göre yaşayan” karakterleriyle onları seven insanların belirli kişilik eğilimleri arasında ilginç bir paralellik olduğu söylenebilir.
3. Yalnız Kalmak Onlar İçin Her Zaman Kötü Bir Şey Değildir
Kediler, sahiplerinin sürekli ilgisine ihtiyaç duymadan da günlük hayatlarını sürdürebilen hayvanlar. Bu nedenle kedilerle yaşayan insanlar, evcil hayvanlarıyla birlikteyken bile kendi rutinlerini sürdürebiliyor.
Kedi sevgisinin insanlarda daha fazla yalnızlık isteği yarattığını söylemek doğru olmaz. Ancak kedi insanlarının ortalamada daha düşük dışa dönüklük göstermesi, tek başına vakit geçirmekten rahatsız olmama eğilimiyle bağlantılı olabilir.
Yani bir kedi sahibinin hafta sonu parti yerine evde kedisiyle dizi izlemeyi seçmesi, sandığınız kadar şaşırtıcı olmayabilir.
4. Sevginin Daha İnce Biçimlerini Fark Edebilirler
Kediler sevgilerini çoğu zaman köpekler kadar açık ve coşkulu göstermiyor. Bir kedinin yanınıza gelip oturması, size yavaşça göz kırpması veya aynı odada bulunmayı tercih etmesi bile önemli bir sosyal davranış olabilir.
Araştırmalar kedilerin insanlarla bağlanma ilişkileri kurabildiğini ve bazı kedilerin sahiplerini güven ve rahatlık kaynağı olarak kullandığını gösteriyor. 2019 yılında yayımlanan bir çalışmada kedilerin insan bakıcılarıyla farklı bağlanma stilleri geliştirebildiğine dair kanıtlar bulundu.
Bu nedenle kedileri çok seven insanların, daha düşük yoğunlukta ancak daha ince sosyal sinyaller içeren etkileşimlerden de keyif alabilmesi mümkün.
5. Kedilerin “Kendi Karakteri Olmasını” Sevebilirler
Kedilerin her birinin oldukça farklı davranış profilleri olabiliyor. Bazıları son derece sosyalken bazıları mesafeli, bazıları oyuncu, bazıları ise daha talepkâr davranabiliyor.
Kedilerin kişilikleri üzerine yapılan bir araştırmada, araştırmacılar kedilerde oyunculuk, sinirlilik, arkadaş canlılığı, baskınlık, talepkârlık ve saflık gibi altı farklı kişilik boyutu belirledi.
Bu durum, kedi sahiplerinin hayvanlarını yalnızca “evcil hayvan” olarak değil, kendine özgü karakteri olan bir canlı olarak görmesine de katkıda bulunabiliyor.
6. Evcil Hayvanlarına Güçlü Bir Bağlanma Geliştirebilirler
“Kediler insanlarını umursamaz” klişesi bilimsel açıdan pek de sağlam değil. Kedilerin insanlarla bağ kurabildiğine ilişkin araştırmalar giderek artıyor.
1.098 evcil hayvan sahibinin katıldığı başka bir araştırmada, kişilik özelliklerinin yanı sıra kişinin kendisini kedi insanı veya köpek insanı olarak tanımlamasının evcil hayvanına duyduğu bağlılıkla ilişkili olduğu görüldü. Araştırmada nevrotiklik ve sorumluluk gibi kişilik özelliklerinin de evcil hayvana bağlanmayla ilişkili olduğu belirlendi.
Dolayısıyla kedileri çok seven birinin “Benim kedim beni sevmiyor, sadece mama için yanımda” demesi de biraz haksızlık olabilir. Kedinin sevgi dili zaten biraz daha… kurumsal.
7. Daha Meraklı Ve Gözlemci Olabilirler
Kediler, çevrelerindeki küçük değişikliklere karşı oldukça dikkatli davranabiliyor. Kediyle yaşayan bir insanın da zamanla hayvanın davranışlarını okumayı öğrenmesi gerekiyor.
Bu ilişki, kedinin ne zaman oyun istediğini, ne zaman yalnız kalmak istediğini veya hangi davranışın stres belirtisi olduğunu gözlemlemeyi gerektiriyor. Bu nedenle kedi sahipliği, hayvanın davranışlarını dikkatle takip etmeyi ve küçük sinyalleri yorumlamayı teşvik eden bir deneyim olabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın