Meraklıları İçin, Bir Zamanların Gündem Konusu Olan 'Taksim Topçu Kışlası'nın Tarihi

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Topçu Kışlası, yeniden inşası gündeme geldikten sonra hatırlanan eski yapılardan birisiydi. İnşaat meselesi ortaya çıktığı günden beri hakkında birçok şey söylendi ve yazıldı. Eksik bilgiler karışıklığa ve anlama güçlüğüne yol açsa da esasında bu yapının tarihi ana hatlarıyla bilinmekteydi.

Yapımına Padişah III. Selim devrinde, 1804 yılında başlanan kışla hakkında arşiv belgeleri gayet doyurucu bilgiler veriyor.

Fakat bu bilgiler satır aralarında olmakla birlikte, bu konu üzerine çalışan araştırmacılar ya bu belgeleri yanlış ve eksik okumuş veya çeşitli yetersizlikler dolayısıyla tarihlerini yanlış tespit etmişlerdir. Dolayısıyla bu yöntem büyük bir karışıklığa sebep vermiştir.

Kışlanın tarihi üzerine etraflı bir incelemede bulunan Prof. Dr. Yüksel Çelik, 2015 yılında yayımlanan makalesiyle bilinen yanlışları büyük ölçüde düzeltmiştir.

III. Selim devrinde Nizam-ı Cedit namıyla başlayan ıslahat harekâtı içerisinde, askeriyede kurulan Bostancı Tüfekçileri adlı yeni grup için birçok kışla inşa edilmiştir. Taksim Topçu Kışlası da bu imar devrinin bir ürünüydü. 1806 yılının sonlarına doğru inşaatın henüz tamamlanmadığı arşiv belgelerinde açıkça belirtilmektedir.

III. Selim devrinde inşaatı başlayan kışlanın, Kabakçı Mustafa İsyanı ile yönetimden çektirilen padişahın yerine, tahta geçen IV. Mustafa döneminde açıldığı anlaşılmaktadır.

Fakat IV. Mustafa'nın saltanatı da sadece bir yıldan biraz daha uzun sürebildi. Böylece II. Mahmud devrinde gerekli yenileme ve düzenlemelerle ilerleyen kışla, 1826'da Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla birlikte kurulan yeni ve daha disiplinli ordunun mühim merkezlerinden biri haline geldi.

Günümüze ulaşan çoğu resim ve fotoğraf Taksim Topçu Kışlası'nın geç dönemlerine aittir.

Bu fotoğrafta da görülen Batı modelli dış mimari ve Rusya'da fazlaca karşılaşılan soğan biçimli kubbeler, 1850'lerden sonra Sultan Abdülmecid ve Abdülaziz devrindeki yenileme çalışmalarıyla eklenmiştir.

Kışla çoğu zaman padişahlar tarafından bizzat ziyaret edilirdi.

Bu ziyaretler hem bir denetleme ve kontrol mekanizmasıydı, hem de askere bir moral kaynağı olmaktaydı. Padişahlardan II. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid'in bizzat kışlayı ziyaret ettikleri bilinmektedir.

Topçu Kışlası'nın bundan sonra, 1909'daki 31 Mart Vak'ası sırasındaki çatışmalarda büyük ölçüde hasar gördüğü bilinmektedir.

Fotoğrafta: Enver Bey Taksim Kışlası önünde babasıyla görüşüyor.
İttihad ve Terakki devrinde kışlanın çevresindeki mezarlıkların başka bir yere nakliyle bir meydan düzenlemesine çalışıldı.

Eski günlerdeki kullanırlığını yitirmeye başlayan Topçu Kışlası, II. Meşrutiyet devrinde çeşitli meydan gösterilerine sahne oldu.

Fotoğrafta, Osmanlı Ordusunda kullanılmak üzere tecrübesi bu hafta Beyoğlu'nda Talimhane Meydanında icra olunan ''Osmanlı'' nam balonun is'adı (yükselmesi) manzarası yazmaktadır.

Cumhuriyet döneminde ise, bilhassa Ankara'nın başkent olmasıyla birlikte, Taksim Topçu Kışlası askeri açıdan kullanılmadı.

Kışlanın ortasındaki büyük meydan bir süre çeşitli sportif amaçlarla, en çok da futbol maçlarının oynanmasıyla, kullanıldı. 1940'lı yıllara gelindiğinde ise kışlanın kalan binaları meydan düzenlemesi sırasında peyderpey yıkıldı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
peeves2

Bkz; Sarı kışla. Osmanlının en zarif ve en güzel kışlası 1950’de demokrat parti öncülüğünde tabi, yıkıldı. Şuan duruyor olsaydı izmirin meydanı efsane olurdu. Yalılar ranta gitti, körfez dolduruldu. Tıpkı topçu kışlası gibi sarı kışla da gitti. Aynı kader farklı şehir. İstek ise aynı “modern bir kent meydanı”

Başlıklar

AnkaraRusyafutbolgündem
Görüş Bildir