Kızlarının Sağlığı İçin İstanbul'u Terk Edip Köye Taşındılar: "İyi Ki Gelmişiz Buraya"
İstanbul kentinde yaklaşık otuz yıl boyunca yaşamını sürdüren Karasu ailesi, ten yaşındaki kız çocukları Ela’ya iki yıl önce Tip-1 diyabet teşhisi konulmasının ardından köklü bir karar alma yoluna gitti. On beş yılı aşkın bir süre boyunca bankacılık sektöründe görev yapan 39 yaşındaki Turgut Karasu ile eşi Dilek Karasu, büyükşehir hayatının getirdiği yoğun stres, trafik, kalabalık ve hava kirliliğinin kızlarının sağlık durumunu olumsuz yönde etkilediğini tespit etti. Karasu çifti, çocuklarının daha doğal, sakin ve sağlıklı bir çevrede büyümesi amacıyla, daha önce yalnızca tatil dönemlerinde kısa süreli dinlenmek için kullandıkları Kastamonu ilinin İhsangazi ilçesine bağlı Kanlıgöl köyündeki arsalarına kalıcı olarak yerleşme sürecini başlattı.
Detaylar 👇
Köy Yaşamına Uyum Sürecinde Dayanışma Öne Çıktı
Köy hayatına ve tarım faaliyetlerine tamamen yabancı olan aile, söz konusu arsa üzerinde küçük çaplı bir ahır ve sebze bahçesi inşa ederek tarımsal üretime yöneldi. Büyükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları satın alan çift, ilk günlerde hayvanlara yaklaşmakta ve ahıra bağlamakta dahi büyük güçlükler yaşadı. Ancak bölgedeki köy sakinlerinin sağladığı yoğun destek ve rehberlik sayesinde hayvan bakımı ile süt sağımı konularında kısa sürede tecrübe kazandı. Komşuluk dayanışmasının desteğiyle hareket eden Karasu ailesi, bir yıl gibi kısa bir süre zarfında kendi süt, yoğurt, peynir, tereyağı ve yumurtalarını üretebilecek kapasiteye ulaşarak kendi kendine yeten bir yapı kurdu.
Doğal Beslenme Diyabet Yönetimini Kolaylaştırdı
Şehir hayatına kıyasla köy ortamında çok daha hareketli bir yaşam sürmeye başlayan Ela Karasu, gün içerisinde bahçe işleriyle ilgileniyor, kümes hayvanlarını yemliyor ve buzağıların bakımına katkı sağlıyor. Tüketilen gıdaların tamamen doğal ve katkısız şekilde aile bünyesinde üretilmesi, küçük kızın kan şekeri seviyelerinin kontrol altında tutulmasını kolaylaştırıyor. İçeriği bilinen organik ürünlerle beslenmenin sağladığı fayda, çocuğun fiziksel gelişimine ve günlük yaşam kalitesine doğrudan katkı sunuyor. Ela, annesinin ürettiği doğal gıdaları güvenle tüketirken, içinde ne olduğunu bildiği ürünleri yemenin sağlığına olumlu yansıdığını ifade ediyor.
Sosyal Çevre ve Akran Desteği Süreci Hızlandırdı
Köyde yaşayan diğer çocukların Ela’nın özel beslenme gereksinimlerine gösterdiği hassasiyet, uyum sürecini son derece olumlu bir yönde etkiledi. Akran grubunun, Ela’nın tüketmesi uygun olmayan gıdaları onun yanında tüketmemeye özen göstermesi, çocuk üzerinde güçlü bir sosyal destek ve dayanışma mekanizması oluşturdu. Şehir yaşamını arkalarında bırakıp tamamen farklı bir düzen kuran Karasu ailesi, ilerleyen dönemde çiftlikteki üretim kapasitesini ve hayvan sayısını artırarak doğal yaşam modelini geliştirmeyi ve sürdürmeyi hedefliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın