İstanbul Sözleşmesi'nin Erkekler İçin Bir Kölelik Kanunu Olduğunu Söyleyen Sema Maraşlı'nın Beyninizi Yakacak Tweet'leri

819PAYLAŞIM

Erkeklerden çok erkeklerin hakkını savunuyor.

Kadınların "şiddete karşı sigortamız" dediği İstanbul Sözleşmesi'yle ilgili tartışmalar hala devam ediyor. Bir kesim gerçeği yansıtmayan iddialarla ve sözleşmenin maddelerini çarpıtarak bu belgeyi iptal ettirmeye çalışıyor.

Aslında bu sözleşmenin tartışmaya açılması bile fiyaskoyken saçma sapan argümanlar üreterek kadınların sigortasını ellerinden almaya çalışıyorlar. Söylenenler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor.

Yazar Sema Maraşlı da varını yoğunu ortaya koyarak sözleşmeye karşı çıkanlardan sadece biri. Bir kadın olarak, kadınların değil de her durumda erkeklerin haklarını, psikolojilerini erkeklerden daha çok düşünüyor.

Son dönemdeki İstanbul Sözleşmesi savaşında da ön safları terk etmeyerek bazı düşüncelerini paylaştı. Sözleşmeyle ilgili yaptığı yorumlar ciddi anlamda komik. Aynı zamanda Maraşlı'nın yazdıkları rahatlıkla "çarpıtılma nasıl olur?" konusuna örnek olarak gösterilebilir.

Maraşlı'nın yazdığı bu tweet'lerin ve diğerlerinin sözleşmeyle uzaktan yakından alakası yok. Kadınların derdi cinsiyetsizliği yaymak ya da erkeği kadınlaştırmak değil, tamamen insanca yaşamak. Bunu hala neden anlamakta güçlük çekiyorsunuz?

Kendisi yaptığımız bu içerikleri okuyarak doğru bildiği yanlışları öğrenebilir.

Bazılarının Rezil Tehdit Olarak Gördüğü Kadınların ise Şiddete Karşı Sigortamız Dediği İstanbul Sözleşmesi'nin Asıl Amacı Ne? - onedio.com
Bazılarının Rezil Tehdit Olarak Gördüğü Kadınların ise Şiddete Karşı Sigortamız Dediği İstanbul Sözleşmesi'nin Asıl Amacı Ne? - onedio.com
Ahlakımızı Bozacağı, Aile Kurumunu Yıkacağı Söylenen İstanbul Sözleşmesi'yle İlgili Doğru Bilinen 12 Yanlış - onedio.com
Ahlakımızı Bozacağı, Aile Kurumunu Yıkacağı Söylenen İstanbul Sözleşmesi'yle İlgili Doğru Bilinen 12 Yanlış - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mehmet-fatih-ozdemir

İstanbul Sözleşmesi’nin ideolojik bir metin olarak, ilk insandan bu yana aşina olduğumuz ‘’insan’’ kavramını yok edip, insanı yeniden inşa etme girişimi olarak okumak mümkün. Çünkü metin, insanların kadın ya da erkek oluşlarını, şiddetin ve tüm kötülüklerin kaynağı olarak göstermektedir. İstanbul Sözleşmesinin tekrarlar halinde ortaya koyduğu sekans kavram, hatta metnin ana fikri; ‘’toplumsal cinsiyet’’tir (gender) ve sosyolojik bir kurgu olduğu kadar ideolojik bir tanımlamadır. Yani insanlar aslında kadın ya da erkek değildir; toplum, kültür, gelenek ve din insanları kadın ya da erkek olarak ayırmıştır ve şiddet işte bundan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu inançların hepsinin ‘’kökü kazınmalıdır’’..

mehmet-fatih-ozdemir

İslamcı feministlerin kimi babasının, kimi kocasının gücüyle bir kürsü,bir gazete,bir mecmua işgal etmiş "İslam'a Göre" diye ahkam kesiyor,fetva veriyor.Kimi siyaset,kimi iktisat,kimi ilahiyat okumuş fakat hepsi müctehid(!)Bilmediklerini bilmediklerinden hadlerini de bilmiyorlar. Hz Ebu Bekirin(ra) yükseldiği ufka Hz Haticenin(ra) de yüceleceğini söyleyen İslam'ı bırakıp da, 1830'a kadar gazetelere eşlerini, annelerini kaça sattıklarının ilanını veren BATI'YA ait İSTANBUL SÖZLEŞMESİ üzerinden kadını koruma iddiasından bulunmak ne onulmaz bir komplekstir. Bir imam kardeşim sordu:" "Mahallesinden bir genç cinsiyet değiştirip LGBT'nin İstanbul'da ki evlerinde her türlü rezalete bulaşmış.Daha sonra ayrılmış lakin ailesi onu reddetmiş.Ortada kaldı, ne yapsın?" İstanbul Sözleşmesini imzalayanlar ve savunanlar bu büyük günaha ortaktır.

mehmet-fatih-ozdemir

Kadın beyanı esastır","hiçbir delil aranmaksızın","tedbir".Bunlar nasıl işliyor bi anlatayım hemen.Bir kadın yoldan geçen erkekleri o piti piti karamela sepeti diye sayıp çıkan adamı bu adam beni taciz etti diye şikayet edebilir."Hiçbir delil aranmaksızın" polis harekete geçer ve adamın ifadesini alır.O andan itibaren suçlanan adam o yolda varsa kamera kaydı yoksa şahit vs bulmak ve taciz etmediğini ispatlamak zorundadır.Yapamazsa TECAVÜZCÜ olarak ceza alır çünkü sözleşmeye göre taciz ve tecavüz aynıdır. Sözleşmede "kadına şiddet" diye yutturulan kısım asla aklınıza gelen dayak küfür hakaret vs değil.Hanım bana bi bardak su ver demek toplumun ve geleneklerin kadına biçtiği rolü ondan bekleyerek kadına şiddet uygulamak oluyor ve bu cümle yüzünden eşin seni 6 AYLIĞINA evden attırabiliyor.Bu da sözleşmenin "tedbir" dediği kısım oluyor.Bu yüzden bu kadar tepki görüyor sözleşme."Hiçbir delil aranmaksızın", "her türlü şiddet" kavramları şaka değil yani.Hâlâ savunan net gerizekalıdır.

mehmet-fatih-ozdemir

Cinsiyet Eşitliği terkibiyle bir erkeğin erkekle, kadının kadınla birlikteliğinin meşruiyetini savunan İstanbul Sözleşmesi ailemizi ve geleceğimizi tehdit eden asrın fitnesidir. İptal edilmesi için mücadele vermek sadece Müminlerin değil, insan diye derdi olan herkesin görevidir.

mehmet-fatih-ozdemir

Fıtrat mecrasından sapmış ve saptırılmış; iffet, namus, edeb ve hayadan yoksun LGBT+ vb. sapkınlık türleri, son derece masum hareketler gibi topluma sunulmaktadır. Şeytani bir akıl, İstanbul Sözleşmesi’ni herkesin ne anlama geldiğini kolayca anlayamayacağı “toplumsal cinsiyet eşitliği” ve “cinsel tercih/yönelim” gibi yaldızlı kelimelerle süsleyip bir ifsad metni haline dönüştürmüştür. Bu kelimelerin örtüsünü açtığınızda ailemiz ve neslimiz adına kurulan ifsat tuzağını fark etmek zor olmayacaktır. Az bir güruh istisna edilecek olursa, bu asil toplumda hiçbir kimse:

Görüş Bildir