Kayıp İnsan Türü Neandertal’lere Sandığımızdan Daha Yakın Olabiliriz!

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Yapılan her yeni araştırmada Neanderthaller ile aramızdaki yakınlık daha da artacağa benziyor.

Kaynak: http://www.latimes.com/science/scienceno...

Türümüz Homo sapiens Afrika'dan Avrupa'ya doğru göç etmeye başladığında, burada Homo neanderthalensis ile karşılaşıp gen alışverişinde bulunduğu bir süredir biliniyordu.

Bu durum sonucunda, günümüz Avrasya insanı DNA'sında Neanderthal DNA kalıntılarına rastlıyoruz.

Afrika yerlilerinde Neanderthal DNA'sına rastlanmıyor.

Aramızdaki ortak gen oranını araştıran bilim insanları DNA'mızın %1.8 ile %2.6 oranında Neanderthallerden tarafımıza miras kaldığı belirtiyor.

Kaynak

Bu ortak genler modern insanın başlıca saç, deri, bağışıklık sistemi gibi çevre ile iletişim kurduğumuz bölgelerimizi etkiliyor.

Küçük bir örnek verecek olursak: Bu ortak genler sayesinde Homo sapiens, Avrupa ve Asya'ya daha kolay adapte olabildi ve buradaki patojenlere karşı bağışıklık geliştirebildi.

Bu gen paylaşımı günümüzde dezavantaj olarak görülse de aslında avantaj olarak nitelendirebileceğimiz başka özelliklere de sahip olmamızı sağlıyor.

Kalp krizi, şizofreni, yeme bozukluğu gibi...

Örneğin; kötü huylu kolesterol gibi günümüz insanına hayatını tehdit eden hastalıklar Neanderthallerden bize geçmiş bir özellik. Fakat bunu hemen kötü olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Muhtemelen o dönemin soğuk iklim koşullarına adapte olmayı sağlamış olan ve sürekli hareket halinde olan insanlara kötü yönde etkilemeyen bu özellik şu an modern insan hastalığı haline geldi.

Yeni araştırmada aynı zamanda Neanderthallerin genelde küçük gruplar halinde yaşadığı, bu küçük grupların da kendi içlerinde çiftleştiği de görüldü.

Yani o dönemde yaşayan herhangi bir neanderthalin anne ve babasının kardeş olma ihtimali çok yüksek. Araştırmacılar bu durumun kendi türümüz için de geçerli olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Kısacası bu genetik veriler sadece modern insan ve Neanderthallerin benzerliklerini bize öğretmeyecek; aynı zamanda türümüzün tarihine de geniş bir bakış açısı sunacak.

Kaynak

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
n.c.

Akraba evliliklerin başlıca nedeni bu mu acaba hani şu kızımız oğlumuz yabancıya gitmesin hesabıı :)) bu dönemin gıdalarına karşı Neandertallerin bile bağışıklık kazanıpta günümüz hastalıklarına yakalanmama olasılığı kaçtır?

kayzer-soze

%1,8 ile %2,6 aslında çok yüksek oranlar değil. Eğer DNA mızın %20-25 inini Neandertal genleri oluştursaydı o zaman bir karışmadan bahsedilebilirdi. Bu oranlara göre Sapiens ile Neandertal çiftleşmeleri çok sınırlı kalmış gibi görünüyor.

feyk

simdi kaynagini hatirlamiyorum ama bir arastirma ilk karsilasma sonrasi insana gecen neanderthal genlerinin cogunun dogal seleksiyonla gen havuzundan elendigini soyluyordu.

kayzer-soze

Ben doğal seleksiyonun çok da sağlıklı çalıştığını düşünmüyorum. Eğer sapiens zaman içerisinde sağlıklı genleri bir sonraki nesle aktararak ve zayıfları kendi içerisinde eleyerek ilerleseydi günümüzde doğuştan engelli insanlara rastlamazdık. Bahsettiğim genetik hastalıklar değil işitme kaybı, görme kaybı gibi doğuştan sahip olunamayan doğal yetenekler. Yoksa bir nesil içinde yaygın olmayan bir hastalık iklim ve çevre koşullarındaki değişiklik vb. nedenlerle sonraki birkaç nesil için önemli olabiliyor. Benim anlatmak istediğim “sağlıksız” genlerin doğal seleksiyonda elen(e)mediği.

mmurat

Neandertaller iri insan ırkıdır, maymun türü değildir, modern insan olan bizlerle aramızda ki fark sadece fiziksel ve kültüreldir, biyolojik olarak hiçbir farkımız yok. Günümüzde de iri kıyım insanların Neandertal geni taşıdığı doğrudur. Evrim teorisi neanterdalleri maymunsu olarak lanse ediyordu ama artık insan oldukları bilimle ortaya çıktı. İnsan ırkları arasında ki fiziksel farklılıklar genetik varyasyondur yani (tür içi çeşitlenme)dir. Fiziksel farklılıklar evrim değildir, çünkü tür aynıdır, değişmemiştir.

feyk

omrunde eline tek insan kemigi alip incelememis adam hayatlarini dunyanin dort kosesinde kazilarda arastirmalarda konferanslarda bu isin icinde geciren bilim insanlarina ulastiginiz sonuclar yanlistir diyor, oturdugu yerden klavye basindan onlara dogrusunu ogretiyor. iste cehalet tam olarak budur. hemde en saf, en net sekliyle. cehalet bilmemek degildir, bilmedigi konularda isin uzmanlarina ders verme curetini gosterebilmektir.

mmurat

internet diye bir şey var, kitap diye bir şey var, istediğin zaman istediğin bilimsel kaynaklara ve araştırmalara ulşabliyorsun, ayrıca ben arkeoloji okudum senin gibi boş laf yapmıyorum, sende okudukları yazıp paylaşıyorsun, labaratuvarda araştırma yapmıyorsun değilmi.. bana boş cevap verme

feyk

dikkatini cekerim, benim dediklerimle celisiyorsun demedim, bilim insanlarinin dedikleriyle celisiyorsun dedim, keza senin tersine ben bilimsel yayinlari okuyan arastiran burda yazdiklarinin gercek bilimle ne kadar alakasiz oldugunu bilen biriyim. her zaman diyorum ya okumiyan, arastirmayan yanlis kisiler tarafindan kandirilan saf birirsin. yada insanlari kandirmak icin burda kendini yirtan, dogrulari kafasina gore carpitan ahlaksiz serefsizin onde gidenisin. su soylemlerinin baska bir aciklamasi yok

mmurat

bence resmen kendini anlatmışsın feyk :))

feyk

yazdiklarimla temelden celisen, evrim yoktur diyen tek bir gercek bilimsel makale arastirma bu. ama didinin disindaki makalenen bilmem hakikati isimli dergide yorumlanmis hali degil. acik net sekilde senin yazdiklarini tasdik eden hakem denetimli bilim dunyasinda kabul gormus bir makale. butun konularin altina serefsiz olan benim diye yazacam. bulamazsan serefsiz olan sensin ama. yanliz acik ve net istiyorum. burda gene onun dedesi suydu, bunun torunu bu peygamberdi diye hikaye anlatma bana. sadece firildakligini tasdik etmis olursun.

red-factor

Biyolojik olarak yakın olabiliriz elbette ama psikolojik olarak maalesef öyle değiliz. "Hayatta kalma" kavramımız çok fazla değişti. Psikolojik olarak çok saçma sapan bir şekilde evrildik.

gzm-ynklr

ilgiyle okudum.

Başlıklar

Bilim
Görüş Bildir