Muhalefet İtiraz Etti, 'Varlık Barışı' Maddesi Geri Çekildi

 > -

Yatırım ortamının iyileştirilmesine ilişkin kanun tasarısı hararetli tartışmaların ardından dün gece Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.Hükümet muhalefetin güçlü tepkisi sonucu 'varlık barışı' olarak adlandırılan maddeyi kanun tasarısından çekmek zorunda kaldı.Diğer maddeler kabul edildi.Geri çekilen madde yurt dışından  parasını Türkiye'ye taşımak isteyen kişi ve kurumların varlıklarının incelenmeye tabi tutulmadan para aktarmasının önünü açarken muhalefet bu maddeye kara para aklamaya neden olacağı gerekçesiyle karşı çıktı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ilgili maddenin müstakil bir kanun tasarısı olarak önümüzdeki hafta yeniden genel kurula getirileceğini söyledi.

Meclis'te dün gece geç saatlere kadar yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla bazı yasalarda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısının görüşmelerine devam edildi. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Ancak hükümet muhalefetin de günlerdir güçlü şekilde karşı çıktığı varlık barışı ile ilgili maddeyi tasarıdan geri çekti. Geri çekilen maddeye göre, şirketler ve kişilerin yurt dışından varlıklarını incelemeye tabi tutmadan Türkiye'ye getirmelerinin önü açılırken; muhalefet bunun kara para aklamaya neden olacağını söylüyordu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Vatandaşlarımızın yurt dışındaki varlıklarının Türkiye'ye getirilmesine ilişkin hususu ayrı bir müstakil kanun olarak tanzim edeceğiz. İnşallah gelecek hafta tekrar Parlamento'da bu maddeyi görüşeceğiz" ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Meclis'te bir hafta gece-gündüz direndiğimiz kara para aklama maddesi AKP tarafından şimdilik geri çekildi. Yine gelecek, yine direneceğiz" dedi.

'Bütüncül bir anlayışla ele alınacak'

Hükümetin maddeyi çekmek için sunduğu önergede gerekçe olarak "Tasarının geçici ikinci maddesinde düzenlenen konunun bütüncül bir anlayışla ele alınarak değerlendirilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır" denildi.

Tasarıdaki en önemli unsurlardan biri olarak değerlendirilen bu madde ile kişi ve şirketlerin yurt dışındaki varlıkların hiçbir inceleme ve soruşturmaya tabi tutmadan vergisiz olarak kendisi veya başka kişiler üzerine kayıt ettirilerek, Türkiye'ye getirmesi hedefleniyordu.

Kanundaki diğer maddeler şöyle;

Çek düzenlemesi

Kanuna göre, karşılıksız çek keşide etme adli para cezasını gerektiren suç olarak tanımlandığı için, çek hesabı açtırmak isteyenler bankaya adli sicil kaydı da verecek. 

Bankalar, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin ya da şirket yetkililerinin çek hesabı açma yasağının bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olacak.

Ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında verilmiş bir çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı varsa, bunların yetkilisi olduğu tüzel kişilere çek defteri verilmeyecek.

Çek hesabı sahibinin gerçek kişi olması durumunda kimlik numarası, tüzel kişi ise MERSİS numarası çek üzerine yazılacak. Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin farklı kişiler olması halinde, ayrıca düzenleyenin kimlik numarası da yazılacak. Böylece, çek hesabı sahibinin benzer isimli veya unvanlı kişilerden ayırt edilebilmesi sağlanarak, düzenleyenin net bir şekilde tespit edilebilmesi ve çekin karşılıksız çıkması durumunda çek hesabı sahibine karşı yapılacak başvurularda doğru kişiye ulaşılması hedefleniyor.

Kayyum ve iflas

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseler, şirket veya kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe gerek kalmaksızın bunların iflasına karar verilecek.

İdare ve temsille vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair iyileştirme projesini, son bir yıldan uzun süre ile şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilecek.

Mahkeme, iflasın ertelenmesi talebinde bulunulması üzerine yönetim organının yerine geçmesi, yönetim organı kararları ve işlemlerini onaylaması ayrıca envanter işlemlerini başlatarak kontrolü altında yürütmesi için mesleki ve teknik yeterliliğe sahip yeterli sayıda kayyum atayacak.

Mahkeme, şirketin veya kooperatifin mal varlığının korunması ve faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli olan tedbirleri alacak; şirket ya da kooperatif aleyhine takip yapılmasını yasaklayabilecek, daha önce başlatılan takipleri durdurabilecek.

