Kocasının Ürettiği Kimyasal Silahlarla İnsanların Katledilecek Olmasına Dayanamadığı İçin İntihar Eden Kimyager: Clara Immerwahr

333PAYLAŞIM

Takvim yaprakları 1 Mayıs 1915’i gösterirken I. Dünya Savaşı'nın en kilit isimlerinden olan Fritz Haber'in eşi, Yahudi asıllı Alman kimyager Clara Immerwahr Haber ardında ailesi ve arkadaşları için birer veda mektubu bırakarak intihar etti. Mektuplar yok oldu, Clara'nın ölümü ise bir sır olarak kaldı. Peki, bu olayın perde arkasında neler olmuştu?

Clara Immerwahr, 21 Haziran 1870 tarihinde Almanya'nın Breslau kentinde dünyaya geldi. Clara'nın babası varlıklı bir çiftçiydi ancak genç kadın çiftlik hayatına en ufak bir ilgi bile duymuyordu.

Clara'nın babası kimyaya meraklıydı, bu yüzden kızının bu yolda ilerlemesini istiyordu. Genç kadın ise babasının bu dileğini yerine getirebilmek için Breslau Üniversitesi'nde eğitim görmeye başladı. Üstelik bu alanda oldukça başarılıydı. Okuldayken o zamanlar kendisi gibi bir kimya öğrencisi olan Fritz Haber ile tanıştı, ancak onu iki yıl boyunca tekrar göremedi. Kader bu ya, nasıl olsa yolları bir gün yine kesişecekti...

Clara, insanların ona dayattığı fikirlere tahammül edemeyen biriydi. Çevresindeki herkes ona öğretmen olmasını söylüyordu ancak Clara kariyerine farklı bir yön çizmeye karar vermişti.

Kimya laboratuvarı genç kadının yeni evi oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra ise akademik kariyerine devam edebilmek için çalışmalarında hız kesmedi. O zamanlar Fritz Haber'in de arkadaşı olan Richard Abegg'in danışmanlığında fiziksel kimya çalıştı. Araştırmaları Clara'yı mutlu ediyordu etmesine ama çalışma ortamındaki koşulları ne yazık ki erkeklerle aynı değildi. Clara, sık sık adaletsiz kararlara maruz kalıyordu.

Tabii, bütün bu zorluklar Clara'yı yıldırmak yerine daha büyük bir tutkuyla işine sarılmasına neden oluyordu. Çabaları 1900 yılında sonuç verdi ve Almanya'da kimya alanında doktora alan ilk kadın oldu. İnanılmaz bir başarı örneği...

Mezun olduktan sonra Abegg'in yanında resmi olmayan bir yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı, bir yandan da yerel kadın örgütlerinde kimya dersleri veriyordu. Ertesi yıl bir kimya konferansına davet edildi, bu davet onu birkaç ay sonra eşi olacak Fritz Haber'e götürdü. Clara, evlendikten sonra Fritz'in ders verdiği Karlsruhe'ye taşındı.

Yeni bir şehre taşınmak ve evliliğin getirdiği tüm sorumluluklar Clara'nın hayatını yavaş yavaş değiştirmeye başladı. İlk başlarda çalışmalarına devam etmek için uğraşsa da doğumdan sonra bu onun için imkansız hale geldi.

İlerleyen yıllar, Clara için yalnızca ev işleri ve çocuk yetiştirmekle geçen sıkıcı bir günlük rutin haline dönmüştü. Abegg'e yazdığı bir mektupta yaşadığı hayatın onu tüketen bir hal almaya başladığını söylemişti. Sık sık gittiği kimya etkinliklerinden bile elini çekmişti. Belki de artık yeni bir şehre ve yeni başlangıçlara ihtiyacı vardı.

Fritz ile birlikte Berlin'e taşınan Clara, burada kendine yeni bir amaç buldu ve Kaiser Wilhelm Fiziksel Kimya ve Elektrokimya Enstitüsü'nün kurulmasına yardım etti.

Fritz ise Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Berlin'deki Savaş Bakanlığı'na daha fazla dahil oldu. Patlayıcı ve gübre için azot üretimi üzerine çalışan bir kimya bölümüne başkanlık etti ve bir savaş silahı olarak zehirli gaz üzerinde çalışmaya başladı. 1 Mayıs 1915'te Doğu Cephesi'ne gitmek üzere hazırlık yapmak için eve geldi ve savaşta kullanacağı klor gazıyla ilgili son çalışmalarını yaptı.

Clara, Fritz'in klor gazının kimyasal silah olarak kullanılması fikrine katlanamıyordu. Onu vazgeçirmeye çalışsa da bu çabasında başarılı olamamıştı.

Hayatının aldığı yeni şekil yüzünden mi, yoksa içinde taşıdığı merhamet duygusunun ağır basmasından mıydı bilinmez ama yaşadıkları Clara'ya artık fazla gelir olmuştu. Kocasının silahını alıp önce bahçeye çıkıp bir deneme atışı yaptı. Ardından da silahı kendine çevirip kendini vurdu. Mesleğinde büyük başarılar kaydetmiş ve daha da büyük işler yapabilecek olan böylesine yetenekli bir kadın, acı bir şekilde yitip gitmişti.

Fritz, Clara'nın ölümünden bir hafta önce askeri bir çıkmazı kırmak amacıyla Belçika’nın Ypres kentinde I. Dünya Savaşı’nın ilk klor-gaz saldırısını düzenlemek için hazırlıklara başlamıştı.

Gerçek bir Alman olduğunu kanıtlama aşkıyla yanıp tutuşan Fritz'in büyük bir hevesle yaptığı kitle imha silahı üretme çabaları, Clara'nın hayatına mal olmuştu. Fritz ise sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi ertesi hafta cephedeki yerini aldı. İlginçtir ki, ilerleyen yıllarda Fritz uğruna karısını bile feda ettiği yerden kaçmak zorunda kalmıştı.

Clara öldükten sonra hakkında ne bir haber yapıldı ne de cesedi için otopsi istendi. Sanki hiç var olmamış, kocasının insanları katledecek olmasına hiç ses çıkarmamış gibi sessiz sedasız gömülmüştü.

Halbuki yıllar boyu bilim dünyasında ayakta kalmak için çabalamış ve bilimin insanlığın iyiliği için kullanılması gerektiğini savunmuş bir kadının hak ettiği bunlardan çok çok daha fazlasıydı. Kendi kocası yapmış bile olsa bir katliama sessiz kalamayacak kadar asil ruhlu bu kadını tanımak bizim için çok özeldi. Umarız sizin için de öyle olmuştur...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
jr.aykut

Saçmalamış. İntihar etti de ne oldu? Madem öyle bi silah çalışması var onu engellemeye çalışsaydı bütün bürokratik yollara başvurarak. Yeterince azimli değilmiş demekki en kolay yol olan intiharı seçmiş. Ben intihar edip öleceğim böylelikle kimyasal silah kullanılsa dahi haberim ve yapacak bişeyim olmayacak böylece de vicdan azabından kurtulmuş olacağım :) Peh peh peh peh peeeeh.

walter-sullivan

Filmi yada belgeseli var mı?

buse-metin

Genius dizisinin ilk sezonunda Einstein ın hayatını anlatırken bu hikayeye de yer veriliyor

cotanaktuba

👏🏻👏🏻👏🏻 böyle içeriklere daha çok ihtiyacımız var.

Görüş Bildir