Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Meral Velibeyoğlu Yazio: İçsel Motivasyonun Ayak Sesleri

255PAYLAŞIM
Yazio Banner

Yapılacak işler önünde duruyor, teslim tarihleri yaklaştı, belki geçti.  Sınavlar yakın, çalışman gerekiyor, proje ve ödevler yığıldı.

Ama hep bir bahane yaratıp, yapacaklarını öteliyor musun? 

Bu durumun içinde sıkıntı yaratmasına rağmen Netflix’te bir film izlemeyi tercih mi ediyorsun? İçindeki panik duygusu arttıkça, daha çok mu sosyal medyada geziniyorsun?

Senin de son günlerde bir atalet duygusu mu çöktü üzerine?

Bu durumu aşmak için çok basit bir öneride bulunacağım. Kendi kendini motive edeceksin.

Söylemesi kolay, yapması da kolay.

İçsel motivasyonu öğrenmenin en etkin, en basit 5 adımını sizinle paylaşacağım. Bizzat test edilip onaylanmıştır.

Önce motivasyon nedir, ona bakalım.

Motivasyon sözcüğü Latince “movere”- hareket etmek sözcüğünden gelmektedir. Fransızca’dan dilimize geçmiştir. “İsteklendirme, güdüleme” olarak sözlüklerimizde yer almaktadır.

Bazı sabahlar yataktan zıplayarak çıkar, gökkuşağının tüm renklerine sahip olduğumuza inanır, hayatımız ve dünya adına büyük işler başarabilecek
güçte hissederiz.  Planlarımız yapar, işlere büyük bir iştahla başlar, hatta elimize aldığımız işler de bir çırpıda bitirir, zamanı genişleterek yaşar, üzerine bir de zamanı bile arttırırız.

Bazı sabahlar ise tam tersi bir modda uyanır, daha dün yanıp tutuşarak yaptığımız işe, plana elimiz gitmez, çeşitli bahaneler üretip öteleriz veya değersiz kılarız.

Böyle günlerde Netflix’te dizimi izleyeyim, biraz Instagram’da gezineyim, hadi bir de çay içeyim motive olurum ve öyle başlarım diye düşünürsün ama nafile.

Motivasyon dediğimiz harekete geçme duygumuz değişkenlik göstermektedir. Bu değişkenliği kendi akışında bırakmak mı, yoksa müdahale edip, içsel motivasyon ile ataletinden kurtulmak mı istiyorsun?

İşte adım adım içsel motivasyonunun ayak sesleri:

1. Adım: Her şeyi bırak ve dışarı çık.

Ödevler, projeler, işler kalsın durduğu yerde. Açık havada 20 dakika yürüyün. Yürümek hem beynimize hem bedenimize yeniden enerji yüklüyor. Beynimize giden oksijen bizi iyi hissettiriyor ve bedenimize giden oksijen hormonlarımızı aktive ederek sinir sistemimizi dengeliyor ve yeni bir şeyi öğrenme becerimizi geliştiriyor.

2. Adım: Çalışma alanını derle topla.

Nötr bir alan yarat. Etrafındaki ıvır zıvırı topla, çöpleri at, dikkatini dağıtacak her türlü eşyayı kaldır.

3. Adım: Tek bir işe odaklan.

Birçok işi bir arada yapma becerisi son zamanlarda çok popüler oldu, hatta iş hayatında çalışanlarda aranan temel özelliklerden oldu. Gerçek şu ki, iki karpuz bir koltuğa sığmaz. İşleri sırayla yapmak, bittikçe diğerine geçmek işin niteliğini arttırıyor. Araştırmalara göre günlük hedeflerini yazanların %42’si o hedeflerine ulaşıyor. Klasik bir “yapılacaklar” listesi hazırlamak bile hem işlerin önceliğini belirlemeyi hem de iş bitirme arzusunu kamçılıyor.

4. Adım: 3-2-1 Başla!

Yürüdün, çalışma alanını topladın, yapacaklarını biliyorsun. Eh artık başla.  Boş boş masanın başında oturma. Ödevin, işin ile ilgili olmasa bile, aklına gelenleri boş bir kağıda yaz. Bak kendiliğinden ödevine, işine geçiş yapacaksın.

5. Adım: Pomodoro Tekniği

Pomodoro Tekniği İtalyan Francesco Cirillo’nun tarafından geliştirilmiş “domates” tekniğidir. Domates şeklindeki mutfak saatinden almış adını.

-Saatini 25 dakikaya kur ve bu süre boyunca sadece yapacağın çalışmana odaklan. Tek bir konu üzerinde çalış. Hiçbir dikkat dağıtıcı unsur bırakma ortada. Kimse bölmesin seni.

-5 dakika ara ver. Bu beş dakikada yaptığın iş ile ilgili hiçbir şey düşünme. Müzik dinle, çayını iç.

-Tekrar 25 dakika çalış ve 5 dakika mola ver.

25 dakika çalışmak bir iş için yeteri kadar uzun ama sıkılmayacak kadar kısa bir süre. 30 (25+5) dakikalık periyotlar sayesinde işe karşı direncimiz kırılır, bu tekniği uyguladıkça dikkat süremizi ve odaklanma becerimizi geliştiririz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ayla-eflatun

çok işe yaradı valla ..

chandler-tribbiani

Klişesin. Kendin de uygulayabiliyor musun yazmayı biliyorsun da?

Görüş Bildir