article/comments
article/share
Haberler
Lauryn Hill'in Gözlerde Yaş Bırakmayan MTV Unplugged 2.0 Albümünü İnceliyoruz!

etiket Lauryn Hill'in Gözlerde Yaş Bırakmayan MTV Unplugged 2.0 Albümünü İnceliyoruz!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Müzik tarihinin en kusursuz, en görkemli zirvelerinden birine tırmandıktan hemen sonra, elinizdeki her şeyi bir kenara fırlatıp sadece kırık bir sesle ve akortsuz bir gitarla dünyanın karşısına dikilseydiniz ne olurdu? Lauryn Hill tam da bunun cevabını veriyor. MTV Unplugged 2.0 albümüyle canlı canlı kendi mitolojisini notalara ve sözlere döken sanatçı kesinlikle dinleyicilerine ilham veriyor. Haydi detaylara birlikte bakalım!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Lauryn Hill - I Gotta Find Peace Of Mind

Lauryn Hill sıradan bir yıldız yükselişi yaşamadı. Daha genç yaşlarında bile sesi, insanların kafasını çevirten türdendi. Oyunculuk yaptı, şarkı söyledi, rap yaptı. Üstelik bunların hiçbirinde eh işte seviyesinde değildi. Özellikle Sister Act 2: Back in the Habit filmindeki performansı doğal bir sahne mıknatısı olduğunu erkenden göstermişti.

Mr. Intentional

Sonra Fugees dönemi geldi ve işler tamamen değişti. Grup, hip-hop ile soul’u karıştırıp ortaya sokak kokan ama şiir gibi akan bir müzik çıkardı. Lauryn ise o grubun merkeziydi. İnsanlar bir anda fark etti ki bu kadın hem rap yapabiliyor, hem şarkı söyleyebiliyor, hem de yazdığı sözlerle insanın göğsüne yumruk bırakabiliyor.

Freedom Time

The Miseducation of Lauryn Hill çıktığında müzik dünyası resmen afalladı. Albüm hem ticari başarı elde etti hem de eleştirmenleri yere serdi. Lauryn Hill, soul, reggae, hip-hop ve R&B’yi öyle doğal bir şekilde birleştirdi ki ortaya yaşayan bir organizma çıktı. Albümün başarısı Grammy tarihine geçti. Ama işin görünmeyen tarafında başka bir hikaye vardı. Şöhret büyüdükçe insanlar da büyüdü; menajerler, şirketler, beklentiler, davalar, baskılar… Lauryn Hill’in müzik endüstrisine olan güveni çatlamaya başladı. Röportajlarında sürekli insanlıktan uzaklaşan sektör vurgusu yapıyordu. Bir noktadan sonra da sistemin içinde bir sanatçıdan ziyade sistemin ortasında sıkışmış bir insan gibi hissetmeye başladı.

Mystery Of Iniquity

2002’de insanlar yeni hitler bekliyordu. Muhtemelen cilalı bir dönüş albümü hayal ediyorlardı. Fakat Lauryn Hill sahneye çıkıp “Ben artık o kişi değilim” dedi. Hem de kelimenin tam anlamıyla. Albüm boyunca uzun konuşmalar yaptı, kırıldığı yerleri anlattı, sektörden neden uzaklaştığını açıkladı. Ve bunu yaparken hiçbir şeyi filtrelemedi. Sesindeki çatlaklar bile korunmuştu. Bugün autotune çağında kulağa neredeyse anarşik gelen bir hareket bu. Çünkü albümde kusurlar özellikle saklanmamış gibi duruyor.

I Get Out

Albüm yayınlandığında birçok insan şok oldu. Kimileri dağınık dedi, kimileri fazla kişisel buldu. Bazılarıysa Lauryn Hill’in artık eskisi gibi olmadığını düşündü. Fakat yıllar sonra aynı albüm bambaşka gözlerle okunmaya başlandı. Çünkü insanlar fark etti ki Lauryn Hill aslında zihinsel çöküşünü değil, ruhsal yeniden doğuşunu kaydediyordu. Bugün pek çok sanatçı kırılgan görünmeye çalışıyor ama bunu stratejik bir estetik olarak yapıyor. Lauryn Hill ise gerçekten parçalanmış haldeydi. İşte bu yüzden albümün duygusu hala bu kadar güçlü. Sahici acının sesi eskimiyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

So Much Things To Say

MTV Unplugged performansında Lauryn Hill sadece şarkı söylemiyor. Uzun uzun konuşuyor. Kimi zaman inançtan, kimi zaman korkudan, kimi zaman egodan bahsediyor. Hatta bazı dinleyiciler için bu konuşmalar yorucu bile olabiliyor. Ama olay tam da burada başlıyor. Zira Lauryn Hill bu albümü bir eğlence ürünü gibi tasarlamıyor. Daha çok içsel bir arınma ritüeli gibi yaklaşıyor. Dinlerken bazen bir konser kaydı değil de gece vakti dert anlatan çok zeki bir arkadaşınızı dinliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

I Find It Hard To Say

2000’lerin başında kadın sanatçılar için sektörün görünmez kuralları vardı. Daha seksi görün, daha cilalı ol, daha satılabilir davran. Lauryn Hill ise sahneye bu kuralları yakıp gelmiş gibiydi. Doğal görünümü, sade kıyafetleri ve makyajsız haliyle tamamen başka bir enerji taşıyordu. Bu tavır politik bir duruştu. Özellikle siyahi kadın sanatçılar üzerinde kurulan güzellik baskısına ciddi bir meydan okumaydı. Bugün birçok sanatçının doğallık diye yaptığı şeyi Lauryn Hill yıllar önce hiçbir pazarlama stratejisi olmadan yaptı.

Just Like Water

Albümdeki parçalar cilalı prodüksiyonlardan özellikle uzak tutulmuş gibi. Gitar sesi bazen çıplak bir ampul ışığı kadar yalnız hissettiriyor. Lauryn’in vokalleri ise kimi anlarda kırılıyor, kimi anlarda yükseliyor, kimi anlarda neredeyse ağlayacak gibi oluyor. Ama tam da bu yüzden şarkılar canlı. Özellikle sözlerde büyük bir iç hesaplaşma var. Ego, aşk, inanç, annelik, korku ve özgürlük sürekli birbirine çarpıyor. Beyoncé, Kendrick Lamar, Drake ve daha birçok isim Lauryn Hill’den etkilendiğini açıkça söyledi. Özellikle kadın rapçilerin önünü açan figürlerden biri oldu. Hem sert hem kırılgan olabileceğini gösterdi. Bugün alternatif R&B’nin birçok yıldızında onun izlerini görmek mümkün.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Kendime popüler kültür ve televizyon dedektifi diyebilirim. Televizyon ve sinemanın mutfağında yer almayı da bir o kadar seviyorum. 2019 yılından bu yana da Onedio’da ilişkiler, teknoloji, müzik ve popüler kültür odaklı içerikler üretiyorum. Yazarken sadece bilgi aktarmaktan ziyade okuyucunun kalbine dokunacak bir his bırakmayı önemsiyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın