article/comments
article/share
Haberler
İyi Haber mi Kötü Haber mi? Zihnimiz Hangisini Neden Satın Alıyor?

etiket İyi Haber mi Kötü Haber mi? Zihnimiz Hangisini Neden Satın Alıyor?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Ekonomiyle ilgili bir haber gördüğünüzde, zihninizde neyin daha çok iz bıraktığını hiç fark ettiniz mi? Enflasyonun düştüğü haberi mi daha çok ilginizi çekiyor, yoksa işsizliğin arttığı haberi mi? Çoğunlukla ikincisi oluyor.

Kötü haberin çok daha kalıcı, çok daha 'gerçek' hissettirdiği izlenimi sadece bir önyargı değil; onlarca yıldır iletişim ve siyaset bilimi araştırmalarının üzerinde durduğu, ölçülebilir bir örüntü.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Olumsuz ekonomik bilgiler, olumlu ekonomik bilgilere kıyasla medya ve kamuoyu üzerinde çok daha güçlü bir etki yaratıyor.

Olumsuz ekonomik bilgiler, olumlu ekonomik bilgilere kıyasla medya ve kamuoyu üzerinde çok daha güçlü bir etki yaratıyor.

Üstelik bu durum yalnızca insanların psikolojik özelliklerinden kaynaklanmıyor. Medya da ekonomik kötüleşmeleri iyileşmelerden daha fazla haberleştiriyor ve böylece olumsuzluğun kamuoyu üzerindeki etkisini daha da güçlendiriyor.

Konunun bu alandaki en çok referans verilen çalışmalarından biri, Stuart Soroka'nın 2006'da The Journal of Politics dergisinde yayımladığı bir makale. Soroka, İngiltere'de The Times gazetesinin ekonomi haberlerini ve aynı dönemdeki kamuoyu yoklamalarını incelemiş. Bulgusu çarpıcı: işsizlik artışı, medyada işsizlik düşüşünden çok daha fazla haber üretiyor; kamuoyu da kötüleşen ekonomik göstergelere, iyileşen göstergelere gösterdiğinden çok daha güçlü tepki veriyor. Üstelik bu iki etki birbirini besliyor. Medya kötü haberi büyütüyor, kamuoyu da zaten kötü habere daha duyarlı olduğu için bu büyütülmüş etkiyi bir kat daha büyütüyor.

İşsizlikteki artışın insanların ekonomiyi “en önemli problem” olarak görme düzeyi üzerindeki etkisi, aynı büyüklükteki işsizlik düşüşünün etkisinin yaklaşık dört katı.

İşsizlikteki artışın insanların ekonomiyi “en önemli problem” olarak görme düzeyi üzerindeki etkisi, aynı büyüklükteki işsizlik düşüşünün etkisinin yaklaşık dört katı.

Ekonomik kötümserlik açısından da benzer bir sonuç ortaya çıkıyor:

  • Ekonomik kötüleşmelerin etkisi daha büyük.

  • Ekonomik iyileşmelerin etkisi daha küçük.

  • Negatif medya haberlerinin artışı kötümserliği artırıyor.

  • Negatif haberlerin azalması ise aynı ölçüde olumlu etki yaratmıyor. 

Bunun ardında yatan açıklamalar da ilgi çekici. Psikoloji literatüründe, insanların izlenim oluştururken bir referans noktasından saptığında -özellikle bu sapma negatif yöndeyse- çok daha dikkat kesildiği söyleniyor.

Davranışsal ekonomide, Kahneman ve Tversky'nin 'kayıptan kaçınma' kavramı devreye giriyor: insanlar bir kaybı, eşdeğer bir kazançtan çok daha ağır hissediyor.

Medya tarafında ise, haberciliğin doğası gereği sorun tespit etmeye, hesap sormaya odaklı bir faaliyet olması nedeniyle, 'her şey yolunda' haberleri insanlara gerçek gazetecilik gibi gelmiyor.

Soroka'nın makalesinin üzerinden yirmi yıldan fazla zaman geçti; sosyal medya, algoritmik haber akışları ve 7/24 ekonomi kanalları derken medya ekosistemi kökten değişti. Son dönem araştırmalar bu resme yeni katmanlar ekliyor.

2024'te Macroeconomic Dynamics dergisinde yayımlanan bir çalışma, kötü haberlerin etkisinin sadece 'kötü' olmalarından değil, beraberinde getirdikleri belirsizlikten büyüdüğünü öne sürüyor. Kötü bir ekonomik sinyal geldiğinde, insanlar sadece 'durum kötüleşti' demiyor, aynı zamanda 'bundan sonra ne olacağını bilmiyorum' kaygısına kapılıyor — ve asıl güçlü tepki bu ikinci kaygıdan geliyor.

Araştırmacılar, medya bağımlılığı teorisinden yola çıkarak, insanların belirsizlik ne kadar yüksekse medyaya o kadar bağımlı hale geldiğini öne sürüyor. Geçmişi değerlendirirken elimizde somut, doğrudan deneyimler var (işten çıkarılma, zam, kapanan dükkânlar); ama geleceği tahmin ederken elimizde böyle bir çapa yok, bu yüzden medyanın etkisinin gelecek beklentilerinde çok daha güçlü olacağını öngörüyorlar.

Sosyal medyanın rolü ayrı bir araştırma başlığı olarak çalışılıyor.

Sosyal medyanın rolü ayrı bir araştırma başlığı olarak çalışılıyor.

2023 tarihli bir çalışma, resesyon anlatısını içeren haberlere maruz kalan sosyal medya kullanıcılarının daha karamsar hale geldiğini gösteriyor. Yani Soroka'nın 'medya asimetriyi büyütür' tezi, artık gazete sayfalarının çok ötesinde, paylaşım ağları üzerinden de işliyor. Tüm bunların artık daha hızlı olduğu da bir gerçek. 

İyi haber kötü haber sarmalında zihin asimetrik çalışıyor.

Halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim pratiği açısından bu literatürün pratik bir karşılığı var: bir kurumun ya da markanın karşılaştığı olumsuz bir gelişme, kamuoyunda eşdeğer büyüklükteki olumlu bir gelişmeden çok daha kalıcı izler bırakıyor. Kriz iletişiminde 'dengeyi olumlu haberle kurarız' yaklaşımı, bu araştırmaların ışığında baştan zayıf bir stratejidir; çünkü zihin matematiği simetrik çalışmıyor. Bunun yerine belirsizliği azaltmaya, yani 'ne olacağını bilmiyoruz' hissini en aza indirmeye odaklanan bir iletişim, akademik literatürün bugün işaret ettiği yönle çok daha uyumlu.

Kısacası, kötü haberin daha çok 'satması' bir tesadüf ya da sadece gazetecilerin kötü niyeti değil; hem zihnimizin hem ekonominin hem de artık algoritmaların ortaklaşa ürettiği, üzerinde durmaya değer bir örüntü.

Yararlanılan Kaynaklar

Damstra, A., & Boukes, M. (2021). The economy, the news, and the public: A longitudinal study of the impact of economic news on economic evaluations and expectations. Communication Research, 48(1), 26-50.

Forni M., Gambetti L, Sala L. (2024). Asymmetric effects of news through uncertainty. Macroeconomic Dynamics, 28(1): 74-98.

Gambetti, L., Maffei-Faccioli, N., & Zoi, S. (2023). Bad news, good news: Coverage and response asymmetries.

Soroka, S. N. (2006). Good news and bad news: Asymmetric responses to economic information. The journal of Politics, 68(2), 372-385.

Not: Bu yazıda yararlanılan kaynaktaki veriler derlenerek aktarılmıştır. İçerikte başka kaynaklardan yapılan alıntılara ilişkin detaylı bilgiler için adı geçen çalışmalar incelenebilir. 

LinkedIn

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Sonsuz olasılıklara, gelişime ve dönüşüme inanır. Akademik olarak pazarlama iletişimi, tüketim ve yaratıcılık ekseninde insan davranışlarını inceleyen araştırmalar ve dersler yürütür. Marka iletişimi ve kurumsal iletişim alanlarında danışmanlık ve eğitmenlikleri kapsayan yolculuğunu sürdürmektedir.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam