'Dört Bakandan İstirham Ediyorum, Kürsüye Çıkın, Korkmayın'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Genel Kurul'da 4 eski bakan hakkında yapılacak olan Yüce Divan oylaması ile ilgili değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, "Şimdi görüşülecek. Ak mı kara mı çıkacak ortaya. Bu parlamento, ulusal Kurtuluş Savaşı'nı yöneten parlamentodur. Bu parlamento kirliliği kabul etmez. Kirliliği buraya bulaştırmayalım. Hepimizin vicdanı, ahlaki sorumluluğu var. Çocuklarımıza, ülkemize, vatanımıza karşı sorumluluğumuz var. Devleti itibarlı kılacak olan bizleriz. Kullanacağımız oylardır. 4 bakandan da istirham ediyorum. Lütfen kürsüye çıkın. Yürekli olun. Korkmayın. Namuslu adamlarsanız asla korkmayın. Biz Yüce Divan'a çıkmak istiyoruz, deyin. Neden korkuyorsunuz. Korkunun ecele faydası yoktur.

Siz kurtulacağınızı sanıyorsanız bunu unutun. Gün gelir yine hesap vereceksiniz. Yol yakınken şimdiden gidin. Aklanmak istiyorsanız gidin aklanın. Kaçarsanız zaten bu toplum sizi vicdanına mahkum edecektir. Buradan bütün Ak Parti'nin milletvekillerine sesleniyorum. Komisyonda 9 kişi hariç. Onlar vicdanlarını sattılar. Onlar kendilerini de sattılar. Çocuklarının da yüzüne bakamaz onlar. Dünyanın en ağır mirasını çocuklarına bıraktılar. Yolsuzlukların üstünü örten kişiler olarak bu parlamentonun tarihine geçtiler. Bugün oy kullanırken madem ki kapalı bir yere gireceksiniz bir vicdanınıza, ahlakınıza, inancınıza sorun. Ben umudumu yitirmiyorum. Parlamentonun namusuyla görev yapmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, "Başbakan Davutoğlu, Hz. Muhammed karikatürlerini yayınlayan Cumhuriyet gazetesine sahip çıkmakla suçluyor. Ben hayatımda böyle alçakça biz suçlama görmedim. Sen nasıl böyle bir şey yaparsın." diyerek çok sert çıktı.

"BİZİ SUÇLAMAYA BAŞLADI"

Kemal Kılıçdaroğlu, "Devlet Adamı denen bir şey var toplumun çıkarını düşünen, toplumu kışkırtmayandır devlet adamı... Bir mizah dergisine yapılan terörü ayırmak gerekiyor. Merkel bunu gayet iyi ayırdı. Sayın Davutoplu mizah dersinine yapılan saldırdan sonra Paris'e gitti ve yürüdü ama biz hiçbir zaman eleştirmedik. Demedik, diyemeyiz... O gitti geldi ardından CHP'yi suçlamaya başladı." diye konuştu

"BÖYLE ALÇAKÇA BİR ŞEY GÖRMEDİM"

Kılıçdaroğlu, "Hayatımda böylesine alçakça suçlamayla hiçbir zaman karşı karşıya kalmadım. Böylesine CHP hiçbir zaman karşı karşıya gelmesi nasıl yapıyorsunuz? İnsanda vicdan olur. Devlet adamlığı böyle midir? Böyle mi olur? İnsanların içine kin tohumları atıyorsun Başbakan, Başbakan da diyorum ama sanal Başbakan..." ifadelerini kullandı.

EFKAN ALA VE VEKİL ÖRNEĞİ

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Bunların Bakanı 3 Mart 2014'de söylüyor. İçişleri Bakanı Efkan Ala 'Peygamber gururuna kapıldı, biz gurura kapılmadık' diyor. sevgili Peygamberimize kim saygısızlık ediyor? Sen bir gün kalkıpta bir şey dedin mi. Hayır...2 Ocak 2015 tarihinde bir vekilleri kalkıyor...'Hz İbrahim tabiki benim Hz. Muhammed benim küçük kardeşim' demişti. Sayın Davutoğlu bunlara bir şey diyor mu demiyor diyemez zaten..." şeklinde konuştu.

"BAŞBAKANIMIZ BİZİM İKİNCİ PEYGAMBERİMİZ"

Kılıçdaroğlu, "Bakın bunlarla da bitmiyor. Aydın milletvekili İsmail Hakkı Esen 'Genel Başkanımız ve Başbakanımız adate bizim için ikinci peygamberdir.' diyor. Ne demektir bu Davutoğlu bir şey dedi mi? Abisi (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) bir şey dedi mi? Bunlar din düşmanları dini siyasete alet ediyorlar. Herşeyi istismar ediyorlar." dedi.

"BUNLAR DİNDAR DEĞİL DİN TÜCCARI"

"Bakın size başka örnekler vereceğim" diyen Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Muhafazakar kardeşlerim...Hala uyanmayacak mısın hala konuşmayacak mısın? Hiç bir CHP'li, namuslu hiçbir yurttaş, dindar hiçbir yurttaş böyle bir cümle kullanamaz.

AKP Kırklareli Başbakanı: Sevgili Peygamberimiz için nufüs kağıdı çıkartıyoruz arkasına da AKP logosu koyuyoruz.

Egemen Bağış 19 Mart 2014: Bu Bakara iyi makara...

Tüm bunlar olurken kalkmışsın utanmadan CHP'yi suçluyorsun biz bunları hiçbir zaman sermedik ama şimdi bizi zorladılar. Bunları söyleyenlerinde dindarlıkla bir alakası yoktur. Aslında siyasetin konusu bunlar değil, her yer yanıyor. Arkadaşlar halkın yönün başka yere çekmek istiyorlar. Ben bu nedenle sesleniyorum. Bunlar dindar değil din tüccarı."

İşte CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

"6 OK SİZİ BEKLİYOR"

"Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Ayrılık zamanı değildir, birleşme zamanıdır. Türkiye'nin çıkarları için çocuklarımız için özgür ve bağımsız Türkiye için tek adres var, halkın partisi Cumhuriyet Halk Partisi. Geçmişte merkez sağda, solda yer alabilirler. Nerede yer alırlarsa alsınlar kucağımızı açıyoruz, Türkiye için açıyoruz. Bayrağımız vatanımız için açıyoruz. Gelin, altı ok sizleri bekliyor.

HRANT DİNK CİNAYETİ

Sekiz yıl önce Hrant Dink öldürüldü. Sekiz yıldır asıl faillerin ve arkasındaki örgütün ortaya çıkmasını bekliyoruz. Türkiye faili meçhuller ülkesi olmamalı. Bu ülkenin hiçbir yurttaşı faili meçhule kurban gitmemeli. Eğer bir kişi öldürülüyor katlediliyorsa failleri yakalamak arkasındaki örgütleri ortaya çıkarmak hükümetlerin temel görevidir. Sekiz yıldır olmadı bekliyoruz. Dönemin başbakanı dedi ki "bu cinayet aydınlatılacaktır. Ankara'nın karanlık dehlizlerinde bu kaybolmayacaktır" dedi. Yine bekleyeceğiz, failler ortaya çıkıncaya kadar. Biz kendi ülkemizi ve yurttaşlarımızı seviyoruz. Kimliği inancı yaşam tarzı ne olursa olsun herkese kucağımızı açıyoruz.

Hepiniz çok iyi bilirsiniz, gazeteci Nedim Şener. Bir kuyumcu titizliğiyle bu olayı sorguladı. Kitaplarını yazdı, belgelerini ortaya koydu. Hapislere atıldı ama o yılmadı. Olayın aydınlanması için elinden gelen her çabayı gösterdi. Biz bu tür çabaları her zaman saygıyla karşılayacağız. Bedel ödense bile aydının toplumu aydınlatma görevi olduğunu hiç unutmamalıyız. Ona da buradan saygılarımızı gönderiyoruz.

"KAÇAK SARAYIN MALİYETİNİ AÇIKLAYIN"

Geçen hafta sayın başbakan şeffaflıkla ilgili basın toplantısı yaptı. Dedim ki çok güzel başbakan oturacak "devlette şeffaflığı getiriyoruz. Öncelikle kaçak sarayın maliyetini açıklayacağım" demesini bekliyorduk. Hiçbir şey yok. Devlette şeffaflığın iki temel özelliği vardır.

Bir her kuruşun hesabını vereceksin. Hangi şeffaflıktan bahsediyorsun? Hem para pul götürüyorsunuz, kalkmışsınız şeffaflıktan bahsediyorsunuz. Yani Sayıştay'a baskı yapıp kamu harcamalarını eleştirmeyin diye bir şeyin içine girmeyeceksin. Bunlar şeffaflıktan bahsediyorlar. Sonunda çıktı ne olduğu. Efendim ihbarı yapan memurlar korunacakmış.

"GÖZÜNÜ SEVDİĞİMİN AHMET DAVUTOĞLUSU"

Gözünü sevdiğimin Ahmet Davutoğlusu, memur Teoman'ı nasıl hatırlamazsın? Ne diyordu Rıza Sarraf "para veriyorum almıyor, ne yapacağımı bende şaşırdım" diyor. Ne yaptınız? Memur Teoman'ı sürdünüz. Siz eğer memurları koruyacaksanız, kendinize bir bakın, şeffaflık nedir öğrenin.

Çok önemli bir projemiz var. TBMM'de iç tüzüğü değiştireceğiz ve kesin hesap komisyonu kuracağız. Yani bütçe harcandıktan sonra paraların nerelere harcandığını gösteren kanun. Kesin hesap komisyonunun başkanı muhalefetten olacak, iktidardan değil. iktidar muhalefete hesap verecek. Halk partisi olarak iktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden birisi budur."

Ayrıntılar geliyor.

Sondakika.com

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAngela MerkelAnkaraAydınBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiEgemen BağışKemal KılıçdaroğluRecep Tayyip ErdoğanReza ZarrabTürkiye Büyük Millet Meclisimemurmemurlar
Görüş Bildir