Kahve Neden Enerji Verir?
Kahve içtiğimizde enerjimiz yerine gelir, yükseliriz. Peki bunun sebebi nedir? Kahve nasıl bize enerji veriyor? Kafeinin etkileri tam olarak ne? Toplanın hepsini tek tek anlatıyoruz!
Adenozin reseptörleri engellenir.
Gün boyu hareket ettikçe beynimizde adenozin adı verilen bir molekül birikir. Adenozin de aslında beynimizdeki reseptörlere bağlandığında sinir sistemi faaliyetlerini yavaşlatır ve bize o yorgunluk hissini verir. Yani beynimize uyku vakti geldi der. Kahvenin içinde bulunan kafeinse yapısal olarak adenozine çok benzediği için bu reseptörlere gidip onlara yapışır ve gerçek adenozinlerin oraya bağlanmasını engeller. Bu sayede de beynimiz yorgunluk sinyalini alamaz ve kendini uyanık hisseder.
Adrenalin salgılanmasını tetikler.
Beyindeki adenozin reseptörleri bloke edildiğinde sinir hücreleri bu durumu bir acil durum olarak algılamaya başlar. Tam olarak da bu hareketlilik üzerine vücut tepkimeye girer ve adrenalin hormonunu salgılar. Adrenalin sayesinde kalp atış hızımız artar, kan basınımız yükselir ve daha enerjik hissetmeye başlarız.
Dopamin seviyesinde artış görülür.
Kafein, mutluluk ve ödül hissiyle bağlantılı olan dopamin hormonunun beyindeki geri emilimini yavaşlatır. Kahve içince de dopamin seviyesi yüksek kalır. Bu da kendimizi daha enerjik hissetmemizi ve modumuzun yükselmesini sağlar. Aynı zamanda odaklanmamızda da yardımcı olur.
Metabolizmayı hızlandırır.
Kafein direkt olarak merkezi sinir sistemini uyararak bazal metabolizma hızını geçici olarak artırır. Vücut ısı üretmeye başlar ve yağ yakımı süreçleri hızlanır. Bu durum da biyolojik hareketlilik, fiziksel olarak daha dinç ve harekete hazır olduğumuz hissini pekiştirir.
Nöronların ateşleme hızını artırır.
Adenozin reseptörleri kafein tarafından işgal edildiğinde beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişim trafiği gözle görülür şekilde hızlanır. Bu durum da aslında beynin genel bir uyarılma haline geçmesine ve tepki süremizin kısalmasına neden olur. Artan nöronal aktivite sonucunda kendimizi sadece daha uyanık değil daha çevik ve zinde hissederiz.
Kortizol seviyeleri yükselir.
Kafein tüketimi vücudun doğal uyanıklık hormonu olarak bilinen kortizolün salgılanmasını tetikler. Kortizol da sabahları uyandığımızda bizi güne hazırlayan ana mekanizma olduğu için gün içinde de içtiğimiz kahve bu süreci taklit ederek vücuda sahte bir sabah enerjisi sinyali gönderir.
Yağ asitleri kana karışır.
Kafein aynı zamanda yağ dokularında depolanan yağların parçalanmasını sağlayan epinefrin hormonunu da artırır. Bu durum da vücudumuzun yağ aistleri ile yakıt yani enerji sağlamasına imkan tanır. Vücut, mevcut glikojen depolarını tüketmek yerine bu yağ asitlerini yakıt olarak kullanarak yorgunluk hissinin oluşmasını geciktirir ve daha enerjik hissetmemizi sağlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın