Prof. Ceyhan Anlattı: Normalleşme Sürecinde En Büyük Riskler Nerelerde?

 > 
46PAYLAŞIM

Türkiye'de Kovid- 19 salgınında günlük vaka sayıları ve can kayıpları azalırken, normalleşme süreci konuşulmaya başlandı. Ancak Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, adımların oldukça kontrollü atılması gerektiğini vurguladı. Ceyhan “Günlük vaka sayımız düşmeli. İki binlerde kalmamalı. Yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmiş değiliz" dedi. 

Hürriyet gazetesinden Hande Fırat, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ile konuştu. Ceyhan, salgınla mücadelede hangi noktada olduğumuz ve normalleşme sürecindeki riskli noktaların neler olduğu gibi merak edilen sorulara yanıt verdi. 

Hande Fırat'ın "Daha yolun yarısındayız" başlıklı yazısı şöyle:

"Normalleşme hatta yeni normali hayata geçirmek için bir yol haritası üzerinde çalışılıyor.

Neden yeni normal diyorum? Çünkü bu yol haritası ile eskiye dönmeyeceğiz. Yol haritası çalışmasının başındaki isim Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yaptığımız telefon konuşmasında açık açık söyledi ve yeni normali şöyle tarif etti:

“Maskeli, hijyenli, sosyal mesafeli hayat...”

Peki bu ne kadar sürecek? Telefona sarıldım ve değerli hoca Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ı aradım. İşte bu konuda çok merak edilen açıklamaları...

Kontrolsüz yaşam nasıl mümkün?

İyi haber, sonsuza kadar maskeli yaşamayacağımız ve dünya üzerinde iki seneden fazla süren salgın olmadığı. Eski hayatımıza dönüş ya da Mehmet Hoca’nın ifadesiyle “kontrolsüz yaşam” şu şekillerde olabilir:

1. Aşı bulunması.

2. Virüsün iyi anlamda mutasyona uğraması, takatinin tükenmesi, bulaşıcılığını kaybetmesi.

3. Toplumsal bağışıklığın sağlanması.

"Virüsün ateş gücü azaldı diye siperden tüm orduyu çıkaramayız"

Mehmet Hoca tüm açıklamalarında “salgını kontrol noktasında” iyileşen günlük hasta sayısının günlük vaka sayısının geçmesinin önemini anlatmıştı. Bir kez daha ona dikkat çekti ve ama kritik bir ek daha yaptı:

“Günlük vaka sayımız düşmeli. İki binlerde kalmamalı. Vaka sayısını düşürmek için uğraşmalıyız. Yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmiş değiliz.”

Bu bir savaş... Mehmet Hoca, “Bir siperde biz, diğerinde virüs var. Virüsün ateş gücü azaldı diye siperden tüm orduyu çıkaramayız. Önce sürünerek çıkacağız. Sonra köşelerde saklanacağız, bir adım atacağız, bakacağız, bir adım daha atacağız...” dedi. Yavaş yavaş, kontrollü gitmek gerekiyor. Bu evrenin adı “kontrollü yaşam”...

"65 yaş üstüne yasak günü izin verilsin"

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın önerisi, kontrollü yaşamda hayatı yavaş yavaş normalleştirmeye çalışırken aciliyete bakılması. Ekonomik ya da sosyal alanda gerçekten acil alanlarda adım atılmalı. O yüzden bu bayram ev ziyaretlerini erken buluyor. Mehmet Hoca’nın öneri ve uyarıları ise şöyle:

  • Ramazan Bayramı’ndan önce 65 yaş üstü vatandaşlarımızı biraz hareketlendirmeliyiz. Kemik erimesi ve kas kaybı ile karşı karşıya kalacaklar. Sokağa çıkma yasağı olduğu gün onları dışarı çıkarıp evlerine yakın alanlarda yürütmeliyiz. Tam 3 tane 14 gündür evde kapalılar. Onların birbirlerine bulaştırma riski yok denecek kadar az. Sokağa çıkma yasağının olduğu gün bunun için ideal.

  • Spor müsabakalarının seyircisiz oynanması az riskli. Uygulanabilir.

"En büyük risk AVM ve okullar"

  • Bence en risklisi AVM’lerin tam kapasite açılması. Kapalı ortam son derece zararlı ve sosyal mesafe ya da maske kontrolü mümkün değil.

  • En riskli ikinci konu ise okulların açılması. Bu haziran ayı için de geçerli. Japonya bunu yaptı, salgında kontrollü bir döneme girdiklerinde okulları açtı. Yeniden başa döndüler. Okulların sonbahardan önce açılması çok riskli olur.

  • Bayram ziyaretleri çok riskli olur. Bu bayramda uzaktan selamlaşmak, uzaktan kutlamak daha doğru olur.

  • Türkiye’de diyelim ki vaka sayısı sıfır oldu ya da 0 ile 5 arasına düştü. Kendi içimizde normalleşebiliriz. Ancak bu sefer de salgının devam ettiği diğer ülkelere karşı tetikte olacağız. Sınır kontrollerimizi güçlendireceğiz. Dışarıdan vaka gelmesini engellemeye çalışacağız.”

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir