Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Karar Verirken Anı Değil Bütünü Görmemizi Öğütleyen Bu Muazzam Hikayeyi Okumalısınız!

-

Ekşi Sözlük yazarlarından yarok'un "hayattan bugüne kadar öğrenilen en önemli şey" başlığı altında paylaştığı bu entrysi sizi uzun uzun düşündürecek türden!

Not: Bu yazı, yazarının izniyle yayımlanmaktadır!

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/54976317

Acele karar vermemek, hayatı akışına bırakmak...

Efendim köyde bir yaşlı adam varmış. Çok fakir... Ama kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki kral, at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.

"Bu at, bir at değil benim için... Bir dost... İnsan dostunu satar mı?" dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.

Köylü ihtiyarın başına toplanmış.

"Seni ihtiyar bunak. Bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.

İhtiyar "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece 'at kayıp' deyin. Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı, bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez." 

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.

Ama aradan 15 gün geçmeden, at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.

Köylüler, ihtiyar adamın etrafına toplanıp özür dilemişler.

"Babalık" demişler. "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için. Şimdi bir at sürün var." 

"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler açıktan ama, içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler.

Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.

Köylüler gene gelmişler ihtiyara.

"Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler.

İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş. "O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış.

Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler.

"Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer." 

"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."

Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatle tamamlarmış etrafına anlattığında:

"Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
qozmonot

hikayeler bitmez sadece ihtiyaç meselesi gibidir aslında, bir beklenti içerisindeyseniz belki bu hikaye işinize yarayabilir, o anki boşluğunuzu doldurabilir ve gerçekten faydalı olabilir. Bazen ya şu kitabı okudun mu çok güzell diye gelenler gibi. Bende köylü misali kimilerine göre :))

marvellll

böyle adamlar ya birşeyler kullanıyor ya da dünyanın en gamsız insanları olmuşlar

efeefekan

bitti mi sandınız bitmedi a.k... savaş aylarca sürmüş, gidenlerden ne iyi ne kötü bir haber gelmemiş, bu sırada dul bayanlarda bekar kızlar da hatta oğlanlarda bizim ihtiyarın ayağı kırık ama yağuşuklu oğlu için sıraya girmişler... Kalan orta yaşlı ve ihtiyar adamlar bizim dedeye gelmişler "sen haklı çıktın" demişler ama ihtiyar 15-20 hatunla takılan oğluna bakıp "daha erken hemen yine karar veriyorsunuz a.k" demiş, ahali yine kızmış daha ne olsun amuha goyak oğlan harem kurdu filan demişler, sonra savaşın bittiği herkeşlerin öldüğü haberi gelmiş, yani hatunların hepsi dedenin oğlunun olmuş, aradan 1 sene geçmemiş ki hatunların hemen hepsi hamile kalmış, ahali yine gelmiş dedeye "bak bi sürü torunun olacak büyük bir aile olacaksınız" demişler dede yine çıkışmış "12 tane vahşi bi tane beyaz atım var, bu kadar boğazı nasıl beslicem a.k onu düşündünüz mü hiç, bu daha başlangıç" demiş sinirlenerek, ahali yine hak vermiş dedeye... Bitti a.k biriniz devan edin:D

layd

sistemde şer diye bir şey yok senin onu öyle algılaman var.

mustafa-mazi

Özet: Her şey de bi hayır vardır..

bilincbilince

her şer'de bir hayr vardır.

Başlıklar

KitapOrduolay
Görüş Bildir