Nâzım Hikmet'in Kemal Tahir'e Yazdığı 76 Yıllık Mektup İlk Kez Ortaya Çıktı
Nâzım Hikmet'in cezaevindeyken yakın dostu Kemal Tahir'e yazdığı, daha önce hiç yayımlanmamış bir mektup ortaya çıktı. 25 Nisan 1950 tarihli el yazısı mektup, Phebus Müzayede tarafından satışa sunuldu. Şair, açlık grevinin ortasında yazdığı mektupta hem sağlığının ne kadar bozulduğunu anlatıyor hem de Kemal Tahir'e önemli bir ricada bulunuyor.
Mektup Üsküdar Paşakapısı Cezaevi'nden yazıldı
Nâzım Hikmet bu mektubu, Bursa Cezaevi'nde başlattığı açlık grevi sonrası sağlığı bozulunca tedavi için getirildiği İstanbul'da, kısa süreliğine kaldığı Üsküdar Paşakapısı Cezaevi'nden yazdı. Mektubun alıcısı Kemal Tahir ise o sırada Nevşehir Cezaevi'ndeydi.
Phebus Müzayede'nin 'XV. Salon' müzayedesinde 209 numaralı lot olarak yer alan mektup 25x19,5 santim boyutlarında ve çerçeveli. Açılış fiyatı 1.000 dolar olarak belirlendi. Canlı müzayede 1 Kasım'da yapılacak.
"Sıhhatim bozuk"
Phebus'un lot sayfasında paylaştığı mektup metnine göre Nâzım Hikmet, sağlık durumunu dostuna açıkça anlatıyor. Şaire göre Cerrahpaşa sağlık kurulunun raporunda siroz başlangıcı, kalp yetmezliği belirtileri ve böbreklerde nefrit tespit edilmişti.
Raporun Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini yazan Nâzım, sonucun cezasının infazının durdurulmasını sağlayabileceğini umuyordu. Hastalığının ciddiyetini ise şöyle özetliyordu: 'Zaten bu rapora lüzum yoktu ben ne kadar hasta olduğumu doktorlardan da iyi biliyorum.'
"Elimi kolumu bir de sen bağlama kardeşim"
Mektubun en dikkat çeken kısmı, Nâzım Hikmet'in Kemal Tahir'e yaptığı ısrarlı rica. Şair, dostunun 'geçen seferki hareket tarzının' istemeden de olsa kendisine zarar verdiğini yazıyor ve ondan duygularına kapılıp aynı şeyi bir daha yapmamasını istiyor.
Mektuptaki ifadelerden, Kemal Tahir'in Nâzım'a destek olmak için onunla birlikte 'sırt üstü yatıp' bir eyleme, büyük olasılıkla açlık grevine giriştiği anlaşılıyor. Nâzım ise ona yapabileceği en güzel yardımın umutla ve azimle yaşamak olduğunu söylüyor.
Mektup şu sözlerle bitiyor: 'Hapislik, karaciğerimizi, akciğerlerimizi, barsaklarımızı hattâ asabımızı yıpratabilir, fakat şuurumuza tesir etmemek mecburiyetindedir. Bir daha tekrar ediyorum, elimi kolumu bir de sen bağlama kardeşim.'
Bu mektup ünlü kitapta yer almıyor
Nâzım Hikmet'in 1940-1950 yılları arasında Bursa Cezaevi'nden Kemal Tahir'e yazdığı mektuplar, daha sonra 'Kemal Tahir'e Mahpusaneden Mektuplar' adıyla kitaplaştırılmıştı. İki yazar Donanma davalarında birlikte yargılanmış, cezaevi yılları boyunca birbirine yazışmayı sürdürmüştü.
Paşakapısı Cezaevi'nde yazılan bu mektup ise kitapta yer almıyor. Müzayede kataloğunda Nâzım Hikmet'in Kemal Tahir'e yazdığı başka bir mektup daha bulunuyor: Eşi Piraye, çocukları, annesi ve kendi sağlığı hakkında bilgi verdiği, ıslak imzalı bir daktilo mektup. Bu mektubun açılış fiyatı ise 500 dolar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın