Kadına Şiddet Bitmiyor! Eski Sevgilisi Tarafından Falçatayla Saldırıya Uğrayan Tuba

-

Tuba Korkmaz, tesadüfen hayatta kalan kadınlardan bir tanesi. Kadına karşı şiddetin artık her gün haber olduğu Türkiye'den bir kadın, bir anne. Onun bu hale gelmesinin sebebi ise ise eski sevgilisi. Ayşe Arman'ın yazısı ile gündeme gelen olay, kadın olmanın ve mağdur kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bir kere daha hatırlattı.

Adı Tuba Korkmaz. Bir çocuk annesi, genç bir kadın. Özel bir kurumda orta düzey yönetici olarak çalışıyor. Sizin gibi, bizim gibi, sokakta yanından geçtiğiniz herhangi bir kadın gibi...

30 yaşında anne olduğunda bebeği ender rastlanan bir rahatsızlık olan Goldenhar Sendromu ile dünyaya gelmiş. Bir tanecik Özüm, daha 8 aylıkken ilk ameliyatını olmuş.

2 yaşında yeni bir ameliyat daha olmuş Tuba'nın kızı... Hepsi de birbirinden zor ameliyatlar. Bu süreçte, yani Özüm daha 1 yaşındayken, Tuba kızı ile verdiği mücadelesine yalnız bir anne, bekar bir kadın olarak devam etmek durumunda kalmış.

Boşandıktan sonra ve Özüm'ün sık sık hastaneye gitmesi gerektiğinden Tuba kendi küçük atölyesini kapatıp, bordrolu bir işe girmesi gerektiğine karar vermiş. Bu yüzden Çanakkale'deki hayatlarını bırakıp, Eskişehir'de bulduğu işi sayesinde yepyeni bir hayata başlamışlar anne kız.

Ve bir anda Tuba'nın hayatına aşk da dahil olmuş. Bu olaylardan 8 ay önce... Başlangıçta her şey gayet mutlu giderken bir anda bir trajedinin içinde bulmuş kendini.

Şöyle diyor Tuba: "Aşk nağmeleriyle başlayan ilişki, klasik kıskançlık hikâyeleriyle 6 ay sonra trajediye döndü. "Yakanı ört!"ler, "Kiminle konuşuyorsun?"lar, telefon kontrol etmeler derken, ben, ben olmaktan çıktım. "Bitti!" dedim... Ve sonrasında, iki ay boyunca ne orospuluğum kaldı, ne onla bunla yatmadığım... Bir gün en kötü kadın ben oluyordum, bir gün evlenmek istediği âşık olduğu kadın..."

Bu tedirgin edici İlişkiyi bitirmek istediğinde ise ne takip edildiği kalmış Tuba'nın ne de yollarının kesildiği. Üstelik alenen tehdit bile etmiş sevgilisi..

"Beni istemiyorsan olacaklara razı ol!" demiş adam hiç utanmadan. Haliyle büyük bir korku içerisinde yoluna devam etmiş. Yalnız ve tedirgin bir genç kadın olarak, kızına sarılarak devam etmiş...

"Nefesim" dediğim adam, üstümde beni bıçaklarken, nefes almakta zorlanıyorum."

Kızının ilk karne günü, güneşli mis gibi bir hava... O günü şöyle anlatıyor Tuba: "Kızımın ilk karnesini alacağı günün sabahı... Evden neşeyle çıktım. Tuhaf bir huzur vardı güneşte, ışıl ışıl. Sonra birden arkamdan gelen bir koşma sesiyle, birinin bana çarpması bir oldu, eski sevgilim olduğunu fark ettim... Çığlık attım ve güreşme faslı... Bu arada, elinde gördüğüm hastane mavisi büyük boy falçatayı tutmaya çalışıyorum... Bağırıyorum avazım çıktığı kadar, her darbeyi hissediyorum, akciğerimin söndüğünün sesini duyuyorum, acı yok, ağrı yok, sadece çığlık atabiliyorum ve hırıltılı..."

Kabus bitmiyor, koşa koşa gelip Tuba'nın boğazını bu sefer tek hamlede falçatayla kesiyor!

"O anda camdan biri, bir kadın, "Ambulans ister misiniz?" diye sesleniyor."Kurtarın beni!" diyorum, bağırmayı bırakıp... İşte o zaman, işin rengi değişiyor. Üstümden kalkıyor, ayakkabısının tekini bırakıp kaçmaya başlıyor. Telefonumu alıyorum, gayriihtiyari son çevirdiğim numarayı arıyorum, "Bıçaklandım!" diyorum. Sonra 155'i çeviriyorum ama sokak adını bilmiyorum ki nasıl tarif edeyim, 112 de olmaz. Müdürümü arıyorum. Olaylardan haberdar...  Fakat ben müdürümle konuşamadan, arkamdan tekrar geliyor ve gırtlağımı kesiyor... Resmen kesti!  İnanılır gibi değil ama yaptı!!! Aynen filmlerdeki gibi."

"Ölmemem lazım, kızım var benim"

Hastaneye gittiğinde can havliyle ağzından bu kelimeler dökülüyor kendi derdini unutup. Ne de olsa o bir anne. Kızının tedavisini ise o takip ediyor. 12 gün boyunca hastanede kalıyor çünkü zanlının arkadan gelip Tuba'nın vücuduna soktuğu falçata 5 cm derine giriyor, karaciğer, pankreas ve diyaframını parçalıyor. Soluk borusunun 3'te ikisi de kesildiği için su içemiyor, öksüremiyor, iç çekemiyor...

Takım elbise, efendi bir görünüş ve yalan ifadelerle saldırganın iyi halden yararlanma ihtimali ise Tuba'yı bir kez daha yaralıyor!

İşin daha da acı tarafı, zanlının annesinin Tuba'nın babasına "Kızınız da oğlumu eve almasaydı" gibi ilginç yaklaşımı. Tüm bu olanlar yetmiyormuş gibi bir de Tuba'nın namusunun sorgulanması onu daha da çok yaralıyor. 

Bugün ise zanlının ilk duruşması var. Tuba'nın sesine kulak verin! " Korkuyorum.  Ve uyuyamıyorum. Yarın büyük gün. İlk duruşma!  N'olur benim sesim olun, bana destek olun... Beni 12 gün hastanede tutan o falçata, onun yaralarına dikiş bile attırmadı...   

 Bense şans eseri hayattayım!"

Sosyal medya, Tuba'ya destek olmak ve bu olanları unutturmamak adına #TubanınSesiOlalım hashtagi ile bir kamuoyu yaratmaya çalışıyor:

Siz de kadına karşı şiddete sessiz kalmayın. #TubanınSesiOlalım

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
didem-tek

TAKIM ELBİSE GİYİNCE ADAM OLUNMUYOR SAYIN SAVCILAR !!!

leblebilikarpuz

en kötüsü de sırf kızı üzülmesin diye o kadıncağızın yaşadıklarını içine atması...

okkescan-dogan

bu haberi alkışlayanların iğneleme yaptığını düşünmek istiyorum. ayrıca o kalbe basanlara sesleniyorum. o... kalp... GÖTÜNÜZDE PATLASIN.

asgarovaa

Yemin ediyorum okula giderken arkamdan bir erkek geldiğinde tir tir titriyorum.Hergün korkuyla okula gidiyorum.Bu nasıl bişey asla sizin gibi şerefsiz erkekler anlamayacak.Kadınları 'insan" olarak görmeniz dileğiyle.#TubanınSesiOlalım

cutemurderer

ve hala kadınların cinsiyetçilik vs konularda gereksiz yaygara yaptığını düşünüyorlar

tunahan-cakir

şu haberin bi yorumlarına bak bakayım.tepki gösterenlerin yarısı bile değil, yarısından fazlası erkek

Başlıklar

Ayşe ArmanEskişehirSosyal Medyaanneaşkolay
Görüş Bildir