Mahkeme gerektiğinde kayyumun yerine yenisini seçebilecek

Mahkeme, gerektiğinde kayyumun görevine son verebilecek, görevine son verilen ya da istifa eden kayyumun yerine yenisini seçebilecek. Bir kişi aynı anda en fazla 3 dosyada kayyum  olarak atanabilecek.

İflasın erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacak ve daha önce başlayan takipler duracak, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak.

Erteleme süresi azami bir yıl olacak. Bu süre mahkemece uygun görülmesi halinde bir yıl daha uzatılabilecek.

İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, atanan kayyumun görevine devam etmesine karar verebileceği gibi aynı niteliklere sahip yeni kayyum da atayabilecek. Kayyum, takvim yılının her 3 aylık dönem sonu itibarıyla şirketin projeye uygun olarak iyileşme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor edecek.

Firma yetkililerine damgalı pasaport

Yıllık ortalama ihracat değerlerine göre yapılan sınıflandırmada, son 3 yılda yıllık ortalama ihracat tutarı Bakanlar Kurulunun belirleyeceği değerin üzerinde olan firma yetkililerine, Bakanlar Kurulunca belirlenen esaslara göre 2 yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebilecek.

Kanuna göre, kamu idareleri ve bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerden önce de "vadesi geçtiği halde ödenmemiş borcu bulunmadığına dair belge" aranılacak. Bu düzenlemeyle amme alacağının daha etkin bir şekilde güvence altına alınması amaçlanıyor.

Hayat sigortasında düzenleme

Hayat sigortasından 10 yıl prim ödeyerek ayrılanlar ve emeklilik hakkı kazananlar, toplu para almak yerine tasarruflarını 10 yıl ve üzeri tek primli gelir sigortalarına yatırırsa, yatırılan kısma ait ödemeler vergiden muaf tutulacak.

Bu istisnadan yararlananların vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenler hariç olmak üzere, 10 yıl tamamlanmadan bu gelir sigortalarından ayrılmaları halinde, ayrılma tarihinde yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı üzerinden kesinti yapılacak.

Vergi istisnaları geliyor

İş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin, o ülkedeki bölgesel yönetim merkezlerinde istihdam ettiği kişilere döviz olarak ödediği ücretler, vergi istisnası kapsamına alınacak.

Yurt dışında hizmet veren işletmelerde, yüksek katma değerli hizmet veren işverenlerin istihdam ettiği hizmet erbabının ücretleri üzerinden hesaplanan vergiye kısmi indirim uygulaması getirilecek.

İşletmeye dahil olan gayrimenkullerin iktisadi değerini artırıcı niteliği olan, ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilecek.

Bakanlar Kuruluna yetki

Kanunla, muhtasar beyanname ile verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi durumunda, kapsama alınacak veya kapsam dışında bırakılacak mükelleflerin tespiti ve buna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi, beyannamenin şekil, içerik ve ekleri ile verilen beyannamenin dönemini aylık olarak belirleme hususunda Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki verilecek.

Yurt içi tasarrufların artırılması kapsamında sermaye piyasası araçlarının vergilendirilmesinde, stopaj oranının elde tutma süresine göre farklılaştırılabilmesine yönelik Bakanlar Kurulu yetkilendirilecek.

Damga vergisinde düzenlemeler

Damga Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, nispi damga vergisine tabi kağıtlarda her bir nüshanın ayrı ayrı vergilendirilmesi uygulamasına son verilecek. Maktu damga vergisine tabi kağıtlarda ise her bir nüshadan ayrı ayrı vergi alınması uygulamasına devam edilecek. 

Aynı kağıtta birden fazla adi kefil ve garantör bulunması durumunda, yalnız bir kefalet ve bir garanti taahhüdü için damga vergisi alınacak. Pey akçesi (bağlanma parası), cayma tazminatı (zamanı rücu, cayma parası), ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin yaptırımı olarak belirlenen taahhütler başlı başına bir sözleşmeye konu olmadıkça damga vergisi alınmayacak.

Azami tutardan vergi alınan sözleşmelerde, sözleşmenin diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelin artırılmasına ilişkin değişiklik yapılması halinde, artan bedele ilişkin olarak damga vergisi alınmayacak.

Uluslararası ihale kavramı tanımlanıyor

Kanunla, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin damga vergisi istisnası uygulamasında "uluslararası ihale" kavramı, "Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ve yabancı firmalarca da teklif verilen ihale" şeklinde belirleniyor.

Bu düzenlemede belirlenen işlem veya faaliyetlerin kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait alınmayan damga vergisi, mükelleflerden ceza ve gecikme faiziyle birlikte geri alınacak.

The Lira

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBakanlar KuruluCumhuriyet Halk PartisiDövizÖzgür ÖzelTürkiye Büyük Millet MeclisiTwittervergi
Görüş Bildir