Modern Çağ Sindirellaları Yaratan Adam: Christian Louboutin

-

Louboutin dünyasında herşey masal gibi...

Sindrella (Külkedisi) masalını bilirsiniz. Masalı dinleyen tüm kız çocuklarına sadece kendisinin giyebileceği kadar özel hissettirecek o kristal ayakkabının hayallerini kurdurtan: sarayından, kötü üvey annesine, yakışıklı prensinden, mutlu sonuna kadar tam anlamıyla masal kurgusuna uygun, o efsane hikaye!

İmzası: Kırmızı Parlak Tabanlar (Red Soles)

İşte o masalla büyüyen kız çocuklarına kendilerini Sindrella kadar özel, şanslı ve değerli hissettiren ayakkabıların tasarımcısı Christian Louboutin, artık imzası haline gelen kırmızı parlak tabanlı ayakkabı tasarımlarıyla 7'den 70'e tüm kadınların (ve tabii ki erkeklerin) hayallerini süsleyen ayakkabılar üretmeye devam ediyor.

Banliyöden 'Jet Set'e

1964 yılında Paris Banliyöleri'nde dünyaya gelen Christian, 16 yaşında okulu bırakır ve bir dikiş okuluna yazılır. Daha sonra Chanel ve Yves Saint Laurent’in de okulu olarak bilinen Academie Roederer’e gidip güzel sanatlar ve çizim eğitimi alır. Bir kabarede staj yaparken dansçı kızların ayakkabılarının içerisine ayakları ağrımasın diye ince dilimlenmiş çiğ et koyar. 70'lerde ünlü Fransız ayakkabıcısı Charles Jourdan, daha sonraları Chanel ve Yves Saint Lauren ile çalışmaya başlar. Bir erkek gözüyle, kırmızı tabanların erkeklerin dikkatini daha kolay çekeceğini düşünen Louboutin Kırmızı Taban fikrini "Çıkış Parçası" olarak kendine saklar

Çocukluk hayali gerçek oluyor

Bu ünlü isimlerin yanında çalıştıktan sonra başkaları için çalışmak istemediğini fark eden tasarımcı ayakkabı işini bırakır. 1989 yılında park ve bahçe tasarımına yönelir. İlerleyen yıllarda bir gün, antikacı bir arkadaşı “Hala ayakkabı çiziyor musun?” diye sorunca, annesini o yıl kaybetmiş olmanın melankolik ruh haliyle “O bir çocukluk hayaliydi. Hayallere takılmamak lazım” cevabını verse de, arkadaşının “Ayakkabı işine dönmek istersen Jean Jacques Rousseau sokağında bir dükkanım var. Boş duruyor. Al orayı ayakkabıcılık yap” demesiyle çocukluk hayali tekrar alevlenir ve arkadaşının da yardımıyla 1991 yılında Paris’teki Jean Jacques Rousseau sokağında ilk mağazasını açar.

Her masalın bir prensesi olmalı

Monaco Prensesi Caroline, açılan ilk mağazanın daha birinci haftası dolmamışken mağazaya yanında W Dergisinden bir yazarla gelir, kırmızı tabanlı ayakkabıları gördüğü anda bu ayakkabılara aşık olur ve tüm modelleri satın alır. W dergisinin yazarı bu olayı haberleştirdiğinde Louboutin markası artık dünyanın dilindedir. Ertesi yıl Red Soles'un (Kırmızı Tabanlar) patentini alır ve daha sonra tüm Hollywood starlarının da bir numarası olan ayakkabılar, Louboutin'i, New York'tan, Madrid'e; Sidney'den İstanbul'a; Beyrut'tan Moskova'ya 48 ülkede adını taşıyan 200'ün üzerinde butik ve 500 milyon Dolara yakın ciroyla ayakkabı modasının 1 numarasına taşır.

Stilettolar hayatımıza giriyor

Tasarımları moda dünyasında öylesine etkili olur ki; tek başına 12 cm ve daha yüksek topluklu stilettoların 90'lar ve 2000'ler de moda olmasını sağlar. Christian'ın tasarımlarının siyaset, sanat ve spor dünyasından kadınlarca bu kadar beğenilmesi Louboutin'ı artık Jimmy Choo, Louis Vuitton, Alexander McQueen gibi önemli tasarımcılar için en korkulu rakip haline getirir. 2000'lerde artık kırmızı halı, ödül törenleri, galalar ve daha nice organizasyon Louboutin defilesinden farksızdır.

Artık kırmızı taban güçlü kadının simgesi olmuştur

Ünlülerin Louboutin tutkusu yalnızca kırmızı halı üzerinde kalmaz. O kadar ki Jennifer Lopez, Louboutin adlı şarkısının sözlerinde; “Beni telefonda yeterince strese soktun fakat bu sondu, artık yoluma devam ediyorum Louboutin'lerimi giyerek” der.

"Tedavisi olmayan bir bağımlılık"

Topuklu ayakkabı tutkusunun nereden geldiği sorulduğunda çocukluğunda Paris’te lunapark alanında yapılan bir festivalde çalışan bir kadının ayağında ilk kez yüksek topuklu ayakkabılar gördüğünü, gözlerini ayakkabılardan ayıramadığını ve bunun kendisini çok etkilediğini belirten Louboutin için Barney's New York'un Sanat Yönetmeni Simon Doonan "O bir uyuşturucudur ve bağımlılığının tedavisi yoktur" diyor.

"Bir kadın kıyafetlerini, ayakkabıları ise o kadını taşır"

2003'te çanta ve diğer giyim aksesuarları, 2014'te kozmetik sektörüne giriş yapan ünlü tasarımcı, ilham veren hikayesi, gözleri okşayan tasarımları ve bizi bekleyen yepyeni sürprizleriyle önümüzdeki yıllarda da adından çokça söz ettireceğe benziyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sevgii

evet bir erkeğin böyle güzel bir içerik hazırlaması da ayrıca güzel olmuş

uykucu_piramit

bunu alanlar parayı nerden buluyonuz

kedisevici

lütfen kimse kusura bakmasın ama dünyanın EN rahatsız ayakkabısı. Her giydiğimde (kaç tane model olursa olsun) illa ki bir yeri acıtıyor. Ama dünya güzeli modelleri; tartışılmaz!

bassri

giymeyin sizde

kedisevici

ohaa Basri kedimin ismi. bir an o yazdı sandım :(( siz "de" ayrı. giymeyelim tamam, teşekkürler <3

bassri

Bİ DKKA BASRİ KEDİNİN İSMİMİ

bassri

MİYYAWW KAÇ TANE KEDİN VAR BAKEM BUARADA İSMİM BASRİ DEĞİL HASAN BASRİ :D

kedisevici

3 adettirler kendileri. evet ismi basri :(

sevgii

bi süre sonra alışıyor insan. ben mesela topuklularla olimpiyatlara katılacak gücü buluyorum kendimde :)

tsukiyashima

2. fotoğrafı gördükten sonra modacı filan kalmadı bende. Ciddiye almam artık ben bu adamı

selin-ksc

3. resimdeki Black filminde oynayan adam değil mi?

Gizli Kullanıcı

evet, Amitabh Bachchan

Başlıklar

İstanbulJennifer Lopezetmonacotopuklu ayakkabı
Görüş Bildir