article/comments
article/share
Haberler
100 Yaşını Aşan Kişilerin Dışkısı İncelendi: Uzmanlar Sağlıklı Yaşamın Sırrını Bulmuş Olabilir!

100 Yaşını Aşan Kişilerin Dışkısı İncelendi: Uzmanlar Sağlıklı Yaşamın Sırrını Bulmuş Olabilir!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Prebiyotikler, probiyotikler, takviyeler... Son yıllarda sağlıklı olmak adına birçok yeni deneme yapıyoruz. Ne zaman sosyal medyaya giriş yapsanız, karşınıza daha iyi bir yaşam için yapmanız gereken bir şey çıkıyor. Peki gerçekten sağlıklı bir hayatın sırrı nedir? Sağlıklı yaşamın anahtarı nerede saklı?

Uzmanlar, bağırsaklarımıza işaret ediyor. Çin'in güneydoğusundaki Jiaoling bölgesindeki araştırmacılar 100 yaşını aşmış 18 kişiden dışkı örnekleri aldılar ve ortaya ilginç bir sonuç çıktı.

Kaynak 1

Kaynak 2

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

"Mikrobiyata" kavramını daha önce hiç duydunuz mu?

"Mikrobiyata" kavramını daha önce hiç duydunuz mu?

Eğer cevabınız hayırsa, sizi hemen tanıştıralım.

Mikrobiyota, sindirim sistemimizde bulunan çok çeşitli bakteri, virüs, mantar ve diğer mikroorganizmalara verilen isimdir. Mikrobiyotamız, aslında sağlığımızı doğrudan etkiler. Vücudun ikinci beyni olarak adlandırılan bağırsaklarımızda bulunan mikrobiyota, sağlık profilinizi tamamen değiştirebilir. 

Son yıllarda bağırsak sağlığı ve mikrobiyota üzerine çok çeşitli çalışmalar yapıldı. Bazı projeler kapsamında mikrobiyomların genetik haritaları çıkarılarak insan sağlığı üzerindeki etkileri araştırıldı. Bağırsağın, yalnızca besinleri parçalamakla görevli olmadığı fark edildi. Örneğin, mikroorganizmaların, homeostaziden (canlıların değişen dış çevre koşullarına rağmen iç ortamlarını dengede ve kararlı tutma yeteneği) sorumlu olduğu fark edildi.

Peki mikrobiyotanın vücudumuza sağladığı faydalar neler?

Peki mikrobiyotanın vücudumuza sağladığı faydalar neler?

Bağırsaklarımızda doğuştan itibaren faydalı bakteriler bulunur. Bakteriler, henüz doğarken vücudumuza yerleşir. Bu faydalı bakteriler, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, enerji 

seviyemizin korunması ve genel sağlığımızı etkiler. Mikroorganizma dengesinin sağlanması, kalp-damar hastalıkları, astım, alerjik ve bağırsak sorunlarının engellenmesinde destekleyici bir role sahiptir. Serotonin gibi hormon benzeri kimyasallar bağırsak florasından uyarılarak üretilir. 

Peki bu denge bozulursa ne olur?

Bu doğal denge bozulduğunda, şişkinlik, kabızlık, cilt problemleri, halsizlik ve ruh hali değişiklikleri ortaya çıkabilir. Ayrıca bağırsak sorunları, insülin direnci, depresyon ve kalp hastalıkları riskini artırır. Bağırsak dengesi bozuk olan bir kişinin savunma sistemi de düşüktür. Yani alerjik reaksiyonlar gelişebilir, kişi daha çabuk hasta olabilir. Kadınların adet döngüsü bozulabilir, saç dökülmesi, cilt kuruluğu yaşanabilir. 

Dahası var!

Bağırsak dengesinin bozulması hem endokrin dengeyi hem de beyin fonksiyonlarını etkileyebilir. Dolayısıyla uykusuzluk, unutkanlık, düşünce sorunları, depresyon ve anksiyete problemleri gözlemlenebilir. Kişi kendini kronik olarak yorgun ve ağrılı hissedebilir. Tabii mide sorunları da cabası. Reflü, mide ekşimesi ve gaz problemleri yaşanabilir.

Her insanın mikrobiyomu, tıpkı parmak izimiz gibi farklı.

Her insanın mikrobiyomu, tıpkı parmak izimiz gibi farklı.

Imperial College London'daki Bakteriyel Direnç Biyolojisi Merkezi'nden Dr. Julie McDonald, bağırsaklardaki dengesizliğin sadece sindirimdeki belirtilerle değil, çok sayıda yolla kendisini gösterebileceğini söylüyor. 

Her insanın mikrobiyomu, tıpkı parmak izi gibi farklılaşıyor. Bu nedenle bazı insanlar daha sık hasta oluyor, bazıları alerjik bünyeye sahip oluyor. Mikrobiyom, genetik özelliklele, çevreyle, beslenmeyle ve hatta nasıl dünyaya geldiğinizle bile değişiyor. 

