Kahve Sevenlerin Mutlaka Bilmesi Gereken Şeyler
Sabah gözünü açar açmaz mutfağa koşanlar, gün boyu elinden kupası düşmeyenler ve o taze kahve kokusuna aşık olanlar toplanın! Kahve sadece sıcak su ve çekirdekten ibaret değil. İçinde acayip bir bilim, biraz şans ve teknoloji barındırıyor. İşte kahve keyfini başka bir boyuta taşıyacak o detaylar:
Kahve aslında bir meyve çekirdeği.
Birçok kişi kahveyi bir baklagil sanıyor ama durum çok daha egzotik. Kahve aslında 'Coffee Cherry' denilen kırmızı, sulu ve kiraz benzeri bir meyvenin içindeki çekirdek. Yani teknik olarak kahve demlerken aslında kavrulmuş bir meyve çekirdeğinin özünü çıkarıyorsunuz.
Taze çekirdek, zengin aroma demek.
Kahve öğütüldüğü an aromasını kaybetmeye başlar. İşte bu noktada teknoloji devreye giriyor! Philips Café Aromis, sahip olduğu Brew Extract (Bırüv Ekstırekt) Teknolojisi sayesinde taze çekirdeklerden en zengin aromayı süzüp çıkarıyor. Yani 'çekirdekten bardağa' o mükemmel lezzeti yakalamak artık bir sanat değil, standart!
Türk kahvesi bir çekirdek türü değil.
Türk kahvesi bir çekirdek türü değil, dünyanın en ince öğütme ve en özel pişirme tekniğidir. Genellikle Brezilya kökenli Arabica çekirdekleri kullanılır ama onları bu kadar özel yapan şey, toz haline gelene kadar öğütülüp ağır ağır pişmesi.
Espresso mu daha çok ayıltır yoksa filtre kahve mi?
Büyük bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim: 'Espresso içtim, artık iki gün uyumam' diye bir şey yok. Espresso çok yoğun ve sert bir tada sahip olduğu için kafeini daha yüksek sanılır ama porsiyonu çok küçüktür. Oysa kocaman bir kupa filtre kahve, suyla daha uzun süre temas ettiği için aslında totalde daha fazla kafein içerebilir. Yani mesele tadının ne kadar acı olduğu değil, bardağın ne kadar büyük olduğu.
Yataktan kalkmadan kahvenizin hazır olması artık hayal değil.
Gelecekte yaşıyoruz! Artık mutfağa gitmeden, hatta yoldayken veya yataktan henüz kalkmamışken kahvenizi hazırlatabiliyorsunuz. Philips Café Aromis’in uzaktan demleme özelliği sayesinde, siz daha gözünüzü açmadan taze kahve kokusu evi sarmış oluyor.
Kahve içmenin altın saati!
Sabah saat 08:00'de kahveye sarılmak aslında vücudunuza pek yardımcı olmuyor. Çünkü vücudumuz uyandığımızda bizi zinde tutmak için kortizol hormonunu zaten tavan yaptırıyor. Eğer kahveyi bu hormonun düşüşe geçtiği 10:00 - 11:30 saatleri arasında içerseniz, kafeinden alacağınız verim iki katına çıkar.
Koyu kavrulmuş kahve daha çok enerji vermez.
Genelde 'koyu kavrulmuş kahve daha serttir, daha çok uykumu açar' diye düşünülür ama tam tersidir! Kahve çekirdeği ne kadar çok ısıl işleme maruz kalır ve kararırsa, içindeki kafein o kadar çok parçalanır ve azalır. Yani tam bir enerji bombası arıyorsanız, daha açık renkli (light roast) çekirdekleri tercih etmelisiniz.
Sütün sıcaklığı kahvenin kaderini belirler.
Sütü çok fazla ısıtırsanız içindeki şeker yanar ve tadı acılaşır; az ısıtırsanız kahveniz ılık kalır. 'İdeal süt köpüğü nasıl olur?' diye düşünmenize gerek kalmadı. Philips Café Aromis’in Yapay Zeka Barista Asistanı, sizin için en ideal süt miktarını ve sıcaklığını öneriyor. Üstelik bir dahaki sefere 'Ben sütü bol seviyorum' demenize gerek kalmıyor, çünkü o sizin tercihinizi çoktan kaydetti bile!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın