Onun Filmlerinde Yağmur Yağdığında İnsanı Temizlemez, Çamur Oluşturur! Béla Tarr Sinemasından İzlenmesi Gereken Filmler

-

"Hiçlik benim ilhamım." diyen bir nihilist Béla Tarr. Her ne kadar sinema dili Andrei Tarkovsky ile yakın tutulsa da belirli noktalarda ayrıldıklarını söylemek mümkün. Hatta Béla Tarr’ın kendisi de bu farklılığı vurgulayarak; "Tarkovsky, Tanrı'ya inanır. Filmlerinde yağmur yağdırdığında insanı temizler, benimkiler de ise çamur oluşturur." der. Elbette ki onun filmlerindeki bu "çamur", sinema dilinin temelini oluşturuyor. Her ne kadar, filmlerinde günlük hayatı işlese de kullandığı dil son derece ağır. Oyuncularının ve yarattığı oyunculukların ise popüler sinemadan çok uzakta olduğunu söyleyebiliriz. 

Dünyası, evreni bambaşka bir yönetmen olan Béla Tarr maalesef sinemayı bıraktı. Bir röportajında, neden sinemayı bıraktığına dair "Artık söyleyeceğim her şey bitti, aynı şeyleri tekrar etmenin bir anlamı yok." diyor…

Not: Film yorumları BeyazPerde'den derlenmiştir.

1. Kárhozat (1988)

IMDb: 7.8

Olay, Sovyetler Birliği’nin kontrolü altındaki Macaristan’da küçük bir yerleşim yerinde geçiyor.  Bu sıradan yerin monotonluğu altında git gide ezilen Karrer, cesaretsiz ve çaresiz bir adam. Titanic ismindeki barda sürekli dinlemeye gittiği şarkıcı kadına aşık olan Karrer’a bir gün, bir adrese teslim etmesi için bir paket verilir. Aşık olduğu kadının kocasını uzaklaştırabilmek için bu görevi ona devreder. Tek amacı onunla biraz daha vakit geçirebilmektir.

2. Şeytanın Tangosu (1994) Sátántangó

IMDb: 8.5

1980'lerin kominizm sonrası Macaristan'ının tahrip olmuş küçük bir köyünde, hayat fiili olarak durmuştur. Güz yağmurları başlamıştır. O akşamüstü köylüler büyük bir ödeme beklemektedirler, sonrasında da, bazıları hakkettiğinden fazlasını alma planlarıyla oradan ayrılmayı düşünmektedirler.  Fakat o sırada iki yıl önce öldüğünü düşündükleri karizmatik Irimias'ın konuşmasını duyarlar. Geri gelmiştir. Onlar da topluluğun devamlılığını koruma amacıyla Irimias'ın çevireceği tantanalı planla paralarını alacağı düşüncesiyle korkmuşlardır. 

Film Irimias'ın köye dönüşünün etkisi ve sonuçları üzerinedir. Filmin yönetmeni Tarr'ın bölünmeden seyredilmesini tavsiye ettiği film, başyapıt olarak kabul görmektedir.

3. Karanlık Armoniler (2000) Werckmeister Harmóniák

IMDb: 8.2

Dünya sinemasının usta yönetmeni yeniden siyah beyaz manzaralardan gücünü alan uzun bir hikaye anlatıyor bize. Fakat Karanlık Armoniler’in kolayca özetlenebilecek bir hikayesi yok. Filmde sakin bir Macar kasabasına sirk geliyor ve sessiz sakin hayat kıpırdamaya başlıyor. 

Film, László Krasznahorkai imzalı The Melancholy of Resistance kitabından uyarlandı.

4. Londra'daki Adam (2007) A Londoni Férfi

IMDb: 7.2

Maloin, uçsuz bucaksız okyanusla içiçe geçen bir feribot limanının hemen yanında bulunan demiryolunun makaslarını kontrol eden bir bekçi olarak, hayatın bütün dertlerinden, çelişkilerinden uzak sade bir hayat sürmektedir. Ancak Maloin, yine öyle bir günün akşamında, hayatının sonuna kadar unutamayacağı ve kendisini derinden etkileyecek korkunç bir olaya şahit olur.

5. Torino Atı (2011) A Torinói Ló

IMDb: 7.8

1889 yılında, Almanya'nın en ses getirmiş düşünürlerinden biri olan, büyük filozof Friedrich Nietzsche, İtalya'nın Turin dolaylarında çıktığı bir seyahatte ilginç bir olay ile yüz yüze gelecektir. Bir atın kırbaçlandığına şahit olan filozof bu olay sonrasında bir ay yatağından çıkmayacak, çok ciddi sağlık ve ruh problemleri yaşayacak ve yedi yıl sonra da yaşama gözlerini yumacaktır. Peki o ata ne olmuştur?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
eski_id

Arşiv

ozturk-sadri-alisik

adını ilk defa duydum ama filmlerin örnek resimlerinde filmin her sahnesi ayrı bi sanat eseri gibi bi hava var, izlemek lazım gelir annadınmı

Başlıklar

AlmanyaİtalyaMacaristanSSCBSinemaSiyah Beyazolay
Görüş Bildir