Tabii mikrobiyotanızı değiştirmek sizin elinizde.

Her ne kadar genlerinizden gelen özelliklerinizi değiştiremeseniz de mikrobiyotanızı büyük oranda değiştirmek mümkün. Kötü beslenme, bu hassas ekosisteme büyük zararlar veriyor ve dolaylı yoldan başka hastalıklara sebep oluyor.

Mikrobiyotanın önemini öğrendiysek, gelelim ona nasıl iyi bakabileceğimize.

Mikrobiyotanın önemini öğrendiysek, gelelim ona nasıl iyi bakabileceğimize.

BBC'nin aktardığına göre, bilim insanları, 100 yaşını aşan talihlilerin bağırsaklarına defalarca kez baktılar ve etkileyici bir bakteri çeşitliliği keşfettiler.

2022'de Nature dergisinde yayınlanan bir başka çalışmada, Çin'in güneydoğusundaki Jiaoling bölgesindeki araştırmacılar 100 yaşını aşmış 18 kişiden dışkı örnekleri aldılar. Bu kişilerde genç yetişkinlere kıyasla daha yüksek oranda bakteri çeşitliliği buldular.

'Sağlıklı beslenmek' önemli olsa da uzmanların önerdiği şey 'çeşitli beslenmek.'

King's College London'da geriatri (ileri yaş sağlığı) alanında klinik öğretim görevlisi Dr. Mary Ni Lochlainn, bağırsak mikrobiyomumuzu bir bahçe gibi düşünmenin faydalı olduğunu söylüyor. Yani mümkün mertebe çeşitli olmasını istiyoruz.

Lochlainn mideyi bir bahçe gibi düşünürsek 'İstediğiniz şey bolca çiçek, renk ve tohum' diyor. Ni Lochlainn'ın kullandığı ifadeler şu şekilde: 'Yüz yaşını aşmış insanların daha çeşitli bir mikrobiyoma sahip olduğunu biliyoruz. Bu insanlarda üstün varlıklarlarmış gibi bir şey söz konusu. Çeşitliliklerini korumayı başarıyorlar.'

Japonya'da yapılan başka bir araştırma ise daha fazla bakliyat ve sebze yemenin stresi azalttığı ve yararlı bağırsak bakterilerini teşvik ettiğini kanıtladı. Sağlıklı bin kişilik yetişkin bir grubun üzerinde yapılan çalışmaya göre, probiyotikler ve lifli gıdalar yönünden zengin beslenmek, bağırsak sağlığı açısından yaşamsal önemdeki 'Lachnospira' bakterisini zenginleştirebilir.

Lifli gıdalar, probiyotikler, fermente besinler...

Lifli gıdalar, probiyotikler, fermente besinler...

Çoğu uzmana göre, bağırsak sağlığını iyileştirmek mümkün. Bu noktada ise probiyotikler ve fermente gıdalar öne çıkıyor. Ancak burada yine genlerimiz de etkili oluyor ve bazı kişilerin bağırsak florasını daha çabuk iyileştirebileceği belirtiliyor. 

Probiyotik gıdalar, en çok mayalı besinlerde bulunuyor. Bunlar bağırsak mikrobiyomunun dengelenmesine yardımcı olabilecek canlı bakteriler. Araştırmalar, probiyotik açıdan zengin gıdaları tüketmenin sindirimi güçlendirebileceğini, şişkinliği azaltabileceğini ve bağışıklık sistemini destekleyebileceğini gösteriyor.

Bu besinler:

  • Yoğurt

  • Kefir

  • Sauerkraut: Fermente edilmiş tuzlu lahana

  • Kimchi: Kore'de lahana, sarımsak, zencefil, acı biber, balık sosu ve tuzdan yapılan bir tür turşu.

Lifler de probiyotik gıdalarda bulunanlar gibi yararlı bakterileri besliyor ve düzenli sindirimi teşvik ediyor. 

Yüksek lifli besinler:

  • Tam tahıllar

  • Bakliyat

  • Meyveler

  • Sebzeler

Ayrıca, bağırsaklarımızdaki bakteri çeşitliliğine zarar verebilecek rafine beyaz şekerlerden ve aşırı işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca kaçınmak da son derece önemli. Paketli gıdalar, işlenmiş etler, yemeye hazır besinler, yapay tatlandırıcılar...

Bağırsak sağlığının sindirimin de ötesinde bir şey olduğunu unutmayın. Bağırsakların, bağışıklığı, psikolojik sağlığı ve genel olarak canlılık hissini sağladığını unutmayın.

Sofranızda çeşidiniz bol olsun! 

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Öğrencilik hayatımda pek çok yabancı kaynaktan çeviriler yaptım. İş hayatımda da farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. 2022 yılından beri Onedio'da çalışıyorum. Yaşam kategorisinde içerikler üretiyorum. Yabancı kaynaklardan güncel içerikleri çeviriyor, astroloji gündemini, genel kültür alanında ilgi çekici konuları ve seyahat haberlerini okuyucularla buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın