Mutlu Anlarınızı Sürekli Fotoğraflıyorsanız Dikkat: Terapist İlişkilerdeki Gizli Riski Anlattı
Çiftlerin romantik anları fotoğraflayıp paylaşması sosyal medyanın da hayatımızdaki yeriyle birlikte artık çok rastlanan bir durum. Peki bu alışkanlık ilişkinize iyi mi geliyor, yoksa sizi partnerinizden mi uzaklaştırıyor? Cinsel terapist Dr. Mindy DeSeta, her anı belgelemenin ilişkiye zarar verebileceğini anlattı. Peki hangi noktadan sonra bu alışkanlık sorun oluyor?
Kaynak: Parade
Fotoğraf çekmek ile paylaşmak aynı şey değil
Dr. DeSeta, önemli anları belgelemenin anlamlı olabileceğini ve çiftlerin ilişkilerini bilinçli kutlamasına yardımcı olduğunu söyledi. Sorun, ilişkinin dışarıya gösterilen yüzü gerçeğinden daha önemli hale gelince başlıyor. Terapist, 'Özel bir geceyi hatırlamak için fotoğraf çekmekle, fotoğraf çekmek için özel bir gece kurgulamak arasında net bir fark var' dedi.
Herkesin görmesi için kurgulanan anlar bağı zayıflatıyor
Terapist, sosyal medyada gösteriş için hazırlanan anların iki kişi arasındaki bağı zayıflattığını ve ilişkiyi daha yapay hissettirdiğini söyledi. Eskiden insanlar fotoğrafı kendi keyfi için çekiyordu. Dışarıdan onay alma ihtiyacının özellikle Y ve Z kuşağında normal hale geldiğini, insanların kendi değerini takipçilerinin eline bıraktığını anlattı.
Çiftler neden her şeyi paylaşmak zorunda hissediyor?
Dr. DeSeta, günümüzde bazı insanların 'Fotoğrafını çekmediysen olmamış gibi' hissettiğini söyledi. Arkadaşlar, aile ve takipçiler hayatınızın ne kadar güzel olduğunu onaylamayınca an daha az anlamlı gelebiliyor. Bazı çiftler ise ne kadar çok paylaştığının farkında bile değil, çünkü bu yeni bir normal haline geldi.
Her anı belgelemek ilişkiyi 4 şekilde zorluyor
Terapist dört etki sıraladı. İlki baskı. Güzel görünme ve belirli bir ifadeyi taşıma zorunluluğu hissediliyor. İkincisi, şimdiki andan çıkıp kusursuz kareyi yakalama stresine girmek. Bu baskı partnerinize de yansıyabiliyor. Üçüncüsü mesafe. Aynı odada olsanız bile zihniniz anı mükemmel yakalamaya odaklandığı için uzakta kalabiliyorsunuz. Dördüncüsü kısır döngü. Olumlu geri bildirim gelirse alışkanlık sürüyor, yetersiz kalırsa daha iyi bir an üretme baskısı doğuyor.
Hiç paylaşmamak da sorun olabilir
Sürekli paylaşım ilişkiye baskı yapabildiği gibi sessizlik de yapabiliyor. Partneriniz kendi hayatını paylaşıp sizi paylaşmıyorsa bu büyük bir uyarı işareti olabilir. Dr. DeSeta, bazı insanların doğal olarak daha kapalı olduğunu, gizlilik ile sizi saklamanın farklı şeyler olduğunu söyledi. Anahtar ise iletişim. Paylaşmadan önce birbirinize sormak iyi bir sınır olabilir. İlişkinizle gurur duymak ve bunu paylaşmak aslında normal ve sağlıklı.
Özel kalan anları geri kazanmanın 3 yolu 👇
Terapist üç adım önerdi. Telefonsuz yemek ya da randevu planlayın. Romantik bir tatil gibi hangi anların özel kalacağına önceden karar verin. Fotoğraf çekmeden önce kendinize 'Bu anı ben mi hatırlamak istiyorum, yoksa başkaları benim yerime mi hatırlasın?' diye sorun.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın