Kadını Mağdur Eden Kızlık Zarının Dikimiyle ve Bekaret Kavramıyla İlgili Bu Gerçekler Sizi Derinden Sarsacak

-
Abone ol

Kadını bekaretiyle konumlandıran toplumların oluşturduğu sektör: Kızlık zarı dikimi

Bekaret, özellikle Orta Doğu kültüründe kadının statüsü(!) için oldukça önem verilen bir konu. Kadına atfedilen namus kavramının belirleyicisi olmuş kızlık zarı ise yıllardan beri süregelen tartışmaların belirleyicisi olmuş durumda.

Kapalı kültürlere ait kızlık zarı meselesi, birçok kadının hayatının negatif yönde etkilediği ise bir gerçek. Bu baskı sebebiyle kadınlar, toplumun belirlediği "namus" kriteri olan kızlık zarlarını korumakla yükümlendiriliyor. Bunun için de çeşitli operasyonlara başvurmak zorunda kalıyorlar.

Euronews'den gazeteci Burcu Karakaş, kızlık zarı dikimiyle ilgili çok ilginç bir araştırmaya yer vermiş. Her satırında insan başka türlü hayret ediyor...

Kızlık zarı dikimi öyle bir sektör oluşturmuş ki, neredeyse her şey dahil oteller gibi full paket hizmet veren hastaneler var.

Burcu Karakaş'ın e-posta yoluyla aldığı ilk bilgilendirme şöyle örneğin:

“Merhaba, ben Nadya. Şirketimiz size Bakırköy’deki özel bir hastanede kızlık zarı ameliyatı hizmeti sunabilir. Ameliyatın ücreti 1.750 Euro. Bu fiyata, ameliyat masrafları, ameliyat öncesi tahliller, ameliyat sonrası kontrol, hastane yatış ve otelden hastaneye VIP transfer ücreti de dahil.”

İstanbul'un lüks semtlerinde bulunan bu özel kliniklere en çok başvuru nereden geliyor dersiniz? Tahmin etmesi zor değil: En çok hasta Araplar ve Türklerden oluşuyor.

Özel kliniklerde gerçekleşen Himenoplasti (kızlık zarı dikimi) operasyonunda hastanın bilgileri gizli tutuluyor ve kesinlikle kimseyle paylaşılmıyor.

Kızlık zarı dikiminde iki ayrı seçenek mevcut: Geçici kızlık zarı dikimi ve kalıcı kızlık zarı dikimi. Fark ne mi?

Beylikdüzü'nde bulunan bir özel klinik, şu açıklamayı yapmış:

“Geçici olduğunda üç ila beş gün içerisinde ilişki olması lazım. Bu süre içinde ilişki olmazsa dikişler kendiliğinden açılıyor, yapılan işlem boşa gitmiş oluyor. Ameliyattan sonra kesin kan geliyor. Kalıcının ise iki ay iyileşme süreci var, doktor kontrolünden sonra ilişki oluyor"

Kendisine kızlık zarı dikimi için gelen hastaların durumunu anlatan Jinekolog'un söyledikleri ise ayrı bir içler acısı.

Çok istemese de bu operasyonu yaptığını söyleyen jinekolog doktor, daha çok Türk hastalara hizmet verdiğini söylüyor. Anlattıkları ise gerçekten vahim:

“Bazı babalar, ‘Bir hata işledi, onu yüz üstü bırakmam’ diyerek kızının evlilik sırasında yaşayabileceklerinden ‘endişe’ duyarak kızlık zarının dikilmesini destekliyor. Her şey bir yalan üzerine kurulu” diyor. Kadınlar arasında, “Ailem beni öldürür”, “Nişanlım ‘Kanama olmazsa seni terk ederim’ dedi”, “Babam kapının önüne koyar” gibi endişelerle ağlayarak gelen genç kadınlar olduğunu ekliyor.

Sosyolog Hande Güzel'e göre kızlık zarı dikiminin amacı, bekareti önemseyen erkek egemen toplumda “evlenilebilir bir kadına dönüşmek"

Hande Güzel'in araştırma sırasında karşılaştığı bir olay ise korkunç:

“Bir kadından dinlemiştim: Üvey abisinin tecavüzüne uğramış, dikim ücretinin bir kısmını babası bir kısmını amcası ödemiş. Ya da ‘aldığı şekilde bırakmak’ için ameliyata sevgilisiyle beraber giden askere gidecek erkekler de oluyor.”

Sosyolog Hande Güzel'e göre kızlık zarını diktirdikten sonra evlenenlerin sayısı, diktirmeden evlenenlere göre daha fazla.

Üstelik kızlık zarı dikimine başvuranların sosyoekonomik profili, hiç de tahmin ettiğiniz gibi değil. Aralarında savcı, akademisyen hatta doktor olanlar bile var.

Herkesin bilmesi lazımdır ki "Kızlık zarı bozulmak" diye bir kavram yoktur çünkü bozulan organ, vücutta barınamaz. Kadının maruz kaldığı bu baskı, bütün toplumlar için bir utanç kaynağıdır.

Kadınının vücudunda oluşan bir değişiklik sebebiyle aşağılanması ve ahlak kavramından aforoz edilmesi ilkel bir bakış açısıdır. Bu mağduriyeti yaratanların önce kendi insani erdemlerini kazanmasını temenni ediyoruz...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ahmeter94966309

Boş duyar kasmayın. Mideniz kaldırıyorsa başkalarının elden geçirdiği kızlarla siz evleninde görelim.

batuhan-ozer8

davulda patlak değil ama tokmağın değmediği yer yok :) zar mar boş iş önemli olan sevgi. ah toplumsal dayatmalar ah. oh ye !

pembe_jaguar

kendi ağzınla söylemişsin işte tokmağın değmediği yer yok diye ondan ne hayır gelirki yaani ? herkes kullanmış parçalamış resmen :):) sende onla evlen namus zar falan boş iş de başkasının artığını sen al o zaman yaani :):)

batuhan-ozer8

artık mı !!! Oha mk. En yakın zamanda patlatılman dileğiyle :)

mehmetali-celik1

Aysun diğer yaptığın yorumlara baktım sonra bir de sana baktım, kibar olamayacağım senin gibi beyni boş fikri çok gerizekalılar azalmaya başlasa bile hala çok. Seks erkeğe özgü bir şey değildir veya ayıp değildir bu bir ihtiyaçtır seks yapan kadının geneleve düşeceğini falan yazmışsın bu yaşta bu cahillikle bu konuya bu kadar hakim olmana şaşırmadım değil. Demek ki kızlıktan önce akıl sağlam olmalı. :)

gokhan-bayer

Oldu anasını satıyım.. Kızlar gitsin istediği ile yatsın kalksın, konu bekarete gelince "benim kalbim, içim temiz" deyip "namus 2 bacak arasında değildir!" diye böğürsün! Valla kimse kusura bakmasın. Şu anda bir kadının bir çok erkekle birlikte olduğunu bilen arkadaşları, dostum dediği kişiler bile o kadına "yollu"(kibar tabir) yakıştırması yaptığı bir gerçek. 30 adamla yat, sonra ben namusluyum de. Tabiki namuslusun. SüperOT filminde de vardı 2 ünili ve hep "ama biz bakireyiz" deyip herkesle yatıyorlardı:)

ercy

Her seferinde söylüyorum; geline bağlanan kırmızı kurdelenin bekaretle hiçbir ilgisi yoktur! Göktürklerden beri uygulanan bir Türk geleneğidir; gelini "albız" ya da "al karısı" denen, çok çirkin olduğu ve belden aşağısının alevlerden oluştuğu için çocuğu olmayan evli ve çocuğu olan kadınları kıskandığından onlara musallat olup akıllarını kaçıran cinni varlıktan korumak için bağlanır. Hatta sonra aynı "rüşdünü ispatlamış" kurdelenin bir parçasının kesilerek bebeğe, kalan kısmının da loğusa olan annenin başına bağlanır ki "al basması" denen rahatsızlığa uğramasın diye. Nasıl ki gidenin arkasından su dökeriz ya da "şeytan kulağına kurşun" diyerek tahtaya vururuz, bu da aynı onlar gibi eski bir Türk geleneğidir. Arzu edenler bu konuyu araştırabilir.

astaroth

Birçok defa ilişkilerim oldu;yüzeysel yada daha derin.Evet biriyle çıktığında yada sevgili olduğunda;bir olay olduğunda senin de adın geçiyor olabilir.Bu senin adını lekelemez.Eğer elalem(!)için yaşamıyorsan.Herkesin günahı kendine.Bakireliği bozuldu diye cehennemde yanacak sen değilsin. Bakire olabilir.Olmayadabilir.Ama kız bakire iken bozup bir süre sonra anlaşamayıp ayrıldığında hiçbirşey olmuyor,sevgilini yada evlendikten sonra kadınının bakire olmadığını anladığında .rospu oluyor.Fahişe oluyor.Kaşar oluyor.O zaman elalemden bir adam gelmiş.Annenle beraber seni yapmışlar.Buna da sonuç yürüt hadi.Saygı duyacaksından kasıt eğer şu zamana kadar sende bir ilişkiye girmişsen,karşıda temiz,saf,zarı(!)yerinde(tabirinle)aramanın bir manası yok.Bu kadar namus düşünüysen o zaman ebcede(31) devam kardeşim.Sen herşeyi yaşamışsın o da insan o da aynı havayı soluyor.O da heyecanlanıyor,seviyor,yanlış yapıyor.Uzun lafın kısası"herkes kendi ektiğini,kendi biçer"Karşıyı nasıl istiyorsan öyle ol.

ibrahim-yildiz32

abi şuna bozmak demeyin ya ayıp be

Görüş Bildir