Kaşif Kristof Kolomb'dan Hiç de Geri Kalmayan Ünlü Denizcimiz ''Piri Reis''

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Çoğu kişi Piri Reis'in adını ve çizdiği dünya haritalarının namını mutlaka bir vesileyle duymuştur. Peki gerçekte Piri Reis nasıl birisiydi ve haritalarını nasıl çizmişti?

1470'li yıllarda doğduğu tahmin edilen Piri Reis'in tam adı Muhyiddin b. Hacı Mehmed idi.

Deniz hayatıyla iç içe olan Gelibolu gibi bir yerde doğan Piri Muhyiddin genç yaştan itibaren, başarılı bir denizci olan amcası Kemal Reis'in yanında yetişmeye başladı. 12 yaşlarından itibaren amcasıyla birlikte uzun yıllar Akdeniz'de dolaşan Piri bu süreç içerisinde deniz hakkında fazlaca tecrübe kazandı.

II. Bayezid'in saltanat devrine isabet eden bu yıllarda Osmanlı donanmasına büyük bir önem verilmişti.

Fotoğraf: II. Bayezid devrinde inşa ettirilen Göke adlı gemi türünün örnek bir tasviri. Sağ üstte ''Sultan Bayezid Han bina ettirdiği Göke suretidir'' yazılarak açıklanmış.

Kemal Reis bu süreçte 1495 yılında Osmanlı donanmasına katılmaya karar verdi. Piri Reis de bundan sonra amcasıyla birlikte birçok donanma ve kara seferine katıldı. Endülüs Müslümanlarına yardım götürmekten, Mısır kıyılarına kadar Akdeniz'in birçok noktasında bulundu. 1510'da Kemal Reis'in ölümüyle birlikte, amcasının yerini alan Piri Reis her geçen gün tecrübesini ve başarılarını ilerletmeye devam etti.

Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında donanmada bulunan Piri Reis çizdiği ilk dünya haritasını 1517'de padişaha takdim etti.

Piri Reis'in 1513'te hazırladığı bilinen bu haritada İspanya, Portekiz, Batı Afrika ve Amerika kıyıları görülmekteydi. Buna dayanarak Piri Reis'in Amerika'ya gittiği ve bunun ilk dünya haritası olduğu gibi iddialar ortaya atılmıştır. 

Fakat Piri Reis'ten çok önce çeşitli dünya haritalarının çizildiği gibi, Piri Reis'in de bunlardan ve özellikle de Kristof Kolomb'un haritasından faydalanarak yeni bir haritayı vücuda getirdiği anlaşılmaktadır. Deri üzerine çizilmiş bu harita esasında çok daha büyük genel bir dünya haritasının günümüze ulaşabilen küçük bir parçasıdır.

Uzun deniz seferleri ve savaşlardan çok araştırmaya, okuma-yazmaya meraklı olduğu anlaşılan Piri Reis ünlü eseri Kitab-ı Bahriye'yi 1526 yılında padişaha takdim etti.

Bu kitap, Piri Reis'in uzun yıllar boyunca denizlerde kazandığı tecrübelerinin bir araya toplanmış haliydi. Denizcilere bir rehber niteliğindeki bu eser günümüzde dahi önemini korumaktadır. 

1528'de ikinci dünya haritasını da Kanuni Sultan Süleyman'a sunan Piri Reis'in, ilk haritasındaki hataları ve eksikleri düzelterek kendisini daha fazla geliştirdiği anlaşılmaktadır.

1547'de Hint Kaptanlığına yükseltilen Piri Reis, Aden ve Maskat gibi stratejik noktalarda Portekiz kuvvetlerine karşı üstünlük elde etti.

Hürmüz'ü 28 gemi ile ciddi bir şekilde kuşatan Piri Reis, uzun süre kalenin ele geçirilememesi üzerine, güçlü bir Portekiz donanmasının bölgeye gelebileceğini düşünüp kuşatmayı kaldırdı.  Bu sıralarda Basra'da Piri Reis'in rüşvet alarak geri çekildiği söylentisi yayıldı.

Oysa Piri Reis geri çekildikten bir süre sonra gerçekten kuvvetli bir Portekiz donanması Hürmüz'e gelmişti.

Piri Reis'in Basra'dan Süveyş'e öncü olarak çıkarttığı 3 gemiden birisinin yolda batması da çevrede olumsuz bir hava oluşturdu. Mısır Beylerbeyi Semiz Ali ve Basra Beylerbeyi Kubâd Paşaların da söylem ve şikayetlerinin etkisiyle Piri Reis 1553 yılında idam edildi.

Böylece Barbaros Hayreddin Paşa ile dahi görev yapmış olan Piri Reis talihsiz bir şekilde hayata veda etti. Kaderin bir cilvesi olarak ölümünde pay sahibi olan Kubâd Paşa da bir süre sonra bulunduğu makamdan alındı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cankocabey

Piri Reis haritalarının büyük bir çoğunluğu Portekizli kaşiflerin haritalarından alıntıdır. Yani sıfırdan bulma durumu yok.

worse

onedio böyle içeriklerin sayısını kesinlikle artırmalısın

mhmmt1071

Piri reis Harp divanında alınan harekat planlarının dışına çıkarak kendi keyfine göre harekatı riske atmıştır ve bunda da başarılı olmamıştır . Bir askerin böylesine alenen hata yapıp risk alması affedilir bir şey değildir ki affedilmedi .

goruncekadam

Tarihimizdeki kişilerde tanrısal özellikler aramaya o kadar kaptırmışız ki kendimizi bunların dışındakileri önemsiz , değersiz saymışız. Ayrıca Portekiz'e o dönem kimse karşı koyamazdı. O gemiler vikinglerde olsaydı şimdi dünyayı vikingler yönetiyor olurdu.

gulcin-ozyilmaz

Al işte, yeni şeyler bulana, sanatla, bilimle ve keşiflerle uğraşanlara tavrımız maalesef hiç değişmemiş. Bu arada kaşif Kristof Kolomb'u kalaşnikof diye okumuşum, bu ne diye düşünüyorum. :))

Başlıklar

İdamİspanyaKitapMısırPortekizRüşvet
Görüş Bildir