İnsan Hayret Ediyor! 1997 Yılında Ülkemizde Yaşanan Birbirinden Hararetli ve Acayip 13 Olay

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Yıl 1997. Türkiye'nin en hararetli olduğu yıllardan bir tanesi. O kadar acayip şeyler olmuş ki, eğer 1997'yi hatırlıyorsanız aşağıdakilerin hepsini yaşamışsınız demektir.

1. 28 Şubat sürecinin gerginliğini ve bu zamana kadar yapılan en uzun MGK'nın detaylarını eş zamanlı görmüşsünüzdür.

2. Fırtınalar estiren Titanic filmini seyretmiş ve o kadar büyük bir geminin nasıl battığına şaşırmış olabilirsiniz. Filmden sonra da arkadaşınızla Jack ve Rose duruşu yapmışsınızdır.

Yapmayanı dövüyorlardı çünkü.

3. "Titan Saadet Zinciri" diye bir oluşumu her yerde duymaya başlamışsınızdır. Üstelik Tarkan'ın "Şımarık" şarkısında dans eden bir takım ilginç insanlar da görmüşsünüzdür.

Tabii ki efsane ceketle birlikte.

4. Saatler 21:00'i gösterdiği sırada evin ışıklarını yakıp söndürerek "Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" eyleminde aktif rol almış olabilirsiniz.

Susurluk skandalı sebebiyle ortaya çıkan bu eylem, vatandaşın aydınlık bir gelecek istemesi sonucunda oluşmuştu.

5. Nasıl olduğuna aklınız tam ermese de bilim insanları tarafından Dolly isimli bir koyunun kopyalandığı haberini duymuş olabilirsiniz.

Dolly aslında 1996 doğumlu ancak bilim insanlarının medya ve basına haber vermesi 1997 başı olarak gerçekleşti.

6. Eurovision şarkı yarışmasında ülkemizi temsil eden Şebnem Paker'in "Dinle" isimli şarkısıyla 3. oluşunu izleyip sevinmişsinizdir.

7. Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Film" seçilen Hamam filmine, "Hamamda eşcinsellik olmaz, bi kere hamamda kadınla erkek ayrıdır" şeklinde tepki gösteren Hamamcılar Derneği Başkanını da dinlemiş olabilirsiniz.

İlginç bir yaklaşım tabii...

8. O zaman Mustafa Sandal'ın "Araba" şarkısının Kral TV tarafından yılın en iyi şarkısı seçildiğini de hatırlıyorsunuz demektir...

...förü de var.

9. Sadece iki sene sonra büyük bir depremle yerle bir olacak Veli Göçer binalarının ve arsalarının reklamını, televizyonda sürekli izlemişsinizdir.

İnsan hatırladıkça kahroluyor.

10. Yeni çıkan Ericsson 628'e kaç taksitle sahip olabileceğinizi hesaplamışsınızdır.

Çıkış fiyatı o zamanki paraya göre 105.000.000 TL.

Tek satır ekran, anten, polifonik bile olmayan çalma sesi ve renksiz ekran.

11. Dünya kupası elemelerinde Hollanda ve Türkiye arasında gerçekleşen ve ülkemizin tek golle kazandığı o maçı da yüreğiniz ağzınızda seyretmişsinizdir.

Ef-sa-ne!

12. Haber bültenlerinde hemen hemen her gün Van Gölü Canavarına ait yeni görüntüler seyretmiş, canavarın tam olarak neye benzedini merak etmişsinizdir.

Bugünün mezarlıkta ağlayan kızı diyebiliriz.

13. Levent Kırca'nın "Ben ski mki görmedim" "İnsan devletin skisini alır mı?" cümleleriyle bezediği Jet Ski skeçini izleyerek kahkaha atmışsınızdır.

Olay da şu. Dönemin başbakanı Tansu Çiller'in eşi Özer Çiller'in adı çeşitli yolsuzluklara karışmıştır. TURBAN'a ait bir jet ski, oğulları Berk Çiller tarafından kullanılmış ancak kuruma iade edilmemiştir. Bunun üstüne de Levent Kırca bu skeci çekmiştir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
katilicee

O yıllarda genç olmak çok isterdim. Ne zaman icat edilecek şu zaman makinası. Arif V 216 filminde ki basıcan kumandaya hooooop. :D Ha bir de Şebnem Paker <3

tommy

siyasilerin hesabı sorulabiliyordu sanıyor millet ama bunun sebebi kontrolün aslında askerde olmasıydı. siyasiler ön planda günah keçisi olarak kullanılıyor, beğenilmeyen indiriliyor, asılıyor, hapse atılıyordu. bütün sistem cuntaya hizmet edecek şekilde dizayn edilmişti. medya askerin kontrolündeydi. aydın doğan'ın askere yalakalığına, siyasileri adam yerine koymayışına bakın iktidar kim anlarsınız. asker de abd'ye göbekten bağlıydı. askeri (yani asıl iktidarı) eleştireni göremezsiniz mesela o dönem. imkansız yani. yiyosa konuş kim bilir nerde faili meçhule giderdin. haklı haksız bir er bile size süngüyü geçirebiliyordu. doğu'da yapılanlara girmiyorum bile. bugün askeri sanayide olanları beğenmeyenler o zamanlar kaç tane aselsan mühendisi "intihar etti" bir baksın da ondan sonra konuşsun. hiçbir şey yapılmasına izin verilmezdi ülkenin. uğur mumcu, eşref bitlis vs neden öldürüldü sanıyosunuz? bir operasyon başlasa asker nolduysa bir anda kısa keser bitirirdi. halk van gölü canavarı diye bir şeye inanacak kadar cahildi. günlerce, aylarca bu konuşuldu. şu an eğitim düzeldi diye değil toplumun zenginleşmesi ve internetin yaygınlaşması ile insanların gözü açıldı. en azından gençliğin gözü açıldı. (insanların dindar olması/dine inanması da bu yüzden zaten. adam hayatında kendi köyünden başka bi gerçeklik, köyünün yanındaki dağdan başka bir şey bilmiyor.) yurtdışı görmüş insan sayısı istanbul'un elitleri dışında bir elin parmaklarını geçmezdi. büyüklerimiz 40-50 yaşında ancak araba, ev alabilirdi. kuzey kore gibi fakir ama laik ve beyni yıkanmıştı milletin. onun için aksini iddia etmesi kolay değil. atatürk'ün adı kullanılarak yapıldı bunlar hep. ama bunlar atatürkçü falan değildi. istanbul'un elitleri, medya, asker çıkar gruplarının iktidarıydı o dönem.

gokhan96

Ah LEVENT KIRCA ahhhh... Toprağın bol olsun, nur içinde yat inşaallah...

taylan43

O zaman ki yolsuzluk Jet-ski 'yi geri vermemek iken, nerelere geldik... Çok güzel günlerdi be

justice_fighter

veli göçer adı üstünde..

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Altın PortakalBilimEurovisionLevent KırcaTansu ÇillerTarkanVanolay
Görüş Bildir